+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: İbrahimi Meşreb ve Bediüzzaman

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart İbrahimi Meşreb ve Bediüzzaman

    ?brahimî meşreb ve Bediüzzaman


    “Ey babac?ğ?m, benim Rabbim kim?”

    “Annen!”

    “Annemin Rabbi kim?”
    “Benim!”
    “O halde senin Rabbin kim?”
    “Nemrut!”
    “Pekâla Nemrut’un Rabbi kim?”
    “???”
    Daha 15 ayl?kken, Hz. ?brahim’in, babas? Azer’i usand?racak derecede sorduğu bu nevî sualler, tefekkürün ileride onun dünyas?nda nas?l bir yer edeceğinin işaret taş?yd?.
    Kavmine; y?ld?zlar?n, ay?n ve güneşin zevâle mahkûm mahlûklar oluşunu, bizzat onlar? temâşâ ederek göstermesi; puthanede putlar? k?rd?ktan sonra balyozu en büyük putun boynuna asarak kavminin putperestlik inanc?n? sarsmas?; öldükten sonraki diriliş hakikatini bu dünyada gözüyle görmek için Rabbinden bir numune istemesi de, hep onun tefekkür meşrebinin tebliğ hayat?ndaki tezahürleri idi.
    Öte yandan, f?traten yumuşak huyluydu da. Kavmine karş? çok şefkat sahibi idi. Kolay kolay k?zmamas?, yap?lan eziyetlere sabrederek insanlar?n bir gün ?slâh olacaklar?n? ümit ve temennî etmesi, hatta Lut kavminin helâk olacağ? haberini ald?ğ?nda, ?slâh olabilirler ihtimaliyle azab?n tehirini arzu etmesi de, onun şefkatinin ne kadar geniş olduğunu ortaya koyuyordu.
    Tefekkür ve şefkat onun hususî meşrebi idi. Gerçi her peygamberin hayat?nda bu tefekkür ve şefkat vard?. Lâkin Hz. ?brahim’de daha ziyade gözüküyordu.
    Ondan tevârüsle de, Hz. Peygamber’e ve onun ümmetinin varislerine geçti bu meşrep. T?pk? “Risâle-i Nur’un mayas? ve meşrebi tefekkür ve şefkat olduğu cihetle, Hazret-i ?brahim’in (a.s.) hususî meşrebi olan tefekkür ve şefkat noktas?nda tam tevafuk ettiğini” ifade eden Bediüzzaman Said Nursî’nin hayat?nda olduğu gibi...
    O, hayat?yla ?brahimî meşrebi yaşad? adeta. Şefkat ve tefekkür, onun mesleğinin iki esas? idi. Hakîm ve Rahîm isimlerinin tecellîsi, sair esmâya nisbeten onun hayat?nda daha ziyade hükmediyordu çünkü.
    Hikmetli bir baban?n, Hakîm ismine mürâat?n gereği hayvanlar?n?n ağz?n? bağlayacak derecede helâl-haram hassasiyetindeki tedbirli vaziyeti, daha çocukluğunda onun ruhuna Hakîm tecellîsinin ilk numunelerini ekerken; saliha bir annenin istikametli şefkat terbiyesi de, onu imanlar? kurtarmak uğrunda ahiretini feda edecek derecede rahimiyet tecellîsine mazhar etmişti.
    O, tefekkür meşrebiyle, kâinat? bir kitap gibi okurken; şefkat meşrebiyle de başkalar?na okutturuyordu. Hakîm Olan?n ilham etmesiyle telif olunan eserler, Rahim’in sevkiyle muhtaçlara yetişti. Tefekkürle nesretti, şefkatiyle neşretti hâs?l?...
    Ağr? Dağ?'n?n infilak ederek parçalar?n? her tarafa dağ?tt?ğ?n? gördüğü hakikatli bir rüyada, yan?nda bulunan merhum validesine “Korkma, Cenâb-? Hakk?n emridir. O Rahim’dir ve Hakim’dir” derken de, bu meşrebinin izini sürüyordu.
    Mezkûr rüyada, Hakîm ve Rahîm olan?n âlemlere rahmet olarak gönderdiği şefkatli ve hikmetli Nebî’den (a.s.m.) ald?ğ? ‘?caz-? Kur’ân’? beyan et!’ emri de, Hakîm ve Rahîm ekseninde telif olunan Kur’ân’?n manevî mucizesi Risâle-i Nur’a işaretti. “Resâili’n-Nur, baştan başa ism-i Hakîm ve Rahîm’in mazhar?” diyordu bir yerde, bunu teyid edercesine. Hakikaten bunu hissetmemek, görmemek mümkün değildi. Baştan sona hikmet ve rahmet tecellîleri ile dolu bu eser külliyat?n?, bir senede okuyan?n zaman?n mühim ve hakikatli bir âlimi olmas?n?n, onu ‘anlayarak’ ve ‘kabul ederek’ okuma şart?na bağlanmas? da bu s?rdan olsa gerekti. Hakimiyet tecellisiyle r?z?klanan ak?l ‘anlama’ya, rahimiyet tecellisiyle r?z?klanan kalb ‘kabul etmeye’ muhtaçt?.
    Evet, ?brahimî meşrep sahibi, ahirzaman yang?n? içerisinde ?brahimvârî, “Ey ateş! Serin ve selâmetli ol” âyetini okumuştu adeta. Alevleri göklere yükselen müthiş yang?n, iman-? tahkikî gömleğini giymiş ?man Fedaisini yakamad?. ?man? tutuşmuşlara iman-? tahkikî suyunu yetiştirdi o. Hz. ?brahim’in at?ld?ğ? dehşetli ateşi söndürmek için, küçüçük cirmine ald?rmadan su taş?yan kar?ncan?n, bu haline şaş?ranlara, ‘Ben vazifemi yap?yorum, gerisi Allah’a ait’ demesi meselinde olduğu gibi, o da ‘Vazifemiz tebliğdir, neticeye kar?şmay?z’ hakikatini şiar edinerek, Onun ad?yla ald?ğ? her soluğu, yine Onun yolunda tüketti. Tâ ?brahim Peygamberin diyar?na kadar... “?brahim Halilullah’?n bir menzilidir” dediği Urfa, onun dünya yolculuğundaki son durağ? oldu.

