+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18
Like Tree19Beğeni

Konu: En önemli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır !!!

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart En önemli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır !!!

    Risale-i Nur'a intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, Risale-i Nur talebesi ünvanını alır. Ve o ünvan altında, her yirmidört saatte benim lisanımla belki yüz defa, bazan daha ziyade hayırlı dualarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber; benim gibi dua eden kıymetdar binler kardeşlerin ve Risale-i Nur talebelerinin dualarına ve kazançlarına dahi hissedar olur.

    Hem dört vecihle dört nevi ibadet-i makbule hükmünde bulunan kitabetinde hem imanını kuvvetlendirmek, hem başkalarının imanlarını tehlikeden kurtarmasına çalışmak, hem hadîsin hükmüyle, bir saat tefekkür bazan bir sene kadar bir ibadet hükmüne geçen tefekkür-ü imanîyi elde etmek ve ettirmek, hem hüsn-ü hattı olmayan ve vaziyeti çok ağır bulunan üstadına yardım etmekle hasenatına iştirak etmek gibi çok faideleri elde edebilir. Ben, kasemle temin ederim ki; bir küçük risaleyi kendine bilerek yazan adam, bana büyük bir hediye hükmüne geçer; belki herbir sahifesi bir okka şeker kadar beni memnun eder.


    Said Nursi

    *SAHRA* bunu beğendi.

  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Nurlarla ya okumak veya okutmak veya yazmak suretindeki meşguliyet, tecrübelerle kalbe ferah, ruha rahat, rızka bereket, vücuda sıhhat veriyor. Şualar

  3. #3
    Dost Farakhlit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    yazmak yazdırmak nur talebesi olmak için şartmıdır?
    *SAHRA* bunu beğendi.

  4. #4
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Mevzuyu eğer kalemle eski usul yazmak diye soruyorsanız mantığı şöyle anlamak lazım : Risale-i Nur u yaymak veya yaydırmak yani neşretmek veya ettirmek. Herkez kendi tecrübesine ve kabiliyetine göre iradesini kullanır. Kimisi bilgisayardan yazar kimisi Risale-i Nur nedir içinde neler var diye insanlara farlı farklı taktiklerle neşreder veya bi şekilde ulaşır, diğeri kitap olarak veya daha başka yolla yaymaya çalışır. Talebe olmak için neşirle uğraşmak şart!
    *SAHRA* bunu beğendi.

  5. #5
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.874

    Standart

    Risale-i Nur Talebesi Olmanın Şartları


    Risale-i Nur Talebesi kimdir? Üstad Risale-i Nur Talebesi’ni nasıl tarif eder ve onlarda aradığı şartlar nelerdir? Bediüzzaman Hazretleri bu suallerin cevablarını çeşitli risale ve mektublarında vermiştir. Bunları üç ana başlık altında toplayabiliriz:





    1. Risale-i Nur’u neşretmeyi en büyük vazifesi bilmek:


    Hazret-i Üstad bu şartı şöyle açıklar: “Talebeliğin hâssası ve şartı şudur ki: Sözler'i (Risaleleri) kendi malı ve te'lifi gibi hissedip sahib çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini, onun neşir ve hizmeti bilsin.”[1]





    Risale-i Nur Talebesi, hayatını bu kudsî iman Kur’an hizmetine adayan kişidir. Bu uğurda gereken hiçbir fedakârlıktan çekinmez. Risale-i Nur’un neşri için üzerine düşen vazife ne ise yapar. Neşir için Üstad’ı ne emrediyorsa, Risale-i Nur’da nasıl beyan edilmişse o şekilde yerine getirmeye çalışır. Şahsi hayatında, içine girdiği her ortamda Risalelerden elde ettiği iman hakikatlerini insanlarla paylaşır. Bunun için önüne çıkan her fırsatı değerlendirerek insanların bu kuvvetli iman dersleri ile tanışması için, elinden gelen her şeyi, usulüne uygun bir şekilde yapmaya çalışır.





