+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 49

Konu: Nur'un Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart Nur'un Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp


    Bu kitab? çok beğendim, sizlere de okuman?z? tavsiye ederim.Kitab?n k?sa tan?t?m?;

    Zübeyir Güzdüzalp- Hayat?- Mefkuresi

    Örnek B?r Dava Adam?



    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin “Kâinata değişmem” dediği sad?k talebesi Zübeyir Gündüzalp’in hayat? kitaplaşt?.

    Araşt?rmac?-yazar ?brahim Kaygusuz’un, yaşad?ğ? mahalleri dolaş?p, çocukluğundan itibaren ebedî âleme göçene kadar bire bir Zübeyir Gündüzalp’le hayat? kesişenlerle görüşerek kaleme ald?ğ? eser, geçtiğimiz günlerde “Nur’un Sad?k Kahraman?: Zübeyir Gündüzalp” ismiyle piyasaya sunuldu.

    “Şahsiyetler vard?r, dâvâs? ile bütünleşen; hayat?n? insanlara hizmete adayan, erdemlerin en mükemmellerini benliğinde yaşayarak çevresine yans?tan, bask?lar karş?s?nda y?lmadan istikametini muhafaza eden.”
    Zübeyir Gündüzalp’in istikamet üzere şekillenen hayat hikâyesini ve örnek hizmetlerini ele alan eserin takdiminde, ilk cümle böyle anlat?yor onu.
    Yeni Asya Neşriyat taraf?ndan yay?nlanan eserde, Bediüzzaman ve Risâle-i Nur’a sadakatle bağlanm?ş, hayat?n? dâvâs?na adam?ş bir insan?n bugünün gençlerine örnek olacak destans? hayat hikâyesi ak?c? bir dille aktar?l?yor. Bir solukta okunacak ve başucunuzda bulundurulacak bu eserin hayat?n?za farkl?l?k katacağ?na inan?yoruz.
    Konu HakanBa tarafından (06.09.07 Saat 03:02 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Bu linkte de kitaptan birkaç kısmi alıntıyı bulabilirsiniz:


    http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=6983
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Bu kitapta geçen enteresan bilgiler var.Mesela Üstad?n müstear ismi,oğluna ve kendinden yaşca küçük olan kardeşine ağabey diye hitap eden,Abdülmecid Ağabeyin kabrine inerken ayakkab?s?n? ç?karan,menfi harekete teşebbüs eden 2 isim,bir yerde iki padişah olmaz diyen ağabey, yaz?c?l?ğ?n Hz. Ali (r.a) nin rüyada emrine bağlanmas?, okuduğu kitab sat?n al?nmazsa, onu kitab okuma saymayan agabey, Zübeyir ağabeyin siyadeti ve ciddi olup hiç gülmemesi gibi nice orjinal tesbitler yer al?yor.

  4. #4
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Bu kitabdan zübeyir abeyin ne kadar hizmette tedbirli olduğu ve idareciliği mükemmel olması.Dersanelere ve şahıslara bile müstear isim verirmiş.Bu tedbiri de Üstaddan almış.Mesela Üstadın müstear ismini bu kitaptan öğrendim.
    Konu muhibbülkurra tarafından (25.07.07 Saat 12:35 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Gayyur asyanurasya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    66

    Standart

    Zübeyir Ağabey maşallah teoriği pratiğe o kadar başar?l? çevirmiş ki hakk?nda şimdiye kadar 4 kitapç?kt?-benim gördüğüm-
    "Kainata değişmem!" hükmünü zaman geçtikçe daha iyi anlayacağ?z herhalde...
    "Herkes kendi fecrinde aramalı aydınlığı..."

  6. #6
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart Nurun Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp


    Kitaptan Baz? Bölümler

    Cafer Çim anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey Urfa’ya geldiğinde, hiç unutmuyorum çok uzun saçlar? vard?. Saçlar? hemen hemen omuzlar?na kadar imişti. Cenap Bey “Ziver Bey, biliyorsunuz böyle saça izin verilmiyoru, ne yapal?m” diye hat?rlatt?ğ? halde kesmedi. Bunun üzerine çok ?srar etti yine kesmedi. Üstad?m?zdan bunu gördüğü, sünnet-i Resulullah için saçlar?n? uzatm?şt?. Nihayette Cenap Bey kendisini ikna etti ve k?saltt?. (s. 166)


    Mehmet F?r?nc? anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey bunlar? mumlu kâğ?da yeni yaz? ile daktilo etti. Biz de bas?m?n? yaparak birlikte neşir ettik. Zübeyir Ağabey daktilo ile yazarken Üstad baş?nda dururdu. (s. 188)


