+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Kapidaki Taş İzi

  1. #1
    Müdakkik Üye Sessiz İklim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    DİYARBAKIR
    Mesajlar
    730

    Standart Kapidaki Taş İzi

    Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu:'Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu?'Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi:"Lütfen, bayım, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı!"Çocuk gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti:"Abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum."Çocuğun simdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu:"Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır." Genç yönetici ne diyeceğini bilemez halde, boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı.Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi, ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı:"Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme. Tanrı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır. Fısıltıyı dinle veya taşı bekle. Seçim senin"

    AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...

    Ya ALLah İçİn OLmaLı...

    Ya Da ALLah'a ULaşTıRmaLı;

    YoKSa YerLe Bir oLmaLı...


  2. #2
    Müdakkik Üye Sessiz İklim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    DİYARBAKIR
    Mesajlar
    730

    Standart "Ama anne onun sizden baska kimsesi yoktu"

    Vietnam savasin en yogun oldugu gunlerde genc asker ailesini arar. Telefonda oglunun sesini duyan anne cok sevinir. Genc delikanli annesine, artik savasta ki gorevini tamamladigini ve en kisa surede eve donecegini soyleyince anne ve babasi cok sevinir. Telefonu kapatmadan once genc, annesine "Ama anne benim bir arkadasim var. O'da benimle gelecek" deyince annesi, "Tabi ki gelsin oglum! Senin arkadaslarinda benim evladim sayilir" der. Cocuk tekrar, "Ama anne o arkadasim bundan sonra hep bizimle kalacak" deyince annesi bir an duraklar ve, "Canim oglum, biz seni cok ozledik. Hele bir gelin buraya. Arkadasinda gelsin. Her seyi konusuruz ve hallederiz" der.Cocuk bu sefer "Ama anne o arkadasim savasta iki kolunu ve iki bacagini kaybet. Ben arkadasima soz verdim. Bundan sonra hep bizde kalacak ve omur boyu O'na bize bakacagiz" deyince annesi, "Olmaz oglum! Sen hic iki kolu ve iki bacagi olmayan bir insana omur boyu bakmanin ne demek oldugunu dusundun mu?" diye sorar ve devam eder. "Dusunsene oglum! iki kolu ve iki bacagi olmayan birine bakmak zorunda kaldigimiz zaman tum hayatimiz mahvolacak. Hicbir yere ve hic kimseye gidemeyecegiz. Arkadasina yemeklerini bile biz yedirmek zorunda kalacagiz. Altina pisleyecek biz temizlemek zorunda kalacagiz. Hastalik masraflarini da biz karsilamak zorunda kaliriz. Boyle bir yukun altina ne ben girebilirim ne de baban bunu kabul eder. Arkadasina cok deger vermeni anliyorum. Ancak iki kolu ve iki bacagi olmayan bir insanin bakimini ustlenmemizi bekleme bizden." Annesinin verdigi cevabi sessizce dinleyen genc asker "Ama anne! O'nun sizden baska hic kimsesi yoktu!" diyerek telefonu kapatir. Oglunun nicin bu kadar israr ettigini ve telefonu neden kapattigini anlamayan anne evladinin eve gelmesini bekler. iki gun sonra bolge hastanesinden eve telefon gelir. "Basiniz sagolsun! Oglunuz intihar etmis. Hastaneye gelip cenazenizi alin" denir aileye. Anne buyuk bir uzuntuyle hastaneye gider. Oglunu son kez gormek istedigini soyler. Hastanedeki askeri yetkili kadini morga goturur. Anne tabutta yatan ogluna bakinca gozlerine inanamaz. Oglunun sadece bedeni vardir. iki kolu ve iki bacagini savasta kaybettigini orada bulunan komutan soyleyince, annenin kulaklarinda oglundan duydugu son sozler cinlamaya baslar; "Ama anne! O'nun sizden baska hic kimsesi yoktu!" Anne oglunun tabutunun ustune bayilir

    AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...

    Ya ALLah İçİn OLmaLı...

    Ya Da ALLah'a ULaşTıRmaLı;

    YoKSa YerLe Bir oLmaLı...


  3. #3
    Müdakkik Üye Dürre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    968

    Standart

    "Ama anne! O'nun sizden baska hic kimsesi yoktu!"

    Seherlerde eser bâd-ı tecellî
    “Uyan ey gözlerim vakt-i seherde.
    “İnâyethah zidergâh-ı İlâhi
    “Seherdir ehl-i zenbin tevbegâhı,
    “Uyan ey kalbim vakt-i fecirde,
    “Bikün tevbe, bicu gufran, zidergâh-ı İlâhî.


  4. #4
    Gayyur İntifada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    DİYARBAKIR
    Mesajlar
    105

    Standart

    :"Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.ALLAH ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır. Fısıltıyı dinle veya taşı bekle. Seçim senin" ....
    EY İSLAM DAVETÇİLERİ! ÖLÜM TUTKUNU OLUNUZ Kİ SİZE HAYAT BAĞIŞLANSIN. SAKIN EMELLER SİZİ ALDATMASIN, ALDATICILAR ALLAH İLE SİZLERİ ALDATMASIN....


    YA RABBİ BU ZAMANDA (AHİRZAMAN) KADININ FİTNESİNDEN SANA SIĞINIRIM...

    (BENİ BANA BIRAKMA ALLAH'IM)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0