    Nur Talebesi’nin evi bir Nur Medresesi gibi çalışır. Çoluk çocuğuyla Risale-i Nur okuyup yazarak çalıştığı gibi, alakadar komşularını da arasıra davet ederek Risale-i Nur’dan istifade etmelerine çalışır. Okulunda, işyerinde hep bu şuurla yaşar, bu şuurla hareket eder. Bunun için Hazret-i Üstad, “Her şakirdin (talebenin) vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddî devam ile olur.”[2] der.





    2. Risaleleri yazarak neşretmek:


    Bediüzzaman Hazretleri Kur’an harflerinin yasaklandığı bir asırda Kur’an’a hizmet ettiğinin bir neticesi olarak, her bir talebenin Risaleleri, Kur’an harfleriyle bizzat yazarak neşretmesini de bir talebelik şartı olarak koşmuştur.





    “Risale-i Nur'a intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, Risale-i Nur talebesi ünvanını alır. Ve o ünvan altında, her yirmi dört saatte benim lisanımla belki yüz defa, bazan daha ziyade hayırlı dualarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber; benim gibi dua eden kıymetdar binler kardeşlerin ve Risale-i Nur talebelerinin dualarına ve kazançlarına dahi hissedar olur.”[3]





    Görüldüğü gibi Üstad, talebelerinden Risaleleri yazmalarını, Risale-i Nur’a intisab edip bağlanmanın şartı olarak koşuyor, eğer yazmaları mümkün olamıyorsa, kendine bedel başkalarının yazmalarını şart koşuyor ve ancak bu takdirde “Nur Talebesi” ünvanını alacaklarını beyan ediyordu. Bu şekilde bir yandan Risaleler neşrolurken, bir yandan Kur’an harflerinin, toplumca tamamen terk edilmesinin önüne geçiliyordu.[4] Herkesin, “artık eski harfler terk edildi kimse kullanmıyor, bilmiyor” zannettiği bir dönemde, memleketin dört bir yanında Nur Talebeleri manevî bir cihad ruhuyla[5] Kur’an yazısıyla meşgul oluyor, öğreniyor, öğretiyordu. Bu şekilde memleketimizde Kur’an yazısı incelse de kopmamış, gittikçe kuvvetlenerek günümüze kadar ulaşmıştır. Hazret-i Üstad’ın Risale yazmayı talebelik şartı olarak gördüğünü gösteren diğer bazı beyanları:





    “Yazdığın Kader Sözü beni çok memnun etti. Dua ile kardeşlik hakkını eda ettiğin gibi, bunun yazmasıyla talebelik hukukunu dahi kaza ettin.”[6]





    “Saatçi Lütfü Efendi'ye pek çok selâm ve dua ederim. Cenab-ı Hak ona, o bana yazdığı Pencere Risalesi'nin harfleri adedince ruhuna rahmet, kalbine nur, aklına hakikat, malına bereket ihsan eylesin. Âmîn, âmîn, âmîn. Maksadım, ona o risaleyi yazdırmak, onu has talebeler dairesine dahil etmekti. Yoksa ona o zahmeti vermezdim.”[7]





    “Kalben, kalemen, bilfiil alâkadar olmak (kalemle yazmak) şartıyla, yirmidört saatte yüz defa, tasavvurca beşyüz defa, manevî kazanç ve duamda hissedar olmaya müstehak olmanızı arzu ettiğim bir vakitte bu sualleriniz, beni sizin hesabınıza çok mesrur etti ve bir beşaret oldu.”[8]





    3. Sadakat ve sebat:


    Talebeliğin diğer büyük bir şartı sadakat ve sebattır. Yani kalben sadık olmakla beraber sadakatinde yılmayıp devamlı olarak bu sadakat üzere kalmaktır. Şöyle açıklar:


    “Risalet-ün-Nur, kendi sâdık ve sebatkâr şâkirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil, fiat olarak o şâkirdlerden tam ve hâlis bir sadâkat ve dâimî sarsılmaz bir sebat ister.”[9] Yani Nur Talebesi olmak ve onun getireceği büyük sevablardan hissedar olmak ancak ömür boyu süren bir sadakatle mümkün olur.