    Mehmet Çal?şkan anlat?yor:
    Beni eskiden komünistler ve masonlar mağlup edebilirlerdi. Zübeyir geldi, art?k beni kimse mağlup edemez.” (s. 193)


    Şaban abi anlat?yor:
    Zübeyir’imi kâinata değişmem” (s. 207)


    Zübeyir Gündüzalp anlat?yor:
    Üstad?m?z bir lahika mektubunu yazd?ğ? zaman veyahut talebelerinin yazd?klar? mühim ve lahikaya girmeye değer olan bir yaz?y? neşrederken; eğer teksir makinesinde bir risale dahi teksir ediliyorsa, onu durdurur ve o lahikay? neşrederdi. (s. 211)



    Salih Özcan anlat?yor:
    Bediüzzaman, “Bu Menderes çok münaf?kt?r” diyen Salih Özcan’a hiddetle cevap vermiş ve şöyle demişti. “Sus keçeli! Menderes’e böyle deme. O çok hizmet etmek istiyor. Fakat mani olanlar var.” Bunun üzerine ben “bir parti kural?m, biz başa geçelim” dedim. Üstad, “Eğer bugün Bayar bana dese, ‘Said gel buraya otur’ ben şiddetle reddederim. Bir cemiyette % 70 dindar olmazsa ?slamiyet nam?na başa geçmek cinayet olur. Memuru, mebusu, senden olmad?ktan sonra ?slamiyete büyük zarar olur. Bütün kuvvetimizle Menderes’i desteklememiz laz?m ki, Halk Partisi iktidara gelmesin. Halk Partililerin % 95’i masumdur. Kabahat % 5’indir. (s. 231)


    Halil Yürür anlat?yor:
    Üstad?m?z Zübeyir Gündüzalp’i göstererek, heyecanla “Zübeyir’i ne için yan?mda bulunduruyorum, biliyor musunuz?” diye sordu. Sonra, sorduğu soruya kendisi cevap verdi: “Zübeyir, imana ve Kur’ana ahiretini de feda etmiş, onun için yan?mda taş?yorum.” (s. 240)


    Ali Demirel anlat?yor:
    Rahmetli Mustafa Nezihi Polat’?n vefat ettiği gündü. (bir gün önce veya sonra da olabilir.) Bal?kesir’e gitmişti. Orada Hamidüddin Aşan diye bir öğretmen arkadaş?m vard?. Kendisini ziyarete gitmişti. Ben arkadaş?n yan?na gitmeden önce, bir şeyler okumuş. O şeyin heyecan? ile beni karş?lad?. Okuduğu şeyi benimle de paylaşmak istediğini söyledi. Memnuniyetle karş?lad?m. Geçmiş gün tam hat?r?mda değil. Hadis veya büyük evliyaullah?n eserlerinden bir istihraç olabilir.
    Okuduğu ifadeler beni de şok etmişti:
    “Ahirzaman Mehdi’sinin çok yard?mc?lar? olacak. Ama içlerinden birisi, tek baş?na ötekilerin kuvvetine olacak. Onun hizmetleri teraziye konulduğunda, tek baş?na hepsine muvazi gelecek.”
    Bu ifadeleri birlikte okuduk. Gayr-? ihtiyari ikimizin akl?na, ilk anda Zübeyir Ağabey gelmişti. (s. 304–305)


    Mehmet Emin Birinci anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey Risale-i Nur’u eline şöyle bir al?rd?. Eline alacak takati yok. Kitap düşecek vaziyette:
    Kardeşim bari kitap elimde iken öleyim. Kardeşim bari öyle öleyim…” diye tekrar ederdi. (s. 342)


    Tahiri Ağabey anlat?yor:
    “Bütün s?r ondad?r. Ne s?r varsa, neyi bilmek istiyorsan?z ona soracaks?n?z. Şimdi Üstad demek Zübeyir demek, Zübeyir demek Üstad demektir. Onun söylediklerini her zaman not al?n, bir nüsha da bana verin.” (s. 354)


    Dr. Akay ağabey anlat?yor:
    “Üstad?m?z neden ‘Vasiyetname’yi yazarken, Zübeyir ismini zikretmiyor. Bana göre Zübeyir Ağabey Üstaddan kalan hizmetin aynen devam?d?r. Sebebini Zübeyir Ağabeye sorduğumda, ‘Onu hizmetle tefsir ediyorum!’ dedi.
    “Yani bu dava, vasiyetle değil hizmet yapmakla tevarüs eder. Önemli olan hizmettir. Bir insan?n isminin varisler aras?nda geçmesi delil değildir!” (s. 354)


