Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 80
Like Tree2Beğeni

Konu: İçtiba Yolu Nakşibendiyye Değildir.499.MEKTUP İMAM RABBANİ.

  1. #1
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart İçtiba Yolu Nakşibendiyye Değildir.499.MEKTUP İMAM RABBANİ.

    Ben, Allah'ın müridiyim; Allah'ın muradıyım.

    Müridlik silsilem dahi, arada vasıta olmadan, yüce Allah'a muttasıldır.

    Elim, yüce Allah'ın eli yerine naib-i menabdır.

    Yine müridliğim, çok vasıtalarla Allah'ın Resulü Muhammed'e ulaşmaktadır. Allahu Teala, ona salât ve selâm eylesin. Onunla aramda:

    a) Naksibendiye Tarikatında, yirmi bir (21) aracı vardır.

    b) Kadiriye Tarikatında yirmi beş (25) aracı vardır.

    c) Çeştiye Tarikatında, yirmi yedi (27) aracı vardır.

    Daha önce de anlatıldığı gibi, Allahu Teala ile müridliğim hiçbir vasıta (aracı) kabul etmez.
    Ben, her ne kadar Üveysi isem de, lâkin benim hazır nazır mürebbim vardır.

    Naksibendiye tarikatında şeyhim her ne kadar Abdülbaki ise, -Allah ondan razı olsun- lâkin terbiyeme tekeffül eden o sanı yüce nimeti bol Baki'dir.

    Ben, fazi ile büyüdüm; içtiba yolundan götürüldüm.


    SADAKTE ÜSTADIM.Sen öyle bir yol gösterdin ki veraset-i nübüvvet mesleği, mesnevi nuriyede dediğin gibi şahı nakşibendilerin ve imam rabbanilerinin en zor makamlarda gözleri açık ve ayık gezebildikleri bir meslektir. Muradların yoludur. Sen marifet kapılarını açan bu yolun esaslarını risale-i nur ile bizlere bildirdin. Herkes istidadınca istifade eder.
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  2. #2
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    532. Mektupta İmam Hz.lerinin şöyle bir ifadesi vardır:

    Müridlerin yolu için denmiştir ki “inabe” (sığınıp yönelme, mürşidden el alma) yoludur. Murad (çekilip alınmış) olanlar için de demişlerdir ki içtiba(seçilme) yoludur. Yüce Allah buyuruyor ki:

    “Allah kendisine dilediklerini seçer (içtiba eder), ona dönüp (inabe) edenleri hidayete erdirir.” (Şura, 13) (“Yectebı ileyhi mey yeşaü ve yehdı ileyhi mey yünıb” yectebı: İctiba… yünıb: İnabe… )

    Evet. İçtiba yolu asıl Peygamberlere mahsustur. Ümmetin de o Peygambere tabi olmaları ile diğer üstünlükler gibi nasipleri vardır. Yoksa o (içtiba) sadece Peygamberlere mahsustur, ümmetinin ondan yana asla bir nasibi yok anlamında değildir. Çünkü böyle bir şey vaki de değildir.

    ...

    Cezbe yolunda cezbe ve cerr (çekip kendinden geçirme) matlub (olan Allah) tarafından olup, ilahi yardım, talebenin halini yüklendiğine göre, tabii olarak vasıta kabul etmez.

    Süluk yolunda ise, inabe (yönelme) talebe tarafından geldiği için, onda vasıtaların olması mutlaka gereklidir.

    Cezbenin kendisinde her ne kadar vasıtalara ihtiyaç yok ise de, lakin cezbenin tamam oluşu da Süluka (Tarikat yolculuğuna) bağlıdır. Süluk, tevbe, zühd ve diğer şeylerle beraber cezbeye katılmazsa o cezbe tamam olmaz.

    ***

    Ey Evlat:

    Üveysilik, zahir Şeyhi (Mürşid-i Kamili) inkar etmek değildir. Çünkü üveysi öyle bir şahıstır ki onun terbiyesinde ruhanilerin etkisi vardır. Görmüyor musun? Hace Nakşibend efendimiz Hace Abdulhalik Gucduvani Hz.lerinin ruhaniyetlerinden yardım almakla birlikte, zahir Şeyhi (Seyyid Emir Külal Hz.) olmasına rağmen üveysi olmuştur.

