Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 24 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 233

Konu: Nurculukla Tarikatçılık Birbiriyle Kesişmez

  1. #1
    Vefakar Üye Hakkâni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    Alemi Lahut
    Mesajlar
    515

    Standart Nurculukla Tarikatçılık Birbiriyle Kesişmez

    Benim kardeşim Mustafa E. hizmet içinde bir yurtta belletmenlik görevi alacak kadar yükselmiş, Risale-i Nur yoluna, Üstadına, Hocasına canını verecek kadarda samimi idi.

    Ne varki yaz tatillerinde evde abisiyle buluştukça bu konuları konuşuyor ve tartışıyordu. Kimsenin zorlamasıyla değil kendi iradesiyle bir gün Nakşibendi Şeyhinden tarikat dersi almak istedi. Konuyu abisiyle görüştü ve bazı tereddütlerini dile getirdi, diyordu : Abi tarikat dersi alırım ama asla Nurları bırakmam okurum. Abisi dedi tarikatımızda Risale-i Nur okumak aykırı bir davranış değildir. ve İstihare etti. Rüyasında bir sandalda deniz üzerinde Ali Haydar Efendi den ders aldığını görüyordu..

    Kanaati pekişti ve fatihte bulunan Şeyh Efendiden ders aldı. Onu tarikata sevken amilleri anlatırken dedikleri içinde: Abi sen sabahları namazdan sonra yatmıyor ve bir saat kıbleye dönük oturup Allahı zikrediyordun ya sana çok imreniyordum..

    Benim kendi kanaatim Üstad hazretlerini tedkik ettiğim kadarıyla islam içinde var olan dairelerden Tarikat en merkezde olan dairedir. Nurculuk onu kuşatır bu anlamda daha geniştir, Ehli Sünnet daireside Nurculuğu kuşatır İslam ise en büyük ve en son daire-i nuraniyedir. bunda gerisi küfür ve şirk ve zulmettir. Öyleyse Mustafa bu hareketiyle tenezzül değil terakki etmiştir.

    Bu durumda Üstadın değerlendirmesine göre her ehli tarik aynı zamanda nurcudur, olmalıdır ama tersi değil. Tarikatı Nurculukla kıyaslayıp birbirine zıt ve muhalif gösterenler işin hakikatını fehmetmemiş hodbinleridr.

    Bu husustaki mütalalarımı ilerde yine bu babta inşaAllah aktaracağım.

  2. #2
    Vefakar Üye muhayrık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    351

    Standart

    Cenâb-ı Hakka vâsıl olacak tarîkler pek çoktur. Bütün hak tarîkler Kur'ân'dan alınmıştır. Fakat tarîkatlerin bâzısı bâzısından daha kısa, daha selâmetli, daha umumiyetli oluyor.

    O tarîkler içinde, kâsır fehmimle Kur'ân'dan istifade ettiğim acz ve fakr ve şefkat ve tefekkür tarîkıdır.


    Evet, acz dahi, aşk gibi, belki daha eslem bir tarîktir ki, ubûdiyet tarîkıyla mahbubiyete kadar gider. Fakr dahi Rahmân ismine îsâl eder. Hem şefkat dahi, aşk gibi, belki daha keskin ve daha geniş bir tarîktir ki, Rahîm ismine îsâl eder. Hem tefekkür dahi, aşk gibi, belki daha zengin, daha parlak, daha geniş bir tarîktir ki, Hakîm ismine îsâl eder.

    Şu tarîk, hafî tarîkler misillü, "letâif-i aşere" gibi on hatve değil; ve tarîk-ı cehriye gibi "nüfûs-u seb'a," yedi mertebeye atılan adımlar değil; belki Dört Hatveden ibârettir. Tarîkatten ziyâde hakikattir, şeriattır. Yanlış anlaşılmasın; acz ve fakr ve kusurunu Cenâb-ı Hakka karşı görmek demektir. Yoksa onları yapmak veya halka göstermek demek değildir.

