Selam aleyküm.

1- tesbihat hakkında sorum:
Her namaz sonrası nurcuların yaptigi tesbihat bir nurcu için (mümkün oldugu mudetçe) mecburiyeti midir, yoksa iyi bir şey mi yapmiş sayılır.

Soruyorum çünki:
Sevdigim bazı özel dualar var çok degerli dünya-ahiret adına, onlari bir alişkanlık-vird haline getirmek istiyorum, bazıları namaz sonrası oldugu için tesbihat'la beraber oluyor.
Ama hem bu duaları, hem (nurcuların) tesbihatını ayni vakitlerde yapamam. Zaman açısından: hem usanç, hem yetiştirememe durumları olabilir, ki devamlılık bozulabilir.



Not: devamındaki 2.inci, 3.üncü ve 4.üncü konular birbirlerine baglantili olabilir.

2- nurculugum hakkinda.
Ben iki senedir nurcu sayılırım:
Akl'en dogrulugunu ve gererkliligini kabulendim ve taraftarı oldum,
Ama henüz risaleleri istekli şekilde (devamlı) okuma gibi bir faliyet olmadı, çünki:

Akl'ım biraz karışık:
- benim bildigim ve sevdigim 4 mühim zat var, sırasız: said nursi, muhyiddin arabi, imam-i gazali, imam-i rabbani.
- her birinin çok güzel eserleri var, eserleri tam olarak okumadim ama geneleme olarak biraz okudum, (çok) az da okusam çok hayran kaldım bu zatlara ve eserlerine.
- bu zamana en uygun eserlerin said nursi hz.'inki oldugunun bilincindeyim ve kabul ettim.

Farklar.
- eskiler: konuya direk giriyor, detayarlı/olayları direk anlatıyor ve ispata fazla gerek duyulmuyordu (zatlarına bakilarak: keramet, siddik, vs).
- yeniler (said nursi hz.): çok kapsamli konulara ve ispatli şekilde giriyor, bu yüzden hayret'en çok, anlamak ve kabul edebilmek gerektiriyor, okul'da ögrenilen dersler gibi.

Akl'en düsündüm:
- eskiler hem direk anlamda detayli ve hem hayret verici, anlatmiş
- ve maden üstadimiz hepsini ele almiş ispatli olarak
Önce. eskilerin eserlerini okuyum, (onlara karşi) inançli oldugum için ispatlar pek mühim olmadıgından, daha hizli şekilde konuları ele aliyim-anlayim-taniyim, sonra'da risale-i nurlara gelip onları hem bilgili şekilde okur, ve ispatlarini ögrenirim diye düsündüm, ama, sanırım üstadın bir sözüdür çok tesir etti(ki bu haldeyim kararsız) ve birkaç kez rastladim: risale-i nur'ları okumak, başka eserlerı okumaya gerek duydurmuyor, ve söyle birşey var-ve okudum (üstad'ın sözü saniyorum) şüna benzer: insan üstadını/yolunu bir tutmalı, bir kalpte iki kişi-üstad olmaz, gibi bazi cümleler sonucu kararsızım, ve fikrinizi almak isterim (ama devamini okuyun baglantili olabilir).







3- rüyalarım
Genelde rüyalarımı hiç hatırlamam (sanki hiç görmuyorum), ama bu geçen ay (04-2013), din hakkında baya odaklandım: müzik yerine yeni rastladigim süper kuran okuyan bir kişinin kuran okumalarını dinlemeye başladım ve müzigi dinlemeyi az daha tamamen biraktım (çok dinlerim (sessiz ortami sevmem bilgisayarda meşgul iken ki çok kaliyorum bilgisayarda), namaz'a daha ilgili-zevkli-vaktinde, bazi dualar (sayılı-sayısız (vird-zikir degil)) ve islam-i bir hizmet için bir hazırlık yapiyordum (kuran-tefsir(risale-i nur,vs)-ispatlar hakkında).
Ve o günler'de, rüyalarımı görmeye ve hatırlamaya başladım, ve ilginç olmalarından dolayı kayıt altına almıştım yorabilmek için.