    F?r?nc? Ağabey anlat?yor:

    Üstad?m?z F?r?nc? Ağabey’e diyor ki:
    “Kardeşim F?r?nc?, seni hakem tutuyorum. Ben diyorum ki, bu hizmet Risale-i Nur’un neşri ve medrese-i Nuriyeler ile olacak. Bunlar başka tarzlar ar?yorlar. Sen ne dersin?”
    F?r?nc? Ağabey de, “Üstad?m, medrese ve Risale-i Nur’un neşri tarz?nda olacak” diyor. (s. 360)


    Zübeyir Ağabey derdi ki:
    Üstad?m?z?n hizmetinin kendisi bir nimettir. Nimete bir nimet laz?m gelir mi?” (s. 361)


    Ahmet Tanyel anlat?yor:
    Zübeyir Ağabeyde dört-beş tane hastal?k vard?. Bu hastal?klardan dolay? çok muzdaripti. Bir yeri ağr?d?ğ?nda –mesela dişi ağr?d?ğ?nda- “Dişim zikre başlad?” derdi. (s. 375)


    Ahmet Tanyel anlat?yor:
    Okullar tatil olmadan bir gün önce, Kirazl? Mescit’e Zübeyir Ağabeyin yan?na geldim.
    “Ağabey, liseler tatil oluyor, program yapal?m m??” diye sordum.
    “Kardeşim bizde tatil olmaz. Yaz dönemlerinde zaten soba, ?s?nma gibi dertler yok. En güzel hizmetler o zaman olur. ‘Veda Çay?’ ad? alt?nda bir ders yap?n. Plan?n?z?, program?n?z? ona göre ayarlay?n. Dersin muhtevas?n? Gençlik Rehberi’nden ç?kar?n. Başkas?n?n yazd?ğ? hizmetlerle ilgili lahika mektuplar?n? birbirinize okuyun. Sonra da derse gelen herkesin tek tek adresini al?n, tatilde onlarla mektuplaş?n” diye cevaplad?. (s. 376–377)


    Mustafa Ekmekçi anlat?yor:
    Biz geceleri sağa sola hizmete giderdik. Derslere giderdik. Bundan dolay?, çoğu zaman geç yatard?k ve haliyle sabah namaz?na kalkmakta zorlan?rd?k. Zübeyir Ağabey, sabah namazlar?ndan önce aşağ?ya iner usulca ?ş?ğ?m?z? yakard?. Iş?k yan?nca biz namaz vaktinin girdiğini anlard?k. Ben Zübeyir Ağabeyin, “Haydi kardeşler! Sabah namaz?n?n vakti geldi” dediğini duymad?m. Bu hali beni çok etkilerdi. Kendisi hakikaten çok farkl? bir insand?. Iş?ğ?m?z? sessizce yakar ve geri giderdi. (s. 378)


    Ömer Çiçek anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey Risale-i Nur hizmetlerinde kendi tabiri ile “hemenci” idi. Derdi ki: “Kardeşim ya başlamamal?, ya da bitirmeliyiz!” (s. 381)


    Zübeyir Ağabeyin bir özelliği de heyecanlar?n önüne geçmemesi idi. Doludizgin geldiğimiz zaman, h?z?m?z? kesmezdi. Heyecan?m?za kat?l?r, bizi k?rmadan istikamet verirdi. (s. 382)

    Zübeyir Ağabey son y?llar?nda baz? yabanc? ve hakperest ilim adamlar?n?n eserlerini okurdu. Notlar al?rd?. Dikkatli bir insand?. Okuduğu şeylerin alt?n? çizerdi. Mesela, “Nikbin olunuz!” bir kitab?n ad?d?r. Bu kitap bir ruhiyat (psikoloji) kitab?d?r. Zübeyir Ağabeyin okuduğu, alt?n? çizdiği ve not ald?ğ? bir kitapt?r, kitab?n bir parças? bende hala mevcut. Bu kitab?n üzerindeki notlar ve çizgiler tamamen Zübeyir Ağabeye ait. Mesela Zübeyir Ağabeyin tuttuğu notlara bakarsan?z, bu kitaptan da al?nt?lar?n olduğunu görürsünüz. Zübeyir Ağabey bu kitaplardan ald?ğ? doğru şeyleri, Risale-i Nur’daki hakikatlerle mezcettirirdi. Böylece hiç beklemediğiniz orijinal ve hakikaten enfes şeyler ortaya ç?kard?. (s. 383)


