+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 57

Konu: Nurları Kuran Hurufuyla Okumak-Latince Okumak Arasında Tesir Açısından Fark Varmıdır?

  1. #1
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart Nurları Kuran Hurufuyla Okumak-Latince Okumak Arasında Tesir Açısından Fark Varmıdır?

    Nurları Kuran Hurufuyla Okumak ile Latince Okumak Arasında Tesir Açısından Fark varmıdır?...

    kardeşlerimiz birbirlerini kırmadan, üzmeden kendi tefekkürlerini yazsınlar inşaallah.

    Muhabbetle.

  2. #2
    Pürheves starkafe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    45
    Mesajlar
    204

    Standart

    nur talebelerinin görevleri arasında eski yazıyı unutturmamak da vardır. o yüzden bile okunması gerekir bence.
    Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Geri kalanın et ve kemiktir. __MEVLANA__

  3. #3
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Elbetteki vardır.

  4. #4
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    Muhakkak fark vardır... herşeyin orjinali daha tesirlidir. tabi eski huruf bilinirse... ancak şu da varki okuduğumuz risaleler de sadece huruf farklı okunuş aynı ve anlamda aynı olduğundan çoook şanslıyız bence....
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  5. #5
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    , , , sıkletleri ve bâzı cihât-ı münâsebât için birer defa zikredilmiştir.


    , 'dan ve hemze'den daha hafif ve 'dan ve 'ten daha sakîl olduğu için on yedi defa (sakîl hemze'den dört derece yukarı, hafif 'ten dört derece aşağı) zikredilmiştir.


    İşte şu hurûfun bu zikrinde hârikulâde bu vaziyet-i muntazama ile ve o münâsebet-i hafiye ile ve o güzel intizam ve o dakîk ve ince nazm ve insicam ile iki kere iki dört eder derecede gösterir ki, beşer fikrinin haddi değil ki şunu yapabilsin. Tesadüf ise, muhâldir ki, ona karışsın. İşte şu vaziyet-i huruftaki intizam-ı acîb ve nizâm-ı garip, selâset ve fesâhat-i lâfzıyeye medâr olduğu gibi, daha gizli çok hikmetleri bulunabilir. Mâdem hurufâtında böyle intizam gözetilmiş, elbette kelimelerinde, cümlelerinde, mânâlarında öyle esrarlı bir intizam, öyle envarlı bir insicam gözetilmiş ki, göz görse "Mâşaallah," akıl anlasa "Bârekâllah" diyecek.



  6. #6
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Birinci Nüktesinde beyân edilmiştir ki, "tevâfukât"tır.

    Ezcümle, Mu'cizât-ı Ahmediye Mektubâtında, Üçüncü İşaretinden tâ On Sekizinci İşaretine kadar altmış sahife, habersiz, bilmeyerek-bir müstensihin nüshasında iki sahife müstesnâ olmak üzere mütebâkî bütün sahifelerde-kemâl-i muvâzenetle, iki yüzden ziyâde "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimeleri birbirine bakıyorlar. Kim insaf ile iki sahifeye dikkat etse, tesâdüf olmadığını tasdik edecek. Halbuki tesâdüf, olsa olsa bir sahifede kesretli emsâl kelimeleri bulunsa, yarı yarıya tevâfuk olur, ancak bir iki sahifede tamamen tevâfuk edebilir. O halde böyle umum sahifelerde "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimesi, iki olsun, üç olsun, dört olsun veya daha ziyâde olsun, kemâl-i mîzan ile birbirinin yüzüne baksa; elbette tesâdüf olması mümkün değildir.
    Hem sekiz ayrı ayrı müstensihin bozamadığı bir tevâfukun, kuvvetli bir işaret-i gaybiye, içinde olduğunu gösterir. Nasıl ki ehl-i belâgatın kitaplarında, belâgatın derecâtı bulunduğu halde; Kur'ân-ı Hakîmdeki belâgat, derece-i i'câza çıkmış. Kimsenin haddi değil ki, ona yetişsin. Öyle de, Mu'cizât-ı Ahmediyenin bir âyinesi olan On Dokuzuncu Mektub ve mu'cizât-ı Kur'âniyenin bir tercümânı olan Yirmi Beşinci Söz ve Kur'ân'ın bir nevî tefsiri olan Risâle-i Nur eczâlarında tevâfukât, umum kitapların fevkınde bir derece-i garâbet gösteriyor. Ve ondan anlaşılıyor ki, mu'cizât-ı Kur'âniye ve mu'cizât-ı Ahmediyenin bir nevî kerâmetidir ki, o âyinelerde tecellî ve temessül ediyor.

