Üstadımın Çorbasını İçenlerin vazifesi!
evet üstadım Bediüzzaman Said Nursinin çorbasını içen HAS VE SADIK NUR TALEBELERİNİN VAZİFESİ:

* HİZMETİ
* HİZMETİN TARZINI
* VE NURUN ESASLARINI


MUHAFAZA ETMEKTİR.

BU VEZAİF: ÜSTADIMIN TALEBESİYİM, NURCUYUM, NUR TALEBESİYİM DİYEN HERKESİN BOYNUNA BORÇTUR.


Bu sebeble herkim olursa olsun kendisini böyle vasıflandırıyorsa hareketlerine bu yönle meyil vermesi gerekir. rİSALE-İ nURa SADAKATIN EHEMMİYETi, kelimesini dahi değiştirmemek! - YouTube
Kastamonu´daki Kardeşlerime Hitaben Yazılan Bir Hakikattir - yozgatnur - YouTube
2 video da ders vardır.
ama muhafaza nasıl olur onu da izah edeyim.


“Risale-i Nur kendi sadık ve sebatkâr şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymetdar neticeye mukabil fiat olarak, o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî ve sarsılmaz bir sebat ister.” (1)

“Bize eza ve cefa edenlere karşı, hiç bir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini ve onlara mukabil Risale-i Nur’a sadakat ve sebatla çalışmalarını tavsiye ederim.” (2)

Nur Külliyatında sadakat ve sebat üzerinde önemle durulur. Sadakat denilince, Nur'un mesleğine ve meşrebine tam bağlı kalmak ve onun hizmet düsturlarından asla taviz vermemek

“Bu şehre bir kutub, bir gavs-ı âzam gelse, seni on günde velâyet derecesine çıkaracağım dese, sen Risale-i Nur’u bırakıp onun yanına gitsen, Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın.” (3)

Sebat denilince Nur'un hizmet prensiplerini uygulamadaki devamlılık anlaşılacağı gibi, bu iman hizmetinde hiçbir güçlükten yılmamak, baskılarla sarsılmamak, her musibeti azim ve kararlılıkla göğüslemek ve bütün sıkıntılara rağmen hizmette gevşeklik göstermemek de anlaşılabilir. Yani, sadakatte devamlı olmak da, sıkıntılara sabretmek de sebattandır.

Sorumuza konu olan vecizenin devamında, o büyük kazanç ve bu kıymetli neticelerden birincisi, “talebelerine tahkiki iman kazandırmakla imanlarını kurtarması” diğeri de “şirket-i manevîye ile bütün nur hizmetinden hasıl olan yekûn sevabın her talebeye aynen verilmesi” olarak takdim ediliyor.

Bu iki mühim kazanca ermenin yolu sadakat ve sebattan geçiyor.
Sadakat: Kelime olarak bir kimseye, Allah (C.C.) için kalbden bağlılık, kalbi ve samimi doğrulukla olan dostluk ve dostlukta sebat, vefadarlık göstermek demektir. Hazreti Ebu Bekir (ra)’in Hazreti Peygambere (asv) olan dostluğu ve sadakati gibi.

Risale-i Nurlara sadakat göstermek ise, kendi telifi gibi bilip öyle sahip çıkmak ve kendi telifi gibi neşrine ciddi ve samimi çalışmaktır.

Sebat ise; dünyanın acı tatlı her halinde Risale-i Nur hizmetinde daim ve baki kalmaktır. Meşgale ve başka fikir ya da ideolojilerin tesirine ve rüzgarına kapılmadan Risale-i Nur hizmetlerinde devam etmek ve bu yolda hayat mührünü vurmaktır.

Hülasaten bahsedersek eğer Sadakat Üstadımın lahikalarda koyduğu esasları harfiyyen uygulamak ve KESİNLİKLE BU DÜSTURLARA HARFİYYEN İTTİBA ETMEK İSE SEBAT OLUR. BİRDE İHLAS KAVRAMINI BURADA EKLEYİM İHLAS İSE DENİLDİĞİ İÇİN YAPMAKTIR. DOLAYISIYLA BU 3 KAVRAMI İHLAS SADAKATI, SADAKAT İSE SEBATI GEREKTİRİR.

(1) bk. Kastamonu Lahikası.
(2) bk.Emirdağ Lâhikası-II