Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister ve Şeyhler medresesine gider.O sıralarda da Naim Hoca hem Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki medresede talebe okutmaktadır. Uzun ağızlığına cıgarasını takmış, bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır. Gelen başında biraz bekleyince:
-Gurban adın bağışla, der Naim Hoca.
Başında bekleyen:
-Ömer Nasuhi
Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur.
-Bülmeni de var mi?
-Evet. Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken:
-Buyurun ceneze namazına, der.

************************************************** *************************************************
Tortum'un köylerinden birine Kaymakam bir köprü yaptırır. Ancak köprü biraz alçak olduğu için buradan geçen eşeklerin kulaklarına sürtünür.
Tortumlu da eline bir bıçak alarak eşeğin kulağının sürtündüğü yerleri oymaya başlar. Tam bu sırada Kaymakam yanına gelir ve niye köprüyü oyduğunu sorar. Tortumlu da eşeğinin kulakları sürttüğü için bunu yaptığını söyleyince Kaymakam:
-Köprüyü oyacağına eşeğin ayaklarına gelen yeri kazısana,der. Tortumlu şöyle bir bakar:
-Bir de ohumuş adamsan Gaymagam beg, ben diyirem gulahlari... sen diyirsen ayahlari

************************************************** **************************************************

Tortumlu'nun biri eşeğe yüklediği dutu "batmanı 2.5" diye bağırarak satıyordu.Biri kulağına eğilip "kilosu gaça" diyende:
-Niye baba ele egilib gulağıma fısıldirsan, hoç esgeriye mevzeri satmiram; tut satiram!


************************************************** ************************************************** *


Tortum'lu iki kardeş, yan köyden kız kaçırmış, kendi köylerine dönüyorlardı. Arazi malum patika! Büyük kardeş önde kız ortada küçük kardeş arkada. Kız hangi kardeşe kaçırıldığını merak edip arkadaki küçüğe yanaştı ve sordu:
-Bahasan beni hangüze kaçırdıııız?
Küçük kardeş şöyle bir bıyıklarını burduktan sonra :
-Orası heç bellim olmaz! Hele bir eva gidah!



************************************************** ************************************************** *


Erzurumlu nine bir gün tarlada çalışırken çok yorulur ve ilerdeki çalışan torununa seslenerek "hele gızım cayi getir" der.
Torunu cayı getirir ve nine yere oturur.
Çayi bardağa koymadan direk demlikten icerek aynen şöyle der:
"Ohhh sançi içime girir.."


************************************************** ******


Erzurumlunun biri içkili bir lokantanın önünden geçerken içerde içkilerini yudumlayanlara meraklı bir şekilde bakar ve içerken yaptıkları hareketleri izler ve dayanamayıp lokantaya girer içki içenlere sorar;


-Gardaş size buni hökümat zoriylami içirirler.


İçki içenler yok diye cevap verirler.Bizim ki o zaman şöyle der;


-Eleyse niye yüzüzi buruştirirsiz.


************************************************** ******



Bir ramazan günü Erzurumlu olmayan üniversite öğrencilerinden biri, arkadaşları olan bir grubun üniversitede oruç kontrolü yaptığını ve oruç tutmayanlarla dalaştıklarını görür. Dinine bağlı olan genç kendi kendine


-“bunlar dinine bağlı ben bunlarla arkadaşlık yapmaya devam edeyim der.


Ertesi gün bu grubun kaldığı eve gider birde ne görsün sofraya kurulmuş afiyetle yemeklerini yemektedirler. Ramazan günü olması hesabıyla bunlara sorar:


-"siz herkese oruç tutması için baskı yaptığınız halde niye oruç tutmuyorsunuz."


içlerinden biri cevap verir:


-"oğlum biz oruç tutmiriğ, tuttuririğ"


************************************************** *******



Rahmetli Kunduracı Yunus Usta, bir yorgunluk çayı içmek için dükkanının bitişiğindeki İki Kapılı kahveye gitmişti Oturur oturmaz garson önüne yarım bardak çayı koyunca Yunus Usta sinirlenerek
garsonu çağırdı.
-Buyur Beybaba?
-Oğlum bu nasıl çay?
-Beybaba yeni demledim.
-Oni demirem. Bah burada tiryakinin ögüne bele yarım bardah çay goydun mi ona söymüş kimi olursan, annadın mi!
-Beybaba dudak payı istemez misin?
-Ben pay isdemirem, çay isdirem çay!