    Kamil Yürür anlat?yor:
    Kardaş?m siyasiler, baz? Nur talebelerini k?z gibi kaç?r?yorlar
    “Her gün Hizbü’l Hakaik’ten bir parça okumak laz?m; ta ki ehl-i küfre galebe çal?ns?n, onlar?n sihirlerinin ufuneti k?r?ls?n” derdi.
    Kardaş?m, hizmet için çarş?ya ç?kt?ğ?n?zda vitrinlere bakmay?n” derdi. Vitrin deyince taksi olur, kad?n olur, elbise olur… Bir sürü vitrin var. (s. 385)


    Selahattin Aky?l anlat?yor:
    Kardeşim eğer benim Üstada ve Risale-i Nur’a olan muhabbetim yüzden doksan dokuza inerse bu büyük bir cinayettir.” (s. 393)


    Halil Uslu anlat?yor:
    “Mustafa Özsoy’a selam söyle. Tembellik yok, hizmet k?l?çlar?n? bilesin.” (s. 401)


    ?smail Anbarl? anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey Üstad hakk?ndaki hitaplar?nda hep çok sayg?l? konuşuyordu. Hiçbir zaman sadece “Üstad” demezdi. Hep “Aziz Üstad?m, Mübarek Üstad?m, Şanl? Üstad?m ” diyerek sayg? ve hürmetle yâd ederdi. (s. 406)

    Konu HakanBa tarafından (06.09.07 Saat 03:02 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  7. #7
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Örnek bir dâvâ adamı


    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin “Kâinata değişmem” dediği sadık talebesi Zübeyir Gündüzalp’in hayatı kitaplaştı. Araştırmacı-yazar İbrahim Kaygusuz’un, yaşadığı mahalleri dolaşıp, çocukluğundan itibaren ebedî âleme göçene kadar bire bir Zübeyir Gündüzalp’le hayatı kesişenlerle görüşerek kaleme aldığı eser, geçtiğimiz günlerde “Nur’un Sadık Kahramanı: Zübeyir Gündüzalp” ismiyle piyasaya sunuldu.
    “Şahsiyetler vardır, dâvâsı ile bütünleşen; hayatını insanlara hizmete adayan, erdemlerin en mükemmellerini benliğinde yaşayarak çevresine yansıtan, baskılar karşısında yılmadan istikametini muhafaza eden.”
    Zübeyir Gündüzalp’in istikamet üzere şekillenen hayat hikâyesini ve örnek hizmetlerini ele alan eserin takdiminde, ilk cümle böyle anlatıyor onu. Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan eserde, Bediüzzaman ve Risâle-i Nur’a sadakatle bağlanmış, hayatını dâvâsına adamış bir insanın bugünün gençlerine örnek olacak destansı hayat hikâyesi akıcı bir dille aktarılıyor. Bir solukta okunacak ve başucunuzda bulundurulacak bu eserin hayatınıza farklılık katacağına inanıyoruz.
    http://www.yeniasya.com.tr/2007/05/2...rlar/yasya.htm
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  8. #8
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Zübeyir Gündüzalp’i okudunuz mu?