    Şu kısa tarîkın evrâdı, ittibâ-ı sünnettir; ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir. Ve bilhassa, namazı tâdil-i erkân ile kılmak, namazın arkasındaki tesbihâtı yapmaktır. sözler
    " Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. yoksa davet bid'attır, reddedilir..." Bediüzzaman

  3. #3
    Vefakar Üye muhayrık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    351

    Standart

    Nur dairesi hakîkat mesleğinde gidip, tarîkatlerin faydasını temin eder. emirdağ lahikası
    " Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. yoksa davet bid'attır, reddedilir..." Bediüzzaman

  4. #4
    Vefakar Üye Hakkâni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    Alemi Lahut
    Mesajlar
    515

    Standart

    "Zaman tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır."Bu söze getirilen şerh, şu şekildedir: “... Şimdiye kadar ben yalnız iman hakikatını düşünüp ‘Tarikat zamanı değil, bid’alar mani oluyor’ dedim. Fakat şimdi, sünnet-i Peygamberî dairesinde bütün on iki büyük tarikatın hülâsası olan ve tariklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi. Hem ehl-i tarikatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlup olamıyor...”

    Emirdağ lahikası





  5. #5
    Gayyur nuravza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Mesajlar
    82

    Standart

    Allah razı olsun inş.
    Anlatamadıgım birseyler var hep sonbahara bıraktıgım..
    ucurumun kenarına gelince kırılıyor kanatlarım..

  6. #6
    Gayyur hamido 33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    127

    Standart

    hakkani kardeş bu konuyu açıpta bizleri bilgilendirdiğin için size çok teşekkür ediyorum.kafamdaki soru işaretini cevapladınızya allah sizden razı olsun. bende anlattığınız kardeşimiz gibi tereddütteydim sağolun.
    karanlık kabirde bir gün yalnız kalacağın hiç aklına gelmez mi?

  7. #7
    Vefakar Üye Sağ Yolun Yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    Bazen Giresun; Bazen Manisa
    Mesajlar
    484

    Standart

    Bir düstur


    Risale-i Nur talebeleri, Risale-i Nur'un dâiresi hâricinde nur aramamalı ve aramaz.Eğer ararsa,Risale-i Nur'un penceresinden ışık veren mânevî güneşe bedel bir lâmbayı bulur, belki güneşi kaybeder.


    Hem Risale-i Nur'un dâiresindeki hâlis, pek kuvvetli ve her ferdine çok ruhları kazandıran ve Sahâbenin sırr-ı verâset-i Nübüvvetle meşreb-i uhuvvetkârânesini gösteren "meşreb-i hıllet ve meslek-i uhuvvet" ise, hâriç dâirelerde o pedere ve o mürşide üç cihetle zarar vermek suretiyle, bir pederi aramaya ihtiyaç bırakmaz; birtek peder yerine, pek çok ağabeyi buldurur. Elbette büyük kardeşlerin müteaddit şefkatleri, bir pederin şefkatini hiçe indirir.


    ***Dâireye girmeden evvel bulduğu şeyhi, her fert o şeyhini, mürşidini, dâirede dahi muhâfaza edebilir. Fakat şeyhi olmayan, dâireye girdikten sonra, ancak dâire içinde mürşid arayabilir.***



    Hem Risaletü'n-Nur'un velâyet-i kübrâ olan sırr-ı verâset-i Nübüvvet feyzini veren ders-i hakâik dâiresindeki ilm-i hakikat dahi dâire hâricindeki tarikatlere ihtiyaç bırakmaz.

    Meğer tarikati yanlış anlayıp, güzel rüyalar, hayaller, nur ve zevklere müptelâ ve âhiret faziletinden ayrı olan dünyevî ve hevesî zevkleri arzulayan ve merciiyet makamını isteyen nefisperestler ola...


    Bu dünya dârü'l-hizmettir; külfet ve meşakkat ile ücret ölçülür-dârü'l-mükâfat değil. Onun içindir ki, ehl-i hakikat keşif ve kerâmetlerdeki ezvâk ve envâra ehemmiyet vermiyorlar. Belki bazan kaçıyorlar, setrini istiyorlar.


