+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Nur Talebeliği Merhaleleri:3-SebatDevresi

  1. #1
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart Nur Talebeliği Merhaleleri:3-Sebat Devresi

    Çok değerli ve rahmetli ve aynı zamanda da Üstad'ımızın varis olarak kendisini vazifelendirdiği Ceylan Çalışkan Ağabeyimizin tesbitleri çerçevesinde bir nur talebesinin yaşadığı ve ya yaşayacağı merhaleleri inşallah birlikte nasıl olur neler hissedilir ve nurlarda ne gibi bu merhalelerin akisleri vardır paylaşalım inşallah. İşte üçüncü merhale:


    3- Sebat devresi, tehlikeli olan devredir. Ülfetle kırılarak zuhur eder. Enâniyet ve süflî arzular çok olur. Bu devre, sebat etmekle geçirilmelidir. Gaye, en az zayiatla bu dönemi atlatmaktır. Çünki, irtibatı azalır, içtimâ î mes'eleler aklını kurcalar. Sebat, ancak günahlardan çekilmekle ve Risale-i Nur'un kudsiyetine inançla, Nur'larla meşguliyetle, derslere devamla olur.

    Konu Biz tarafından (03.08.08 Saat 11:49 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Büyük görünme, küçülürsün

    Ey enesi çifteli, kafası da kibirli! Şu mîzanı bilmeli: Her adam için elbet cemiyet-i beşerde, içtimâî binada,

    Görmek görünmek için, şu mertebe denilen bir penceresi var. Ger pencere kâmet-i kıymetinden yüksekse, tekebbürle tetâvül edecek,

    Uzanacak. Ger pencere, kâmet-i himmetinden alçaksa, tevâzuyla tekavvüs edecek, eğilecek.

    Kâmillerde, büyüklük mikyâsıdır küçüklük; nâkıslarda, küçüklük mîzanıdır büyüklük." Lemaat

  3. #3
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Meziyetin varsa hafâ türâbında kalsın; tâ neşv ü nemâ bulsun

    Ey zîhassa-i meşhure! Taayyünle zulmetme. Ger perde-i hafânın altında sen kalırsan, ihvânına verirsin ihsan ve bereketi.

    Herbir ihvânın altında sen çıkması, hem de o sen olması imkân ve ihtimâli, herbirine celb eder bir nazar-ı hürmeti.

    Eğer taayyün edip, perde altından çıksan, mükerrem iken altında, üstünde zâlim olursun. Güneş iken orada, burada gölge edersin,

    İhvânını düşürttürüp hem nazar-ı hürmetten. Demek taayyün ve teşahhus, zâlim birer emirdir. Sahih doğru böyle ise, hem de böyle görürsün.

    Nerede kaldı yalancı tasannu' ve riyâ ile kisb-i teşahhus, şöhret? İşte bir sırr-ı azîm ki hikmet-i İlâhî, hem o nizâm-ı ahsen.

    Bir ferd-i fevkalâde, kendi nevi içinde setr ile perde çeker, bununla kıymet verdirir, hem de eder müstahsen.

    İşte sana misâli: İnsan içinde velî, ömür içinde ecel, olmuş meçhul ve mühmel. Cumada müstetirdir bir saat, kabul olur duâ edersen.

    Ramazan'da münteşir bir leyle-i zû-kadir. Esmâü'l-Hüsnâda muzmer iksir-i İsm-i âzam. Bu misâllerin haşmeti, hem de o sırr-ı hasen,

    İbhamda izhâr eder, ihfâda ispat eder. Meselâ, ecelin ibhamında bir muvâzene vardır; her dakikada tutar ne vaziyet alırsan.

    Kefeteyn-i havf ü recâ, hizmet-i ukbâ-dünya tevehhüm-ü bekâî, lezzet-i ömrü verir. Yirmi sene müphem bir ömür olsa ahsen.

