+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 49

Konu: Farkli Cemaatler Kafami Karistiriyor

  1. #1
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart Farkli Cemaatler Kafami Karistiriyor

    Arkadaslar konuyu dogru yeremi aciyorum bilmiyorum
    ama bu sorun saadece bende deyildir sanirim.

    burada bir arkadasim cok samimi bir dost ama
    her zaman bana cember kapandi saaidi nursi den
    ziyade cok daha önemli baska bir zat oldugunu
    ona baglanmam gerektigini falan söylüyor.
    Silsile cemberi varmis ve kapanmis saaidi nursi
    hazretleri bu silsileye ait deyilmis.

    Ben neyazikki fazla bilgim olmadigindan
    hep susup dinliyorum ama siz böyle durumlarda
    ne yapiyorsunuz? Sordugum soruda bir cahillik
    ettiysen affinizi dilerim.

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Said Nursi'den daha önemli zat kimmis?

    Cember kapanmasi nasil oluyor, daha baska yeni "Mürid" veya "Talebe" almamak mi acaba ?

    Alıntı tafly38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Arkadaslar konuyu dogru yeremi aciyorum bilmiyorum
    ama bu sorun saadece bende deyildir sanirim.

    burada bir arkadasim cok samimi bir dost ama
    her zaman bana cember kapandi saaidi nursi den
    ziyade cok daha önemli baska bir zat oldugunu
    ona baglanmam gerektigini falan söylüyor.
    Silsile cemberi varmis ve kapanmis saaidi nursi
    hazretleri bu silsileye ait deyilmis.

    Ben neyazikki fazla bilgim olmadigindan
    hep susup dinliyorum ama siz böyle durumlarda
    ne yapiyorsunuz? Sordugum soruda bir cahillik
    ettiysen affinizi dilerim.

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Yukaridaki sorularina cevap veremeyecagim fakat, her cemaatin GENEL hedefi, iyi bir kul olmak, Allah'in rizasini kazanmak, insanlara faydali olabilmek...

    Cemaatlarin metodlari ayri ayri olabiliyor...

    Mesela birisi diyor ki, ben arabaya binip gidecegim, digeri diyor ben bisikletle gidecegim, digeri diyor ben ucakla gidecegim...

    Yani herkes ayni hedefe dogru ilerliyor, ama metodlari farkli cesitli cemaatlarin...

    Kimi cok zikir ediyor, cok Kur'an okuyor, kimi daha cok ilim ögreniyor, kimi hafiz ve hoca yetistiriyor, kimi cocuklari egitiyor ve böyle devam edip gidiyor...

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Silsile: Tarikat Şeyhlerinin Hz. Peygamber (s.a.)'e kadar uzanan üstadlar zincirine verilen addır. Silsile, manevi bir neseb sayılır. Bizim aramızdaki manevi neseb, kan bağı demek olan maddi nesebden daha yakın ve daha kuvvetlidir. Çünkü ruh, insanın hakikatini teşkil eder. İnsan ruhuyla insandır, insanın manevi babası, ruhuna hitab ettiği için, rehberliği de daimidir. Bu yüzden, manevi babaya intisab ile kendisine tabi olmak, her şeyden önce gelir.



