kara bağrımda yetişen
gülce bir gülsün sen
zor yollarda nilüfer
kolaya kaçmayan ağaç

üşüdüğümde sobama odun
üstüme sıcacık bir şal
battaniyemde desen desen
düşlerimde çiçek çiçek
ekmek arası bir dilek
karagülümsün sen

sarp dağların eteklerinde
ürkek bir ceylan yavrusu
hem sevecen bir ana bana
hem de annesinin kuzusu

seven, sevilmek nedir bilen
özlenen beklenen istenen
kış günlerinde de açabilen
isyankar tek çiçek: kardelen

dalları yüreğimi kuşatmış
taze bir zeytin fidesi
gül yüzüyle gülünebilen
gözlerimin ürkek minesi

gelsin dile diye
hep yolu gözlenen
kavuştukça ona yine
daha çok özlenen

kurumuş topraklara
düşen yağmur damlası
çatlamış dudaklara
birkaç damla su
nefesimde ılıman
taze bahar kokusu

sen başımda duman
içimde yanan tütsü
sen güzelliğe adanan
geleceğin türküsü

sen hasretliğe mektup
sanki gelecek kaygısı
sen avuçlarımda güvercin
sevdayı yitirme korkusu

bereketli tarlalarda
bin başaklı buğday
yüreğimdeki yaylalarda
delice koşan bir tay

sen engin denizlerde
minik bir yelkenli
sen çocuk, çocuk
yüreğimdeki yerli

çiçekli bahçemizde
bir kır koşusu
liseli bir heyecan
bir onsekiz tutkusu

hani, evvel zaman
sanki kalbur samansın
annemin beşiğinde
tıngır mıngır sevdamsın...