+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Ruhumuz Geride Kaldı

  1. #1
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart Ruhumuz Geride Kaldı

    Meksika'da Inka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol
    aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

    Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola sonunda tepenin üstündeki görkemli Inka tapınaklarına geliyorlar.

    Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor, "hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik? "Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki;

    "Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik..."

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  2. #2
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    Alıntı slim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Meksika'da İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol
    aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

    Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.

    Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor, "hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik? "Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki;

    "Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik..."
    Niye içimiz de hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızı, niye mutlu olmayı beceremediğimizi niye kendimiz olmayı başaramadığımızı ve “niye” ile başlayan daha bir dolu sorunun cevabını açıkça veriyor Inkalar‘ın yaşlı torunu.

    Çünkü bu aptal hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz.
    Çocuğunu kaybeden annelerin çılgınlığında bir sağa bir sola saldırıyoruz hepimiz, ama bir farkla,biz neyi aradığımızı bile bilmiyoruz…

    Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.

    Sanıyoruz ki çok paramız,sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz , spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.

    Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi?

    Çevremiz de kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
    Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım.

    Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki?

    Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz olmadan eş ruhumuzu bulmak gibi bir şansımız olmadığına da eminim…

    İşte bu yüzden içimiz de sürekli bir eksiklik duygusuyla yaşıyoruz hepimiz, işte bu yüzden sürekli duvarlara çarpıp, çarpıp kendimizi kanatıyoruz ve işte bu yüzden mutluluğu bir türlü yakalayamıyoruz…

    Gerçekte hız çagında yaşıyoruz. Her şey o kadar hızlı geçiyor ki, ne işe, ne arkadaşlarımıza, ne ailemize, ne çocuğumuza, ne kendimize yeterince vaktimiz kalmıyor.

    Akrep ve yelkovanla yarış halindeyiz. Bu yüzden bütün ilişkiler yarım yamalak, bütün sevgiler bölük pörçük. Sevmeye bile vaktimiz yok bizim. Oysa teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyoruz. Ne çamaşır yıkıyoruz ne de bulaşık, çayımızı kahvemizi makineler yapıyor, işlerimizi bir telefon, bir faksla hallediyoruz. Uçaklar bizi iki saat içinde dünyanın bir ucuna taşıyor. Hatta artık gitmeye bile gerek yok, internetle dünya elimizin altında. Ama yine de vaktimiz yok işte!

    Bence doğanın kara bir laneti bu. Biz ondan uzaklaştıkça, o da bizden bütün zamanları çalıyor.

    Evet freni patlamış kamyon gibi yaşamanın hiç anlamı yok. Ayağımızı gazdan yavaş yavaş çekelim ve biraz mola verip ruhumuzun da bize yetişmesini bekleyelim artık. Aceleye ne gerek var?

    Hayat yalnız biz izin verdigimiz gibi geçer. İyi ya da kötü hızlı ya da yavaş… Her şey bizim elimizde, sevgi de, aşk da, başarı da.

    Ama ancak kendi ruhumuzla buluştugumuzda...


    Can Dündar

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  3. #3
    Gayyur Nur-u ayn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    103

    Standart

    "Maddiyatta tevaggul eden maneviyatta gabileşir, sathi olur."demiş Üstadımız.Malesef ki bugün bu durumun örneklerine sıkca rastlıyoruz.en ulvi duygulara bile inanılmıyor artık sevgiye,erdeme,aska...ruhumuzu beklemedigimiz sürecede,maddi isteklerimiz frenlemedikce de bu hep boyle devam edecek.ama buna izin vermeyelim inş cünkü biz gönül ehliyiz...paylasım için tskürler ruhumuzu beklemenin zamanını hatırlattıgınız için.


    Ey sahibim! Yolculuk vakti yaklaştı! Oysa benim günahlardan uzak durduğuma dair bir beratım yok. Sana karşı ne mazeretim, ne de bunu söyleyeck gücüm var... Sen benim rabbimsin.! Beni affet!"

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Geride kalanlar …
    By *SAHRA* in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.05.14, 10:46
  2. Geride kalanlar
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.12.13, 16:59
  3. Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 06.07.11, 20:45
  4. Bazen Geride Durmak da Hizmettir
    By Meyvenin Zeyli in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 16.01.10, 02:37
  5. Gazze Yanarken Ruhumuz Üşüyor?
    By sevgi06. in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.01.09, 20:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0