+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Bu Kitabı Tavsiye Ediyorum...

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    arkadaşlar ,

    Şuan Mustafa Ulusoy'un --Yak?nl?k-- adl? kitab?n? okuyorum , dün gece başlad?m ve elimden düşüremiyorum .



    Kitapda ki bilhassa '' narsistik arzu çağ?'' bölümünde ki '' Yarat?c? ile ilkel ve olgun iletişim biçimleri'' k?sm?n? müdakkik talebelere okumalar?n? şiddetle tavsiye ederim.
    Konu HakanBa tarafından (30.05.07 Saat 02:24 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    mustafa ulusoy kimdir?hakkında bilgi verirmisiniz?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart



    www.karakalem.net bu adresden mustafa ulusoy'un diğer kitaplarına ulaşabilirsiniz.


    Kendisi hem risale-i nur talebesidir hemde pskoloktur.Ben diğer kitaplarını okumadım bu yazarın sanırım 4. kitabı.Dost tv. programını izlemiştim.Kitapdan bir bölüm'ü aktarıyorum.İncelemenizi tavsiye ederim.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Psikiyatri: YARATICI ile ?LKEL ve OLGUN ilişki biçimleri

    Mustafa Ulusoy


    Psikiyatri



    YARATICI ile ?LKEL ve OLGUN ilişki biçimleri

    MUSTAFA ULUSOY

    HER ÇAĞIN kendine özgü marazî hayat telakkileri ayn? zamanda o telakkiye uygun düşen kendi marazî ilişkilerini de üretir. Çünkü hayat, ilişkilerden müteşekkildir. Marazî bir çağ olarak zaman?m?z narsistik arzu çağ? ise, üretilen ilişkilerde narsistik ve arzuya dayal? bir içerik geliştirmiştir.
    Narsistik arzuya dayal? ilişki biçimleri insan?n kendisiyle, doğa ile, başka insanlarla ilişkilerini biçimlendirdiği gibi Yarat?c? ile ilişkilerinde de kendini gösterir. Hatta denilebilir ki tüm bu ilişki halleri birbiriyle irtibatl?d?r. Kişi kendi ile narsistik ve arzuya dayal? bir ilişki kuruyorsa, Yarat?c? ile de ayn? ilişki biçimini deneyecektir. Bunun tersi de doğrudur.
    ?nsan kâinattaki en önemsenen varl?kt?r. Ancak insan, kainat içindeki bu önemini ve önemsenmişliğini Yarat?c?’n?n ona yüklediği varoluşsal işlevden al?r. ?nsan Mutlak Varl?k’?n tan?ğ? olmas? için yarat?lm?şt?r. ?nsan sonsuzun tan?ğ?d?r (müşahid). Hem kâinatta hem de kişinin bizzat kendi varoluşunda tecelli eden sonsuz isimlerin, fiillerin s?fat ve şunat?n tan?ğ?d?r. ?nsan her an yapt?ğ? tan?kl?k ile Yarat?c?’n?n mükemmelliğini, güzelliğini onaylar, hayret eder, Yarat?c?’ya takdim eder, Ona teşekkür eder. Mutlak Varl?ğa kendisini bir tan?k olarak yaratt?ğ? için de muhabbet eder.
    Bu varoluşsal işlevden kendini ar?nd?rm?ş bir insan?n tüm dikkati, ilgisi, özeni ise kendine döner. ?lgisini kendine çevirdiğinde insan?n kendisi yüceltmesi başlam?şt?r ve tam da bu anda kendini bir metaya dönüştürmüştür. Yaşama gücünü en fazla kâr getirecek bir yat?r?m olarak görmekte, “kişilik pazar?nda” yerini almak için çabalamaktad?r art?k. Hayat bu dünyayla s?n?rland?r?l?p ölümle kesintiye uğrat?ld?ğ?nda, kâr ve sonuçlar da bu dünya ile s?n?rl?d?r ve mutlaka bu dünyada elde edilmelidir. Modern insan kendisini kendisinden, diğer insanlardan ve doğadan koparm?şt?r. Art?k tüm dileği hünerlerini, bilgisini ve kendisini yani “kişilik paketini” al?şverişin kendisi gibi kârl? olmas?n? isteyen birisiyle mübadele etmektir. Dünyevî uğraşlar?n ilkeleri farkedilme ve kendini övme, kutsama, tüm kusurlardan azade k?lmad?r. Yaşam?n ilerlemekten başka amac?, kârl? bir al?şverişten başka ilkesi, çoğaltman?n d?ş?nda doygunluğu yoktur. Kârl? al?şverişe engel olacak her türlü ilke ve inanç bertaraf edilir.
