+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 16 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 160
Like Tree38Beğeni

Konu: Gençleri Vakıf Olmaya Zorlamak Doğrumu...?

  1. #1
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart Gençleri Vakıf Olmaya Zorlamak Doğrumu...?

    Bu konuyu açmamın sebebi sadece merak ettiğim ve bilgisi olan kardeşlerden öğrenmek istediğim içindir...İnşallah kimse yanlış anlamaz ve yine tartışma ortamı oluşmaz...Sorum şudur dün bir konuda bir kardeşimiz ne kadar ciddi ne kadar şaka olduğunu bilmiyorum ama merakımı celbetti...Kardeşimiz diyo abilerin vakıflık tahşidatından kurtulursam evlenirim.Gençleri vakıflığa zorlamak ne kadar doğru bunu öğrenmek istiyorum...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Biliyorsunuz asr-ı saadet islam tarihinin merkezinde bir daire gibidir.Her zamana ve asra bakan vechesi ve izdüşümü olmalıdır.Çünkü zaman bir hat üzerinde hareket etmez.Senevi daire gibidir.

    İşte her bir asrın merkezindeki daire asr-ı saadet dairesidir.Asr-ı saadet dairesinde yaşanan her bir hadise diğer asırlara simetri olarak yansır.Olaylar benzer şahıslar farklıdır.O halde asr-ı saadet dairesinde karşılaşılan sıkıntılar hangi yol ve metod ile çözülmüş ise diğer asırlar da aynı yol ve metodla sıkıntılarını çözmelidir.Çünkü asr- saadetin çıkışı nefsi ve hissi değil vahyidir.Öyleyse sünetullah her asırda caridir.Çünkü sünnet Kur'anın hayata şamil olan ihyasıdır.Bu nedenle de müslümanların problemlerinin çıkışı ve çözümü sünnetin tatbikatındadır.Sünnetten başka yollar nefsi ve vehmidir,varılacak sonuç ise çıkmaz sokak olacaktır.

    Öyleyse her meselemize sünnetten bir izdüşüm ve yol bulmalıyız.Vakıflık meselesi için de asr-ı saadetten delil getirebiliriz.Mesela,ashab-ı suffe.Suffe mescidinde ikameti sağlanan ve sadece ilme ve Kur'ana kendilerini vakfeden suffa ashabı bekardırlar.Bütün giderlerini Efendimiz(asm) ve ashab karşılarlar.Onlar evlenmez ve başka bir işle de iştigal etmezler.Sadece ilim ve irşad ile vazifelidirler.Kendilerimi bu vazifeye vakfetmişlerdir.Allah rızası için gönüllü çalışırlar.

    Şimdi asr-ı saadetten günümüze bu müessese gönüllülük esasına bağlı olarak yansımış ve Risale-i Nur mesleğinde makes bulmuştur.Çünkü "Risale-i Nur mesleği sahabe mesleğinin bu asırda bir cilvesi ve yansımasıdır."

    Ne mutlu ashab-ı suffalara benzeyenlere ve benzemeye çalışanlara.Ne mutlu sahabe mesleğine dahil olanlara ve o meslek ile asr-ı saadetin halleriyle hallenmeye çalışanlara.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    bu iş gönül işiyse ki öyledir... ve bu işi sırf başkaları zorluyor diye yapan zaten görevini hakkıyla yrine getiremez sadece isman o sıfatı taşır dolayısıyla başkalarını zorlamak tabiki yanlıştır ve fayda yerine zarar getirir... ama yönlendirmek ve teşvik etmek veya artılarını ortaya koyarak gayrete getirmek ayrı bişeydir... vakıflık o kadar bedel isteyen zor bir görevdir ki birinin bunu isteksiz yapabilmesine zaten olanak yoktur... varsa böyle biri fazla zaman harcamadan normal hayatına dönsün zira eninide sonunda bırakacaktır zaten...
    Bekir Dulgeroglu bunu beğendi.

