+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19
Like Tree4Beğeni

Konu: Hizmete dair bir soru

  1. #1
    Dost Abdurrahhman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    7

    Standart Hizmete dair bir soru

    Esselamualeykum ve rahmetullahi ve berekatu değerli kardeşlerim.


    Benim bir meramım var, sizinle paylaşmak, akıl fikir edinmek istedim.
    Önce kendimi tanıtayım: Almanyada yaşıyorum, burda doğmuş burada büyümüş biriyim. Onbeş yıla yakındir, çok genç yaşlarda Risale-i Nurlar ile tanışmayı nasip etti Rabbim.
    Bahs etmek istediğim mes'eleye gelince:
    Risaleler ile tanıştığım ilk yıllar, bir hayal gibiydi. Şevk dönemi dediğimiz o dönem, hayatımın en güzel yılları idi. Gece gündüz Risaleleri okuyup, vaktimizin büyük kısmını hizmet ile geçirip, yaz aylarında türkiyede medreseden medreseye, kamptan kampa koşturmanın nasip olduğu bir dönemdi. Kendi kendime "Benim cennetim hizmet olsa, ebediyyen böyle yaşayabilsem, daha fazlasını istemem" dediğim bir dönemdi.
    Lakin şevk dönemi bitiyor ve insan daha ağır imtihanlar ile karşı karşıya kalıyor. Üniversiteye başladığımda muhataplarım değişti, sohbetlerin seviyesi çok farklı boyutlar aldı. Oradaki insanlara islamiyeti anlatmak için, ister istemez toplumsal ve siyasi konulara girme durumda kaldım. Ve kendimi bu yolda kaptırdım gittim. Sorunda burda!
    Buradaki insanlar, tek yanlı medya sebebi ile, tamamen müslüman alemine düşman, bizleri insan dışı insafsiz varlık olarak algılayan bir topluluk haline gelmişler. Ve buna büyük bir şevk ile savunan sayısız insan var. Türkiyedeki bazı kesimlere benziyor, fakat bir çok konuda mühim farkları olan, ve halkın arasında çok daha yankı bulan bir zihniyet.
    En büyük sorun ise, bizim millet'den fazla karşı koyabilen yok, çünki burada yaşayanların çoğu, burdakilerin mentalitesini bilmiyorlar. Bilenler, onlara benziyorlar. Ve bir milleti tanımadan ordakiler ile tartışmak, intihardır. Düşünün, arabistandan gelen bir müslüman entellektüel gazteci, türkiye islam beldesidir zihniyeti ile, tartışma proğramlarında bir takım halk'da kesinlikle aksül amel yapan şeyler savunsa, ne kadar zarar olur kıyas edin. Mesele, almanyada "Ben vatanseverim" demek, çok ilkel ve "Vatanıma canımı feda ederim" sözü ise, ancak gülmeye ve o kişiyi ciddiye almamaya sebeb olur. Kimse onu ne dinler ne bir daha tartişmaya çağırır. Türkiyede tevazulu olan halkın kalbini kazandığı yerde, bu gavur beldelerinde, sakin, fakat mağrur ve enaniyetli olmak insanları haklı gösterebiliyor. Burdaki tartışmalarda mesela, insanlar arkaya yaslanır, ve bacak bacak üstüne atarlar, üstünlüğünü simgelemek için. Karşı tarafı rezil etmek, aşşağılıyabilmek burada maheret sayılır.
    Ve almancasında en ufak bir hata görülse, o kişi başka memleketden gelen nobel ödülü almış bir profesör olsa dahi, coğu ona cahil gözü ile bakar. Böylesine bir cahillik yaygın burada maleseff.
    Bunun gibi had ve hesaba gelmez farklar var. Onun için burayı bilmeyenler, almanyada etkili tartışamıyorlar. Lakin, fahr için söylemiyorum, belki on yıl oldu, sürekli tartışırım... rabbim daima muzaffer olmayı ve hatta insanları kendi tarafıma çekmeyi ve karşıdakinin itibarını kırabilmeyi nasip etti. Fakat bunun için, hiç kendime yakışmayan tavirları takınmak zorunda kalıyorum. Islamiyeten uygun olduğunu biliyorum, mağrura karşı zaaf göstermemek lazım. Fakat sürekli öyle tavırlar kendimi çok etkiliyor.
    Buna dayanamıyorum, kalbim onların şerrlerinden çok yara alıyor. Namazdaki huzurumdan, risale okuduğumaya ayırabildiğim vakte kadar, her şeyi etkiliyor. Ancak haftada bir kez derslere katılıyorum, kardeşlernen biraz hasb-i hal edebiliyorum. Fakat orda dahi, yabanileştiğimi hiss ediyorum. Eski hal kalmadı, hal ve tavırlarım, konuşma tarzım, sair kardeşlerden çok değişmiş, risale okumama rağmen elhamdulillah, dilimden ve lisanımdan belli olmuyor.
    Kendimi medresede ve evimde geriye çekip, hayat-ı içtimayeye karışmayıp, sadece medresenin içindekilere, gençlere hizmet etsem, bunların şerrine hiç bulaşmazsam diye düşünüyorum. Burdaki kardeşler fikrimi beğenmiyor, ondan sizlere soruyorum :-)
    Aduvvullah'lar ile o derece içli dışlı oldum, o derece tüm nazarımı onlar ile münarazaya vermişimki, samimi yazmanın ne olduğunu unutmuşum. Bu yazı dahi bana o kadar zor geliyor ki, ilm-i siyaset yapmadan, arka düşünce olmadan samimi bir şekilde duygularımı ifade etmek, çok tuhaf geliyor. Mesela, böyle bir foruma, kardeşlerimin, ders arkadaşlarımın, abilerimın katıldığı bir foruma üye olmak ve orda yazmak, çok nadir aklımdan geçmiştir. Fakat kafirlerin Forumlarında binlerce, belki onbinlerce yazılarım mevcut.
    Yıllardır hayalim, tek başına, en iyisi bir mağaraya çekilmek. Müslüman olmıyanlar arasında olmak bana büyük ızdırap veriyor. Yıllar önce almanyadan kaçacaktım, abiler o zaman büyük tepki verdiler, görevi bırakıp kaçmak olmaz diye. Lakin yinede bir kaç yıl türkiye ve başka islami ülkelerde kalmak nasip oldu, ruhumun teneffüsünü sizlere anlatamam. Burdaki hale fazla tahammülüm kalmadı gibi. Ya akıl, ya şevk, gerekirse fırça arıyorum :-)