    Burada saydığımız üç şartı Bediüzzaman Hazretleri iç içe olarak ele almış birbirinden ayırmamıştır. Yani Nur Talebesi evvela kalben sadık olacaktır. Bununla birlikte hayatının ana gayesi olarak Risale-i Nur’un ve ondaki Kur’an hakikatlerinin insanlığa ulaşmasını görecektir. Bu hakikatleri ulaştırırken, Kur’an harfleri ile bizzat veya başkası vasıtasıyla yazıp yazdırarak neşirle birlikte bir yandan da Kur’an harflerinin muhafazasına hizmet edecektir.





    Bu şekilde sadakatle ve Nurları yazarak Risale-i Nur’a talebe olan kimselerin çok büyük manevî kazançlar elde edeceğini müjdeleyen Üstad bu kârları şöyle sıralar:





    1- İmanla kabre girmek.


    2- Bütün diğer talebelerin sevablarına ortak olmak.


    3- İlim talebelerinden sayılıp şehadet mertebesini kazanmak.[10]





    [1] 26. Mektub


    [2] Kastamonu Lahikası


    [3] Kastamonu Lahikası


    [4] “Kur'an hattını muhafaza etmek hizmetiyle de muvazzaf olan Risale-i Nurun, muhakkak Kur'an yazısıyla neşredilmesi lâzımdı.” (Tarihçe-i Hayat)


    [5] “Huruf-u Kur'aniyeyi tercüme ile tahrif, tebdil, tağyir etmek (Kur’an harflerini bozmak, değiştirmek); mülhidlerin (dinsizlerin bu) dehşetli cinayetlerine mukabil cihad eden Said, ifratkârane ve müsrifane tevafukta çok tedkikatı lüzumsuz değil, manasız olmaz.” (Kastamonu Lahikası)


    [6] Barla Lahikası


    [7] Barla Lahikası


    [8] Barla Lahikası


    [9] Sikke-i Tasdik-i Gaybî


    [10] “Kalemle Nurlara hizmet ve sadakatla talebesi olmanın iki mühim neticesi vardır:


    1- Âyat-ı Kur'aniyenin işaretiyle, imanla kabre girmektir. 2- Bütün şakirdlerin manevî kazançlarına, Nur dairesindeki şirket-i maneviye sırrıyla, umum onların hasenatlarına hissedar olmaktır. Hem bu talebesizlik zamanında, melaikelerin hürmetine mazhar olan talebe-i ulûm-u diniye sınıfına dâhil olup âlem-i berzahta -talii varsa, tam muvaffak olmuşsa- Hâfız Ali ve Meyve"de bahsi geçen meşhur talebe gibi; şüheda hayatına mazhar olmaktır.” (Emirdağ Lahikası)

    ....

    Risale Online - Makale - Risale-i Nur Talebesi Olmanın Şartlar...

  6. #6
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Risale-i Nur'la meşguliyetin dünyevî ve uhrevî faydaları

    Risale-i Nur'u yazmanın uhrevî ve dünyevî pekçok faideleri olduğu, bunların da:
    1- Ehl-i dalalete karşı manen mücahede etmek.
    2- Üstadına neşr-i hakikatta yardım etmek,
    3- Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmek,
    4- Kalem ile ilmi tahsil etmek,
    5- Bazan bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen tefekkürî ibadeti yapmak,
    6- İman ile kabre girmektir.

    Beş türlü de dünyevî faideleri var:
    1- Rızıkta bereket,
    2- Kalbde rahat ve sürur,
    3- Maişette sühulet,
    4- İşlerinde muvaffakıyet,
    5- Talebelik faziletini almakla, bütün Risale-i Nur talebelerinin dualarına hissedar olmak olduğu ve bunların yakında gençlik tarafından idrak olunup üniversitenin bir Nur Mektebi haline döneceği yazılıyor.

    Şualar

    *SAHRA* bunu beğendi.

  7. #7
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Muhterem değerli kardeşim! Derhal yazmaya başlayınız, korkmayınız.