  4. #4
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Biliyorsunuz asr-ı saadet islam tarihinin merkezinde bir daire gibidir.Her zamana ve asra bakan vechesi ve izdüşümü olmalıdır.Çünkü zaman bir hat üzerinde hareket etmez.Senevi daire gibidir.

    İşte her bir asrın merkezindeki daire asr-ı saadet dairesidir.Asr-ı saadet dairesinde yaşanan her bir hadise diğer asırlara simetri olarak yansır.Olaylar benzer şahıslar farklıdır.O halde asr-ı saadet dairesinde karşılaşılan sıkıntılar hangi yol ve metod ile çözülmüş ise diğer asırlar da aynı yol ve metodla sıkıntılarını çözmelidir.Çünkü asr- saadetin çıkışı nefsi ve hissi değil vahyidir.Öyleyse sünetullah her asırda caridir.Çünkü sünnet Kur'anın hayata şamil olan ihyasıdır.Bu nedenle de müslümanların problemlerinin çıkışı ve çözümü sünnetin tatbikatındadır.Sünnetten başka yollar nefsi ve vehmidir,varılacak sonuç ise çıkmaz sokak olacaktır.

    Öyleyse her meselemize sünnetten bir izdüşüm ve yol bulmalıyız.Vakıflık meselesi için de asr-ı saadetten delil getirebiliriz.Mesela,ashab-ı suffe.Suffe mescidinde ikameti sağlanan ve sadece ilme ve Kur'ana kendilerini vakfeden suffa ashabı bekardırlar.Bütün giderlerini Efendimiz(asm) ve ashab karşılarlar.Onlar evlenmez ve başka bir işle de iştigal etmezler.Sadece ilim ve irşad ile vazifelidirler.Kendilerimi bu vazifeye vakfetmişlerdir.Allah rızası için gönüllü çalışırlar.

    Şimdi asr-ı saadetten günümüze bu müessese gönüllülük esasına bağlı olarak yansımış ve Risale-i Nur mesleğinde makes bulmuştur.Çünkü "Risale-i Nur mesleği sahabe mesleğinin bu asırda bir cilvesi ve yansımasıdır."

    Ne mutlu ashab-ı suffalara benzeyenlere ve benzemeye çalışanlara.Ne mutlu sahabe mesleğine dahil olanlara ve o meslek ile asr-ı saadetin halleriyle hallenmeye çalışanlara.
    Allah razı olsun abi aydınlattığınız için ama ashab-ı suffa hepimizin bildiği gibi büyük bir zevk ve şevkle görevlerini yerine getiriyorlardı ve içinde bulundukları durumdan hoşnutlardı...Benim öğrenmek istediğim abilerin gençlere vakıf olmaları yönünde yaptıkları baskılar doğrumudur...?Birde mesela kimisi vakıf olmak yolunda ilerliyor daha sonrada yapamayıp tekrar içtimai hayata giriyor bunun hükmü nedir...?




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Vakıflık elbbette ki gönüllülük isteyen bir haldir.Zoraki olacak bir durum kesinlikle değildir.Eğer zorlama varsa aksül amel olur ve sırr-ı ihlasa da uygun olmaz kanaatindeyim.

    Risale-i Nur hizmetinin esası ihlas sırrına dayanır.Eğer bir hizmette bu sır yoksa zaten o hizmet arzi olur.Hizmetteki makbuliyet ihlas sırrı iledir.İhlas da ise sadece Allah rızası esastır.