  2. #2
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart





    Ve aleykümüs selam ve Rahmetullah.....


    Öncelikle hoşgeldiniz..
    Rabim hizmetinizi kabul etsin...meramınız barizdir...
    Şu hakikat gayet kat'i ve çoklukla vakidir ki;
    insanlar iman ve itikad ilmiyle münevver olmakla ve düşüncelerini değiştirmekle yeis,üzüntü ve ümitsizliği,korku ve muhtelif gibi hastalıkları defedebilirler...
    Hayatlarını değiştirebilirler..
    Kardeşim senin ne bedeninde nede zihninde hiçbir arıza yok.
    seni yıldıran senin karşılaştığın haller değil,o haller hakkında düşündüklerindir..
    O haller başına gelmeden onların merakını çekmek akılsızlıktır...



    Konu gamze-i_dilruzum tarafından (18.06.13 Saat 10:34 ) değiştirilmiştir.


    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  3. #3
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.323

    Standart

    Kendimi medresede ve evimde geriye çekip, hayat-ı içtimayeye karışmayıp, sadece medresenin içindekilere, gençlere hizmet etsem, bunların şerrine hiç bulaşmazsam diye düşünüyorum. Burdaki kardeşler fikrimi beğenmiyor, ondan sizlere soruyorum :-)
    Abdulkadiri Geylani ; '' Ey oğul mum gibi olma. Başkalarını aydınlatayım derken kendini yok etme''.... der.

    Mevlana ; '' İnsanları aydılatmada mum gibi ol. İnsanları aydınlatmak için yanmalısın''.
    ( Şems'e hitaben ) yanmadıkca aydınlatamazsın !! der.

    Bediüzzaman ; ''Def-i şer celb-i nef-a racihtir ''. Der....

    Hz. Ebubekir ; '' Vücudum öyle büsün ki Ümmeti Muhammed'e ( s.a.v ) yer kalmasın... der...

    Veeee.....

    Hz. Muhammed ; '' Sizin vesileniz ile birisi iman'a gelirse sizin için sahralar dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır ''.. der...

    Sayın abi ; bu prensiplere baktığın zaman birini seçmek elbette zor hatta imkansız gibi...:-)
    Bence siz:
    KENDİNİZİ BU HAYATENGİZ ŞAHSİYETLERİN YAVERLERİNDEN BİRİ OLARAK GÖRÜN.
    (zaten öylesiniz) bu yüksek şahsiyetlerin manevi ruhlarnı gülümsetmeye devam ediniz..

