+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 12 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 111

Konu: Tarik, Tarikat ve Risale-i Nur Hareketi

  1. #1
    Dost TeN_ZiH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    25

    Standart

    Bu sorunun cevab?n? vermeden evvel tarik ve tarikat kelimelerini k?saca anlatmak icabetmektedir. Tarik, Arapça'da yol demektir. Tarikat da, Allah'a yaklaşmak ve Onun r?zâs?n? elde etmek için taki edilmesi gereken yol mânâs?n? ifade eder.
    Tarik ve tarikat kelimelerinin mânâlar?n? iki ayr? grupta incelemek gerekir:

    Birincisi: Genel anlamda Allah'a giden yol demektir ki, bütün dinler, Allah'a götüren bütün yollar ve elbetteki ikinci mânâda zikredilecek olan hususî mânâdaki tarikatlar da buna dâhildir. "Allah'a giden yollar, mahlûkât?n nefesleri kadar çoktur" mânâs?na gelen ve bir k?s?m âlimler taraf?ndan hadis olarak ifade edilen vecîze bunu anlatmaktad?r. Bediüzzaman da bu mânây? zikrederek konuyu şöyle özetlemektedir:

    "Cenab-? Hakka vâs?l olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler, Kur'ân'dan al?nm?şt?r. Fakat tarikatlar?n baz?s?, baz?s?ndan daha k?sa, daha selâmetli ve daha umumiyetli oluyor. O tarikler (yani genel anlamda Allah'a giden yollar) içinde, Kur'ân'dan istifade ettiğim 'acz, fakr, şefkat ve tefekkür' tarikidir. Şu tarik, hafî tarikler (Nakşibendiye tarikat? gibi) misilli 'letâif-i aşere' gibi on hatve değil, tarik-i cehriyye gibi (Kadiri tarikat? gibi) 'nüfûs-u seb'a' yedi mertebeye at?lan ad?mlar değil, belki dört hatveden ibarettir. Tarikattan ziyâde hakikatt?r, şerîatt?rBediüzzaman genel anlamda Allah'a giden yol mânâs?na gelen tarikleri, genel olarak dört gruba ay?rmaktad?r

    1) Tasfiye ve işrâk üzerine kurulmuş olan ehl-i tasavvufun yoludur. Tasfiye, zikir ve ibâdetlerle kalbi ve akl? mâsivâdan ar?nd?rarak Allah'a ve Onun marifetine ulaşmaya çal?şmakt?r. ?şrâk ise, keşif ve ilhâm ile insan? Allah'a götüren yollar? bulmaya gayrettir. Her ikisinde de ma'rifetullah yolunda kalb ayağ?yla gidilmeye çal?ş?l?r. Bu seyr ü sülûkün anahtar? ve vesileleri, zikr-i ilâhî ve tefekkürdür. ?mam-? Rabbânî'nin ifadesiyle, "Bütün tariklerin nokta-i müntehâs?, iman hakikatlerinin vuzûh ve inkişaf?d?r." Yine ?mâm-? Rabbânî'nin tasnifine göre, tasavvuf tariki, velâyet-i suğrâd?r. ?mam-? Rabbânîler, Abdülkadir-i Geylânîler ve Bâyezîd-i Bistâmîler, bu yolun mânevî reisleri aras?nda yer al?rlar.


    2) ?slâm?n itikâd esaslar?n? muhâfaza ve müdâfaa için Kelâm denilen bir ilim teşekkül ettiren kelâmc?lar?n yoludur ki, Allah'? tan?ma ve isbât hususunda bunlar?n dayand?klar? en mühim iki esas imkân ve hudûs denilen delillerdir. Bunlar, bu iki delili kullan?rken, akla ve nazarî esaslara istinâd ederler. Fahreddin Râzîler, Teftezânîler ve ?mam Gazalîler, bu yolun mânevî reisleri aras?ndad?rlar.

    Bu her iki yol da, her ne kadar Kur'ân'dan ilhâm alarak dal budak salm?şlar ise de, beşer fikri bunlar? başka başka kal?plara soktuklar? için uzunlaşm?ş, müşkülleşmiş ve baz? vehimlerden ve vartalardan mahfûz kalamam?şt?r. Kelamc?lar?n baz? ifrât ve tefritlerini Kelam kitaplar?nda okuduğumuz gibi, ehl-i tasavvufun baz? vartalar?n? da, Bediüzzaman'?n Telvîhât-? tis'a ad?n? verdiği Risale'sinden öğreniyoruz.