    Madem bu zamanda sadece Allah rızası için vakıf olmanın asr-ı saadetten bir hissesi ve izdüşümü var.O halde bu hizmette vakıf olanların bu ruh ile vakıf olmaları gerekir.Yoksa yanlış olur düşüncesindeyim.Hem Üstadımız bütün talebelerini vakıf olmaya zorlamamıştır.Ancak Risale-i Nura talebe olanlara da şu sahiplenme vazifesini vermiştir."Talebeliğin hâssası ve şartı şudur ki: Sözler'i kendi malı ve te'lifi gibi hissedip sahib çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini, onun neşir ve hizmeti bilsin.(Yirmi Altıncı Mektup )"

    O zaman şöle diyelim.Risale-i Nur dairesi mütedahil daireler misüllüdür."Risale-i Nur, bir daire değil; mutedahil daireler gibi tabakatı var. Erkânlar ve sahipler ve haslar ve nâşirler ve talebeler ve taraftarlar gibi tabakatları var. (Kastamonıu Lâhikası - Mektup No: 162 )"

    Üstad Hazretleri vakıflıkla şöyle bir izah yapıyor ve önemli düsturlar sunuyor.Birlikte okuyalım.

    "Ve kaç senedir benim yaptığım gibi, benim mânevî evlâtlarım, benim vereselerim aynen öyle yapmak vasiyet ediyorum. İnşaallah tam Risale-i Nur intişara başlasa, o sermaye şimdiki fedakâr, kendini Risale-i Nur'a vakfeden şakirtlerden çok ziyade fedakâr talebelere kâfi gelecek ve mânevî Medresetü'z-Zehra ve medrese-i Nuriye çok yerlerde açılacak, benim bedelime bu hakikate, bu hale mânevî evlatlarım ve has ve fedakâr hizmetkârlarım ve Nura kendini vakfeden kahraman ve herkesçe malûm kardeşlerim ..."(Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 145 )

    "Bütün hayatını, fîsebilillâh Kur'ân'a, İslâmiyete, Sünnet-i Seniyenin ihyasına hasr ve vakfeden bu fedakâr-ı İslâm...(Tarihçe-i Hayat - İlk Hayatı )"

    "Evet, hem yirmi beş seneden beri Risale-i Nur'la imân hizmetine, bütün varlığını vakfeden ve şimdiye kadar "gaddar din düşmanlarının" çok defalar tecâvüz ve taarruzuna ve taharriyata mâruz kaldığı halde, yirmi beş senedir inziva içinde, Risale-i Nur'un nâşirliğini yapan Nur kahramanları ağabeylerimiz, bizlere birer nümune-i imtisal olan, imân ve İslâmiyet fedâileridir.(Konferans )"

    "Evet, şiddet-i fakr ve istiğna ile hediye almamakla beraber, Cenab-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, yasak olmayan daktilo makinesiyle intişar eden Risale-i Nur'un verdiği sermaye ile, şimdi mânevî Medresetü'z-Zehranın dört beş vilâyetinde hayatını Risale-i Nur'a vakfeden ve nafakasına çalışmaya zaman bulamayan fedakâr Nur talebelerinin tayınatına acip bir bereketle kâfi gelen ve Nur nüshalarının fiyatı olan o mübarek sermayeyi ben öldükten sonra da o hâlis, fedakâr kardeşlerime vasiyet ediyorum ki, altmış yetmiş sene evvelki kaidemi yetmiş sene sonraki şimdiki düsturlarıma aynen tatbik etsinler. İnşaallah Risale-i Nur'un tab' serbestiyeti olsa, o düstur daha fazla inkişaf eder.(Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 136 )"
    Konu Abdulbaki tarafından (17.02.09 Saat 11:29 ) değiştirilmiştir.
    vuslatt ve Bekir Dulgeroglu bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    o keçeli muhtemelen latife yapmıştır...




    "Allah bir kulunu sevdiği vakit onu Zat-ı Uluhiyetine hizmet etmek için seçer.Onu kadınla ve evlat ile meşgul ettirmez" (deylemi)
    hadisine mazhar olmuş olan vakıf abilerimizin yaptığı teşvikleri "zorlama"
    olarak değerlendirmemek lazım.

    vakıflık fedakarlık ister.sadece zamanını ve şehvetini değil-şener abinin tabiriyle- rahatını,hissiyatını ve hatta izzetini feda etmek...bu şuurda olmayan birisinin vakıflık yapamayacağı kanaatindeyim.

