Konu Kapatılmıştır
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Düzceli Mehmet

  1. #1
    Dost miraç_42 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Bulunduğu yer
    konya
    Mesajlar
    42

    Post Düzceli Mehmet


    Duzce depreminde sehit olan Mehmet, siradisi bir genctir. Cok acik
    sozlu, cok atilgan ve cok pervasizdir. Cok zeki, ancak
    calismayan, daginik, ilgisiz ve amacsiz bir hayatin icinde
    kaybolmus bir universitelidir. Bu gencin universitede iken hocasi
    olan "Kendini Arayan Adam" kitabinin yazari Halit Ertugrul, Duzceli
    Mehmed'e imani ve din hayati anlatmak icin tam 8 ay ugrasir.

    Uzun bir arastirma, sohbet ve okuma sonrasinda hocasiyla gorusen
    Duzceli Mehmed, "Hocam" der titrek ve aglamakli bir ses tonuyla.
    "Bugun namaza basladim, saatlerce agladim. Beni bir kuvvet kendine
    cekti, icimdeki elemi, kederi ve sikintiyi sanki aglaya aglaya
    doktum." Bu yurek paralayan olayin devamini Halit Ertugrul'dan
    dinleyelim:

    Hem konusuyor, hem de o bulutlu gözlerden yaslar bosaniyordu. Benim
    de icim yerinden oynadi. Aglamamak igin kendimi zor kontrol
    ediyordum. Soyle devam etti:

    "Hocam bu namaz, ne tatli, ne kadar ulu, ne kadar haz veren bir
    ibadettir. Allah ile karsi karsiya olmak, Ona istekleri bizzat takdim
    etmek, halini arzetmek, yalvarmak, af dilemek insani ne kadar
    rahatlatiyor ve huzura kavusturuyor. Artik Allah'a soz verdim.
    Bundan sonra ona iyi bir kul olacagim. Ama benim o kadar gunahlarim
    var ki, acaba Allah bunlari affeder mi?" Son cumleyi zor
    tamamlamisti. Nasil agliyordu, hickira hickira... Dayanmak mumkun
    muydu?

    Ele, avuca sigmaz, kontrolsuz ve darmadagin bir delikanlinin, masum
    bir cocuk gibi oturup aglayisi, icimi yakmisti. Gozyaslarimi
    gostermemek icin kendimi siktikca sikiyordum. Sen ne buyuksun
    Allah'im? Sen hidayet nasip edince, kimler onunde diz cokmuyor
    ki? Kimler secdeye kapanip af dilemiyor ki? Bunlarin sayisini
    arttir... Karsimda hickiriklara bogulan Mehmet'i teselli etmeye
    calistim. Cenab-i Hakkin ne kadar magfiret sahibi oldugunu,
    kullarini affetmeyi ne kadar sevdigini ifade ettim. Kendisini
    kucakladim, optum ve tebrik ettim.

    Duzceli Mehmet'in ilk halini bilenler, degistigine bir turlu
    inanmiyorlardi. "O yine rol yapiyor," deyip gegiyorlardi. Mehmet
    Duzce'ye, ailesine kavusunca, anne ve babasi bayram etmislerdi.
    Babasi, ailenin duydugu bu sevinci, bana uzun bir mektup yazarak
    anlatmisti.

    Sevinc, huzur ve gozyasi dolu bu mektupda babasi, "Mehmet'i yola
    getirmek icin neler yapmadik ki," diyordu. "Bu cocukla ne maceralar
    yasadik. Onun yuzunden ne kendisinin, ne de bizim basimiz beladan
    kurtulmamisti. Mehmet'in namaza basladigini ve guzel bir donus
    yaptigini gorunce inanamadik. Bizlere saka yapiyor zannettik. Saka
    degil de, dogru oldugunu anlayinca, annesiyle birlikte ne kadar
    sevindik anlatamam. Dunyalar bizim oldu. Inanin gunlerce
    sevinc gozyaslari doktuk. Buyuk Allah bizlere bugunleri de
    gosterdi. Simdi evimize huzur geldi, mutluluk geldi. Namazlari butun
    hane halki cemaatle kiliyoruz. Kendisi gece teheccut namazina
    kalkiyor, bol bol Kur'an tefsiri okuyor. Her aksam kardeslerini
    toplayip, Risale-i Nur'dan sohbet yapiyor. Buyuk Allah bu
    sevincimizi daim etsin".