    Gülümsetme metodlarını siz bizlerden çoookkk çok daha iyi bilirsiniz .... Zannederim.


    Mesela, böyle bir foruma, kardeşlerimin, ders arkadaşlarımın, abilerimın katıldığı bir foruma üye olmak ve orda yazmak, çok nadir aklımdan geçmiştir. Fakat kafirlerin Forumlarında binlerce, belki onbinlerce yazılarım mevcut.
    Acizane ben de hep '' aykırı '' forumlarda yazıyorum.
    Herne hikmetse kendimi bu gibi forumlarda evimde hissediyorum..
    buralarda nefes alıyorum.....

    belki haddimi aştım , kusurum af ola..

    Rab yar ve yardımcınız olsun.
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

  4. #4
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart




    Ruhumuzun selameti nerede olduğumuza,neye malik olduğumuza bağlı değil..
    Ancak ruh haletimize bağlıdır..
    Harici hallerin bununla münasebeti pek azdır..

    Size kendinizden başka hiç bir şey selamet getiremez..
    Zihninizden yalnış düşünceleri çıkartmak mühimdir..
    Ruh haletinizi değiştirmekle müptela olduğunuz dertlerden kurtula bilirsiniz..
    Siz derde düşerken,sinirleriniz birbirine geçerken bu şartlar altında,Rabbinizin ihda ettiği irade kuvveti ile,
    ruh haletinizi değiştirebileceğinizi,size kat'i olarak beyan ediyorum..
    Bunun sırrı basittir..Fakat biraz gayret lazım




    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  5. #5
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart




    Bir ameli ruhiyat alimi der ki:
    ''Fiil hissi takip eder gibi görünmekte ise de,hakikatda fiil ile his beraber giderler.
    İradenin daha doğrudan hükmü altında bulunan fiili tanzim ederek öyle olmayan hissi de dolayısıyla tanzim edebiliriz..
    Zihnen karar vermekle,heyecanlarımızı hemen değiştiremesek de,fiillerimizi değiştirebiliriz..
    Ve fiillerimizi değiştirince,hislerimizi otomatik bir surette değiştirmiş oluruz..
    Şayet neş'eniz kaybolmuşsa ihtiyari neş'eye erişme yolu:
    Sokrat ve neşeli davranmak.
    Sıkıntı ve ızdıraptan kurtulmak için,insanın kendinde bir değişiklik yapması lazım..
    Bu değişiklik için yegane çare şudur:
    Neşeli hareket etmeye çalışmak..
    Bunu tatbik ederken vehim ve sıkıntılardan kurtulan birisi der ki;
    '' Şöyle bir hareket ederek yerimden fırladım..Gülümsedim.Güya her şey güzel ve yolundaymış gibi hareket etmeye uğraştım..
    Önceleri güç olduğunu itiraf ederim..
    Fakat kendimi zorladım..
    Bu hareketleri yapmaya devam etmekle sebat ettim..Hareketlerimde güler yüzlü,neş'eli ve ferahlı göründüğüm kadar kendimi iyi hissettim..Bu iyileşme devam etti...




    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  6. #6
    Dost Abdurrahhman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    7

    Standart

    Değerli Ağabeyim ve değerli kardeşim,


    Allah sizlerden razı olsun. Gerçekten Hoşbulduk.
    Estağfirullah, haddi aşmak ne demek, cevaplarınız için sizlere minnettarım. Hele bu nakıs türkçemi anlıyabildiğiniz için daha ziyade minnettarım.


    O mübarek zatların yaveri olabilsem daha ne isterim :-)