    3) Şüphelerle dolu olan ve sahiplerini de şüpheler içinde b?rakan ?slâm filozoflar?n?n yoludur ki, ?bn-i Sina'lar, Farabi'ler ve Kindî'ler gibi bir k?sm? akl? esas alarak yürüyen ve kendilerine Meşşâiyyûn veya Aristocular tabir edilenler ile Sühreverdîler ve ?bn-i Tufeyl'ler gibi ilhâm ve kalbe sezişi esas alan ve kendilerine ?şrâk?yyûn tabir edilenler, bu yolun yolcusudurlar. Felsefenin fâsid bir tak?m esaslar? ve müntesiplerini sürüklediği vahim neticelerinden dolay?, ?slâm filozoflar?ndan olan ?bn-i Sina ve Farabi gibi dahiler, âdî bir mü'min derecesini ancak kazanabilmişlerdir. Hatta ?mam-? Gazali gibi bir hüccetü'l-?slâm, onlara o dereceyi de vermemiştir.

    4) Risale-i Nur'un esas mesleğini teşkil eden Kur'ân'?n yoludur. Bu ifadeden, öteki yollar?n Kur'ân d?ş? olduğu şeklinde bir mânâ ç?kar?lmamal?d?r. Ne demek olduğunu isterseniz, Bediüzzaman'dan dinleyelim:
    "Risale-i Nur, sâir ulemân?n eserleri gibi, yaln?z akl?n ayağ? ve nazar? ile ders vermez ve evliyâ misilli yaln?z kalbin keşif ve zevkiyle hareket etmiyor. Belki ak?l ve kalbin ittihâd ve imtizâc? ve ruh ve sâir letâifin te'âvünü ayağ?yla hareket ederek evc-i âlâya uçar. Taarruz eden felsefenin değil ayağ?, belki gözü yetişemediği yerlere ç?kar; hakâik-i imâniyyeyi kör gözüne de gösterir."Risale-i Nur'un telif edildiği Yeni Said devresini anlat?rken de, ?mam-? Rabbânî'nin "Tevhîd-i K?ble et; yani yaln?z bir üstâd?n arkas?ndan git" şeklindeki mânevî ikaz?ndan sonra kalbine şöyle geldiğini anlatmaktad?r: " 'Üstad-? Hakiki Kur'ân'd?r. Tevhîd-i k?ble bir üstadla olur' diye, yaln?z o üstad-? kudsînin irşad?yla, hem kalbi, hem ruhu, gâyet garip bir tarzda sülûka başlad?lar. Nefs-i emmâresi de, şekler ve şüpheleriyle onu mânevî ve ilmî mücâhedeye mecbur etti. Gözü kapal? olarak değil, belki ?mam-? Gazali, Mevlânâ Celâleddin ve ?mâm-? Rabbânî gibi kalb, ruh, ak?l gözleri aç?k olarak gezmiş. Cenab-? Hakka hadsiz şükür olsun ki, Kur'ân'?n dersiyle ve irşâd?yla hakikata bir yol bulmuş, girmiş. Hatta'Her şeyde bir delil var; gösteriyor ki, Allah bir' mealindeki hakikata mazhar olduğunu Risale-i Nur ile göstermiş."



    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 09:32 ) değiştirilmiştir.
    Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
    Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...

  2. #2
    Dost TeN_ZiH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    25

    Standart

    İkincisi: Tarikatın hususî mânâsıdır ve bugün tarikat denilince akla gelen de bu mânâdır. Tarikat kelimesi, tasavvufun sistemleşmesinden sonra, giyim, zikir tarzı ve telakki ayrılıklarıyla özellikler gösteren teşkilâtlara âlem olmuştur. Hatta bazı hukukçular, şahıs toplulukları demek olan tarikatlerin, ayrı bir hak ehliyeli olup olmadığını dahi tartışmışlar ve tarikatlerin hükmî şahsiyeti olup olmayacağını buna göre sonuca bağlamak istemişlerdir. Bu mânâda tarikatı Bediüzzaman şöyle tarif etmektedir: "Tasavvuf, tarikat, velâyet ve seyr ü sülûk namları altında, şirin, nurânî ve ruhânî bir hakikat-ı kudsiyedir. ...Tarikatın gaye ve maksadı, ma'rifet, iman hakikatlarının inkişafı olarak, mi'râc-ı Ahmedî'nin gölgesinde ve sâyesi altında kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-i ruhânî neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhûdî hakaik-ı imaniye ve Kur'âniyeye mazhariyet; tarikat ve tasavvuf namıyla ulvî bir sırr-ı insânî ve kemâl-i beşerîdir."Risale-i Nur Hareketi'nin ikinci mânâda tarikat olmadığı ve belki birinci mânâda ve Allah'a götüren yol anlamında acz, fakr, şefkat ve tefekkür esaslarını kabul ettiği için birinci ve genel mânâda bazı yerlerde tarik kelimesinin kullanıldığı gayet açıktır.