    Nihayeti muayyen bin senelik bir ömre. Zîrâ nısfı geçerse, her saati geldikçe güyâ adım atarak darağacına gidersin.

    Şey'en şey'en üzülmek ve hem de teselli vermez; sen de rahat etmezsin."Lemaat

  4. #4
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    ÜÇÜNCÜ MESELE: Yani, "Ne mutlu o adama ki, kendini bilip haddinden tecavüz etmez."

    Nasıl bir zerre camdan, bir katre sudan, bir havuzdan, denizden, kamerden seyyarelere kadar güneşin cilveleri var. Herbirisi kabiliyetine göre güneşin aksini, misalini tutuyor ve haddini biliyor. Bir katre su, kendi kabiliyetine göre "Güneşin bir aksi bende vardır" der. Fakat "Ben de deniz gibi bir aynayım" diyemez. Öyle de, esmâ-i İlâhiyenin cilvesinin tenevvüüne göre, makamât-ı evliyada öyle merâtip var. Esmâ-i İlâhiyenin herbirisinin, bir güneş gibi, kalbden Arşa kadar cilveleri var. Kalb de bir arştır. Fakat "Ben de Arş gibiyim" diyemez.


    İşte, ubudiyetin esası olan, acz ve fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı Ulûhiyete karşı secde etmeye bedel naz ve fahir suretinde gidenler, zerrecik kalbini Arşa müsavi tutar. Katre gibi makamını, deniz gibi evliyanın makamâtıyla iltibas eder. Kendini o büyük makamâta yakıştırmak ve o makamda kendini muhafaza etmek için, tasannuâta, tekellüfâta, mânâsız hodfuruşluğa ve birçok müşkilâta düşer." Notalar

  5. #5
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Hubb-u cahtan gelen şöhretperestlik saikasıyla ve şan ve şeref perdesi altında teveccüh-ü âmmeyi kazanmak, nazar-ı dikkati kendine celb etmekle enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye bir makam vermektir ki, en mühim bir maraz-ı ruhî olduğu gibi, "şirk-i hafî" tabir edilen riyâkârlığa, hodfuruşluğa kapı açar, ihlâsı zedeler.

    Ey kardeşlerim! Kur'ân-ı Hakîmin hizmetindeki mesleğimiz hakikat ve uhuvvet olduğu ve uhuvvetin sırrı, şahsiyetini kardeşler içinde fâni edip Haşiye onların nefislerini kendi nefsine tercih etmek olduğundan, mâbeynimizde bu nevi hubb-u cahtan gelen rekabet tesir etmemek gerektir. Çünkü mesleğimize bütün bütün münâfidir. Madem kardeşlerin şerefi umumiyetle her ferde ait olabilir; o büyük şeref-i mânevîyi şahsî, hodfuruşâne, rekabetkârâne, cüz'î bir şerefe ve şöhrete feda etmek, Risale-i Nur şakirtlerinden yüz derece uzak olduğu ümidindeyim" 21.lema

    Haşiye
    Evet, bahtiyar odur ki, kevser-i Kur'ânîden süzülen tatlı, büyük bir havuzu kazanmak için, bir buz parçası nev'indeki şahsiyetini ve enâniyetini o havuz içine atıp eritendir.

  6. #6
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    "Evet, Risale-i Nur şakirtlerinin kalbi, aklı, ruhu böyle aşağı, zararlı, süflî şeylere tenezzül etmez.

    Fakat herkeste nefs-i emmâre bulunur. Bazı da hissiyat-ı nefsiye damarlara ilişir, bir derece hükmünü kalb, akıl ve ruhun rağmına olarak icra eder.

    Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı itham etmem. Risale-i Nur'un verdiği tesire binaen itimad ediyorum.

