Risalet-ün Nur kendi sadık ve sebatkâr şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymetdar neticeye mukabil fiat olarak, o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî sarsılmaz bir sebat ister. Evet Risalet-ün Nur onbeş senede medresede kazanılan kuvvetli iman-ı tahkikîyi, onbeş haftada ve bazılara onbeş günde kazandırdığına, yirmi senede yirmibin zât tecrübeleriyle şehadet ederler.

Said Nursi


Risalet-ün Nur: Bediüzzaman Said Nursinin (ra) değerli eserlerinin hepsine birden verilen bir isim.
Sebatkâr: Devam eden, yerinden oynamayan.
Şakird: Talebe, öğrenci.
Kıymetdar: Kıymetli, değerli.
Mukabil: Karşılık.
Daimî: Sürekli, devamlı.
Sebat: Devam etme, kararlı olma, dayanma, yerinden oynamama.
İman-ı tahkikî: Araştırmaya delil ve ispata dayanan ve yaşanan sağlam iman, Allah'ın(cc) varlığı ve birliği ile ilgili her bir şeydeki delilllerden faydalanarak kazanılan sarsılmaz kuvvetli iman.
Şehadet: Tanıklık, şahitlik.