    http://www.altinoluk.com/silsile/

  5. #5
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Altın Silsile'nin Kaynakları Hz. Ebû Bekir (r.a.) ile başlayan mânevi yol, Bâyezîd-i Bistâmî'ye kadar "Bekriyye" veya "Sıddîkıyye", Bâyezîd'den Abdülhâlık Gucdüvânî'ye kadar "Tayfûriyye" veya "Bâyezîdiyye", Abdülhâlık Gucdüvânî'den Şâh-ı Nakşbend Bahâeddin Buhârî'ye kadar "Hacegâniyye", Şâh-ı Nakşibend hazretlerinden Ubeydullah Ahrâr hazretlerine kadar "Nakşbendiyye" Ubeydullah Ahrâr1 dan İmam-ı Rabbânî'ye kadar "Ahrâriyye" İmam-ı Rabbânî'den Mevlânâ Hâlid Bağdâdî'ye kadar "Müceddidiyye" Hâlid Bağdâdî'den günümüze kadar da "Hâlidiyye" adıyla anılmaktadır.
    Altın silsilede yer alan sâdât-ı kiram'ın hal tercemeleri için muhtelif kaynaklardan yararlanılmıştır. Özellikle Bâyezid Bistamî'ye kadar olan tesımda yer alan sâdât-ı kiramı genel tarih ve tabakat kitaplarında bulmak mümkündür. Abdülhâlık Gucdüvânî'ye kadar olan silsilede yer alan zevât-ı kiramı da kısmen tasavvuf tabakatında bulma imkânı vardır. Abdülhâlık Gucdüvanî'den sonrakiler ise genellikle Nakşbendî silsilesini anlatan eserlerden istifâde ile kaleme alınmıştır. Bu konuda yazılmış olan eserlerin bşlı-çalan şunlardır:
    1. Nefehâtü'1-üns min hazârati'1-kuds: Abdurrahman Câmî (ö. 892/1492) tarafından kaleme alınmıştır. Câmî, bizzat Nakşbendiyye tarikatına mensup bir müelliftir. Eserini, Sülemî'nin Tabakatu's-sûfiyye'sini Farsçaya çeviren Abdullah Herevî'nin eserini esas alarak kaleme atmıştır. Herevî'nin Tabakatu's-sûfiyye'sl Mehdi Tevhidi Pür tarafından neşredilmiştir. (Tahran 1917). Câmî Nefehât'ında 616 sûfînin terceme-i hâl ve menkıbesine yer vermiştir. Bu sûfîlerden 34'ü kadındır. Lâmiî Çelebi tarafından Türkçe'ye çevrilen eser, Osmanlıca olarak birkaç defa basılmıştır (İstanbul 1270, 1289). Lâmiî Çelebi terceme sırasında esere oııbeş kadar sûfînin hâl tercernesiyle menâkıbını ilâve etmiştir. Nefehât tercemesinde "Şeyhu'l-İslâm" unvanıyla anılan zât, Abdullah Ensârî Herevî'dir.
    Câmî, eserinde Nakşî meşayıhına dair bilgiler verir. Özellikle şeyhleri Ubeydullah Ahrâr ile Sâ'deddin Kâşgarî için geniş bir malûmat sunmaktadır. Silsilede yer alan sâdât-ı kirâm'ı, Yûsuf Hemedânî'den başlayarak çağdaşları olan Nakşî şeyhlerine kadar anlatmaktadır, (bk. Nefehâtü'1-üns Tere. İstanbul 1289 s. 409-470).
    2. Reşehât Aynül-Hayat: Ali b. Hüseyn el-Vâiz el-Kâşif (ö. 909/1532) tarafından kaleme alınmış Farsça bir eserdir. "Safiyyüddîn" lâkabı ile ünlü olan müellif, Câmî gibi Ubeydullah Ahrar'ın bağlılarından olduğu için eserini adetâ bşta şeyhi Ahrâr hazretleri olmak üzere Nakşi meşâyıhını anlatmak üzere kaleme almıştır. Eser, Arapça ve Türkçe'ye terceme edilmiş, Osmanlıca olarak Nefehât gibi pek çok defa basılmıştır. Reşehat'ta da Nefehât' ta olduğu gibi Yûsuf Hemedânî'den bşlayarak Nakşî meşâyıhı anlatılır. Altmıştan fazla Nakşî Şeyh ve halifesine aid hâl tercemesi ve menâkıb bilgisi verilir. Reşehât müellifinin özellikle çağdşları hakkında verdiği bilgiler önemlidir.
    3. Makamât-ı Mazhariyye Nakşî-Müceddidi şeyhlerinden Şah Gulâm Ali Abdullah Dehlevî (ö.1240/1824) tarafından kaleme alınmıştır. Müellif eserini şeyhi Mazhar-ı Cân-ı Canan için yazmışsa da Nakşbendî silsilesi ve şeyhinin üstadlanyla Nakşîlik yolu hakkında genel bilgiler de vermektedir. Eser Hindistan'da (1299) basılmış, İstanbul'da da bu baskıdan ofset olarak tab'edilmiştir. (1990)
