+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Cevşen'e Nasıl Muhatap Olmalı?

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    RESUL-? EKREM’?N (A.S.M.) küçük torunu Hz. Hüseyin’in (r.a.) oğlu, Hz. Ali ve Hz. Fât?ma’n?n (r.a.) torunu olan; hayat?n? Rabbine hakk?yla kul olma esas? üzere kurmas?na mukabil ümmet taraf?ndan ‘es-Seccâd,’ yani çok secde eden lakâb?yla an?lan, ‘âbidlerin süsü’ ?mam Zeynelâbidîn’in rivayetine göre, Cevşenü’l-Kebîr, Hz. Peygamber’e bir gazve esnas?nda Cebrail’in getirdiği kudsî bir münacatt?r. Cebrail, Peygamber’e Cevşen’i sunduğunda, "Z?rh? ç?kar, bunu al" demiştir.

    Rabbimizin binbir ismiyle an?ld?ğ? bu kudsî münacat, ne yaz?k ki, Sünnî-Şiî çekişmeleri yüzünden neredeyse bin küsur y?l, Sünnî müslümanlar?n uzağ?nda kalm?ş durumdad?r. As?rlard?r Şîa’n?n imanî taliminde önemli bir yer tutan bu nebevî hediye, art?k, Said Nursî’nin k?s?r bir çekişmeyi aşan hikmetli ve engin vizyonuyla nihayet nüfuz ettiği Ehl-i Sünnet’i de kudsî mânâlar?ndan istifadeye çağ?rmaktad?r.

    Fakat ne fecî bir hal ki, as?rlar boyu kaç?r?lm?ş bir f?rsat, ucuz ve basit tav?rlarla, bir kez daha kaç?p gitme tehlikesiyle yüzyüze durmaktad?r.

    Bu tehlikenin en kritik noktas?n? ise, san?r?m, "Z?rh? ç?kar, bunu al" rivayeti oluşturmaktad?r.

    Bu sözden hareketle, bir esmâ-i hüsnâ manzumesi olan Cevşen, ucuz bir sigorta malzemesine dönüştürülmektedir.

    Çok kereler olduğu gibi, bir kez daha, kudsî bir hakikat, basit ak?llar?n elinde ‘çok ucuza’ sat?l?r haldedir. Heder edilmektedir.

    Cevşenü’l-Kebîr, bugün, Hafîz ve Kerîm olan bir Kadîr-i Mutlak’?n h?fz ve himayesini unuturcas?na âdeta yang?n, kaza ve sair belalar?n ‘sigorta’s? k?l?n?r ve sözkonusu rivayet bunun ç?k?ş noktas? yap?l?r iken, bu rivayetin as?l murad?n? aç?ğa ç?karacak en basit sorular ve muhakemeler bile esirgenmektedir.

    Meselâ, Cevşenü’l-Kebîr adl?, baştan sonra binbir ismiyle Rabbimize niyaz edilen, eşsiz bir tefekkür ve tezekkür manzumesi olan kudsî münacata mazhar olduktan sonra, Resul-i Ekrem (a.s.m.) ne yapm?şt?r? En başta, Cevşen, bir kez olsun aç?l?p okunmas?n? imkâns?z k?lan deri veya metal mahfazalar içinde mi ona gelmiştir; yoksa kalbe ilka edilen kudsî mânâlar olarak m?? Resul-i Ekrem (a.s.m.) onu boynuna asarak m? yan?nda taş?m?şt?r, mânâlar?n? kalb ve dimağ?na yazarak m?? Hem, Resul-i Ekrem (a.s.m.) Cevşen’in Cibril (a.s.) taraf?ndan kendisine sunulmas?ndan sonra, gazvelere ç?karken art?k ne z?rh, ne silah almay?p "Bu Cevşen bana yeter" mi demiştir?

    Bu sorular?n cevab?n?n ne olduğunu, siyer kitaplar?ndan kolayl?kla öğreniyoruz. Öncelikle, Cevşenü’l-Kebîr, o ümmî Nebî’ye (a.s.m.) yaz?l? veya bas?l? bir kitap olarak gelmemiştir. Resul-i Ekrem de, bir kul olarak üstelik, her hareketi ‘en güzel örnek’ diye kaydedilip as?rlar boyu izlenecek bir güzel kul olarak z?rh? kuşanma gibi, bir kulun sebepler dairesinde ifa etmesi gereken vazifeleri ihmal etmemiştir.

    O halde Cebrail’in "Z?rh? ç?kar, bunu al" sözündeki as?l murad nedir?

    Cevşenü’l-Kebîr’i okurken, insan, bu murad?n ipuçlar?n?, idrakinin elverdiği ölçüde kavramaya başlamaktad?r.

    Bu kudsî münacat, her noktadaki acz ve ihtiyac?m?z karş?s?nda, s?ğ?nma ve başvuru adresi olarak, yaln?zca Rabbü’l-âlemîn’i gösterir. Kendimizin yan?s?ra sair sebeplerin, yani tüm mahluklar?n acizlik ve zay?fl?ğ?n? gözler önüne sererek, bizi, başvurumuza cevap vermeye muktedir doğru adrese sevkeder. Herşeyin O’nun kudret, ilim ve iradesiyle olduğunu; O dilemezse, tüm dünya lehimize gözükse bile bunun bir işe yaramayacağ?n? bildirir.