    Mehmet, o yaz Duzce'den Ankara'ya gelirken, Ankara
    yakinlarinda bir kaza gecirmisti. Otobusteki yolculardan on kisi
    olmus, kendisi de agir yarali olarak, Ankara Numune Hastanesine
    kaldirilmisti. Iste Mehmet'in ibretli olayinin bir bolumu
    Numune Hastanesinde, yarali olarak yatarken gecmektedir.
    Gercekten, cok ibretli ve cok muthis bir hadise... Mehmet hastanede
    birkag gun yatiyor ve suuru agiliyor. Ama gozlerini acamiyor ve
    konusamiyor. Ama surekli olarak Allah'a dualar ediyor. Iste o esnada
    bir doktor geliyor, "Onemli bir misafirin var, biraz toparlan,"
    diyor. Mehmet de biraz toparlaniyor. Bir muddet sonra odaya sarikli,
    cubbeli, nurani simali ve cok ciddi bir zat giriyor. "Gecmis olsun
    kardesim," diyor. "Bu kaza senin bircok gunahlarina keffaret oldu.
    Allah bir seyi murad ederse, onda mutlaka bir hayir vardir. Sen
    olumden dondun. Sana bir miktar daha omur verildi. Bu
    sureyi cok iyi degerlendir ve gunahlarini affettirecek ameller
    isle... Isle ki, huzur-u Ilahiyeye tertemiz cikasin."

    Bu cok ciddi zatin, soyledigi bu cok ciddi sozleri dinleyen Mehmet,
    panik icinde, "Efendim siz kimsiniz?" diyor. O zat da, "Bana
    Bediuzzaman Said Nursi derler," diyor. Mehmet bu sefer
    umitleniyor. "Ustadim, ben sizin eserlerinizle imanimi kurtardim,
    donus yaptim. Madem omrum az, bana yol gosterin bu sureyi nasil
    degerlendireyim?" diyor. Bediuzzaman Said Nursi Hazretleri de,
    "Kardesim," diyor: "Hic uzulme ve hic telaslanma ve dediklerimi de
    iyi dinle. Kaza namazlarina devam et. Gunde bir cuz Kur'an oku. 50
    sayfa Risale-i Nur oku ve Cevsen okumayi da ihmal etme.
    Omur cok az. Korkma, ben seni talebeligime kabul ettim
    ." Daha
    sonra Bediuzzaman Hazretleri kayboluyor.

    Mehmet, gozlerini aciyor ve konusmaya basliyor. "Bana cabuk su
    getirin," diyor. "Omrum az, gunahlarim cok, yapacaklarim daha
    cok..." Bu hadiseyi, Mehmet hastaneden cikinca dinlemistim. Mehmet
    bu olayin tesirinde, hem kendisi aglayarak anlatti, hem de bizleri
    aglatti. Bu kaza hadisesi Mehmet'i apayri bir insan haline
    getirmisti. Dunyadan oylesine koptu ki neredeyse bir melek hayati
    yasar gibi, gece gunduz Allah'a ibadet ediyor, tovbe ve istigfarla
    zamanini geciriyordu. Bir gun bana, "Hocam," dedi. "Size bir hususu
    anlatmak istiyorum." "Buyurun," dedim. "Ben, onceleri, olumden,
    Allah'in huzuruna cikip hesap vermekten korkuyordum. Simdi, olumu
    sevmeye basladim. Olum beni Allah'a, Peygambere ve nice muhterem
    insanlara kavusturacak. Bunun icin olumu seviyorum ve asla
    korkmuyorum." Iste, hakiki iman, mukemmel iman, gorerek, duyarak,
    hissederek ve anlayarak iman bu olmasi gerektir.

    Mehmet'in trafik kazasi hadisesinin ustunden sekiz ay gibi bir zaman
    gecmisti. Kasim ayinin 12'si 1999 Cuma gunu beni telefonla
    aradi. "Hocam," dedi. "Dun Duzce'ye geldim. Sila-i rahim edeyim,
    ailemi goreyim diye... Simdi Cuma namazindan ciktim. Sizlere de
    dualar ettim. Anne ve babamin da selam ve dualari var."

