KIS(S)A DÜŞÜNDÜREN HİKÂYELER



DUANIN GÜCÜ 20 Ramazan


YÜZÜNDEKİ çökmüş ifadeyle bakkal dükkânından içeri doğru yürüdü Louise Redden. Kılık kıyafetinden, fakir olduğu kolaylıkla anlaşılıyordu. Tezgâhın ardındaki bakkala mahcup bir şekilde yaklaşarak veresiye birkaç şey alıp alamayacağını sordu. Kocasının hasta olup çalışamadığını, yedi çocukları olduğunu ve yiyeceğe ihtiyaçları olduğunu anlattı.
Bakkalın sahibi John Longhouse, kadına küçümseyici bir edayla baktı ve azarlayıcı bir ses tonuyla, dükkânından hemen ayrılmasını istedi.
Kadın mahcup ve düşünceli olarak; “Lütfen bayım” diye yalvardı. “Size parayı en kısa zamanda ödeyeceğim.”
Bakkal ise, veresiye olarak bir şey veremeyeceğini söyledi yeniden.
Bu arada, kasanın yanındaki müşteri konuşulanlara kulak misafiri olmuştu. Bakkal yaklaşarak, usulca, kadının aldıklarının parasını kendisin ödeyeceğini söyledi. Bakkal isteksiz bir şekilde kadına sordu:
“Elinde alacaklarının listesi var mı?”
“Evet bayım.”
“Pekala, listeni şuradaki şuradaki teraziye koy, listen ne kadar ağır gelirse bende o kadar mal vereceğim.”
Louise kafasını eğip bir an cüzdanına uzanıp bir kâğıt parçası çıkardı ve üzerine bir şeyler karaladı. Sonra, kafası yine eğik vaziyette kâğıdı terazinin bir kefesine bıraktı. Terazinin kefesi hızla aşağı indi. Bakkal gözlerine inanamadı.
Ama ağzından bir söz çıkmıştı bir kere… Terazinin diğer kefesine yiyecekleri doldurmaya başladı. Ancak, ne kadar doldursa da, terazi dengelenmiyordu. En sonunda, terazi daha fazla eşya almayacak kadar doldu. Bakkal hayretler içerisinde kalakalmıştı.
Sonunda, terazideki kâğıdı merakla aldı ve üstündeki yazıyı büyük bir şaşkınlıkla okudu. Bu, esasında yiyecek listesi filan değildi. Şöyle yazıyordu:
“Allah’ım! İhtiyaçlarımı Sana havale ediyorum.”
Bakkal terazideki yiyecekleri kadına uzattı ve sesizliğe büründü.
Louise diğer müşteriye teşekkür etti ve bakkalın uzattıklarını alarak dükkândan ayrıldı.
Diğer müşteri John’a elli dolar uzattı ve:
“Her kuruşuna değdi” dedi.
Bu olaydan kısa bir süre sonra bakkal John Longhouse terazinin ortadan kırılmış olduğunu fark etti. Artık dua’nın gücünü anlamış sayılırdı…

KIS(S)A HİKÂYELER: (3) [Yazarı Bilinmiyor]

Hazırlayan: Selahaddin Vatansever bicaresv@hotmail.com