    Hakikaten insan huzur-u daimiye kavuşabilse, hiç bir şey onu yıldıramaz. Fakat heyhat...o haller nerede? Şerrin içinde, sağım solum haramlar ile dolu iken, şiddetli kafirler ile saatlerce münazara etmek, ve rahatsızlığımı belli etmemek, zaman zaman rahatsız olmamayı yanında getiriyor. Değerli kardeşim, Zübeyir ağabeyin verdiği dersleri kendime def'alarca anlattım, çoğu zaman faidesi oldu, fakat fiil'in kendisinde sorun var.
    Çünki mes'ele ehl-i dünyaya islamiyeti anlatmak değil, ondan hiç bir sorun yok. Mes'ele ehl-i küfre, üstadın bahs ettiği o ikinci avrupaya karşı islamiyeti savunmak, ki bunlar çok alçak canavarlaşmış, insanlıktan nasibini almamış mahluklardır. Onların islamiyete karşı hakaretlerine karşı öfkelenmemek elde değil, öfkeni belli ettiğin vakit ise, zaaf göstermiş olup mağlup olursun. Içine atıyorsun, karşındaki canavarlara saygi gösterirmiş gibi hal takınmak zorundasın. Ve bu sebeble, karşı tarafı ilzam ettikten sonra, gelen hissler de nefisten kaynaklanan duygular oluyor, o karşındakini laf ile dövmeye başlıyorsun. Islam düşmanlarına karşı doğru olan bir hareket ise de, bu artık kuvve-i gadabiyyeden gelen bir amel oluyor. Imam-ı Ali ra. bu konuda güzel bir hikayesi var. Öldürmek üzere olduğu kafiri, yüzüne tükrüdüğü için öldürmediği olayı. Bunun üzerine birde etrafdakilerin teveccühleri enaniyete sebeb oluyor. O halde enaniyeti kontrol edebilmek çok zor.


    Böyle bir halden sonra, ikindi namazını kılmaya gittiğim vakit, ne huzur kalıyor ne rahat.
    Değerli ağabeyim, o büyük zatların o güzel sözleri tam halime parmak basan çok değerli nasihatlerdir.
    Afakta mücadele verdikten sonra, kardeşler arasına gelince rahat bir nefes almak en güzel duygulardan birisidir, o hissi tanırım. Lakin şöyle bir vaziy:
    Medresede kardeşler ile beraber, aramızda hiç bir ayrılık yok, sanki tefani olmuşuz, annemin yanindakinden dahi daha güvende ve daha samimi bir ortam da iken, dışarı küffarın arasına gidiyorum. Kendimi gizliyorum, müslüman olduğumu değil, amacımın ordakilere islamiyeti anlatmak olduğunu gizliyorum, gizlemek mecburiyetindeyim eğer hizmet etmek istiyorsam. Kalbimdeki kimliğimi kimse ile paylaşmıyorum, medreseye gelince, sanki sıratı geçmiş gibi bir rahatlığa kavuşuyorum. Bu duyguyu hemen hemen tüm nur talebeleri tanıyorlardır.


    Şimdi, şöyle bir durumu izah edim:


    Memleketim olan medreseden uzaklaştığım, ailem olan kardeşlerimden ayrıldığım, ve herkesten kimliğimi sakladığım zaman, bazen günler geçiyor ve medreseye gitmeye ve nefes almaya ihtiyacım coğaldıkça, o ihtiyacı duymamaya başlıyorum. Ve kendimi insanların arasında yabani hissederken, medreseye gidip kardeşlerim ile kavuşmayı beklerken, gittiğimde oraya dahi yabanileştiğimin farkına varıyorum. Kendi aileme, kendime yabanileşiyorum ve sanki kayb oluyorum. Yabanileşmediğim tek şey risaleler oluyor, çünki onları her gün görüyorum. Ama bazen o dershaneyi o risaleler ile bağdaştıramıyorum, çünki o risalelerde, ateşin içinde, otobüste, trende bir zırh manası dışinda mana görebilmek zorlaşıyor. Kendi kendimi dışlıyorum sanki şahs-ı maneviden.


    Aceba, nice ehl-i iman cehenneme koşarken, namaz kılmaz, günahlar içinde batarken, onlar ile daha ziyade uğraşmak, zındıkları, kafirleri bırakmak yanlış bir seçim'mi olur? Müslüman gençlere hizmeti ziyadeleştirsem hizmete münafi olurmu?

    Bunları soruyorum, fakat yıllardır ne zaman bu istikametde bir karar alsam, bir konu oluyor, islamiyeti müdafa etmeye çalışanlara bakıyorum, hallerini görünce, karışmadan yapamıyorum. Adeta kan ağlıyarak tekrar aralarına giriyorum. Onu yapmazsam, bıraksam, vicdanım beni rahat bırakmıyor. Vicdanımı rahatlatacak bir şey varmı? Yoksa bu yola devam etmeye mecburmuyum? Karar vermek gerçekten zor abi, dediğin gibi.
    Konu Abdurrahhman tarafından (18.06.13 Saat 17:50 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Gayyur mavigul2004 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Istanbul
    Mesajlar
    143