    ?smail TEZER/Yeni Asya Gazetesi

    05.07.2006

    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:36 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı HaKaNBa Nickli Üyeden Alıntı
    Evet, ?brahimî meşrep sahibi, ahirzaman yang?n? içerisinde ?brahimvârî, “Ey ateş! Serin ve selâmetli ol” âyetini okumuştu adeta. Alevleri göklere yükselen müthiş yang?n, iman-? tahkikî gömleğini giymiş ?man Fedaisini yakamad?. ?man? tutuşmuşlara iman-? tahkikî suyunu yetiştirdi o. Hz. ?brahim’in at?ld?ğ? dehşetli ateşi söndürmek için, küçüçük cirmine ald?rmadan su taş?yan kar?ncan?n, bu haline şaş?ranlara, ‘Ben vazifemi yap?yorum, gerisi Allah’a ait’ demesi meselinde olduğu gibi, o da ‘Vazifemiz tebliğdir, neticeye kar?şmay?z’ hakikatini şiar edinerek, Onun ad?yla ald?ğ? her soluğu, yine Onun yolunda tüketti. Tâ ?brahim Peygamberin diyar?na kadar...
    Çok güzel yorumlanm?ş,Allah raz? olsun
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:37 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Evet, ?brahimî meşrep sahibi, ahirzaman yang?n? içerisinde ?brahimvârî, “Ey ateş! Serin ve selâmetli ol” âyetini okumuştu adeta. Alevleri göklere yükselen müthiş yang?n, iman-? tahkikî gömleğini giymiş ?man Fedaisini yakamad?. ?man? tutuşmuşlara iman-? tahkikî suyunu yetiştirdi o. Hz. ?brahim’in at?ld?ğ? dehşetli ateşi söndürmek için, küçüçük cirmine ald?rmadan su taş?yan kar?ncan?n, bu haline şaş?ranlara, ‘Ben vazifemi yap?yorum, gerisi Allah’a ait’ demesi meselinde olduğu gibi, o da ‘Vazifemiz tebliğdir, neticeye kar?şmay?z’ hakikatini şiar edinerek, Onun ad?yla ald?ğ? her soluğu, yine Onun yolunda tüketti. Tâ ?brahim Peygamberin diyar?na kadar... “?brahim Halilullah’?n bir menzilidir” dediği Urfa, onun dünya yolculuğundaki son durağ? oldu.
    Siyah olan bölüm için yazacak (takdir makam?nda) kelime bulam?yorum. O paragraf?n güzelliğini anlatabilmek için herhalde ?smail TEZER olmak lâz?m. Ben ançak, müthiş, hârika, fevkalâde!!! diyebiliyorum.