  7. #7
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Birinci Nüktesinde beyân edilmiştir ki, "tevâfukât"tır.

    Ezcümle, Mu'cizât-ı Ahmediye Mektubâtında, Üçüncü İşaretinden tâ On Sekizinci İşaretine kadar altmış sahife, habersiz, bilmeyerek-bir müstensihin nüshasında iki sahife müstesnâ olmak üzere mütebâkî bütün sahifelerde-kemâl-i muvâzenetle, iki yüzden ziyâde "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimeleri birbirine bakıyorlar. Kim insaf ile iki sahifeye dikkat etse, tesâdüf olmadığını tasdik edecek. Halbuki tesâdüf, olsa olsa bir sahifede kesretli emsâl kelimeleri bulunsa, yarı yarıya tevâfuk olur, ancak bir iki sahifede tamamen tevâfuk edebilir. O halde böyle umum sahifelerde "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimesi, iki olsun, üç olsun, dört olsun veya daha ziyâde olsun, kemâl-i mîzan ile birbirinin yüzüne baksa; elbette tesâdüf olması mümkün değildir.
    Hem sekiz ayrı ayrı müstensihin bozamadığı bir tevâfukun, kuvvetli bir işaret-i gaybiye, içinde olduğunu gösterir. Nasıl ki ehl-i belâgatın kitaplarında, belâgatın derecâtı bulunduğu halde; Kur'ân-ı Hakîmdeki belâgat, derece-i i'câza çıkmış. Kimsenin haddi değil ki, ona yetişsin. Öyle de, Mu'cizât-ı Ahmediyenin bir âyinesi olan On Dokuzuncu Mektub ve mu'cizât-ı Kur'âniyenin bir tercümânı olan Yirmi Beşinci Söz ve Kur'ân'ın bir nevî tefsiri olan Risâle-i Nur eczâlarında tevâfukât, umum kitapların fevkınde bir derece-i garâbet gösteriyor. Ve ondan anlaşılıyor ki, mu'cizât-ı Kur'âniye ve mu'cizât-ı Ahmediyenin bir nevî kerâmetidir ki, o âyinelerde tecellî ve temessül ediyor.


    Mâdem hurufâtında böyle intizam gözetilmiş, elbette kelimelerinde, cümlelerinde, mânâlarında öyle esrarlı bir intizam, öyle envarlı bir insicam gözetilmiş ki, göz görse "Mâşaallah," akıl anlasa "Bârekâllah" diyecek.

  8. #8
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Evet, Hazret-i Ali Radıyallahu Anh, Kaside-i Celcelûtiyede iki suretle Risale-i Nur'dan haber verdiği gibi, âyetü'l-Kübrâ risalesine işareten: der. Bu işarette îma eder ki, âyetü'l-Kübrâ yüzünden ehemmiyetli bir musibet Risale-i Nur talebelerine gelecek ve "âyetü'l-Kübrâ hakkı için o ve 'musibetten şakirtlerine aman ver" diye niyaz eder, o risaleyi ve menbaını şefaatçi yapar. Evet, âyetü'l-Kübrâ risalesinin tab'ı bahanesiyle gelen musibet, aynen o remz-i gaybîyi tasdik etti.
    Hem o kasidede, Risale-i Nur'un mühim eczalarına tertibiyle işaretlerin hâtimesinde, mukabil sayfada der: Yani, "İşte, Risale-i Nur'un sözleri, hurufları ki, onlara işaretler eyledik. Sen onların hassalarını topla ve mânâlarını tahkik eyle. Bütün hayır ve saadet onlarla tamam olur" der. "Hurufların mânâlarını tahkik et" karinesiyle mânâyı ifade etmeyen hecaî harfler murad olmayıp, belki kelimeler mânâsındaki "Sözler" namıyla risaleler muraddır.