    Tekrar, "Hocam," dedi. "Bu Cuma namazi bir baska oldu." "Nasil,"
    dedim. "Camide, baska yerlerden gelmis olan cok mubarek ve cok
    nurani insanlar vardi. Onlarla birlikte namaz kilmak, sinirsiz bir
    lezzet verdi. Namaz boyunca agladim durdum. Ben boyle bir cemaat hic
    gormemistim." Mehmet'in ic aleminde cok ulvi ve cok kutsal hadiseler
    cereyan ediyordu. Artik inanmistim ki o evliyalarla namaz kiliyordu.
    Ama kendisi bunun farkinda degildi.

    Bu telefon konusmasinin uzerinden tahminen 5 veya 6 saat gecmisti.
    Ziyarete gittigim bir dostumun evinde yemek yiyorduk. Aksam saat 8
    siralariydi. Televizyonda, Duzce'de 7.2 siddetinde bir deprem oldugu
    haberi verildi. Derhal telefona sarilip, Mehmet'e ulasmaya calistim.
    Ama irtibat kurmak mumkun olmuyordu. Depremin ikinci gunu
    Duzce'ye gittim. Cevredeki insanlara sordum. Orta yasli, Kamil
    ismindeki bir bey, korktugumuz hadiseyi haber verdi. Ama tam bir
    ibret belgesi olarak. "Hocam," dedi. "Cevredeki kurtarma
    gorevlileriyle cesetlere ulastik ki ne gorelim...Evin butun halki,
    yani Mehmet, anne ve babasi, bir kiz bir de erkek iki kardesi, deprem
    olurken namaz kiliyorlarmis...Yerde seccadeler serili, Mehmet'in
    sirtinda namaz cubbesi, sarigi ve elinde bir Risale-i Nur kitabi...
    "Anlasilan namazi kilmislar, Kur'an tefsiri okuyorlarmis, o esnada
    deprem sallamis ve o insanlar da rahmetli olmuslar. Toprak altindan
    Mehmet'in cesedini cikarirken gorevliler, sirtinda cubbesi, basinda
    sarik ve elinde Kur'an tefsirini gorunce, yanasamadilar. 'Bizler
    bu kirli ellerimizle dokunmayalim. Abdestli bir kisi cagirin, bir
    imam gelsin,' dediler." Evet, oyle yapmislar... Bir imam gelip,
    kucaklamis, kaldirmis. Elindeki kitabi da alip, camiye goturmusler.
    Kitap Hasir Risalesi... Yani, olumun ve ahiretin guzelligini
    anlatan bir kitap... Deprem esnasinda namaz kilinmis, ahiretin
    guzelliklerinden bahseden kitapla sohbet yapiliyormus.



    selam ve baki muhabbetle

    ayinedir bu alem herşey hak ile kaim..Mirat'i muhammeden Allah görünür her daim..

  2. #2
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    626

    Standart

    çok güzeldi.ALLAH razı olsun kardeşim...

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  3. #3
    Dost miraç_42 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Bulunduğu yer
    konya
    Mesajlar
    42

    Standart

    ecmain olsun inş..

    ayinedir bu alem herşey hak ile kaim..Mirat'i muhammeden Allah görünür her daim..

  4. #4
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı miraç_42 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ecmain olsun inş..
    Mevlananın şehri Konyadan hoş geldiniz kardeşimm...
    Paylaşım ibret ve gözyaşı dolu idi...
    tşkler...

    Ey kardeşlerim, dikkat ediniz. Vazifeniz kudsiyedir, hizmetiniz ulvîdir. Herbir saatiniz, bir gün ibadet hükmüne geçebilecek bir kıymettedir. Biliniz ki, elinizden kaçmasın.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  5. #5
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Düzceli Mehmet Nasıl Şehid Oldu?

    Daha önce açılmıştı kardeşim...

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bizim Radyo da Mehmet Fırıncı ve Mehmet Kutlular
    By İsRa_ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 10.09.09, 16:07
  2. Mehmet Kutlular ve Mehmet Fırıncı, Mehmet Birinci'yi Anlattı
    By SeRDeNGeCTi in forum Sesli ve Görüntülü Risale-i Nur Sohbetleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 02.05.09, 10:43
  3. Mehmet Kutlular
    By hadime in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 17.02.09, 21:26
  4. Adı Mehmet
    By azize in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.12.07, 21:32
  5. Düzceli Mehmet Nasıl Şehid Oldu?
    By duaci in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 17.10.07, 11:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0