    --------------------------------------------------

    Bu satırlara bakarsanız, ilgili mektuptan bizzat tedkik ederseniz; İmam Hz.lerinden naklettiğiniz sözünün "anladığınız" gibi olmadığını da bizzat müşahade etmiş olacaksınız inşallah.

  3. #3
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    Ayrıca, şu satırların da yer aldığı İmam Rabbani Hz.lerinin 355. Mektubunu da baştan sona dikkatle okumanızı istirham ederim:

    “Bu fakir’in sülukü ile müşerref olduğu yol, cezbeyi ve sülukü cami (kendinde toplayıcı) bulunmaktadır. … Anlatılan manalar açısından bakılınca hiç şüphe edilmeye ki bu tarikat, vusüle (Allah’a kavuşmaya) en yakın olandır. Hatta derim ki Bu tarikat, elbette vuslata erdirir; onda vuslata ermeyişin ihtimali yoktur. Bunun için de Allah Teala’dan istikamet dileyip ondan fırsat taleb edilmelidir. Tarikat-ı Nakşibendiyye elbette vuslata erdirir.. Bunu ancak şunun için dedim: Bu tarikatın ilk adımı cezbe olup o dahi vusül dehlizidir. (kavuşma geçididir) … Bu yol, Enbiyanın yoludur. O büyükler, değişik derecelerine göre bu yoldan vuslat menzillerine ermişlerdir. … Şeyhlerim, hidayet edenlerim ve Allah Teala’ya ulaştıran delillerim o zatlardır. Bu yolda gözlerim, onların vesilesi ile açıldı. Bu gibi sözleri etmeye, onların vasıtası ile dilim vardı. Bu tarikatta, ELİF BA dersini onlardan aldım. Mevleviyet melekesini, onların mübarek teveccühleri ile tahsil ettim. Eğer bir bilgim var ise, onlara uymaktan ileri gelmektedir. Eğer bende bir Marifet var ise, o da onların iltifat eserleri olmaktadır. … İnsanların, erbainlerde alamayacağını, onların bir nazarı ile aldım. İnsanların, seneler içinde elde edemeyeceğini, onların bir cümlesi ile buldum. … Pek güzeldir Nakşibendilerin yolculukları; Sessizce ulaştırırlar hareme yolcuları…”

  4. #4
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart

    karuban büyük bir aldanış içerisindesiniz,

    yazdığım yazı ayan beyan ortada hala ordan burdan alıntı yapıyorsunuz. Allah insaf versin.

    İmam Rabbani Nakşibendi dışında bir yoldan gittiğini söylüyor içtiba diyor siz hala süluk müluk diyorsunuz. Şeyhmi nakşibendi Abdülbaki ise de diyor, sonra Allah'a olan müridliğim vasıta kabul etmez diyor. Hala alıntı yapıyorsunuz!

    Nasıl bir cemaat ve tarikat algılsına sahipsiniz ki, mektubatı okuyor okuyor bir türlü anlayamıyorsunuz. Dediğimiz dedik, öttürdüğümüz düdük diyorsunuz. Tarikatsız berzahsız olmaz deyip kendinizi avutuyorsunuz. Murad edilenlerin yolu olan akrabiyet mesleği hakkında zerre fikir sahibi değilsiniz. 5000 den başlayıp 100000 celal zikri çekeceksin. Ta ondan sonra nefsin tezkiyesine geçeçeksin. Sonrada kalkıp bu yol en kısa diyeceksin.

    Uyumayalım. uyutmayalım. Avunalım ama avutmayalım.