    O kudsî münacat? okurken, hissederiz ki, biz kendiliğimizden burada değiliz. Tesadüfen de burada değiliz. Hayy-? Kayyum, Faalün limâ yürid, Cemîl-i Zülcelâl olan bir Zât-? Ehad-? Samed’in sanat?y?z. Ve O’nun izin ve kudretiyle yaş?yoruz. Bizi yaşatan, yediğimiz ekmek, içtiğimiz su değil. Keza, z?rh giydiğimiz için savaşta ölmekten kurtuluyor değiliz. Sebepler dairesinde dergâh-? ilahînin kap?s?n? çalma anlam?na gelen fiilî dualarda bulunuruz; ama sonucu, o sebepler perdesinin arkas?nda işgören Müsebbibü’l-Esbab verir. Hayat?m?z? devam ettiren de O’dur; midemizi doyuran da. Kalbimize iman ve ubudiyet gibi manevî g?dalar veren de O’dur; düşmanlar?m?z ve musibetler karş?s?nda bizi koruyan da...

    K?sacas?, z?rh giydiğimiz için ölmüyor değiliz. Z?rh? giyerek yapt?ğ?m?z duaya mukabil, Rabbimiz bizi muhafaza buyurduğu için oklardan ve m?zraklardan azadeyiz.

    Cebrail aleyhisselâm, Resul-i Ekrem’e (a.s.m.) Cevşen’in makam?n?, önemini ve muhtevas?n? belirten o sözü söylerken, asl?nda tüm ümmete bu mesaj? iletmiştir. Bu söz, Cevşen’i hakk?yla okuyun; ve, hadsiz tehlikeler, hastal?klar ve felâketler karş?s?nda merciinizin yaln?z ve yaln?z Rabb-? Rahîm ve Kadîr-i Hakîm olduğunu derkedin, demektedir. Böylece, sebepleri merci tan?maktan; merci bildiğiniz o sebeplerin acizliği ve yetersizliği karş?s?nda aklen, kalben ve ruhen kahrolmaktan kurtulun, demektedir. ?htiyaçlar?n?za karş? meded, düşmanlar?m?za karş? dayanak noktas? olarak O size yeter; Cevşen işte bunu belletir, mesaj?n? vermektedir.

    Yoksa, Cevşen hiç okunmadan, mânâlar? hiç tefekkür ve tezekkür edilmeden saklan?rsa, Rabbimiz bizi gene de korur her daim korumaktad?r zaten. Her saniye bir kanser hücresinin var olduğu bir bedene; her dakika bir mikrobun içeri girdiği bir vücuda sahip olan bizleri, lenfosit, eritrosit, trombosit.. gibi miniminnac?k maddeleri istihdam ederek koruyagelmiş, bu yaşa kadar yaşatm?şt?r meselâ. Ama bize doğru adresi gösterip şirk ve esbab çukurlar?ndan uzak tutan eşsiz bir kudsî münacat?n tan?tt?ğ? Rabb-? Rahîm’den değil, o münacat?n kendi ‘nesne’sinden medet umuluyorsa, en başta Cevşen’in ders verdiği en birinci hakikat çiğnenmiş olmaktad?r. Bâki bir hayat?n önsözü olacak imanî bir şuurun mübelliği olan o p?rlanta, üç günlük dünya hayat? için sarfedilip heba olunmaktad?r.

    Oysa o ilahî hediye, Rabbimizi binbir ismiyle tan?y?p yaln?z ve ancak O’na yönelerek şu dünya hayat?n? ebedî bir cennetin giriş kap?s? k?lmay? öğretmektedir.

    Metin KARABAŞOĞLU


    http://www.karakalem.net/?article=454&auto=1951n&display=true
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 00:23 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Gayyur mardynli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Mardin
    Mesajlar
    129

    Standart

    Yaz? Çok güzel bizimle paylaşt?ğ?n için sağol kardeş
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 00:23 ) değiştirilmiştir.
    Ey kendini insan bilen insan! kendini oku. yoksa, hayvan ve camid hükmünde insan olmak ihtimali var.

  3. #3
    Dost nurcu_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Elazýð
    Mesajlar
    2

    Standart

    okuyarak
    yusuf_ismail_uçar

  4. #4
    Pürheves mirza-bey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    187

    Standart

    okuyarak ve eğer yazma kabiliyeti varsa yazarak...

  5. #5
    Gayyur hasretdenizi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    137

    Standart

    ALLAH raz? olsun eline yüreğine sağl?k
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 00:23 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Pürheves arayis_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    162

    Standart

    ALLAH raz? olsun
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Pürheves yagmur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    211

    Standart

    Bir Nûr Talebesinin iki kanad? var. biri mücâhede, diğeri ubûdiyet. Mâtlûb olan?, ikisini denk tutmakt?r. Enâniyetini tam eritmeyende çeşm-i basiret aç?lmaz, sadr-? şifâ hâs?l olmaz. Gönül ikliminde ebedi inşirâh ve ferâh hâs?l olmaz..Böylece Risale-i Nur okumalar? Cevşen-i Kebirdeki virdlerler desteklenmiş olur .iki kanattan kasd?m?zda budur.Bu virdler hakiki Nur Talebesinin vas?flar?ndan olup bu zamandaki örneğimiz olan Üstad?n hayat?n?n her an?nda vard?r.Ahirzaman fitnelerinden muhafazam?z için Sekine s?ğ?nag?m?z ve diğer virdler şevk kanatlar?m?zd?r.Hergün risalesini okuyup virdlerini takip eden bir talebe hizmet aşkyla yanar tutuşur vesselam
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Düğünlerimiz Nasıl Olmalı
    By *SAHRA* in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.06.14, 14:22
  2. Sizce Sabır Nasıl Olmalı, Nasıl Sabretmeliyiz?
    By VbDeSTabe in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 88
    Son Mesaj: 31.07.12, 17:23
  3. Kadın Nasıl Olmalı?
    By Müellif-e in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.09.08, 12:33
  4. Hal Nasıl Olmalı?
    By zerre06 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 14.12.07, 11:36
  5. Cevşene Nasıl Muhatap Olmalı?
    By elff in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.08.06, 10:21

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0