2013-04-22
Görüntüsüz ve sesiz, tam uyanmadan, 100'de 90 uyur hal gibi bir halde, birden aklima geldi (ve/veya agzımda seslendirdim):
hz ali, 1000 aliyor veya kazaniyor, 100'ünü kendine bırakıyor, geri kalan 900'üzü dagıtıyor/veriyor.
biraz ayildigimda, bunu anlamadim: sanki bir ders almam gerekir gibi düşündüm ama çözemedim ve şuan hala öyle.

2013-04-23
Bu günde rüya gördüm ama yazmadım.
Anlamı belki iyi olabilir, fakat karişik ve renklerın karamsarlıgından (kara ve gri), kötu bir rüya olabilir diye yazmayayı tercih ettim.

2013-04-24
Görüntülü: (bizat içindeyim gözümle olayları göruyorum/yaşiyorum)
- 4 gibi kişiler var ve 1 top, 2'si topun etrafında birbirlerini çekiştiriyorlar ama top'a odaklı bir çekişmeden çok, çok yakın dostani bir çekişme gibi yorumladım, ben onlara ve topa yaklaştıgımı hatırlıyorum,
- elbiseleri yanliş degilsem şuanki araplarin veya islam dini filmlerdeki gibi eskilerin giydigi beyaz elbiseler var.
Bunun dışında birşey yok.
Etrafımda bu tur giyinen elbiseliler yok, yurt dışında yaşiyorum, bu tur giyinen insanlari sadece internet üzerinden görebiliyorum dini film veya dini sohbet videolarinda.

2013-04-25
- bir yol var kısa uzunlukta ve sag tarafa dogru dönuyor, ama tam karşi göruşte uzaktan görünen büyük dag (veya az ihtimal ile: yanyana birleşik daglar) var rengi açik kahve rengi hafif yeşilsi renginde, üstünde sarimsi sarimsi taşlar var, taşlar fazla buyuk degil ama o taşlar baya bol bol dag(ları) kaplamış rüyayi görur halde yani rüyanin içinde bu taşlari altin diye yorumladim kafamda.
- başta dönuyor dedigim yol'da ise tam dönmeden, yolun sag tarafında bir ev ve (sanırım evin önunde ama kesin olarak yolun sag diş tarafinda) bir adam var (zannediyorum) yaşli olmalı (şeklini ya göremedim veya hatırlamiyorum, ama emin olabilecek bir his'te yaşli oldugunu hissettim içimden).
- ben pisiklet ile o yoldan tam geçiyorken, o adamin bana kesin olarak konuştugunu hatirliyorum, konuştugu hakkında ise şunlardan biri oldugunu saniyorum: "vefa etti o" veya "daha uzun" (veya "daha uzak" veya "çok uzak"), bu konuşmasının nedeni ise buyuk ölçude saniyorum o adama ben birşey sordum ama sorumu hatırlamiyorum, ve bu ayni zamanda başka birisini daha gördum/hissettim yol uzerinde yanımda veya arkamda, oda pisiklet ile ama onunla sohbettimiz olmadi ve onu ben şahsen tanimadıgımı hissetim-hissediyorum, ama cevaba oda ilgiliydi, sanki varmak istedigimiz yer ayni idi.
- tam bu olay sonrasi birden aklima: said nursi ismi geldi, nedenini tam bilmiyorum birden geldi (haşiye1), belki, ben barlaya üstad'in oldugu dagları gezmiştim ondan olabilir.
- bu yol-pisiklet-adam-dag rüyasi bittikten sonra (ayni gün), tam arkasina degilde biraz süre geçtikten sonra oldugunu saniyorum: hûd ve, 'harun' veya 'karun' isimleri geldi birden aklima ve agzımda seslendirdim, görüntü olmadi, ve devamında hiçbirşey olmadı.

haşiye 1:
- geçen sene başlarında abim, said nursi ve risale-i nur eserini bana anlatı ve üzerinde sohbetler oldugunu söyleyip beni davet etti, birkaç kez dershaneye gittigim oldu fakat bazı zamanlama veya başka nedenlerden daha fazla gitmedim.
- geçen senenin tatilerinde ise said nursi'nin kaldigi yerleri görmek açısından (1 hafta) isparta ve barlaya gitmiştik (ben, abim ve arkadaşı ile) (üstadın yaşadigi yerlere gittik, ev-cami-mezar-daglar, barlada kaldigi daga çıkmıstık (lakin dag rüya'daki dag'dan farkli idi)).


