DERLEYEN: Selahaddin Vatansever

YENİASYA Gazetesi svsever99@hotmail.com


Vaktiyle iki adam, hem bellerinde hem başlarında ağır yüklerle bir gemiye birer bilet alıp binerler. Birisi biner binmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup, etrafı seyreder; diğeri hem ahmak, hem gururlu olduğundan, yükünü yere bırakmıyor.
Ona denildi: “Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et.”
O dedi: “ Yok ben bırakmayacağım. Belki kaybolur, ben kuvvetliyim malımı belimde ve başımda taşıyacağım.”
Yine ona denildi: “ Bizi ve sizi kaldıran emniyetli gemi daha kuvvetlidir. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yükleri taşıyamayacak. Kaptan dahi seni bu vaziyette görse, ya delidir diye seni gözetime alırlar, ya “haindir, gemimizle ve bizimle alay ediyor, hapis dilsin” diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünkü; zayıflığını gösteren gururun ile, kendini halka gülünç yaptın. Her kes sana gülüyor “ denildikten sonra o çaresizin aklı başına geldi, yükünü yere koydu , üstünde oturdu. “Oh Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten maskaralıktan kurtuldum.” dedi Sonra adamın bakış açısı değişti,
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR,
GÜZEL DÜŞÜNEN HAYATINDAN
LEZZET ALIR,
.Prensibini uygulamaya başladı.

D34