    Önce şunu belirtmeliyiz ki, Risale-i Nur Hareketi tarikat değil, hakikattır. Ancak ikinci mânâda kullanılan tarikatlara da karşı değildir. Merak edenler, Risale-i Nur'un mühim parçalarından olan Mektûbât adlı eserin, 29. Mektubunda tarikatlerin yasaklandığı ve hücumlara maruz kaldığı dönemlerde, tarikat denilen ve Osmanlı Devlet-i İslâmiyesini koruyan üç ulvî kal'adan biri olan tarikatı müdafaa eden kısımlarını mütalaa edebilirler.
    Risale-i Nur Hareketi'nin tarikatlar varken neden bu asırda zaruri hale geldiğini ise, yine kendisi açıklamaktadır: "Madem hakikat böyledir. Ben tahmin ediyorum ki, eğer Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî ve Şah-ı Nakşibend ve İmam-ı Rabbânî gibi zatlar, bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakâik-i imâniyyenin ve akâid-i İslâmiyyenin takviyesine sarf edeceklerdi. Çünkü, saâdet-i ebediyyenin medârı onlardır. Onlarda kusûr edilse, şakâvet-i ebediyyeye sebebiyyet verir. İmansız Cennete gidemez, fakat tasavvufsuz Cennete giden pek çoktur. Ekmeksiz insan yaşayamaz, fakat meyvesiz yaşayabilir. Tasavvuf meyvedir, hakâik-i imaniyye gıdâdır. Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakâik-i imâniyyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise, Cenab-ı Hakkın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaika çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayd kalmak, elbette kâr-ı akıl değil." İşte o yol, Risale-i Nur'dur.
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 09:32 ) değiştirilmiştir.
    Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
    Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...

  3. #3
    Gayyur aciz_fakirim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    65

    Standart

    Alıntı Gür Sada Nickli Üyeden Alıntı
    Allah raz? olsun kardeşim.Hakikatleri görmek ve göstermek hayra vesile olduğundan Hakk?n raz? olmas? ihtimali kavidir...Ve bunda hiçbir şüphe yoktur.?nşaAllah hay?rlara vesile olur.Dua ile vesselam ebeden daima...
    Allah bizleri risaleinurdan bir an bile ay?rmas?n..(amin)
    Konu MuhammedSaid tarafından (30.05.07 Saat 09:32 ) değiştirilmiştir.
    hayat uzun gibi görünsede,gün kısa...

  4. #4
    Pürheves naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    170

    Standart

    Şeyh Nazım'ın Risale-i Nur hakkındaki açıklamasından sonra tasavvuf ehlinde Risale-i Nur konusunda büyük bir soğukluk oluştıuğunun farkında mısınız ?

    Çevrenizdeki tasavvuf ehli insanlarla son zamanlarda bir istişareniz oldu mu ?

    Ben bu durumu çok yakından biliyorum. Tasavvuf ehline ait internet forumlarında çok ciddi tartışmalar yapılıyor.

  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı naksibendi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şeyh Nazım'ın Risale-i Nur hakkındaki açıklamasından sonra tasavvuf ehlinde Risale-i Nur konusunda büyük bir soğukluk oluştıuğunun farkında mısınız ?

    Çevrenizdeki tasavvuf ehli insanlarla son zamanlarda bir istişareniz oldu mu ?

    Ben bu durumu çok yakından biliyorum. Tasavvuf ehline ait internet forumlarında çok ciddi tartışmalar yapılıyor.
    Ataistlerde İslam, Kur'an Ve Peygamberiiz hakkında tartışma yapıyor .Şimdi bırakalım mı dinimizi,kitabımızı ve peygamberimizi.. Güneş varken mum ışığı aramam cahillerin işi.Gözünü kapayan kendine gece yapar.

