+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Kur'an'ın Hakimiyeti Mutlakası

  1. #1
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Arrow Kur'an'ın Hakimiyeti Mutlakası

    Kur'ân'ın hâkimiyet-i mutlakası

    Ümmet-i İslâmiyenin ahkâm-ı diniyede gösterdiği teseyyüp ve ihmalin bence en mühim sebebi şudur:
    Erkân ve ahkâm-ı zaruriye-ki yüzde doksandır-bizzat Kur'ân'ın ve Kur'ân'ın tefsiri mâhiyetinde olan sünnetin malıdır. İçtihadî olan mesail-i hilâfiye ise, yüzde on nispetindedir. Kıymetçe mesail-i hilâfiye ile erkân ve ahkâm-ı zaruriye arasında azîm tefavüt vardır. Mesele-i içtihadiye altın ise, öteki birer elmas sütundur. Acaba doksan elmas sütunu on altının himayesine vermek, mezc edip tâbi kılmak caiz midir?
    Cumhûru, burhandan ziyade, mehazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur'ân'ı göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamalı.
    Mantıkça mukarrerdir ki, zihin, melzumdan tebeî olarak lâzıma intikal eder ve lâzımın lâzımına tabiî olarak etmez. Etse de, ikinci bir teveccüh ve kasıtla eder. Bu ise gayr-ı tabiîdir.
    Meselâ, hükmün me'hazı olan şeriat kitapları melzum gibidir. Delili olan Kur'ân ise, lâzımdır. Muharrik-i vicdan olan kudsiyet, lâzımın lâzımıdır. Cumhurun nazarı kitaplara temerküz ettiğinden, yalnız hayal meyal lâzımı tahattur eder. Lâzımın lâzımını nâdiren tasavvur eder. Bu cihetle, vicdan lâkaytlığa alışır, cumudet peyda eder.
    Eğer zaruriyat-ı diniyede doğrudan doğruya Kur'ân gösterilseydi, zihin tabiî olarak müşevvik-i imtisal ve mûkız-ı vicdan ve lâzım-ı zâtî olan kudsiyete intikal ederdi. Ve bu suretle kalbe meleke-i hassasiyet gelerek, imanın ihtaratına karşı asamm kalmazdı.
    Demek, şeriat kitapları, birer şeffaf cam mâhiyetinde olmak lâzım gelirken, mürur-u zamanla, mukallitlerin hatâsı yüzünden paslanıp hicap olmuşlardır. Evet bu kitaplar, Kur'ân'a tefsir olmak lâzımken, başlı başına tasnifat hükmüne geçmişlerdir.

    Sünuhat'tan

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı nurçi38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cumhûru, burhandan ziyade, mehazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitaplar? vesile gibi, cam gibi Kur'ân'? göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamal?.Sünuhat'tan
    Konunun bu k?sm? gerçekten çok değerli geldi bana..Teşekkürler sabahi tefekküre vesile oldunuz...Rabim Raz? Olsun...
    Konu Ebu Hasan tarafından (29.08.07 Saat 17:22 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Tefsirlerin çoğu birbirlerinden al?nt? yaparak ; adeta Kur'an gölgelenmiş. Falan alim ne anlam?ş, filan alim ne demişe mesele indirgenmiş. Böyle olunca da Kur'an'?n ne dediği değil alimlerin ne dediği birinci plana al?nd?ğ? için kaynağ?n kudsiyeti devre d?ş? tutulmuştur.


    Hal böyle olunca da Kur'ani nazar devre d?ş? kal?nca da müslümanlar yavaş yavaş tembelleşmeye başlam?şlard?r..Çare nedir tekrar? O kudsiyeti vermek için ayinadar olmak laz?m, vekil değil.. ?şte Bediüzzaman bu projesini Rabbimin inayeti ile Risale-i Nurlar'la hayata geçirmiştir. Bak?n?z bu hususu kendinden dinleyelim..

    "Nas?l ki elektriğin k?ymettar metâ?, ne şarktan, ne de garptan celb edilmiş bir mal değildir. Belki yukar?da, cevv-i havada rahmet hazinesinden, semavat taraf?ndan iniyor. Her yerin mal?d?r. Başka yerden aramaya lüzum yoktur" der. Öyle de, mânevî bir elektrik olan Resâili’n-Nur dahi ne şark?n malûmat?ndan, ulûmundan ve ne de garb?n felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki, semâvî olan Kur’ân’?n şark ve garb?n fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir. " 1.şua

    "Risaletü’n-Nur sair telifat gibi ulûm ve fünundan ve başka kitaplardan al?nmam?ş. Kur’ân’dan başka me’haz? yok, Kur’ân’dan başka üstad? yok, Kur’ân’dan başka mercii yoktur. Telif olduğu vakit hiçbir kitap müellifinin yan?nda bulunmuyordu. Doğrudan doğruya Kur’ân’?n feyzinden mülhemdir ve semâ-i Kur’âniden ve âyât?n?n nücûmundan, y?ld?zlar?ndan iniyor, nüzul ediyor." 1. şua

    ?şte, bunun gibi, ben de, sesim yetişse bütün küre-i arza bağ?rarak derim ki:
    Sözler güzeldirler, hakikattirler. Fakat benim değildirler; Kur’ân-? Kerîmin hakaikinden telemmu’ etmiş şualard?r. 28.mekt
    Konu acizizfakiriz tarafından (30.08.07 Saat 03:22 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'an'ın Hakimiyet-i Mutlakası
    By shacird in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.11.07, 14:16

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0