    K?rm?z? yapt?ğ?m son sat?r için ise şunu söyleyebilirim. ?smail Hocam?z 27 May?s'?n despotlar?n? unuttu herhalde. Yoksa Bediüzzaman'?n kendi iradesiyle yapt?ğ? son yolculuk olduğunu mu kastetmişti? Ben gene de bunda bile -Allah'?n izniyle- Üstad?m?z?n iradesi olduğunu düşünüyorum. Zalimler eliyle vasiyetinin yerine getirilmesini irade etmiş olabilir mi acaba? Hani kabrinin gizli bir yerde olmas?n? istiyordu ya üstad...
    Muhabbetle...
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:38 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Neden başka bir yer değilde,urfada üstad vefat etti,
    bunun ne hikmeti ola?
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:38 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    [QUOTE=Ç€M!ÇOğLU]yunusum kardeş,belki "Neden başka bir yer değilde,urfada üstad vefat etti, bunun ne hikmeti ola?" sorunuza şu hadis ve aç?klama izah olur diye al?yorum.


    Hadis:"Ona Mekke'de Haceri Esvedle makam? ?brahim aras?nda Aşure gecesi biat edilecektir. "(MUHAMMED B. RESUL AL - H&#220;SEYN? EL BERZENC?<SPAN style="COLOR: black">) (Malumdur ki Urfa taş? ve toprağ?yla mübarektir der Hz. &#220;stad.Bir de Urfa diyar? Hz.?brahim(as)'in diyar? olarakta bilinir.&#220;stad?n mübarek Ramazan günlerinde ve de kadir gecesinde vefat etmesi bu hadis-i şerife ayr? bir letafet kat?yor diye düşünüyorum.)&#220;stad hazretleri hayat? boyunca kimseye elini öptürmüyor ve sakal da b?rakm?yor. Ancak son anlar?nda Urfa'da elini öptürüyor,gelenler üstad?n elini öpmek için s?raya giriyor ve üstad elini tutam?yor Zübeyir abi üstad?n elini tutuyor ve gelen ahali üstad?n elini öpüyor.Bir de &#220;stad?n sakal? uzuyor ve &#220;stad hazretleri sakall? olarak vefat ediyor.Böylece sakall? olacağ? ve sakal? olmay?ş? ile ilgili rivayetler de anlaş?lm?ş oluyor kanaatindeyim.(Kaynak:”Bediüzzaman?n Urfa Günleri” kitab?-Şahdamar yay?nlar?- s:39 (Yüzlerce Urfal? otele gelip üstad?n elini öper.Sakal?n?n uzad?ğ?da bu kitapta geçiyor)
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:38 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Alıntı Ç€M!ÇOğLU Nickli Üyeden Alıntı
    yunusum kardeş,Alahu alem,bu hadiste teşbihler var diye düşünüyorum.
    Hadis:"Ona Mekke'de Haceri Esvedle makam? ?brahim aras?nda Aşure gecesi biat edilecektir. "(MUHAMMED B. RESUL AL - H&#220;SEYN? EL BERZENC?)
    Mekke ve hacer-i esved ile Hz.?brahimin ilişkisini biliyoruz.Hadiste mehdiye "Mekke'de Haceri Esvedle makam? ?brahim aras?nda Aşure gecesi biat edilecektir." diye ifade var.Bu hadis &#220;stad?n son günlerine bak?yor diye düşünüyorum.
    Meke ve Haceri Esvet ile Hz.?brahim diyar?na işaret olmal?d?r.Aşure gecesi ise mübarek günlere ve geceye işaret olabilir.Biat meselesi ise yukay?a ald?ğ?m?z gibi "&#220;stad hazretleri hayat? boyunca kimseye elini öptürmüyor ve sakal da b?rakm?yor. Ancak son anlar?nda Urfa'da elini öptürüyor,gelenler üstad?n elini öpmek için s?raya giriyor ve üstad elini tutam?yor Zübeyir abi üstad?n elini tutuyor ve gelen ahali üstad?n elini öpüyor.Bir de &#220;stad?n sakal? uzuyor ve &#220;stad hazretleri sakall? olarak vefat ediyor.Böylece sakall? olacağ? ve sakal? olmay?ş? ile ilgili rivayetler de anlaş?lm?ş oluyor kanaatindeyim.(Kaynak:”Bediüzzaman?n Urfa Günleri” kitab?-Şahdamar yay?nlar?- s:39 (Yüzlerce Urfal? otele gelip üstad?n elini öper.Sakal?n?n uzad?ğ?da bu kitapta geçiyor) "gerçekleşiyor diye anl?yoruz.doğrusunu Allah bilir.