    Yıllardır onun ismini hayır ile yâd ederim.
    Onu tanıyan, onunla yaşayan, onun ile konuşan nice insanlar ile ben de konuştum. Onunla ilgili yazılan kitapları ve çıkan makaleleri hep okudum.
    Onunla vicâhen görüşmek nasip olmadı.
    Ona hayran ve yanında uzun yıllar bulunan merhum ‘Baba Sadık’ lâkaplı, aslen Tosyalı, fakat uzun yıllar Çorum’da hayatını devam ettiren Sadık Büyükkaragöz ağabeyimden uzun yıllar Zübeyir Ağabey ile geçen hatıralarını dinlemiştim.
    Necmeddin Şahiner’in kitabında Zübeyir Ağabey ile bir gazetedeki resminde bulunan Sadık Ağabey, gazete muhabirinin sorusuna ve sorgulama esnasında ‘Ben Bediüzzaman’ın korumasıyım’ diyerek büyük bir cesaret örneği gösterdiği, kitaba alınmış.
    Ve uzun yıllar Mehmet Kutlular Ağabey’den Zübeyir Ağabey ile ilgili hatıralar dinledim.
    Onun farklı ve üstün fedakârlıklar ile geçen ömrünü romanlaştırmanın büyük bir hizmet olacağını hep anlatmıştım değerli romancımız İslâm Yaşar’a. O da her seferinde bu işi bana havale etmişti.
    Şimdi İbrahim Kaygusuz kardeşimin kaleme aldığı ‘Nurun Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp’ kitabını okuyorum. Mehmet Kutlular Ağabey’in, Oğuz Umurca ve Ali Toker Ağabey’in yönlendirmesi ile meydana çıkan bu eser, hakikaten Zübeyir Ağabey’in birçok bilinmeyen yönlerini meydana çıkarıyor.
    Kendisini telefon ile arayıp gönülden tebrik ettim.
    Zübeyir Ağabeyin metanetine hayran kalırken, kendimiz de bundan büyük dersler çıkarıyoruz. Üstadımızı daha iyi anlama imkânı buluyoruz.
    O, nurun halis bir kumandanı, Sadık Ağabey’imin tâbiri ile bir ‘kurmayı’dır.
    Risâle-i Nur hizmetinin sistemleşip ülkemize ve bütün dünyaya duyurulmasında, onun yıllar boyunca büyük bir titizlik içinde hizmet fedailerini yönlendirmesi, göz ile görünen bir gerçektir.
    Bu bakımdan siz değerli okuyucularımız, Zübeyir Ağabey’in hayatını bir kere değil, her yıl bir defa okuyunuz. Görünüz hayat ne imiş, hizmet ne imiş, fedakârlık ne imiş... Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

    Raşit YÜCEL/Yeni Asya Gazetesi
    13.07.2007

    http://www.yeniasya.com.tr/2007/07/1...lar/ryucel.htm

    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  9. #9
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Bu kitaptan öğrendiğime göre Üstad?n müstear ismi Abdürrezzakt?r.(12. şua:sayfa:254)

  10. #10
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Halil Yürür anlat?yor:
    Üstad?m?z Zübeyir Gündüzalp’i göstererek, heyecanla “Zübeyir’i ne için yan?mda bulunduruyorum, biliyor musunuz?” diye sordu. Sonra, sorduğu soruya kendisi cevap verdi: “Zübeyir, imana ve Kur’ana ahiretini de feda etmiş, onun için yan?mda taş?yorum.” (s. 240)


    Ali Demirel anlat?yor:
    Rahmetli Mustafa Nezihi Polat’?n vefat ettiği gündü. (bir gün önce veya sonra da olabilir.) Bal?kesir’e gitmişti. Orada Hamidüddin Aşan diye bir öğretmen arkadaş?m vard?. Kendisini ziyarete gitmişti. Ben arkadaş?n yan?na gitmeden önce, bir şeyler okumuş. O şeyin heyecan? ile beni karş?lad?. Okuduğu şeyi benimle de paylaşmak istediğini söyledi. Memnuniyetle karş?lad?m. Geçmiş gün tam hat?r?mda değil. Hadis veya büyük evliyaullah?n eserlerinden bir istihraç olabilir.
    Okuduğu ifadeler beni de şok etmişti:
    “Ahirzaman Mehdi’sinin çok yard?mc?lar? olacak. Ama içlerinden birisi, tek baş?na ötekilerin kuvvetine olacak. Onun hizmetleri teraziye konulduğunda, tek baş?na hepsine muvazi gelecek.”
    Bu ifadeleri birlikte okuduk. Gayr-? ihtiyari ikimizin akl?na, ilk anda Zübeyir Ağabey gelmişti. (s. 304–305)


    Mehmet Emin Birinci anlat?yor:
    Zübeyir Ağabey Risale-i Nur’u eline şöyle bir al?rd?. Eline alacak takati yok. Kitap düşecek vaziyette:
    “Kardeşim bari kitap elimde iken öleyim. Kardeşim bari öyle öleyim…” diye tekrar ederdi. (s. 342)


    Tahiri Ağabey anlat?yor:
    “Bütün s?r ondad?r. Ne s?r varsa, neyi bilmek istiyorsan?z ona soracaks?n?z. Şimdi Üstad demek Zübeyir demek, Zübeyir demek Üstad demektir. Onun söylediklerini her zaman not al?n, bir nüsha da bana verin.” (s. 354)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Zübeyir Gündüzalp'in Kaleminden...
    By HakanBa in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 143
    Son Mesaj: 11.06.14, 01:03
  2. Zübeyir Gündüzalp
    By Ebu Hasan in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 12.04.07, 09:53
  3. Zübeyir Gündüzalp
    By aşur in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22.10.06, 15:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0