    4. el-Behcetü's-seniyye: Muhammed b. Abdullah el-Hânî (ö. 1279/1862) tarafından kaleme alınan bir Nakşî âdâb kitabıdır. M evlâna Halid Bağdadî halifelerinden olan Muhammed el-Hânî eserinde Nakşbendiyye Halidiyye'sinin âdabını, seyr u suluk usûllerini derli toplu olarak telif etmiştir, Eser Arapça olup pek çok defa (İstanbul, 1303,1401) basıldıktan sonra Türkçe'ye de çevrilmiştir. Müellif eserinde mânevi nesepten ve öneminden bahsettikten sonra Nakşî silsilesini de ismen vermektedir, (bk. s. 10-13)
    el-Behcetü's-seniyye, biri Osmanlıca olmak üzere üç defa türkçeye terceme edilmiştir. Osmanlıca tercemesi kısmen muhtasar bir terceme olup silsileye âid bilgiler ihtiva eder. Merhum H. Sami Ramazanoğlu Efendi tarafından ÂDAB adıyla terceme ve neşrettirilen bu Osmanlıca terce-medeki silsile bilgileri, damadı Ömer Kirazoğlu tarafından ilâve edilmiştir, (s. 32-72) Abdülkadir AKÇİÇEK tarafından yapılan (istanbul 1976) yeni harflerle ilk tercemesinde de bu silsile bilgileri kısmen genişletilerek verilmiştir, (bk. s. 47-131), Ali Hüsrevoğlu tarafından yapılan ikinci terceme de de (İstanbul 1980) aynı bilgiler korunmuştur, (s. 35-117).
    5. En-Nazmu'1-atîd, İrgamü'l-merid ve ed-Düreru'n-Nadîd: Bu eserlerin üçü de Düzceli M.Zâhid el-Kevserî'ye âiddir. İlki kendisinin de bağlı bulunduğu Hâlidiyye kolunun Gümüşhâneli dergâhı silsilesinin manzum bir listesidir. İkincisi bu manzumenin şerhi niteliğinde olup silsilede
    geçen şahıslan anlatmaktadır. Eser, istanbul'da basılmıştır (1328). ed-Dürerü'n-Nadid ise müellifin İrgâmu'l-merîd'e yaptığı ihtisardır, o da matbûdur, (Kahire 1396/1976). İrgâmu'l-merîd, Altın Silsile adıyla türkçeye terceme ve neşredilmiştir.
    6. el-Hadâiku'1-verdiyye: Abdülmecîd b. Muhammed el-Hânî'nin tamamiyle Nakşbendiyye silsilesi için yazdığımufassal eserdir (1306). Müellif el-Behcetü's-seniyye yazan Muhammed el-Hânî'nin oğlu olduğu için tasavvuf ve silsile konularına âşinâdır. Eserinde Nakşî silsilesini üç bölümde inceler. İlk iki bölüm, Hz. Ali yoluyla gelen iki Haydan silsilesidir, üçüncü bölümde ise Hz. Ebû Bekir (r.a.)'dan gelen silsile ricali anlatılmaktadır. Eser Abdülkadir Akçiçek tarafından terceme ve neşredilmiştir (İstanbul 1986).
    7. Hadîkatü'l-evliyâ Hocazâde Ahmed Hilmi'nin eseridir, matbûdur (İstanbul 1318).Hadîkatü'l-evliyâ Nakşbendiyye, Kadiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Rifaiyye, Mevleviyye, Bedeviyye, Desükıyye, Şazeliyye, Sa'diyye silsilelerini anlatan toplam yedi kitapçıktan oluşur. Bunlardan ilkiNakşbendiyye silsilenamesine dâirdir. Müellif kendisi de Nakşî olduğu için bu silsileyi diğerlerine göre biraz daha genişçe tutmuştur. Bayezid Bistamî'den itibaren Mevlânâ Halid Bağdadî ve halifelerine kadar olan silsile ricalini anlatmıştır.
    8. Altın Silsile: Necip Fâzıl Kısakürek tarafından şeyhi Abdülhakim Arvâsî'ye kadar olan Nakşî silsilesini anlatan bir eserdir. Eserde toplam 33 velînin terceme-i hâl ve menkıbeleriReşehât, el-Hadâiku'1-verdiyye ve bazı şifahi bilgilere dayanılarak anlatılır.
    9. el-İmamu's-Serhindî, Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî'nin kaleme aldığı bu eser (Kuveyt 1985) İmâm-ı Rabbâni'den itibaren Müceddidî silsile hakkında bilgiler vermektedir.

