+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Acıdaki Hikmet

  1. #1
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.374

    Standart Acıdaki Hikmet

    Verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah'ım!

    'Gün gelecek Allah'a bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum' demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda.

    Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe 'verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah'ım!' demeye başladı.

    Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım.

    * * * * * * *

    Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.

    Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;

    'Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.

    Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!

    Kekeleyerek: 'Nasıl? Anlayamadım?' diyebildi yaşlı kadın.

    'Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:

    'Yeter! Lütfen dur artık!' diye bağırmak zorunda kaldım.
    Ama usta sadece gülümsedi ve; 'Daha değil!' diye cevapladı beni.
    'Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:
    'Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!'
    Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:

    'Henüz değil!'

    'Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek'
    Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:
    'Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!'
    'Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve 'Daha değil!' diyordu.

    'Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.

    'Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.

    'Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!' dedim. Onun cevabı ise aynıydı: 'Henüz değil!'

    'Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. 'Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!' diye bağırdım.

    Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. 'Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!' diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine 'Daha değil!' diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.

    'Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:

    'Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?'
    Ona 'Evet' dedim.

    Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve 'Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.'

    'Evet bu sensin!' dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.

    Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.
    Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.
    Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.
    Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.
    Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.
    Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.'

    Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:

    'Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!
    Bana zarar vereceğini düşündüm.
    Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.
    Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.
    Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…
    Teşekkür ederim.'

    * * * * * *
    Usta fincanı, Yaratıcı insanı şekillendirir.
    Yeter ki acı da ki hikmeti görelim.
    Kahrın da hoş, lûtfun da hoş demesini bir öğrenebilsek…

    Sait ÇAMLICA
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  2. #2
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    S A ...Çok düşündürücü ...! İbret almak lazım. Selâm ve duayla. S V

  3. #3
    Dost nesibe-betül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    33

    Standart

    bir kısım hadiseler varki, zahiri çirkin,müşevveştir.
    fakat ozahiri perde altında gayet parlak güzellikler var.....

    bunu görebilene algılayabilene CENABI HAK hikmet boyutunu anlamayı nasip etsin emeğinize sağlık sllm ve dua ile......

  4. #4
    Ehil Üye **Muttakİ** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.650

    Standart

    böyle bir paylaşıma ruhumun ihtiyacı vardı çok iyi geldi.
    Bizi böyle bir paylaşımla nasiplendirdiniz Allah razı olsun kardeş...

    Misafirlik tuhaf şey...
    Oradasın,ama oralı değilsin...
    Önüne sofralar kuruluyor,izzet-ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil...
    Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin birgün,gitmek zorundasın...
    Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe...


    Hizmette SINIR ve SİNİR yoktur

  5. #5
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart

    Sa.gercekten Cok Guzel Bi Yazi Emeginize Saglik.
    Mevla Gorelim Neyler
    Neylerse Guzel Eyler.




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  6. #6
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.374

    Standart

    Alıntı muttaki hayrunisa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    böyle bir paylaşıma ruhumun ihtiyacı vardı çok iyi geldi.
    Bizi böyle bir paylaşımla nasiplendirdiniz Allah razı olsun kardeş...
    Allah cümlemizden razı olsun.sizin vesilenizle bende tekrar okumuş oldum.Benimde ihtiyacım vardı.
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  7. #7
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    S A (Yakaza) Kardeş, geçmiş olsun. Allah acil şifalar dilerim. Hoşgeldin !

  8. #8
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    çok hoştu ..

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  9. #9
    Gayyur Nur-u ayn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    103

    Standart

    Allah razı olsun gercekten cok manidardı.selametle...

  10. #10
    Pürheves GÜ£ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    154

    Standart

    allah razı olsun

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar ..
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.02.15, 16:45
  2. .. yaratılışında ne hikmet vardır?
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.08.14, 13:20
  3. Acı'daki Hikmet...
    By Beste-i Rana in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 25.02.09, 19:10
  4. Hikmet Nedir?
    By Ahsen Nur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 01.11.07, 16:54
  5. Sobadaki Hikmet:)))
    By serab in forum Mizah
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 15.10.07, 15:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0