    Risale-i nur en büyük velayet mesleği olan muradların yolunun esaslarını veriyor. Herkes varamaz lakin varamazsanda önemli olan yolda ölmektir.
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  5. #5
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart

    313.mektup
    ''Fenâ ve Bekâ ve Sülûk ve Cezbe ile olan yaklaşmağa (Kurb-i vilâyet) denir. Bu ümmetin evliyâsı, bu yaklaşmak ile şereflenmişlerdir. Eshâb-ı kirâmın, Hayr-ül-enâmın sohbetinde ?aleyhi ve aleyhimüssalâtü vesselâm" kavuşdukları yakînlik ise, (Kurb-i nübüvvet)dir. Resûlullaha uyarak ve Ona vâris olarak kavuşmuşlardır.Böyle yaklaşmakda, ne Fenâ vardır, ne Bekâ ve ne Cezbe vardır, ne de Sülûk. Bu kurb, vilâyet kurbundan katkat dahâ yüksek ve üstündür. Çünki bu kurb, asla yaklaşdırır. Vilâyet kurbu ise, zılle, gölgeye yaklaşdırır. Ne kadar başka olduklarını buradan anlamalıdır. ''

    şimdi 313 + 534 yapacaksın = HAKİKATI BULACAKSIN!

    içtiba yolunda cezbe yok arkadaşım! Bir kere bunu anlayın!!!!!!!!!!!! Yukarıda yazılmış. fena benak süluk hiç birisi yotur!

    Bunu anladın mı sonra şuraya gel:

    Şah-ı Nakşıbend (k.s.) şöyle buyuruyor: “Bizim yolumuz cezbe ve sohbet yoludur. Biz müridleri cezbe ile terbiye ederiz. Yolumuzun evveli cezbe, ahiri ise kalb huzuru, sekinet ve vakardır.

    cezbenin yeride budur. İmam diyor bu yolda(içtiba) cezbe yok. Siz hep cezbe üzerinden işi süluka bağlıyorsunuz. İşin ilginç tarafı burada yaman bir çelişkide var.

    İmam diyor cezbe yok sonra sizin verdiğiniz mektupta(532.mektu) içtiba cezbe yoludur. cezbenin tam olması süluka bağlı!!!!

    hadi bakalım bu cümleler birbirini destekliyor mu onunda çözümünü size bırakıyorum?
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  6. #6
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart

    karuban,

    bu yazılar üzerine ne kadar tartışılsa bir neticeye varmak mümkün değil. Yalnız şu kadarını söyleyeceğim, insaf ile düşünülmesi lazımdır ki:

    bir kimse Allah ve Rasulune mürid olursa, başka hangi tarika berzaha hacet kalır? Gün ışığında lamba kullanılır mı?
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  7. #7
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    Aslında çelişki yok. İnsan kendince manalar verdiğinden çelişki çıkabilir ya da eksiklik var gibi görünebilir sadece. Mektubat'ı tamamen okuyup notlar alınız. Bahsettiğiniz kavramları herbir mektuptan tespit edip bir kenara not ediniz. Sonra karşılaştırarak bakınız. Neticede anladığınız gibi olmadığını göreceksiniz inşallah.

    355. Mektuptan yaptığımız alıntıda Nakşibendi Tarikatı için Kurb-i Nübüvvet ve Sahabenin yolu dediğini fark ettiniz mi?

    Kurb-i Vilayet denilen kavram Nakşi dışındaki tarikatlerdir. Kurb-i Nübüvvet dediği de Nakşi Tarikatıdır.

    Alıntıyı ya da bahsi geçen Mektubu biraz dikkatli okursanız fark edeceksiniz mübarek...

    Yine de Mektubat'ın tamamını okuyunuz ve notlar alınız. Fi emanillah. Dua ediniz.

  8. #8
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart

    herkes diyor bu benim yolum nübüvvet yoludur diye. Kadirilerde! Şimdi siz Abdülkadir Geylaniyi ikinci sınıfa itmiş oldunuz! Kurbu velayette kaldı demiş oluyorsunuz.

