+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9
Like Tree2Beğeni
  • 1 tarafından duaşart2
  • 1 tarafından *ERCAN*

Konu: Mücahede Ehli ve Huyları

  1. #1
    Ehil Üye Ahmet.Ramazan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2017
    Mesajlar
    1.255

    Standart Mücahede Ehli ve Huyları

    YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.

  2. #2
    Ehil Üye Ahmet.Ramazan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2017
    Mesajlar
    1.255

    Standart

    YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.

  3. #3
    Pürheves duaşart2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2018
    Mesajlar
    192

    Standart

    Abdülkadir Geylani : FEN VE KEYFİYETİ Sana bir misal getireceğim. “Fena” üzerine olacak. Şunu demek isterim. Bir sultan, halk içinden seçeceği kimseyi bir beldeye tayin eder. Ona her türlü yetkiyi verir. Bir vali için lazım olan her çeşit nişanları takar. Borozan, bando, asker vs. Bu hal bir müddet devam eder. Aradan zaman geçer. O vali kendini beğenmeye başlar. Padişahın nimetini unutur. Sanki o yer kendisine bakidir. Kendini beğenir,ilk halini unutur, eksiğini hatırlamaz, eski fakirliği aklına gelmez. Halbuki bir zamanlar bir köşede unutulmuştu. Bu kibir o zavallıyı sarar. Kendini çok beğenir. Firavunlaşır. Bu hali çok iyi bilen şah onu azleder. Öyle bir hal alır ki, ilk devrini arar ama eline geçmez. Padişah ondan yaptıklarının hesabını sorar. Bütün hatalarının cezasını çektirir. Emirlerin yapılmayışı, yasaklara tecavüz etmek o zavallıya pahalıya mal olur. Çok feci bir şekilde hapsolur. En dar yere tıkılır. Büyük sıkıntıya düşer. Devamlı bir ihtiyaç içinde kıvranır. Bu kıvranma onun için iyi olur. Böbürlenmesi ölür. Kibri gider. Haddini bilir. Nefsi körlenir. Şahsi arzusu söner. Benliğini eritir. Bunlar padişahın gözünden kaçmaz. O şahsın bilgisi bunları kaybetmez. Bu durumda padişahın merhamet nazarı ona dokunur. Rahmet ve merhamet nazarına mazhar olur. Dolayısıyla, zindandan çıkarılma emrini verir. Bu arada bütün in’am ve ihsanını ona yağdırır. Eski devletini verir. Ayrıca o miktarın iki misli de mükafat verir. Artık bu iş böyle devam eder. Bundan sonra kötülüğe girmez. Kibri, gururu unutur. Saf ve temiz olarak vazifeye devam eder. İşte bu misal bir iman sahibinin halidir. Bir kimse Allah’a (CC) yaklaşınca, Allah (CC) onu sever ve seçer. Kalb gözü açılır. Nimet, in’am ve ihsan kapıları ona açık olur. Zaman olur, o kalb gözü ile kimsenin görmediğini görür, işitmediğini işitir, akla hayale gelmeyen garip işler seyreder. Yerin, göğün hikmetini anlar. Onlardaki esrarı çözmeye başlar. En güzel vaadi alır. Vaad olunduğu şey kendisine bol bol verilir. Hakk’a (CC) yaklaşır. O’nun (CC) güzel sözlerini duyar. Bu duygu yalnız safiyetten ve manevi yükselmeden gelir. Bu hale fenaya ermiş kişi kavuşur. O sözün hikmetini söyler. Çünkü kalbi temizdir. Safiyete ermiştir. O temizliğin nuru, kalbten dile gelir. O nurlu hal, o büyük insanın her halinde sezilir. Fenaya ermiş olan kibirli değildir. Gönlü engin olur. Dışı mütevazi insanlar gibi olur. Aldığı helâldir. Her haliyle Allah’ın (CC) yasaklarına yanaşmaz. İşte bu halde o insan kendinden emin olur. Kendini huzur içinde görür. İşte bu hoşluk bir zaman devam eder, bunun bir daha gitmeyeceğini sanır aldanır. Aniden belaların kapısı açılır. Çocukları yok olur. Malı telef olur. Kalbindeki huzur bozulur. İlk zamanda verilmiş olan bütün nimetler yok olur. Bu haller bu zatı hayrette bırakır. Üzülür, kalbi kederle dolar. Zahirine baksa yalnız kötülük görür. Kalbine dönse, yalnız hüzün ve zulmet görür. Allah’a (CC) dua etse icabet bulmaz. Bir yandan vaad alsa verildiğini göremez. Birine bir şey vermek istese yerine getiremez. Bir rüya görse tabir etmek kolay olmaz. Halka karışmak istese yapamaz. Şayet bir kolaylık bulup halka gitmek istese derhal bela ile karşılaşır. Halkın eli, bu durumda ona musallat olur. Neredeyse tırnaklarıyla vücudunu parçalarlar. Dilleri ırzına malına dokunur. İlk halinden bazı şeyler anlatmak isterse, diyemez. Evvelce gördüğü nimete karşı, şimdiki belayı hoş görse yapamaz. Bu halde, nefis onu böyle yok eder. Heva, şahsi arzu onu ilk halden alıkoyar. Manevi yolculuğu tükenir. Oluşlar durur. Manevi hal kapanır. Daimi bir telaş içinde kalır. Her gün sıkıntısı üzüntüsü çoğalır. Bu haller devam ederken haberi olmadan manen yükselir. Birden kapı açılır, bu açılış ani olur, açılışla beraber maddi ve manevi varlık yok olur, yalnız ruh kalır. İşte bu halde işler başka olur. Batıni deruni sesler işitir. İlk söz; Hz. Eyyub’a (AS) olduğu gibi tecelli eder:- “İşte sana, tatlı su, iç ve şifa olduğunu bil, yıkan!.. Ayağını vur, o çıkar…” Kalbinde rahmet çeşmeleri akmaya başlar. İlahi rahmet ve şefkat onu diriltir, ona hakikat kapıları açılır. Gönül yolları gösterilir. Her kuvvet karşısında söner. Her varlık hizmetine koşar. Diller onu över. Her canipten onun ziyaretine koşarlar. Şah diye geçinen, kendilerini yaratıcı olarak tanıtanlar, onun kapısında köleye benzerler. O, insan olmuştur. Rahmet onun yüzünden okunur. İLAHİ NUR, gözlerinden çıkar. Kendisini de halinden memnun eder. Bu hali Hakk’a (CC) varıncaya kadar devam eder. Sonra kavuşacağına kavuşur. Dünya gözü onu görmez, buranın duygusu o alemi sezemez. Allah-ü Teala (CC) onlara hazılanan nimetleri anlatırken şöyle buyuruyor.- “Onların mükafatı büyüktür. Buradaki ölçüler ve tartılı bilgi onları bilemez. O göz kamaştırıcı nimetleri hiçbir nefis bilemez.”
    Ararad bunu beğendi.