    Bu koşullar alt?nda Yarat?c?’n?n tümüyle yoksay?lacağ?n?, yaşant?lardan iyice ar?nd?r?lacağ?n? zannetmek safl?k olur. Öyleyse Yarat?c? kavram? narsistik bir kültürde ne anlama gelebilir? Yarat?c? tümüyle hayatta uzaklaşt?r?lmal? m? yoksa k?y?da köşede ihtiyaç hâlinde başvurulmas? için bir kenarda m? tutulmal? m?d?r? Çoğunluk ikinci seçeneği seçmiştir. Çünkü insanlar?n kişiliklerini pazarlad?ğ? pazar yerinde “ya Yarat?c?’ya bir gün ihtiyac?m olursa” düşüncesi Yarat?c?’y? tümüyle hayattan ar?nd?r?may? engellemiştir.
    Narsistik kültüre tâbi insan, Yarat?c?s?z da yapamad?ğ?n? ve yapamayacağ?n? bilir. O’nsuz kendini tümüyle yaln?z ve çaresiz hissetmektedir. O’na ihtiyac? vard?r. Çünkü insan?n dara düştüğü, baş?n?n s?k?şt?ğ? zamanlar? vard?r ve böyle zamanlarda Yarat?c? d?ş?nda daha iyi bir seçenek bulunamaz.
    Yarat?c?’s?z yapamayacağ?n? bilen insan?n O’nu hayat?n?n içine de tümüyle katabilir mi? Kadîr-i Mutlak, herşeyi her an O’nun yarattt?ğ?, kendisinin her an övülmesini isteyen ve bunun için insan? yaratan, herşeyi bize veren, uygun görmediklerini de vermeyen, bizi bizden daha iyi bilen bir Yarat?c? anlay?ş? da narsistik kültüre mensub, arzular?n? yücelten insana ters gelir. Çünkü bu biçim bir Yarat?c? anlay?ş? ve bu çerçevede Yarat?c? ile kurulacak bir ilişki insan?n narsizm pazar?nda elde ettiklerini kendisine mal etmesinin önüne geçirerek, kişilik pazar?ndaki kâr?n? insan?n elinden almakta ve tüm sonuçlar? Yarat?c? hesab?na yazmaktad?r. Bu ise narsist bir benliğin isteyeceği bir şey değildir.
    Halbuki sadece bir “?htiyaç Tanr?s?” hâline getirilmiş bir Yarat?c? ile bu şekilde ki bir ilişki biçimi “ilkel” bir ilişki biçimidir. Bu ilkel ilişki daha başar?l? olmak, kendini yüceltmek, kendini yüceltmek için Yarat?c?’dan medet ummak, Yarat?c?’y? ruhbilimsel bir araç hâline sokmaktan başka bir şey değildir. Yarat?c?ya ihtiyaç hâlinde başvurulur. Sair zamanlarda bir köşeye konur ve hayata kar?şmas? istenmez. ?nsan?n daha iyi, daha sağl?kl?, daha güzel, daha başar?l?, daha görünür, daha güçlü olabilmesi için Yarat?c?’ya ve dualara inanc?n? güçlendirmesi istenir. T?pk? çağdaş psikoloji ve psikiyatri daha fazla müşteri çekmek için nas?l mutlu olmay? öğütlüyorsa, başar? gurular? da “başar?l? olmak için Tanr?y? sevin” derler. “Tanr? hep yan?n?zda olsun”nun anlam?; O’na ihtiyaç duyacağ?n?z zamanlar olacakt?r, bu zamanlar için O size gereklidirdir. Yarat?c? iş ortağ? anlam?na indirgenmiştir. ‹stüne üstlük bir de tüm kârlar insan?n hanesine yaz?lmas? istenmektedir.
    Bir “ihtiyaç Tanr?s?” ile kurulan bu ilişki biçiminin söze dökülen emareleri, “O beni görmüyor, benimle ilgilenmiyor. Benim isteklerimi yerine getirmedi. Hayatta benim yan?mda hiç olmad?. Beni sevdiğini zannetmiyorum” şeklinde sonu gelmez m?zm?zlanmalard?r ve O’ndan sürekli şikayet etmektir. Bu şikayetleri yapan bir insan kendi isteklerini ve arzular?n? yüceltmiştir. Bu ilişki biçiminde “mukabele” kavram?na yer yoktur. ?nsan kendisini Yarat?c? karş?s?nda hep hakk? olan bir alacakl? olarak konumland?rm?şt?r.Yarat?c? insana hep borçludur. Yarat?c? kişinin tüm isteklerini yerine getirecek, ona ise işin keyfini sürmek kalacakt?r. Bu ilkel ilişki biçimini ayr?nt?land?rmak için çocuklar?n ebeveynleri ile olan ilişkilerini bir benzetme olarak kullanacağ?m ve bu benzetmeden yararlanacağ?m.