    Kastamonu Lahikası

    Risale-i Nur, tarîkat değil hakikattır. Âyât-ı Kur'aniyeden tereşşuh eden bir nurdur. Ne şarkın ulûmundan ve ne de garbın fünunundan alınmış değil. Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın bu zamana mahsus bir i'caz-ı manevîsidir. Menfaat-ı şahsiye yoktur. Risale-i Nur'un -hiç olmazsa- Söz ve Mektublarını tamamıyla okuyunca bir çok hakikatlar tezahür edeceğinden, bugünkü düşüncenizden, yani Risale-i Nur'u yazmakta çekinmek ve çekilmekten derhal teberri edeceksiniz.

    Muhterem değerli kardeşim! Derhal yazmaya başlayınız, korkmayınız. Hizmet-i Kur'an, inşâallah muhafaza edecektir. Diğer Efendi'yi ziyarete gidenlere ve Risale-i Nur'u yazan o havalideki kardeşlerimize geçmiş olsun.
    {(Haşiye): Kardeşimiz Salahaddin burada, Isparta'da olduğu gibi, bunlara da Risale-i Nur'u aramak için evlerini taharri edip sıkıştırdıkları zaman, hıfz-ı İlahî ile birşey bulamadıkları zamanki hâdiseye işaret ediyor. Feyzi}
    Hâfız-ı Hakikî inşâallah muhafaza edecektir. İmam-ı Ali'nin (R.A.)
    ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً ٭ ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﺴُّﺮْﺝِ ﺳِﺮًّﺍ ﺗَﻨَﻮَّﺭَﺕْ Nur kandili gizli gizli yandırılarak yayılır. Kandiller kandili gizli gizli tutuşturarak parlar. (Celcelûtiye) emrine inkıyad etmek îcab ettiğinden, Risale-i Nur'u gizli okumak, gizli yazmak, gizli neşretmek lâzımdı. O kardeşlerimizin bu emre riayet etmemesinden ileri geldiğinden, hafif şefkat tokadı yediklerinden tekrar geçmiş olsun.

    Hiç merak etmesinler, hiçbir şey yapılmaz ve yapamaz ve göremezler. Bu hâdiseden müteessir olup çekinmeyiniz. Bilakis çalışmanızı ziyadeleştirin ki, tecrübe-i meydan-ı imtihanda muvaffak olasınız. Risale-i Nur'a sık sık ilişirler, fakat bir halt edemezler. Çünki Gavs-ı A'zam (K.S.) ve İmam-ı Ali (R.A.) gibi zâtların himayeleri ve duaları berekâtına, Hâfız-ı Hakikî hıfzeder.
    ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻫَﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﺭَﺑِّﻰ Allah'a(cc) hamd olsun. Bu Rabbimin fazlındandır.) Ruhanî inkıbaz inşâallah geçecektir. Risale-i Nur ﻟِﻠَّﺬِﻳﻦَ ﺍَﻣَﻨُﻮﺍ ﻫُﺪًﻯ ﻭَﺷِﻔَٓﺎﺀٌ "Îmân edenler için bir hidayet rehberi ve bir şifâ." Fussılet Sûresi, 41:44.) sırrına mazhardır. Ondan istimdad et. Risale-i Nur talebeleri birbirinin ibadetinden hissedar olduklarından, daimî virdleri olan bu âyet-i azîme size de şifa verir. Risale-i Nur'u yazınız. İhtiyata riayet ediniz.

    Bütün kardeşlerime selâm ve hürmetler. Risale-i Nur'a çalışmanızı tekrar tavsiye ederim, kardeşlerim.

    Kardeşiniz
    Salahaddin

    *SAHRA* bunu beğendi.