    Standart

    Bu soruyu burdami sormaliyim ama baska bir baslikta bulamadimki; gercekten bir haftadur aklima cok takildi; Namaz arkasi yapilan tesbihatta Hz Said Nurs. Anilirken sonuna radiyallahu anh deniyor...Radiyallahu anh sadece peygamberimizin ashabina ve ailesine denilmiyomu? mesela o kadar kitap okudum Hz Geylani dahil ( evliyalarin sahi) radiyallahu anh denilmiyor..kafama takildi bu konu? Belkide Radiyallahu Anh in manasini ben bilmiyorum

  8. #8
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.323

    Standart

    Alıntı mavigul2004 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu soruyu burdami sormaliyim ama baska bir baslikta bulamadimki; gercekten bir haftadur aklima cok takildi; Namaz arkasi yapilan tesbihatta Hz Said Nurs. Anilirken sonuna radiyallahu anh deniyor...Radiyallahu anh sadece peygamberimizin ashabina ve ailesine denilmiyomu? mesela o kadar kitap okudum Hz Geylani dahil ( evliyalarin sahi) radiyallahu anh denilmiyor..kafama takildi bu konu? Belkide Radiyallahu Anh in manasini ben bilmiyorum
    R.a; Bildiğim kadarıyla " Allah ondan razı olsun " demektir...Bu anlamdan bakıldığında bir sakınca yoktur. Bediüzzaman bu sıfatı hak edenlerdendir kanımca....Ben sadırdan söyledim, hata etmiş olabilirim , Gamze hanım sorunuza satırdanCevap verip isabet edecektir zannederim..Bende eksiklerimi gidermiş olacam inş....
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

  9. #9
    Dost Abdurrahhman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    7

    Standart

    Selamunaleykum Kardeşim,

    23. Mektup'da geçen bir yer'de bu sorunun cevabı yer alıyor

    İKİNCİ SUALİNİZ: Sahabe-i Kiram Hazeratına radıyallahu anhdenildiğine binaen, başkalara da bu mânâda söylemek muvafık mıdır?

    Elcevap: Evet, denilir. Çünkü Resul-i Ekremin bir şiârı olanaleyhissalâtü vesselâm kelâmı gibi radıyallahu anh terkibi Sahabeye mahsus bir şiar değil.

    Belki Sahabe gibi, veraset-i nübüvvet denilen velâyet-i kübrâda bulunan ve makam-ı rızaya yetişen Eimme-i Erbaa, Şah-ı Geylânî, İmam-ı Rabbânî, İmam-ı Gazâlî gibi zatlara denilmeli.

    Fakat örf-ü ulemada Sahabeye radıyallahu anh, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîne rahimehullah, onlardan sonrakilere gaferahullah ve evliyaya kuddise sirruhu denilir.
    gamze-i_dilruzum ve Ararad bunu beğendi.

  10. #10
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.323

    Standart

    Alıntı Abdurrahhman Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamunaleykum Kardeşim, 23. Mektup'da geçen bir yer'de bu sorunun cevabı yer alıyorİKİNCİ SUALİNİZ: Sahabe-i Kiram Hazeratına radıyallahu anhdenildiğine binaen, başkalara da bu mânâda söylemek muvafık mıdır?Elcevap: Evet, denilir. Çünkü Resul-i Ekremin bir şiârı olanaleyhissalâtü vesselâm kelâmı gibi radıyallahu anh terkibi Sahabeye mahsus bir şiar değil.Belki Sahabe gibi, veraset-i nübüvvet denilen velâyet-i kübrâda bulunan ve makam-ı rızaya yetişen Eimme-i Erbaa, Şah-ı Geylânî, İmam-ı Rabbânî, İmam-ı Gazâlî gibi zatlara denilmeli.WFakat örf-ü ulemada Sahabeye radıyallahu anh, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîne rahimehullah, onlardan sonrakilere gaferahullah ve evliyaya kuddise sirruhu denilir.
    Allah razı olsun Abdurrahman kardeşim. Risalenın dışında bu konuya dair bir beyan varsa dimağınızda Onu da okumak isteriz....
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İstikbal-i Kıble'ye Dair Bir Soru
    By zisangul in forum Fıkıh
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 01.12.08, 13:17
  2. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 20.06.08, 16:51
  3. Tevvab İsmine Dair Bir Soru?
    By ellush in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 15.01.08, 09:46
  4. Kuran'a Dair Bir Soru?
    By yaakarii in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 19.10.07, 17:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0