    Bu hadis &#220;stad?n hayat? ile ilgili bir çok müşkülü hallediyor san?yorum.
    1.Urfa'da vefat etmekle bu hadis tahakkuk ediyor.
    2.Çok ağ?r hasta olmas?na karş?l?k yüzlerce Urfal?ya elini öptürmekteki s?rr?n biatlar? kabul ettiğine işaret olabilir.
    3.Hadislerin bir k?sm?nda sakall? olacağ?,bir k?sm?nda ise sakals?z olacağ? rivayet edilmektedir.&#220;stad vefat ettiğinde sakal? uzuyor ve sakall? vefat ederek sakall? olacağ?na da işaret ediliyor.
    4.Halilulrahman dergah?na daha önce haz?rlan?p,buraya beni koymay?n oran?n sahibi gelecek diyen veli zat?n haberi hakikat ç?k?yor.
    5.&#220;stad Abdullah Yeğin ağabeye kardeşim sen Urfaya git bende geleceğim deyip oraya gelmesi elbetteki tesadüfi olamaz diye düşünerek bu hadisle irtibat? olabilir kanaatiyle aktard?m.
    Yazd?klar?n akl?ma yatt? kardeşim. Hem de çok ilginç. Hem ,yeni duymuşum.

    Ahirzaman meseleleri dağ?t?lm?ş bir yap-bozun parçalar?na benziyor. Birbirine uyanlar? bulunca bir resim ortaya ç?k?yor.

    Bu da sanki o yap- bozun orjinal parças?na benzedi. Yada ben benzettim.

    Allah raz? olsun. Muhabbetle
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:39 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  7. #7
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı
    Yazd?klar?n akl?ma yatt? kardeşim. Hem de çok ilginç. Hem ,yeni duymuşum.

    Ahirzaman meseleleri dağ?t?lm?ş bir yap-bozun parçalar?na benziyor. Birbirine uyanlar? bulunca bir resim ortaya ç?k?yor.

    Bu da sanki o yap- bozun orjinal parças?na benzedi. Yada ben benzettim.

    Allah raz? olsun. Muhabbetle
    Seha kardeşim, yaln?zca siz benzetmediniz. Ben de şimdi okudum.O hadîsi ben de duymuştum. Ama böyle tevil etmemiştim. Karahazerçiçeği kardeşimizden Allah raz? olsun. Sizin de buyurduğunuz gibi âhir zaman meseleleri gerçekten bir yap-boz gibi. Karahazerçiçeği kardeşimiz güzel bir resim ç?karm?ş.
    Muhabbetlerimle...
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:39 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  8. #8
    Pürheves fem_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    263

    Standart

    Tefekkür ve şefkat onun hususî meşrebi idi. Gerçi her peygamberin hayat?nda bu tefekkür ve şefkat vard?. Lâkin Hz. ?brahim’de daha ziyade gözüküyordu.


    Acz fakr şefkat tefekkür tarikimiz. Meşrebimiz ?brahimi..
    Konu MuhammedSaid tarafından (28.05.07 Saat 05:39 ) değiştirilmiştir.
    Asya'nın Bahtının Miftahı Meşveret ve Şuradır.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tarîkatta "seyr-i enfüsî" ve "seyr-i âfâkî" tabirleri altında iki meşreb var.
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.01.15, 18:46
  2. Risale-i Nur Mesleği Nedir? Meşreb Nedir? Mizac Nedir?
    By MuM in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 28.07.09, 15:35
  3. Cemaatler (Meşreb ve Meslekler) Arası İhlas Düsturları'ndan
    By aczmendi reşha in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22.08.08, 15:58
  4. Bediüzzaman'ın Gençliği, Gençliğin Bediüzzaman'ı
    By EnVaR in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 02.01.08, 18:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0