2013-04-26
görüntüsüz ama sesli:
not: normal halde tedirgin degilim bu rüyalar sebebi ile,
bir islami site'ye, bu rüyalar hakkinda soru sormak için bu rüyalarimi anlatan bu uzun metni hazırladım ve sonrasi yattip uyudum, ve:
uyur halde: terdirgin oluyordum (bu son rüyalar sebebi ile, iyi mi dir kötü mudur diye kendimle düşünürken),
iki farkli zamanda haber/cevap geldi sesli olarak:
- biri tam tedirginlik halinde iken (iyi mi kötu mu diye düşünürken/söylenirken kendi kendime): rüyalarımın iyi olduguna dair olumlu bir kelime işittim (iyi gibi veya benzeri bir kelime)
- digeri bir süre sonra (galiba yine tedirgin oldum, onun için olabilir): teseli verici bir kelime işittim (sevin gibi veya benzeri bir kelime)
Bundan sonra başka birşey yok, ne görüntü ne ses.


Bundan sonra bunlar gibi rüya gördügümü sanmiyorum veya gördügümü hiç hatırlamiyorum.
Ama, rüya yerine, sabah uyanır hale geldigimde, sayıklar oldugumu fark ettim, bu sayıklarımın ne oldugunu tam kestiremiyorum, bazen sıkı bir ikaz verir gibi konuşuyorum, bazen teblig/ders verir gibi, ama dediklerimin sadece tavrini ve konuştugumu hatırliyorum ama içeriklerini hiç bilmiyorum.
Bu sayiklama günleri de kisa surdu, sonraki günler çok sakın geçti (rüyasız(veya hatırlamama), sayıklamalar da olmadı), galiba uyku düzensizligimden kaynaklaniyor diye düşünüyorum ama beli degil.

Şuan ise, 2 ile 4 hafta öncesi aralarında, şöyle iki olay oldu:
- birisinde 3 günlük bir nurcu kampindaydı: gece uykumda: kuran gördum, 2 sayfali (sag ve sol) degil'de sadece tek sayfali şekilde ve yazilar görünüyordu (yani kuran açikti), sayfanın sag tarafında siyah bir tesbih, bir ses işitim veya kendim söylendim 'ihlas' diye, sonra şunu duydum: 'anneni s.k', devamı yok, sonra (sanıyorum) hemen uyandım, galiba yanilmiyorsam normal'de yaptıgım gibi (kötü rüyalarda) euzu besmele çektım, annemle ilgili oldugu için saniyorum birde dua ettim emin degilim.
Bu olay dan birkaç gün sonra kötü bir haber geldi (kagit kurek işleri), ama sonradan iç yüzü iyi bir olay oldugu anlaşıldı. Hem internet'en hatırladıgım kadarıyla aile içi böyle bir sevişme olayı, onlara deger verdigimizden dolayi, onları sevmemiz gerektigi ve iyi bir rüya imiş oldugunu okudum.

-ikinci rüyam:
uyumadan önce:
internet üzerindeyim, galiba araştırma yapiyorum, risale-i nur (veya kuran) ve osmanlı/arap harflerı hakkında (çünki bir projem var (içerik hem risale-i nur hem kuran) ve o harflerin önemi büyük olacaktı).
Ya araştırmayı yapar iken yada rastgele ilgimi çeken konunun sayfayasına girdim, konuda: risale'lerin yazılış harfleri hakkında konuşmalar vardı, ve ahmet hüsrev'in osmanlı/arapça risaleleri yazmasından bahsediyordu