    B?R BENZETME OLARAK
    ANNE-BABA VE
    BEBEK ?L?ŞK?S?

    Anne ile yeni doğmuş bebeği aras?ndaki ilişki tek yönlü bir ilişki biçimidir denilebilir. Bebek kendi dünyas?na gömülüdür. Uyur. Ac?k?r. Ağlar. Annesi taraf?ndan doyurulur. Sonra yine uyur. Yirmi dört saat annenin ilgisinin odağ?nda yer al?r. Annenin hayat? bebeğe göre programlan?r. Annenin bundan bir yüksünmesi yoktur. Bebeğine gösterdiği bu ilgi ona haz verir, onu mutlu k?lar. Çocuk ile anne aras?ndaki bu dönemdeki ilişki çoğunlukla tek tarafl? olur, bebek tümüyle al?c?, anne ise tümüyle vericidir.
    Bebek büyüdükçe bilinci yaprak yaprak aç?l?r. Fark?ndal?l?ğ? artar. Yetenekleri gelişir. Kendi içine gömülü bir varl?k olmaktan yavaş yavaş s?yr?l?r. Olgunlaşman?n önemli bir göstergesi zuhur eder ve bebek “mukabele” etmeye başlar.
    Annesinin ilgisine karş? gülümser. Gülümsemek anne için muhteşem bir karş?l?kt?r. Anne bebeğinin gülümsemesi ile ald?ğ? karş?l?k onun için en biricik ücrettir. Gülümseyebilecek kadar olgunlaşm?ş bir bebeğin gülümsememesi anneyi tedirgin eder. Çocuğunda bir sorun olduğu kuşkusunu uyand?r?r.
    Çocuğun yaş?n?n ilerlemesi ile birlikte anne ile çocuk aras?ndaki ilişkide yaprak yaprak aç?larak ilkel yani tek tarafl? bir ilişkiden iki tarafl? olgun ilişkiye doğru evrimleşir. Çocukta “mukabele” hakikati giderek gelişir. Yüzdeki tebessümden lisana s?çrama olur. Çocuk art?k annenin kendisi için yapt?klar?na karş?l?k “teşekkür ederim”, “çok güzel yapm?şs?n, eline sağl?k”, “can?m annem, seni çok seviyorum” biçimlerinde karş?l?klarda bulunur. Bu bir nevi “Fettahiyet” hakikatinin aç?l?m?d?r. Güzel bir yemek yapt?ğ?nda “eline sağl?k anneciğim” şeklinde bir mukabele görmeyen bir anne önce üzülür, sonra da durum devam ediyorsa öfkelenmeye başlar. Yine çocuğun mukabelesiz kalmas? anneyi cezaya kadar götürür.
    Çocuktaki mukabele s?rr? daha sonra davran?şlara da kendini belli eder. Çocuk annesi için art?k davran?ş düzeyinde bir şeyler yapmak için arzu duyar. Annesine yard?mc? olmak ister. Ona mutfaktan su getirir. Ev işlerinde yard?mc? olur. Uyuyup kalan annesinin üzerini örter. Ya da durduk yerde annesine sar?l?r ve öper.
    Tebessüm, lisan ve davran?ş düzeylerinde olan mukabele birbiri içine sarmallanarak, birlikte yap?lmaya başlan?r. Yani çocuk ayn? anda hem tebessüm eder, hem dil ile hem de davran?şla mukabelede bulunur. Çocuk art?k sadece alan değil ald?klar?n?n değerinin fark?na varan, fark?na var?p bunlara mukabelede bulunmas? gerektiğini anlayand?r. Anne art?k sadece bir hizmetçi değildir onun gözünde. Kendisi de hizmet edilen, el üstünde tutulmas?, her arzusunun ân?nda yerine getirilmesi gereken bir varl?k değildir. Çocuk olgun ilişkide art?k anneĞbabas?n?n kararlar?na, s?n?rlamalar?na karş? da sayg?l? olmas? gerektiğini derkeder. Dünyan?n merkezinde, tüm arzular?n?n yerine getirilmesi gereken prens yada prenses değil, hayat içinde sorumluluklar? olan bir varl?kt?r art?k. Alan değil sadece ald?klar?na mukabele edendir. Kimse onun hizmetçisi değildir.
    Çocuk olgunlaşt?kça anneĞbas?na mukabelede bulunmada önemli bir ad?m daha atar. Anne-babas?n?n öğüt ve ilkelerini kendi yaşam?nda uygulamaya başlar. Bir nevi anne-babas?n? kenarda ihtiyaç halinde tuttuğu bir varl?k olarak görmez, onlardan ald?ğ? ilkeleri yoluyla hayat?n?n içine katar.