    Siz bence cezbeye gelip cezbeleri karıştırıyorsunuz. Zira tam olması süluka bağlıdır dediğiniz cezbe, meczuplar içindir. (287.mektup).Meczup süluk etmezse cezbesi tam olmaz demektedir. Bu arada İmamın bu yolda cezbe beka fena yoktur dediğini ısrarla es geçiyorsunuz.
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  9. #9
    Gayyur ehlisuffa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    94

    Standart

    soru1: İmama Rabani 313.mektupta şöyle der: ''Fenâ ve Bekâ ve Sülûk ve Cezbe ile olan yaklaşmağa (Kurb-i vilâyet) denir. Bu ümmetin evliyâsı, bu yaklaşmak ile şereflenmişlerdir. Eshâb-ı kirâmın, Hayr-ül-enâmın sohbetinde “aleyhi ve aleyhimüssalâtü vesselâm” kavuşdukları yakînlik ise, (Kurb-i nübüvvet)dir. Resûlullaha uyarak ve Ona vâris olarak kavuşmuşlardır.Böyle yaklaşmakda, ne Fenâ vardır, ne Bekâ ve ne Cezbe vardır, ne de Sülûk. Bu kurb, vilâyet kurbundan katkat dahâ yüksek ve üstündür. Çünki bu kurb, asla yaklaşdırır. Vilâyet kurbu ise, zılle, gölgeye yaklaşdırır.''

    yukarıdaki ifadenizde gülerek demiştiniz ki, kurbu nübüvvet nakşi tarikatıdır. Oysa imam kurbu vilayette cezbe,fena,beka,süluk vardır. Kurbu nübüvvette bunlar yoktur diyor. Şimdi sizin nübüvvet kurbu olan nakşi tarikatınızda fena beka süluk cezbe yok mu?

    lütfen sağdan soldan onu bunu alıp yapıştırmayın var mı yok mu? Onun cevabını verinde ak kara çıksın ortaya bu forumu okuyan herkesde kim çelişkide görsün.

    saygılarımla

    iki seçenekli bir sorudur

    aşıkk- evet var
    bşıkkı- hayır yok.
    Düşmüşüm bir garip sevdaya
    Yanmışım Ateş-i aşkına
    Al beni sevdanın koynuna
    Allahım, SULTANIM!

  10. #10
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    Aslı Farçsa olan Mektubat-ı Rabbani'nin, mevcut Türkçe çevirilerinin neredeyse tamamı "Arapça" tercümesinden tercümedir. Bir ara bir yayınevi Farsça aslından tercümesini yani Mektubat'ı basacaktı. Yanlış hatırlamıyorsam. Ne oldu tam bilmiyorum. Takip etmedim.

    Türkçe çeviriler içinde Hüseyin Hilmi Işık'ın tercümesini tavsiye etmiyoruz. Tedkik edildiğinde ciddi çeviri yanlışlıkları olduğu anlaşılmıştır. ve hatta parantez içi eklemeler bazen yanılmalara neden olmaktadır. Maalesef, internette uzunca zaman da Işık tercümesi cari olmuş, Mektubat müzakerelerinde tam netice alınamamasında bu tercümenin de etkisi olmuştur.

    Merve, Yasin, Akçiçek tercümelerini tavsiye ederiz mesela...

    Öncelikle ciddi yanlışlıklar içermeyen bir Mektubat elde ediniz. Okuyunuz. Sonra bir karara varınız ki yanlışlık yapmayasınız.

    (Mesela alıntıladığınız kısımlar H. H. Işık tercümesindendir. Bize sorarsanız: 3 farklı tercümesinden kıyaslayarak okuyoruz. Karşılaştırıyoruz. Ayrıca Arapça tercümesini de bulunduruyoruz. Kimi müphem görünen paragraflarda Arapça bilenlere göstererek danışıyoruz. Sorun yok elhamdulillah.)

    Ayrıca bu forumda da yazan 2-3 kardeşimiz Mektubat'ı baştan aşağıya tarayıp bizimle paylaşacaklardı. 3-4 yıldır kendilerinden ses yok.

    Fi emanillah. Dua ediniz.

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tasavvuf yolu, her hâlükârda aşk yolu mudur?
    By YİĞİDO in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.10.11, 12:15
  2. İMAM RABBANİ Kuddise Sirruh
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.01.09, 18:10
  3. Anlaşmanin Yolu
    By ayine-i samed in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 14.12.08, 19:30
  4. İşaret Levhaları: Yolu Bilmek İçin mi, Yolu Yürümek İçin mi?
    By Manâ in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.06.08, 05:53
  5. İmam Hatiplilere Üniversite Yolu
    By sessizciglik in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.11.07, 14:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0