(o internet sayfasındaki konu) kisaca:
- ahmet hüsrev abimiz, risaleleri osmanlı/arapça harflerle yazıyor
- diger buyuk taleber, ona gelip yeni harfler hakkında konuşuyor, ama hüsrev abimiz kesin bir kararla o arap harfleri ile yazma kararında ve hz.Ali (r.a)'dan rüyasında haber/ikaz aldıgını söyluyor
- diger buyuk taleber ise ahmet abi'ye, rüyalardan karar alınmaz diye ahmet abi'ye karşi çikiyorlar (veya teblig/ikaz gibi)
- ama hüsrev abi, kararında kesin ve vazgeçmiyor
Bu olayı okur iken, ben hüsrev abimizin hz.Ali (r.a)'ın soyundan geldigini bilmiyordum.
Ve okuma bittikten sonra, benim düsüncem şu oldu: şeytan peygamberimiz hariç bütün kiliklara girebilir diye bilgim vardı, ve şeytan hüsrev abi'yi yanıltmiş, olma ihtilmali (fazla olmasada) vardir diye düşündüm, ve konuda kafam karışık şekilde, iki taraf arasında kalır oldum, kime hak verecegıme bilemedim.

Sonra gece oldu, uyudum, rüyamda:
- kuran (tek sayfali, kuran açik yazilar görünüyor, üstünde tesbih gibi şeyler yok)
- bir ses, diyor: ahmet hüsrev
- ses'i direk: said nursi, diye rüya anında tabir ettim (sesini bilmedigim halde).

Bu aralar fazla rüya görmüyorum-hatırlamiyorum, hatırladıgım bazı rüyalar'da önemli konular hakkında degil.






4- ışık/renk - namaz - göz
Bazı ışıklar göruyorum, bunun ilahi birşey mi yoksa tamamen normal-bilimsel birşey mi oldugunu çözemedım.

- gözum: 8-10 senedır bilgisayar başindayım, bu yüzden uzagi (net) göremiyorum.

- ışıklar/renkler: renkler genelde ortamın rengi ile alakalı oluyor (ondan bilimsel mi ilahi mi bilemedim).

- namaz: bu ışık olayi genel'de namaz'da ve tesbihat-dua zamanlarında tam belirti oluyor.

Şimdi 3'unu birleştirirsek şu oluyor: bir şeye/yere 'dikkatli' baktıgımda ve bu dikkati ne kadar uzun surdurursem renklerde okadar belirtiler oluyor, bu dikkat ve uzun süre'de tabiki namaz'da secde yeri gibi beli yerlere uzun bakınca oluyor, veya tesbihat-dua'larda, onlardada dikkatimi dagıtmadan bir yere odaklı oluyorum, malum namaz ve tesbihat-dua önemli konular dikkatimi ve bakış-davranişlarima dikkat ediyorum.

İşık renklere biraz detaylandırıyım:
- benim odanin yer kismi: turuncu
- perdeler: beyaz ama çok koyu tam beyaz degil, ve üstünde küçük mavi çiçekler var.
- yatagım: yorgan beyaz, üstünde süs olarak: elma büyüklügünde kirmizi çiçekler ve onun bir yarımi kadar da sarı çiçekler var.
- secaddem: mavi ama çok karamsar bir parlak mavi, baya karamsar ama biraz parliyor/yansıyor
- secaddenin üstünde: biraz sari-altinsi renkte süs gibi U harfine benzer geniş bir süs var, lakın yuvarlak tarafı secde kısmın tam altına geliyor.


- yatagım odanin cam tarafi bir köşesinde, perde kisminin sol tarafı yatagın ayak yerine geliyor.
- namazı yer açısından yatagın tam yanında yer aliyorum, yani, kible tarafında seccade üzerinde:
sol yanımda yatak, sol tarafımda duvar, ve yine sol ama biraz arka taraflı: perde bulunuyor.


- namaz'a başladıktan sonra, dikkatim tam verdigimde ki fazla zaman almiyor (taviz vermiyorum), seccadenin en üst kenarı veya sag ve sol kenarları gözüm hangı tarafa kayarsa, o kenarın rengi parlak bir turuncu oluyor ama ben gözümü seccadenin secde kısmından ayırmiyorum, lakin ayırırsam: dikkatım ne kadar fazla ve ne tarafa ise, kenarin rengi daha parlak oluyor, ve gözümü ne kadar o ışık tarafına dogru yöneltirsem, o ışık bir o kadar katlaniyor (yani uzaniyor).