  8. #8
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Risale-i Nur'la meşgulken vefat eden, şehadet makamı kazanır

    Aziz, sıddık kardeşlerim!
    Cenab-ı Erhamürrâhimîn'e hadsiz şükür olsun ki; bu acib zamanda ve garib yerde, talebe-i ulûmun kıymetli şerefini ve ehemmiyetli hizmetlerini kazanmayı sizler vasıtasıyla bizlere de müyesser eyledi. Ehl-i keşf-el kuburun müşahedesiyle, müteaddid vakıatla, tahsil-i ulûm anında vefat eden bazı müştak ve ciddî bir talebe-i ulûm, şehidler gibi kendini hayatta ve kendi dersiyle meşgul görüyor.

    Hattâ meşhur bir ehl-i keşf-el kubur, vefat eden ve ilm-i Sarf ve Nahiv okuyan bir talebenin kabrinde, Münker Nekir'e nasıl cevab verecek diye murakabe etmiş ve müşahede edip işitmiş ki:

    Melek-i sual ondan sordu: "Men Rabbüke" "Senin rabbin kimdir?" dediği zaman o Nahiv dersiyle iştigal ederken vefat eden talebe, o meleğin cevabında demiş: " 'Men' mübtedadır, 'Rabbüke' onun haberidir." Nahiv ilmince cevab vermiş, kendini medresede zannetmiş.

    İşte bu vakıaya muvafık olarak ben merhum Hâfız Ali'yi aynen hayattaki gibi Risale-i Nur'la meşgul olarak en yüksek bir ilimde çalışan bir talebe-i ulûm vaziyetinde ve tam şehidler mertebesinde ve tarz-ı hayatlarında biliyorum ve o kanaat ile ona ve onun gibi Mehmed Zühdü'ye ve Hâfız Mehmed'e bazı dualarımda derim: Ya Rabbi! Bunları kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye ve esrar-ı Kur'aniye ile kemal-i ferah ve sevinçle meşgul eyle. Âmîn!

    Şualar

    *SAHRA* bunu beğendi.

  9. #9
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Risale-i Nur bir alemdir, ünvandır. Bu zamanda zuhur eden Kur'anî hakikatler manzumesidir. Necib milletimizin, insaniyet-i kübra olan İslâmiyete sarılması, yepyeni bir ruh ve taze bir iman aşkı ve heyecanı içinde uyanmasının ifadesidir. İçinde bulunduğumuz asrın değiştirdiği hayat şartları ve yeni bir dünya nizamı ve görüşü karşısında imanın tahkim ve takviyesi ile feveran eden hamiyet-i İslâmiyenin manasıdır. Mütenebbih, kalbleri iman ve muhabbet-i Nebevî ile coşkun ve cihandeğer şeref-i intisabıyla serefraz fedakârların yetişmesi ve bu milletin mazisine mütenasib kahramanlığı, yüksek iman ve ahlâkı izhar etmesi işaretidir.

    Bedîüzzaman, Risale-i Nur'u hiçbir makam ve meşrebin tesiri altında kalmadan, maddî-manevî hiçbir menfaat ve hissiyat karışmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Hakîm'in umumun istifade edebileceği ve umuma hitab eden hakikatlarını tefsir etmiş, bu hakikatların tercümanlığını yapmıştır. Te'lif ettiği âsârından herkes istifade edebilmektedir. Bir taifeye, bir sınıf halka mahsus değildir. Bu Tarihçe-i Hayat, okuyucuların nazarını -bu zamanda- Kur'anın hikmet nurları olan Risale-i Nur'a çevirip, ondan istifadeyi gösterecektir. Said Nursî ise; Kur'anın hizmetinde fedakârane çalışmış, Sünnet-i Peygamberîye ittiba' etmiş, nümune-i imtisal bir zât olarak görünmektedir.



    Tarihçe-i Hayat

    *SAHRA* bunu beğendi.

  10. #10
    Gayyur rasulgülleri_nuryarenleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    78

    Standart

    evet kardeşimm allah razı olsun
    *SAHRA* bunu beğendi.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nur u Yazmak
    By nokta.NUR in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 16.08.08, 18:09
  2. Adını yazmak
    By esra- in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.07.08, 00:00
  3. Risale-i Nur'u Yazmak...
    By azize in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 66
    Son Mesaj: 07.11.07, 14:55

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0