+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Kırk Gün Bekledi

  1. #1
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart Kırk Gün Bekledi

    Merv şehri kâdısının bir kızı vardı. Ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevkı sâhibi kimseler bu kızı isteyince hiç birine vermedi. Bu zâtın Mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. Aradan iki ay geçmiş meyveler olgunlaşmış bolluk bereket gelmişti.
    Efendisi, Mübâ rek'ten üzüm isteyince, toplayıp getirdi. Getirdiği üzüm çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı, başka üzüm istedi. O da ekşi çıktı. Efendisi; "Bahçede o kadar üzüm var, niçin böyle üzüm getiriyorsun?" demekten kendini alamadı.
    Mübârek; "Efendim! Ekşisini tatlısını bilmiyorum!" diye cevap verdi. Bağ sâhibi; "Sübhanallah iki aydır bağdasın, daha hangisinin ekşi, hangisinin tatlı olduğunu bilmiyorsun." diye çıkıştı. Mübârek onları yemekle değil korumakla vazîfeli olduğunu biliyordu.
    Efendisi; "Niçin onlardan yemedin?" deyince; "Siz benden bağınızdaki meyvelerin muhâfazasını istediniz. Yeyiniz demeyince alıp yemem uygun olur mu, emrinize karşı gelebilir miyim?" cevâbını verdi. Efendisi böyle bir hâdiseyle ilk defâ karşılaşmıştı.
    Mübârek'in bu hâline hayran kaldı. Güvenebileceği birini bulmuştu. Gerçekten onu ve hâlini çok sevmişti. Kölesine dönerek; "Sana bir şey soracağım." diye söze başladı. Sonra; "Benim bir kızım var, malı makamı yüksek pekçok kimse onu ister. Hangisine vereceğimi ne yapacağımı bilemiyorum. Bu hususda bir fikrin olur mu? Sen ne dersin?" diye sordu. Mübârek, bu söze karşı şöyle dedi:
    "Efendim!.. İnsanlar, dâmâd için; câhiliyye devrinde soya sopa; yahûdîler ve hıristiyanlar güzelliğe, Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem zamânında dindârlığa, Allahü teâlâdan korkup, haramlardan sakınmaya bakarlardı. Zamânımızda ise, mala ve makama bakılıyor. Artık bunlardan dilediğini seç."
    Bunun üzerine efendisi: "Ben dindarlığı ve takvâyı seçiyorum ve kızımı seninle evlendirmek istiyorum. Çünkü sende haramlardan kaçma, dînine bağlılık, iyi hal, emânet ve güvenilirlik gördüm ve bunları sende buldum." dedi. O ise kendisinin köle olduğunu, parayla satıldığını, böyle olunca evlenmelerinin garib karşılanacağını, hem kızın buna râzı olmayacağını bir bir anlattı. Akıl da öyle diyordu. Ancak kâdı kararlı idi. "Kalk eve gidelim." dedi.
    Eve varınca hanımına; "Bu sâlih, dindâr, takvâ sâhibi bir köledir. Kızımızı onunla evlendirmek istiyorum, senin fikrin ne?" deyince, hanımı; "Sen bilirsin, fakat bir de kıza soralım." cevabını verdi. Anne durumu kıza açıp babasının niyetini söyleyince, kızı da bu hususta her şeyi anne ve babasına bıraktığını bildirdi. Kadın kızın râzı olduğunu babasına anlatınca nikahları kıyıldı, düğün yapıldı.
    Fakat Mübârek, kızın yanına gitmiyordu. Bu hâl kırk gün sürdü. Bir vesîle ile anne durumdan haberdâr olunca dayanamadı; "Kızımızı kölene verdin, aradan bunca zaman geçtiği halde dönüp yüzüne bile bakmadı, bu yaptığı nedir? Bu nasıl iş?" diye şikâyet ve sitemde bulundu. Bunun üzerine kâdı; "Ey Mübârek! Kızıma nâz mı ediyorsun? Niçin yanına gitmiyorsun?" demekten kendini alamadı. Buna karşılık dâmâd: "Ey efendim! Bu nasıl söz? Sizin kerîmenize nâz etmek ne haddime. Lâkin kâdısınız. Ola ki kızınız şüpheli bir şey yemiştir. Şüpheden uzak olmak için bu zamâna kadar bekledim ve ona helâl yemek yedirdim. Belki Allahü teâlâ bize sâlih bir evlâd verir. Bundan başka bir düşüncem yoktur." dedi.
    Kırk gün geçtikten sonra ehline yaklaştı. Haram ve helâle bu derece dikkat ettiği için Allahü teâlâ ona Abdullah isminde bir çocuk verdi. İşte bu Abdullah, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden, evliyanın meşhurlarından Abdullah bin Mübârek’tir.

    Alıntı...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  2. #2
    Müdakkik Üye Dürre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    968

    Standart

    ... bu gibi konuları defalarca okumak çok güzel... ne mutlu böyle takva sahibi gençlere.... teşekkür ederiz...tiwitiy kardeşşşş

    Seherlerde eser bâd-ı tecellî
    “Uyan ey gözlerim vakt-i seherde.
    “İnâyethah zidergâh-ı İlâhi
    “Seherdir ehl-i zenbin tevbegâhı,
    “Uyan ey kalbim vakt-i fecirde,
    “Bikün tevbe, bicu gufran, zidergâh-ı İlâhî.


  3. #3
    Ehil Üye aşk-ı ilahi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    Bu hikayeyi bende defalarca okudum ve çok beğeniyorum. Halen daha böyle insanlar var mı bilmiyorum ama Rabbim bize de böyle olabilmeyi nasip etsin inş..
    Paylaşım için çok teşşekkürler Hüvel Ahsenim..Allah razı olsun..


    Ben artık Rabbime döndüm sakın bana gülme Leyla.

    Gerçek aşkı Onda buldum, sakın bana kızma Leyla.


  4. #4
    Ehil Üye h.polat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.245

    Standart

    Alıntı Ehl-i Takva Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu hikayeyi bende defalarca okudum ve çok beğeniyorum. Halen daha böyle insanlar var mı bilmiyorum ama Rabbim bize de böyle olabilmeyi nasip etsin inş..
    Paylaşım için çok teşşekkürler Hüvel Ahsenim..Allah razı olsun..
    aminn. inş..
    ALLAH razı olsun.hüve-l ahsen kardeşim.emeğine sağlık..

  5. #5
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    Allah razı olsun, çok güzel bir kıssa

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  6. #6
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı Ehl-i Takva Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu hikayeyi bende defalarca okudum ve çok beğeniyorum. Halen daha böyle insanlar var mı bilmiyorum ama Rabbim bize de böyle olabilmeyi nasip etsin inş..
    Paylaşım için çok teşşekkürler Hüvel Ahsenim..Allah razı olsun..
    Alıntı h.polat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aminn. inş..
    ALLAH razı olsun.hüve-l ahsen kardeşim.emeğine sağlık..
    Alıntı slim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun, çok güzel bir kıssa
    Cümlemizden inşallah...
    Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kırk Yaşındasın...
    By Garip_Maznun in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.10.09, 21:29
  2. Kırk Ölü
    By azize in forum Mizah
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.04.08, 21:12
  3. Kırk Parayla Alacağımız Bir Kavunu Nasıl Kırk Bin Liraya Yiyemiyoruz?
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 10.10.07, 21:40
  4. Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi
    By ab_ı hayat in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 04.09.07, 20:49
  5. Resulullah Rükuda Onu Bekledi
    By lasiyyema in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 16.08.07, 18:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0