    Fakat nefis ve hevâ ve his ve vehim Bazen aldatıyorlar. Onun için Bazen şiddetli ikaz olunuyorsunuz. Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız." 21.lema

  7. #7
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart


    Meâli:"Nefis daima kötü şeylere sevk eder" âyetinin, hem de mânâ-yı Şerifi: "Senin en zararlı düşmanyn, nefsindir" hadisinin bir nüktesidir.
    Tezkiyesiz nefs-i emmâresi bulunmak şartıyla, kendi nefsini beğenen ve seven adam başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez; belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever.


    Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır.

    Ve kusurunu nefsine almaz, belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler.

    Mübalâğalarla, belki yalanlarla nefsini medih ve tenzih ederek, adeta takdis eder ve derecesine göre, ("Hevâ ve heveslerini kendisine mâbud edinen kimse." Furkan Sûresi: 25:43.) âyetinin bir tokadını yer.

    Temeddühü ve sevdirmesi ise, aksülâmelle istiskali celb eder, soğuk düşürtür.

    Hem amel-i uhrevîde ihlâsı kaybeder, riyâyı karıştırır.

    Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptelâ olan hisse ve hevâ-yı nefse mağlûp olup, yolunu şaşırmış hissin fetvâsıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür.

    Adeta, ders aldığı Amme cüz'ünü birtek şekerlemeye satan havâi bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenâtını, hissini okşamak için ve hevâsını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enâniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasâret eder.
    Allahım! Bizi nefsin ve şeytanın ve cin ve insin şerrinden muhafaza et. "28. lema

  8. #8
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    İnsanda, ekseriyet itibarıyla, hubb-u cah denilen hırs-ı şöhret ve hodfuruşluk ve şan ve şeref denilen riyâkârâne halklara görünmek ve nazar-ı âmmede mevki sahibi olmaya, ehl-i dünyanın her ferdinde cüz'î, küllî arzu vardır.

    Hattâ o arzu için hayatını feda eder derecesinde şöhretperestlik hissi onu sevk eder.

    Ehl-i âhiret için bu his gayet tehlikelidir.

    Ehl-i dünya için de gayet dağdağalıdır, çok ahlâk-ı seyyienin de menşeidir ve insanların da en zayıf damarıdır. Yani, bir insanı yakalamak ve kendine çekmek, onun o hissini okşamakla kendine bağlar, hem onunla onu mağlûp eder.

    Kardeşlerim hakkında en ziyade korktuğum, bunların bu zayıf damarından ehl-i ilhâdın istifade etmek ihtimalidir. Bu hâl beni çok düşündürüyor. Hakikî olmayan bazı biçare dostlarımı o suretle çektiler, mânen onları tehlikeye attılar." mekt

  9. #9
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Ey şan ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam!

    Gel, o dersi benden al.

    Şöhret ayn-ı riyâdır

    ve kalbi öldüren zehirli bir baldır.

    Ve insanı insanlara abd ve köle yapar.

    O belâ ve musibete düşersen, "Biz Allah'ın kullarıyız; sonunda yine Ona döneceğiz." Bakara Sûresi: 2:156. de, o belâdan kurtul." Mes .Nur

  10. #10
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    "Evet, gururla, insan maddî ve mânevî kemâlât ve mehasinden mahrum kalır.

    Eğer gurur saikasıyla başkaların kemâlâtına tenezzül etmeyip kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır.

    Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslâf-ı izâmın irşadat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar.

    Ve evhama mâruz kalarak, bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki, eslâf-ı izâmın kırk günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar kırk senede bulamazlar." Mes. Nur

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risaleforum ve Nur Talebeliği
    By adas in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 06.08.09, 15:18
  2. Nur Talebeliği Merhaleleri:4-Sadakat Devresi
    By Biz in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 09.08.08, 14:09
  3. Risale-i Nur Talebeliği
    By vaktihicran in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.08.08, 18:20
  4. Nur Talebeliği Merhaleleri:1-Şevk Devresi
    By Biz in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 04.08.08, 12:38
  5. Nur Talebeliği Merhaleleri:2-Muhabbet Devresi
    By Biz in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 04.08.08, 08:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0