TAHRİP VE TAMİR

Birisi yeri kazıyordu.Aptalın biri bağırmaya başladı:

'' Niçin böyle yeri harab edip,kazıp perişan ediyorsun?''

Beriki dedi ki:

''Aptal,bana niçin kızıyorsun? Sen önce yapılışla harab oluşu bil.Burası harab olmadan nasıl gül bahçesi,buğday tarlası olup mamurlaşır?''

Nizamı alt üst olmadıkça,burasının bahçe,tarla olup mahsul vermesi nasıl mümkün olur?

Yarayı neşterle açmadan merhemin,ilacın hiç tesiri olur mu?

Ahlatını ilaç yıkamadıkça,nasıl hastalık şifaya meyledebilir?

Terzi kumaşı parça parça eder de,kimse şikayete başlayıp,'' Niçin bu güzel atlası sen makasla kesip parçaladın?'' demez.

Köhne bina yapılıp mamur olurken,önce onu yıkıp harab ederler.

Marangoz,demirci ve kasaplar da böyledir.İşini yapmadan önce onu yıkarlar.

Halileçle belilecin ( İlaç yapmak için havanda döğülen maddeler) döğülmesiyle telef oluşları,vücudun iyileşmesine yarar.

Buğday değirmende ufalanıp un olmasaydı,sofraya layık olmazdı.

Musa'nın nasihatını kabul edersen bu sonu olmayan kötü oltadan balık gibi kurtulursun.

Kendini heveslerine bağladığın yeter artık.Küçücük kurdun bir ejderha oldu.


( Mevlana Celaleddin'in Mesnevi-i Şerif'inden )