DOLDURMAK

Bir gün Şeyhülislam Mustafa Asım Efendinin yanında otururken, Bab-ı Meşihatte önemli bir göreve tayin edilen Hayrullah Efendiyi mecliste bulunanların gözünde büyütmek isteyen bir arkadaşı:

“Hayrullah efendi bu vazife için biçilmiş kaftandır!..” demiş, “Doğrusu yerini de dolduruyor!”

İsmi geçen zatın öteden beri yaptıklarını bilen Babanzade kendini tutamamış:

“Yalnız yerini doldursa iyi, cebini de dolduruyor!.”


İMAN HASSASİYETİ

Hakkı Bey isimli dostunun tok sözlülüğünden pek hoşlanan Enver Paşa nezarete gelen ziyaretçilerden onu tercih eder ve odasında onunla sohbete dalarmış.

Bir gün, yine konuşurlarken söz savaşa gelince Paşa işi kadere bırakıp, “Allah elbet sonunu hayır edecektir,” demiş.

Hakkı Bey biraz düşünmüş ve şöyle demiş:

“Şu ‘elbet’ yerine ‘inşaallah’ diyelim; Allah şarta gelmez.”


HALİFE

Harun b. Antere babasından şöyle anlatır:

“Hz. Ali'nin yanına girdiğimde eski bir örtünün altında uzanıyordu. Beni görünce hemen kalktı. Dikkat ettiğimde altındaki döşeğin, üstündeki örtüden daha çok yıpranmış olduğunu gördüm. Onun bu hâli beni fazlası ile duygulandırdı. Dayanamadım, müsaade isteyerek dedim ki:

“Ey Mü’minlerin Emiri, hava soğuk; ince ve eski bir örtünün altında üşüyorsunuz. Halbuki, Cenâb-ı Hak sana ve çoluk çocuğuna şu devlet hazinesinden bir hisse ayırmıştır. İslâm Halifesi olarak daha fazla almanda bir beis görmüyorum. Kendinize neden bu kadar eziyet ediyorsunuz?”

Beni dikkatle dinledikten sonra Hz. Ali şu cevabı verdi:

“Yâ Antare, bu makama, sizin malınızı yemek için değil, size ve bütün Müslümanlara hizmet için getiril