  9. #9
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    ¨

    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Afyon müdafaanamesinin hem bize, hem bu Nurlara, hem bu memlekete, hem âlem-i İslâma alâkadar ehemmiyetli hakikatleri var. Herhalde bunu yeni hurufla beş on nüsha çıkarmak lâzımdır, tâ Ankara makamatına gönderilsin. Bizi tahliye ve tecziye etseler de hiç ehemmiyeti yok.
    vazifemiz, o müdafaattaki hakikatleri hem hükûmete, hem adliyelere, hem millete bildirmektir. Belki de kader-i İlâhî bizi bu dershaneye sevketmesinin bir hikmeti de budur. Mümkün olduğu kadar çabuk makine ile çıksın. Bizi bugün tahliye etseler, biz yine onu bu makamata vermeye mecburuz. Sizi aldatıp tehir edilmesin. Artık yeter, aynı mesele için on beş senede üç defa bu eşedd-i zulüm ve bahaneler ve emsalsiz işkencelere karşı son müdafaamız olsun. Madem kanunen kendimizi müdafaa etmek için sabık mahkemelerde makineyi bize vermişler; burada o hakkımızı bizden hiç bir kanunla men edemezler. Eğer resmen çare bulmadınızsa, hariçten bizim avukat herşeyden evvel bunun makine ile beş nüshasını çıkarsın; sıhhatine çok dikkat edilsin.
    Said Nursî

  10. #10
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Kardeşlerim, bu zamanda dalâlet ve gaflete karşı pek çok mânevî kuvvete muhtacız. Maatteessüf, ben şahsım itibarıyla çok zayıf ve müflisim. Harika kerâmâtım yok ki, bu hakâiki onunla ispat edeyim. Ve kudsî bir himmetim yok ki, onunla kulûbu celb edeyim. Ulvî bir deham yok ki, onunla ukulü teshir edeyim. Belki, Kur'ân-ı Hakîm'in dergâhında, bir dilenci hâdim hükmündeyim. Bu muannid ehl-i dalâletin inadını kırmak ve insafa getirmek için, Kur'ân-ı Hakîmin esrarından bazan istimdad ederim. Kerâmât-ı Kur'âniye olarak, tevafukatta bir ikram-ı İlâhî hissettim, iki elimle sarıldım.


    Evet, Kur'ân'dan tereşşuh eden İşârâtü'l-İ'câz ve Risâle-i Haşirde kat'î bir işaret hissettim. Emsalleri bulunsun bulunmasın, bence bir keramet-i Kur'âniyedir. İşârâtü'l-İ'câz'ın bir sayfasına dikkat ettik; satırların başında bütün hurûfât ikişer ikişer olup, harika bir intizamla hurufatın vaz edildiğini gördük. Onuncu Sözde medâr-ı tevafuk 3, 4, 5, 6 rakamları, herbirisi 13'te ittifakları; o 13'ün de, Altıncı ve Sekizinci, mahrem Dördüncü Remizlerde mühim bir esrar anahtarı olduğunu gördük. Bunda şüphemiz kalmadı ki, kâğıt üzerinde daima kalacak bir keramet-i Kur'âniyedir, bir ikram-ı İlâhîdir ve doğrudan doğruya, risalenin ve iman-ı haşrin tasdikine bir imza telâkki ettik. Havada uçmak, su üzerinde yürümeye benzemiyor; onlar muvakkat... Hem şahsın kemaline ve ihtiyarına, belki istidrâca verilebilir. Doğrudan doğruya hakikate-hususan bu zamanda-hizmet edemiyor.
    Her neyse, bir küçük mesele münasebetiyle çok konuştum ve çok da israf ettim. Ahbapla fazla konuşmak mergub olduğundan, inşaallah bu israf affolur.
    Kardeşiniz Said Nursî


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nurları Okumak,Anlamak.....
    By m_safiturk in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.03.09, 18:03
  2. Kardeşler Netten Kuran Okumak Caiz mi?
    By **Muttakİ** in forum Fıkıh
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 26.11.08, 17:34
  3. Berat Kandilinde Kuran'dan Hangi Sureleri Okumak Daha Faziletli?
    By Ene-Zerre in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.08.08, 18:16
  4. Risaleleri Latince Okumak Bidat mı?
    By Baaki25 in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 127
    Son Mesaj: 08.01.08, 02:05

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0