    YARATICI ?LE OLGUN
    ?L?ŞK? VE SONSUZUN TANIĞI OLMAK

    ?nsan?n Yarat?c? ile ilişkisinde anahtar kelimelerden biri “mukabele”dir. Olgun ilişki biçimine geçen insan, bebeğin kendi dünyas?na dal?p gitmiş hâlinden kurtulmuş, dünyan?n kendi etraf?nda dönmediğini anlam?şt?r. Art?k, her nesne, her varl?k ve kişinin kendisi kendisi için değil Yarat?c? için vard?r. Herşey insana değil Yarat?c?’ya hizmet eder. Yani varoluşu borçlu olduğumuz Varl?k’a. ?nsan ihtiyac? olduğu zaman Yarat?c? ile ilişki halinde değildir. Her an ilişki halindedir, çünkü her an Ona ihtiyaç duymaktad?r. ?nsan?n Yarat?c?’ya duyduğu ihtiyaç, isteklerini yerine getiren bir Varl?k olarak değil, varoluşuna imkân tan?d?ğ?, bu yüzden de O’na kendini borçlu hissettiği bir varl?ğa duyulan varoluşsal bir ihtiyaçt?r. Yarat?c? insan?n her zaman olmazsa olmaz?d?r. Yarat?c?, “?htiyaç Tanr?s?” konumundan ç?km?ş, mukabele edilecek bir konuma konmuştur.
    Yarat?c?’n?n herşeyi insan?n emrine vermesi de insan?n herşey yoluyla Yarat?c? ile ilişki kurmas? içindir. Kişi art?k Yarat?c? karş?s?nda nazlanan değil O’na her an muhtaçl?ğ?n? ilan edendir. Ş?mar?k bir çocuk gibi isteklerinde diretip, O’nun kendisine vermediklerinden dolay? marketlerde tepinen bir çocuk gibi davranmaktan kurtulmuştur. Sessiz ve derinden, vakar ve izzetle, isyans?z, suk°netle, O’ndan gelen herşeye raz? olmaktad?r.
    Olgun ilişkide kendisini insana tan?tt?rmak isteyen bir Yarat?c? vard?r. ?nsan ise O’nu tan?makla O’na mukabelede bulunur. Süslü yaratt?ğ? kâinat ile kendini insana sevdirmek isyen bir Yarat?c?’n?n fark?ndad?r. ?nsan ise O’nun sanatlar?n? takdir ve yapt?ğ? işleri istihsan ederk O’na kendisini sevdirmek ile mukabelede bulunmaktad?r. Yapt?ğ? ihsanlar ile insana muhabbetini gösteren bir Yarat?c?ya insanla O’na itaat ederek muhabbetle karş?l?k vermektedir. ?lişki iki yönlüdür art?k. O’ndan gelenlere mukabele olarak O’na giden teşükkürler, tefekkürler, itaatler, O’nun rahmetine tebessümler, teslimiyetler, hamdler, ibadetler, memnuniyetler, O’ndan raz? olmaklar vard?r. Mukabele s?rr? aç?lm?ş, insan O’na mukabele ederek insanl?ğ?n? göstermiştir. ?kramlar?yla insana şefkatini gösteren O’na karş? şükürle mukabele vard?r.