  6. #6
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı naksibendi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şeyh Nazım'ın Risale-i Nur hakkındaki açıklamasından sonra tasavvuf ehlinde Risale-i Nur konusunda büyük bir soğukluk oluştıuğunun farkında mısınız ?

    Çevrenizdeki tasavvuf ehli insanlarla son zamanlarda bir istişareniz oldu mu ?

    Ben bu durumu çok yakından biliyorum. Tasavvuf ehline ait internet forumlarında çok ciddi tartışmalar yapılıyor.
    o soğukluğu gidermek de sizin gibi tarikat ehillerinin boynuna borçtur herhalde..

  7. #7
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı naksibendi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şeyh Nazım'ın Risale-i Nur hakkındaki açıklamasından sonra tasavvuf ehlinde Risale-i Nur konusunda büyük bir soğukluk oluştıuğunun farkında mısınız ?

    Çevrenizdeki tasavvuf ehli insanlarla son zamanlarda bir istişareniz oldu mu ?

    Ben bu durumu çok yakından biliyorum. Tasavvuf ehline ait internet forumlarında çok ciddi tartışmalar yapılıyor.
    Ben soğukluk oluştuğunu düşünmüyorum,sadece Şeyh Nazım hazretlerinin müridleri bundan etkilenmiştir zannımca..Onların da etkilenmesi normal karşılanmalı,zira tarikatte "Mürşidini en büyük mürşid bil" düsturu geçerlidir ve Şeyh Nazım hazretlerinin böyle söylemesi sadece kendi müridleri arasında geçerlidir,şurası da var ki, zaten Şeyh Nazım hazretleri ve müridleri Risale-i Nurlara öteden beri soğuk kalmışlardı ,yeni bişey değil..
    Risale-i Nurlara ilgi duyanlar zaten Şeyh Nazım hazretlerinin sözüyle ,bu ilgilerini kaybedecek değiller herhalde,öyle olması için Şeyh Nazım'ın sözüyle Risalelere başlamaları gerekirdi,o da olmadığına göre endişelenecek birşey yok diye düşünüyorum..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  8. #8
    Pürheves ceyhun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    257

    Standart

    Müridlerini risalelelerden uzak tutanlar sadece Şeyh NAZIM hz. değil.
    " Sohbet sünnet-i müekkededir ; en az iki günde bir bu sünnet yerine getirilmeli... "

    Hace Alauddin ATTAR

  9. #9
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı ceyhun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müridlerini risalelelerden uzak tutanlar sadece Şeyh NAZIM hz. değil.
    va esefa o zaman..

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı ceyhun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müridlerini risalelelerden uzak tutanlar sadece Şeyh NAZIM hz. değil.
    vardır elbet başka şeyhler de..Eskiden beri olagelmiştir bu tür rekabetler..Hiç bir mürşid kendi müridini kaybetmek istemez ve tarikat eğitiminde de müridlere "en büyük mürşid sizin mürşidiniz" telkini verildiği için (müridin yeterli feyz alması için ),mürşidler müridlerini başka ceryanlardan korumak isterler..Aslında iyi niyetli şekilde yaparlar..Bir babanın kendi çocuklarını etrafında toplamak için,onları kendinden uzaklaştırmamak için ,başka tehlikelerden korumak için tedirgin olmasına benzetilebilir bu durum..
    zamana bırakmak lazım..Bugün Nakşibendiliğin en büyük kolllarından birisi (Menzil kolu) risalelerden istifade edilmesini tasvip ediyorsa, bu yaygınlaşacaktır elbette..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale Ofis - Bir gençlik hareketi..
    By fbsamet in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.07.14, 01:11
  2. Risale-i Nur ve Tarikat
    By esma-merve in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 03.09.09, 14:48
  3. Risale i Nur ve Tarikat
    By beyazidi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 92
    Son Mesaj: 06.08.09, 07:52
  4. Risale-i Nur'da Tarikat Var mıdır?
    By hasan016 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29.01.09, 15:21
  5. Sivil Üniversite: Risale-i Nur Hareketi
    By Meyvenin Zeyli in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.04.07, 16:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0