    Hem Risale-i Nur'un dâiresi çok geniştir; şâkirtleri pek çoktur. Hârice kaçanları aramaz, ehemmiyet vermez, belki daha içine almaz. Her insanda bir kalp var. Bir kalp ise, hem dâirede, hem hâriçte olamaz.


    Hem hâriçteki irşâda hevesli zâtlar, Risale-i Nur'un şâkirtleriyle meşgul olmamalı. Çünkü üç cihetle zarar görmeleri muhtemeldir.

    Takvâ dâiresindeki talebeler irşâda muhtaç olmadıkları gibi, hâriçte kesretli namazsızlar var. Onları bırakıp bunlarla meşgul olmak irşad değildir.



    Eğer bu şâkirtleri severse, evvelâ dâire içine girsin, o şâkirtlere peder değil, belki kardeş olsun-fazileti ziyade ise ağabeyleri olsun.


    Hem bu hâdisede göründü ki, Risale-i Nur'a intisâbın çok ehemmiyeti var ve çok pahalı düştü. Ve buna bu fiyatı veren ve o yolda bütün âlem-i İslâm nâmına dinsizliğe karşı mücâhede vaziyetini alan aklı başında bir adam, o elmas gibi mesleği terk edip başka mesleklere giremez.


    (LATİF NÜKTELER)




    Üstad bize söz bırakmamış....

    Ey nefsim! Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.


  8. #8
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Alıntı Sağ Yolun Yolcusu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Bir düstur


    Risale-i Nur talebeleri, Risale-i Nur'un dâiresi hâricinde nur aramamalı ve aramaz.Eğer ararsa,Risale-i Nur'un penceresinden ışık veren mânevî güneşe bedel bir lâmbayı bulur, belki güneşi kaybeder.


    Hem Risale-i Nur'un dâiresindeki hâlis, pek kuvvetli ve her ferdine çok ruhları kazandıran ve Sahâbenin sırr-ı verâset-i Nübüvvetle meşreb-i uhuvvetkârânesini gösteren "meşreb-i hıllet ve meslek-i uhuvvet" ise, hâriç dâirelerde o pedere ve o mürşide üç cihetle zarar vermek suretiyle, bir pederi aramaya ihtiyaç bırakmaz; birtek peder yerine, pek çok ağabeyi buldurur. Elbette büyük kardeşlerin müteaddit şefkatleri, bir pederin şefkatini hiçe indirir.


    ***Dâireye girmeden evvel bulduğu şeyhi, her fert o şeyhini, mürşidini, dâirede dahi muhâfaza edebilir. Fakat şeyhi olmayan, dâireye girdikten sonra, ancak dâire içinde mürşid arayabilir.***



    Hem Risaletü'n-Nur'un velâyet-i kübrâ olan sırr-ı verâset-i Nübüvvet feyzini veren ders-i hakâik dâiresindeki ilm-i hakikat dahi dâire hâricindeki tarikatlere ihtiyaç bırakmaz.

    Meğer tarikati yanlış anlayıp, güzel rüyalar, hayaller, nur ve zevklere müptelâ ve âhiret faziletinden ayrı olan dünyevî ve hevesî zevkleri arzulayan ve merciiyet makamını isteyen nefisperestler ola...


    Bu dünya dârü'l-hizmettir; külfet ve meşakkat ile ücret ölçülür-dârü'l-mükâfat değil. Onun içindir ki, ehl-i hakikat keşif ve kerâmetlerdeki ezvâk ve envâra ehemmiyet vermiyorlar. Belki bazan kaçıyorlar, setrini istiyorlar.


    Hem Risale-i Nur'un dâiresi çok geniştir; şâkirtleri pek çoktur. Hârice kaçanları aramaz, ehemmiyet vermez, belki daha içine almaz. Her insanda bir kalp var. Bir kalp ise, hem dâirede, hem hâriçte olamaz.


    Hem hâriçteki irşâda hevesli zâtlar, Risale-i Nur'un şâkirtleriyle meşgul olmamalı. Çünkü üç cihetle zarar görmeleri muhtemeldir.

    Takvâ dâiresindeki talebeler irşâda muhtaç olmadıkları gibi, hâriçte kesretli namazsızlar var. Onları bırakıp bunlarla meşgul olmak irşad değildir.