    Çocukça bir bencillik, sadece kendini düşünme, dünyan?n kendi etraf?nda döndüğünü zannetme, O’nun için yaşamaya, O’nun için varolmaya dönüşmüştür. Kendini narsizm pazar?nda pazarlama yerine, kâinat sergisinde sergilenen O’nun sanat?n? temaşa etmek, tefekkür etmek, O’na hayran olmak, O’nu kutsamak, O’nun sonsuz mükemmelliğini ilan etmek şeklinde O’na mukabele etmek vard?r. O’nun teveccühünü kazanmaya yönelik izzetli bir ilişki vard?r. ?nsan?n elde ettiği görünen tüm karlar O’nun hanesine yaz?l?d?r art?k. Çünkü herşey O’ndan gelmekte ve O’na gitmektedir. Her hayr?n, iyinin, güzelin O’nun hanesine yaz?lmas? O’nun hakk?d?r. Çünkü O mutlakt?r. Herşeyin sahibi olmaya hakk? vard?r. Olgun ilişkide kişi içine kapan?kl?ktan kurtulmuş, bilinci yaprak yaprak Mutlak Varl?k’a aç?larak Sonsuzun tan?ğ? olmuştur. Yarat?c?’dan şikayet eden, kendisinin gözetilmediği s?zlanmas?na dayal? bir ilişki yerine kâinatta tecelli eden sonsuz isimlerin, fiillerini ve şuunat?n tan?kl?ğ?n? yaparak O’na mukabele eden bir ilişkidir olgun ilişki
    Konu HakanBa tarafından (30.05.07 Saat 02:26 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Dost keremkandil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Mesajlar
    10

    Standart Mustafa Ulusoy

    Mustafa Ulusoy'un diğer kitapları :

    Nietzshce ve Babaannem
    Ay Terapisi
    Aynalar Koridorunda Aşk

    Ben Ay Terapisi isimli kitabını çok beğenmiştim , ayrıca Aynalar Koridorunda Aşk kitabı çok enteresan bir kitap; insanın temel acılarından aşkı ele alıyor. Çok farklı bir üslup , aşkın kendisinin tahlilini yapan bir kitap.
    hatırla, söz vermiştin Rabbine

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İtiraz Ediyorum!
    By HakanBa in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 02.08.09, 21:23
  2. Protesto Ediyorum !
    By KeKe in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 380
    Son Mesaj: 15.03.09, 14:33
  3. Dua Talep Ediyorum..
    By HAMIYETKAR in forum Dualar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08.07.08, 12:17
  4. Rica Ediyorum Ya
    By recbisen in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 17.05.08, 17:20
  5. Merak Ediyorum...
    By ademyakup in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 13.03.07, 15:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0