Şimdi ben namazım bozulmasın diye, secdeden başka yere bakmiyorum, o zamanda 3 durum oluyor.
1- yatagımdaki o çiçek süslerin kırmızılıkların renkleri daha parlak oluyor, sonra ise daha da parlak olabiliyor ve karamsar bir hal ile parlak karışımı olabiliyor, o parlaklik ise, bir kalb gibi tepki veriyor sanki (yani sönüp hemen parlayan), bazen (ki bu aralar tam bir süreklilik hali aldi) o karamsar parlak haldeki çiçekler süsler kımıldar gibi hizli şekilde birbirleri arasında koşuşturur gibi oluyor, o kadarki bu gece yatsiyi biraz geç kıldım (malum mustehab) durum ayni, fakat sonrasi, tesbihte yerde oturur halde iken yatagın üst olan kısmı fazla olmasada görünüyor, o karamsar parlak çiçek süsleri o kadar hizli idi ki, artik cizgiler olup, sonra yatak komple tepki vermeye başladi.

2- namaz'i kılarken, eger dişari biraz karamsar ise veya oda içi karamsar ise (ikindi-akşam veya yatsi'da olabiliyor), kiyamda iken secde kısmına bakıyorum, dikkatım ne kadar çok ise, o mavi ama çok karamsar olan seccade, secde tarafı (baktıgım kısım) koyu kirmizilaşiyor ve bazen bir sigara dumanı şekli gibi olabiliyor (o duman da koyu kirmizi), tam üstünde ise (yani seccadenin úst kenari), oda fazla karanlık degil ise, açık turuncu veya koyu altın ama çok parlak şekilde görünüyor.
Oturuşta, et-tahiyatu'yu okurken, malum dizlere bakilir, bende iki elim ve iki dizin tam ortasındaki boşluga bakiyorum, ne kadar dikkatli okursam ve odaklı bakarsam o kirmizi duman yine görünüyor.

3- en önemlisi (1 haftadır oluyor gibi): kiyamda iken, en sol tarafımda bir turuncu ışık lazer gibi bana dogru, dikkatimi bozarsam gidiyor, dikkatimi toparladigim an yeniden oluyor, bazen bu turuncu ışık sadece sol tarafımda degil ama bazen hem tam solumda, hem karşimda hem o ikisinin ortasında olabiliyor.
Bu ayni ışık rûku'dada oluyor.
Ama secdede az veya hiç olmuyor gibi, çünku saniyorum secdede çok karanlılık var.
Ve bu turuncu ışıklar, onlara bakmaya çalışınca kayboluyor, fakat hemen geri kafami çevirirsem geri geliyor.
Bazen oluyor, namaz'da fazla odakli ve duygulu-istekli(namaza/sûre okunuşa), bu ışıklar da saniyorum hem fazlalaşabiliyor hem kalb gibi tepki verebiliyor parlakligi gidip geliyor.

4- bu ışık olayini internete araştiriyorum ama hiç birşey bulamiyorum, o araştirmalardan birinde (birkaç gün oldu) fazla birşey bulamadiktan sonra, yatsiyi kilmak istedim (ve saniyorum bu ışık olayi biraz tedirgin etti ondan ve gece oldugundan) evin ışıgı yaktım, namaz'a başladım, fâtiha'i okuyorum: yerler şu şekil normal halde: seccade mavi çok karamsar, yerler turuncu, seccadenin secde tarafının bir kısmı öndeki sandalyeden dolayi gölgeli, fâtiha yi okudum bitti, yeni süreye başliyacam ya tam besmelede, yada okumaya başladıgım süre'den olacak (ayet-el kürsi), yerler (genel olarak) yeşilsi bir renk aldı, hemen sevındım, çünki yeşil iyi dir, fakat az daha sevinç'ten bozuyordum namazi, zorla sevincimi (gülümsememi) kapatim, fakat (kiyam) devam etti, rûku'ya indim, ve hala sevinçli halde idim, fakat namazı bozmamak için 3 sübhan.. yerine 7'ye veya 11'e uzatım, ya uzatıgımda yada rûku'dan kalktıgımda yeşil'ik gitti.


Şimdi bu bilimsel birşey mi yani göz'le alakalı birşeymi, yoksa ilahi birşeymi, yoksa hem ilahi hem ilahi-bir-bilimsel birşeymi, ne karar verebildim ne cevaplar bulabildim.


Durumum bu, inşallah hayırdayım'dır, yoksa, vah halimize.