  4. #4
    Müdakkik Üye *ERCAN* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2019
    Mesajlar
    869

    Standart

    Seyyid Abdulkadir-i Geylâni, Gavs-ül Â'zam, Gavs, Kutub gibi mecâzi nâm ile bilinen bu zât (Hi: 470-561) arasında yaşamış ve Kâdiri Tarikatının müessisidir. Müteaddid müridlerinden bir çoğu sonradan veli olarak meşhurdurlar. Derslerinin te'siriyle birçok Hristiyan ve Mûseviler Müslüman olmuşlar. Ruhâni feyze ermişlerdir. Aktab-ı Erbaadan sayılır. (R.A.)
    Ararad bunu beğendi.

  5. #5
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.549

    Standart

    Sultanı Evliya...
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

  6. #6
    Müdakkik Üye *ERCAN* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2019
    Mesajlar
    869

    Standart

    KUTB-UL AKTÂB: Kutubların başı, Hilafet-i mâneviye-i Muhammediye (A.S.M.). Velâyet-i mâneviye makamlarının en yükseği, nübüvvet-i Muhammediyeye (A.S.M) veraset makamı olup, bu makama ancak Cenab-ı Hakkın bir atiyyesi olarak nâil olunur. Bu makamda bulunan zât Hakikat-ı Muhammediyenin (A.S.M) mazharı ve Esma-i İlâhiyyenin cami'dir. Her asırda bir tane bulunan bu zatların sonuncusu mezkür sıfatların en ekmeline mazhardır. Bu makam hakkında GAVS ve KUTBİYYET-İ Kübrâ tabirleri de kullanılır.

  7. #7
    Pürheves ercanahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2020
    Mesajlar
    240

    Standart

    GAVS-ÜL A'ZAM: Abdulkadir-i Geylânî (K.S). Hz.lerinin nâmı. En büyük Gavs Evliyâullahın büyüğü. Gavs-i Ekber de denir. (Bak: Abdulkadir).

  8. #8
    Pürheves ercanahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2020
    Mesajlar
    240

    Standart

    MÜCÂHEDE: (C: Mücâhedât) Çalışma. Cihâd etme. Din düşmanına karşı koymak. Çarpışmak. Uğraşmak. Gayret göstermek. İslâmiyette mücâhedenin ehemmiyeti hakkında Deylemî (R.A.)' den mervî bir Hadis-i Şerif meâli: "Allah bir kulu sevdiği vakitte onu Zât-ı Ulûhiyetine hizmet etmek için seçer. Onu kadınla ve evlâd ile meşgul ettirmez" Bu, bâhusus Hicretin 200 senesinden sonra en hayırlınız zevce ve veledi olmamakla yüklü hafif olanımızdır" Hadis-i Şerifi vardır. Bu Hadis-i Şerif ile "İzdivaç ediniz, çoğalınız. Ben kıyâmette sizin kesretinizle iftihar edeceğim" Hadis-i Şerifi arasında tenakuz yoktur. Şöyle ki: Nikahlanmayı emreden Hadis-i şerif, şartları hâiz olanlara, nikâhtan dolayı mücâhedeyi terketmeyenlerdir. Yukarıdaki Hadis-i şerifler ise, şartları hâiz olmayan ve dini uğrunda mücahedeyi, evlenmekten dolayı terk edenleredir". (Levami-ül ukul Şerhi, C: 1. S: 173)

  9. #9
    Pürheves ercanahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2020
    Mesajlar
    240

    Standart

    VELÂYET-İ KÜBRÂ: Büyük velîlik. (Akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafına bakan ve verâset-i nübüvvetten gelen gayet kısa ve fakat yüksek olan, tarikat berzahına uğramadan zâhirden hakîkata geçen velilik mesleği * Sahâbeler gibi.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sadakat Ehli
    By rasulgülleri_nuryarenleri in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.11.14, 14:55
  2. Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 23.08.08, 22:40
  3. Garip Türk Huyları
    By ayine-i samed in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.08.08, 22:25
  4. Şu Huyları Tavsiye Etti...
    By Lebid24 in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.12.07, 16:28
  5. Ehli Dalaletin Ehli Hakka Üstünlüğü Nedendir?
    By aral in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 02.10.07, 21:38

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0