  6. #6
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Anlattiginiz silsile herhalde "TARIKATA" ait silsile?

    Simdiki zamanda tarikata baglanmak cok önemli birsey degil benim görüsüme göre.

    Risale-i Nur talebesi her zaman olabilirsin.
    Hem ilmin artar, hem imanin kuvvetlenir, hem de belli bir seyhe baglanma zorunda kalmazsin.

    Aichach'da veya Augsburg'da sohbetlere katilabilirsin.


    Alıntı tafly38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Arkadaslar konuyu dogru yeremi aciyorum bilmiyorum
    ama bu sorun saadece bende deyildir sanirim.

    burada bir arkadasim cok samimi bir dost ama
    her zaman bana cember kapandi saaidi nursi den
    ziyade cok daha önemli baska bir zat oldugunu
    ona baglanmam gerektigini falan söylüyor.
    Silsile cemberi varmis ve kapanmis saaidi nursi
    hazretleri bu silsileye ait deyilmis.

    Ben neyazikki fazla bilgim olmadigindan
    hep susup dinliyorum ama siz böyle durumlarda
    ne yapiyorsunuz? Sordugum soruda bir cahillik
    ettiysen affinizi dilerim.

  7. #7
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anlattiginiz silsile herhalde "TARIKATA" ait silsile?

    Simdiki zamanda tarikata baglanmak cok önemli birsey degil benim görüsüme göre.

    Risale-i Nur talebesi her zaman olabilirsin.
    Hem ilmin artar, hem imanin kuvvetlenir, hem de belli bir seyhe baglanma zorunda kalmazsin.

    Aichach'da veya Augsburg'da sohbetlere katilabilirsin.
    Aslinda özel mesaj yazacaktim ama beceremedim
    Evet Aichach ta ve Augsburg ta sohbetlere katiliyoruz ve
    Aichach ta ev sohbetleri düzenliyoruz ama bahsettigim arkadas ta
    zaten kendi katildigi cemati büyütebilmek icin bizim sohbetlere katilip
    sohbet arkadaslarimiz arasinda bilgisi zayif olanlari kendi cemaat lerine
    cekmeye calisiyor !!!

  8. #8
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Özel mesaji ancak 20 yorumdan sonra yazabiliyorsun...



    Madem sohbetlere katiliyorsun, diger arkadasinin söylediklerini pek ciddiye alma.

    Sen dogru yoldasin, ne güzel ilmi sohbetlere katiliyorsun.

    Masallah !




    Alıntı tafly38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslinda özel mesaj yazacaktim ama beceremedim
    Evet Aichach ta ve Augsburg ta sohbetlere katiliyoruz ve
    Aichach ta ev sohbetleri düzenliyoruz ama bahsettigim arkadas ta
    zaten kendi katildigi cemati büyütebilmek icin bizim sohbetlere katilip
    sohbet arkadaslarimiz arasinda bilgisi zayif olanlari kendi cemaat lerine
    cekmeye calisiyor !!!

  9. #9
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart

    Sohbetlerin büyük faydasini görüyoruz ama
    sanirim yeteri kadar deyer vermiyoruz sohbetlere
    mesela bizim aramizda öyle arkadaslar varki
    her hafta özel davet bekliyor özel ilgi ariyor
    geldigindede sanki öyle bir tavri varki
    "geldim ama bu iyiligimi hic unutma" diyor sanki.

    ALLAH hidayet etsin o ardaslarada insallah!

    hmmm... o zaman kaldi 13 mesaj
    ALLAH razi olsun !!!

  10. #10
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Tarikatta bu silsile vardır. Zira hakikatı herkez görüp gösteremeyeceği için birilerinin kılavuzluğu ile bunun olması gerekir. Takdir edersiniz ki bu tardaki terakki çok kısırdır. Zira kılavuzun kabiliyeti ile kabiliyetlenirsiniz ki o siz değilsinizdir, siz de o. Sadece taklid olur.

    Ama hakikatı bilen ve bu hakikatı da insanlara nasıl duyurması gerektiğini de bilip insanlara enerjiyi vererk herkezin kendi istidatları ile terakki etmesi fıtrat gereğidir.

    İşte sahabeler. Peygamberimizden hakikat dersini almışlar ve herbiri adeta müçtehitler seviyesine bir sohbette çıkmışlar. Bu verilen enerjinin netliğini ve her fıtratın da o enerjiyi kendine göre kullanıp kendi kabiliyetie kavuşmasıdır. Bakınız Peygamberimizin saynı ohbetinden sıddklar, faruklar, sahiler, alimler çiçek çiçek açarak alem-i dünyaya yayılarak hertarafa o nuru tek başlarına dahi olsa yaymışlar. Yani o hakikat kendi malı olmuş birini taklid etmemiş.

    Bu zamanda da insanları çeşitli vesilelerle karalama kampanyası ile devre dışı tutmak çok kolay. Onun için kişi endekli değil hakikat endeksli bir yapılanmaya gidilmesi gerekmeltedir. Liderin başına ne gelirse gelsin kimse aldırış etmez. Zira lider sadece aynaydı vazifesini yaptı öyle ya da böyle yaptı derler arklarına bakmadan kudis hakikatleri neşrederek cemaat havasını muhafaza ederler.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Farkli Cemaatlerden Olanlarin Evliliğine Ne Dersiniz??
    By gürseda in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 45
    Son Mesaj: 11.06.14, 17:45
  2. 3 Farkli Sual...25. Mektup/Yasin-i Şerif-İnna Ateyna-İsa a.s
    By lahika in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 25.01.09, 16:14
  3. Cemaatler ve TSK
    By elff in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.09.06, 16:03
  4. Neden Cemaatler Var?
    By terennüm in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.07.06, 18:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0