    zira üstadımızın tabiriyle "nur talebesi mürid değil,muraddır." yani onlar seçilmişler.bu sır Mehdinin(a.s) özel ordusu olan vakıflarda daha bariz görülmektedir...
    abilerimiz elbette bunun farkındalar ve onların yaptıkları teşvik ederek akla kapı açmak ve dua etmek..ötesi değil.zira bu dehşetli zamanda böyle fedakar nur talebelerine ihtiyaç şedit...

    ifade etmek isterim ki;
    Eğer biz vakıflığın hakiki manasını anlayabilseydik gece gündüz gözyaşları içinde vakıflık şerefine nail olmayı Cenab-ı Hak tan isteyecektik...
    Bekir Dulgeroglu bunu beğendi.
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  7. #7
    Ehil Üye BED_RA_KA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    MARMARİS
    Mesajlar
    1.200

    Standart



    vakıflık için kim kimi zorlamş ki

    vakıflık bambaşka bişey
    istenilmez belki verilir

    ama istenilmezse de verilmez yani !!
    mutenevvir bunu beğendi.
    hepsi geçici , hizmet kalıcı
    hepsi anlık , hizmet ömür boyu
    hepsi çocukça , hizmet mertce
    hepsi öylesine , hizmet ölesiye
    --------İNŞALLAH--------



  8. #8
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Allah razı olsun gayet açık bir şekilde izah etmişsiniz...
    Ama şunuda öğrenmek istiyorum vakıflık sadece bekar kalma anlamına mevzi bir müessesemidir?




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  9. #9
    Ehil Üye BED_RA_KA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    MARMARİS
    Mesajlar
    1.200

    Standart

    Alıntı Hüve-l Ahsen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun gayet açık bir şekilde izah etmişsiniz...
    Ama şunuda öğrenmek istiyorum vakıflık sadece bekar kalma anlamına mevzi bir müessesemidir?
    elbette ki hayır
    hatta vakıflar genelde evli oluyor !!!

    ama iç vakıfların haliyle ((yatılı oldugu için )) bekar olması lazım

    ki evlilik de hizmet noktasında hiç demek degildir

    belki de başka inkişaflar olur

    ama bekarken edilen hizmet bambaşka her noktada özgür
    hepsi geçici , hizmet kalıcı
    hepsi anlık , hizmet ömür boyu
    hepsi çocukça , hizmet mertce
    hepsi öylesine , hizmet ölesiye
    --------İNŞALLAH--------



  10. #10
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    Alıntı Hüve-l Ahsen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun gayet açık bir şekilde izah etmişsiniz...
    Ama şunuda öğrenmek istiyorum vakıflık sadece bekar kalma anlamına mevzi bir müessesemidir?

    bizim kastettiğimiz vakıflık tüm hayatını,şehvetini,hissiyatını,rahatını,izzetini.. . vakfetmek..tüm hayatını hizmete proğramlamak...abilerin teşvik ettiği vakıflık öncelikle bu anlamdaki vakıflık.Hatta nur talebelerini vakıflığa en çok teşvik eden abilerden birisi olan Bayram Yüksel,abi evlendikten sonra "Allah ım bana çocuk verme,taa ki vakıflara olan sevgim,şefkatimde bi azalma olmasın"diye dua etmiş...bu gibi teşvikler çok.

    ama bir insan mesala maaşının belli bir kısmını,evini,yazlığını veya arabasını... hizmete vakfedebilir...veya çok sevdiğim bir öğretmen abimiz gibi haftanın her günü bir derse gitmek suretiyle zamanının ehemmiyetli kısmını vakfedebilir...
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Vakıf olmak
    By mutenevvir in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 20.12.16, 21:49
  2. Osmanlı Vakıf Medeniyeti..
    By gamze-i_dilruzum in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.11.12, 21:57
  3. Vakıf İsimleri Duyanları Şaşkına Çeviriyor...
    By İsRa_ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.08, 11:55
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.07.07, 13:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0