Kalp de kalıp da doğru olmalıİslâmiyet’te hem kalbin hem de kalıbın doğruluğu istenmektedir. Kalbi doğru olan kimsenin dili de doğru olur. Zira dil, kalbin tercümanıdır, kalpteki güzellik dile yansır.Efendimiz s.a.v. buyurmuştur: “Dikkat edin! İnsan bedeninde bir et parçası vardır, o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o et parçası kalptir!” (Buharî, İman, 39; Müslim, Müsâkât, 20)Doğruluk konusunda kalpten sonra dilin doğruluğu gelir. Nitekim Efendimiz s.a.v. dosdoğru olmayı emir buyurduktan sonra öğüt isteyen sahabeye dilini korumasını tavsiye etmiştir. Yine buyurmuştur:“Bir kişinin kalbi dosdoğru olmadıkça imanı dosdoğru hale gelmez. Kişinin dili dosdoğru olmadıkça da kalbi dosdoğru hale gelmez.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/198; Heysemî, ez-Zevâid, 165)Dürüstlük ilahi bir emirCenab-ı Hak, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hûd, 112) buyurmaktadır. Hz. Peygamber de s.a.v, “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur. Ayrıca kâmil mümini tarif ederken şöyle buyurmuştur: “Müslüman, elinden ve dilinden diğer müslümanların emin olduğu, zarar görmediği kimsedir.”Ayetin devamında Allah Tealâ işlediklerimizi görüp gözetlediğini belirtmekte ve zulme sapmaktan sakındırmaktadır. Yine doğruluk ve dürüstlükten saptığımız takdirde cehennem ateşine gireceğimizi ve o vakit bizim için ne bir dost ne de bir yardımcı bulunmayacağını bildirmektedir.Rehber ve örnek olarak gönderilen Hz. Peygamber s.a.v., bir doğruluk ve dürüstlük timsali idi. Bir başka deyişle, O, olduğu gibi göründü, göründüğü gibi oldu. Onun söyledikleri ile yaptıkları arasında bir farklılık yoktu. Hayatı boyunca insanları doğruya ve doğruluğa, dürüstlük ve samimiyete sevk etmeye gayret gösterdi.Sahabeden Süfyan es-Sekafî r.a. kendisine gelerek, “Ey Allah’ın Rasulü! İslâmiyet hakkında bana bir öğüt ver ki, sizden sonra artık kimseden bir şey sormaya ihtiyacım kalmasın..” dedi. Bunun üzerine Efendimiz s.a.v., “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.” buyurdu. Görülüyor ki Efendimiz s.a.v. doğruluk ve dürüstlüğü Allah’a imandan sonra dile getirmiş ve doğrulukla Allah’a iman arasında bağlantı olduğunu belirtmiştir.