    Eğer bu şâkirtleri severse, evvelâ dâire içine girsin, o şâkirtlere peder değil, belki kardeş olsun-fazileti ziyade ise ağabeyleri olsun.


    Hem bu hâdisede göründü ki, Risale-i Nur'a intisâbın çok ehemmiyeti var ve çok pahalı düştü. Ve buna bu fiyatı veren ve o yolda bütün âlem-i İslâm nâmına dinsizliğe karşı mücâhede vaziyetini alan aklı başında bir adam, o elmas gibi mesleği terk edip başka mesleklere giremez.


    (LATİF NÜKTELER)




    Üstad bize söz bırakmamış....
    Tebrik ederim kardeşim çok güzel özetlemişsiniz.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  9. #9
    Dost zeynelabidin hudabin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    35

    Arrow Tebrik

    Alıntı nurhanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tebrik ederim kardeşim çok güzel özetlemişsiniz.
    Evet ben dahi tebrik ediyorum.Zira nur dairesi haricinde nur aranmaz.Risale-i nur bize kafidir.Zikir açısından da fikir açısından da.
    Haddizatında şu kısa 35 yıllık ömrümün bu daire içinde geçen 15 yılında bilmüşahede gördüm ki dairemize zıt bir vaziyet takınarak tarikatlara intisab edenler içinde bir çoğu sonraki zamanlar içinde dini de dindarlığı da bıraktılar.
    ilk yazıda tarikat sanki nur dairesinin üstünde gibi bir anlayış ortaya konmuş ki asla doğru değildir.En geniş en müstakim daire nur dairesidir.Ancak şu da var ki
    bizim dairemiz en geniş daire olmakla birlikte kimseyi islam ve islami hayat için
    illaki kendi dairemize de zorlamamalıyız.Çünkü bu yol üst yoldur.Bazı fıtratlar ki
    maalesef özellikle okumada tembellik vardır.O fıtratlar için zor yoldur.O yolu (tarikat vb)tercih etmek isteyenlere de o yolu kötülememliyiz, kanaatindeyim.Ta ki
    islamdan da kopmasın.Bir şekilde imanını muhafaza etsinler.
    Son not o rüya meselesi.Rüya ile amel edilmez.

  10. #10
    Vefakar Üye Hakkâni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    Alemi Lahut
    Mesajlar
    515

    Standart

    İşte arkadaşlar bütün bu sözler nükteler, hep Üstadın evvelki beyanlarıdır. Nitekim Emirdağ lahikasından aktardığım kısımdada kendileri bunu ifade ediyorlar..

    Kuranın bazı ayetleri diğerlerini nesh ettiği gibi Risaleye en son ilave edilen Emirdağ lahikasında tarikat tasavvuf lehine itlak edilen beyanat olup bu anlattıklarınızın bazısını nesh etme makamındadır.

    Ve illa Sağ Yolun Yolcusu rumuzlu kardeşin aktardığı ile benim aktardıklarımın arasını telif edemez Risaleyi Nuru kendi içinde çelişen durumuna düşürmüş olursunuz.

    Evet Üstad hazretleri bize size söz bırakmamış sadece derin anlayış ve tefekkuh ile diarayet bırakmış. Risaleyi nuru bulmuş kişi birde zahir Mürşid bulursa Nurun ala Nur olur.

    İçinde dışında durumları için.. eğer benim yazdığım ilk yazım güzel fehmedilirse Hakiki Tarikat ehli hiçbir Mürşidin Nurun dışında olmadığı anlaşılacaktır. Şu halde işkal kalmadi.

    Kardeşim Nuravza ve Kardeşim Hamido33 Allah sizlerden de razı olsun. Ancak belirteyim Mustafanın bu aktardığım gerçekler noktasında hiçbir şüphesi kalmamıştır elhamdüliAllah
    .

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslâmları Birbiriyle Bağlayan İp: "Uhuvvet"
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.05.14, 17:46
  2. İnsanları Birbiriyle Bağlayan İp Uhuvvettir
    By NurTalebesi in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.12.06, 19:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0