+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11
Like Tree1Beğeni

Konu: Dertsiz Gömleği

  1. #1
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart Dertsiz Gömleği

    Dertsiz gömleği


    Adamın biri çok zenginmiş. Bir gün gözleri rahatsızlanmış ve görmez olmuş. Başlamış çare aramaya. Kime gittiyse çare bulamamış.
    Gel zaman, git zaman birisi demiş ki, senin çaren var. Fakat dertsiz birisini bulup gömleğini gözlerine sürersen gözlerin açılır demiş.

    Adam dertsiz birini bulmak için yollara düşmüş. Şu beldede var demişler ve tarif edilen kişiyi bulmuş. Sormuş: “Arkadaş senin derdin var mı?” Adam başlamış anlatmaya. “Arkadaş senin derdin benimkinden daha çok” demiş.
    Derdine çare bulamamış. Yeniden yollara düşmüş. Demişler falan beldede var. Gitmiş yine tarif edilen yeri bulmuş. “Arkadaş senin derdin var mı?” Dinlemiş adamı... Bakmış ki durum eskisinden farklı değil. “Oooo arkadaş senin derdin benimkinden daha fazla” demiş. Çaresiz beklemeye koyulmuş adamcağız.
    Yıllar sonra demişler ki, “Filan dağda bir çoban var hiç derdi yok.”
    Bizim dertli adam, elinde baston düşmüş yollara, patika yollardan düşe kalka dağ başındaki çobanın yanına varmış.

    Selâm faslından sonra sıra gelmiş meramını anlatmaya. Dertli adamımız çobana demiş ki: “Arkadaş senin derdin var mı?” Çoban; çok rahat ve kendinden emin, müthiş bir tevekkülle; “Arkadaş benim hiç derdim yok...” demiş. Adam sevinçten ne yapacağını şaşırmış. “Elhamdülillah nihayet buldum” demiş.
    Çobana demiş ki: “Arkadaş benim derdimin çaresi sende. Ben yıllardan beri bu derdime çare arıyorum. Senin gömleğine gözümü sürersem gözlerim açılacak demiş.”
    Çoban; “Arkadaş, ben de çok sevindim ama maalesef benim gömleğim yok demiş!” (Alıntı)
    .................................................. .........
    Yukarıdaki hikayede önmli hisseler olduğuna inanıyorum.Ancak can alıcı yerin ise son paragrafta kırmızı yaptığım yer olduğuna inanıyorum.Bu bölümü bir kaç arkadaşla paylaştım her birisi farklı bakış açıları ile değerlendirdi.

    Acaba bu kıssadaki hakiki maksat ne olabilir?
    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


  2. #2
    ege
    ege isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Vefakar Üye ege - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    462

    Standart


    Kanaat Ve Rabb?me Tam Manasi ?le Tesl?m?yet
    “Dost sureti gözgüdurur, bakan kendi yüzün görür”
    YUNUS EMRE

  3. #3
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Dünyada rahat yok hadis-i şerif mealen.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Hikayeyei okudum,hakikaten önemli desler var.

    Öncelikle gözleri görmeyen kişiniz sebeplere riayet ederek aray?ş? ve tevekkülü bize ders veriyor.Şöyle ki "Tevekkül, esbab? bütün bütün reddetmek değildir. Belki, esbab?, dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-y? fiilî telâkki ederek, müsebbebat? yaln?z Cenâb-? Haktan istemek ve neticeleri Ondan bilmek ve Ona minnettar olmaktan ibarettir."(Yirmi Üçüncü Söz )

    Sonra gözü kör olan kişinin ümitsizliğe düşmemesi ise şu ayetin s?rr?n? taş?yor."Allah'?n rahmetinden ümidinizi kesmeyin."(Zümer Sûresi, 39:53.)

    Son paragraf ise san?r?m en çok düşünülmesi gereken bölüm.Cümle şöyle:
    "Çoban; “Arkadaş, ben de çok sevindim ama maalesef benim gömleğim yok demiş!
    Gözleri görmeyen kişi çobana kadar dertsiz adam bulamam?ş.
    Çoban?n ise derdi yokmuş,ancak dünyal?k bir gömleği de yokmuş.

    O zaman dünya mal? olan?n baş?nda çoook derdi mi oluyor?
    Çoban?n gömleğinin dahi olmamas? dertsiz olmay? m? ders veriyor?

    O halde bu hikayeden ç?kar?lacak olşan en önemli ders şu olmal?d?r.

    Kim ki dünyaya,,dünya mal?na çokça bağlan?yorsa işte onun çokça derdi var.
    Kimin ise dünya mal? az ve kalbini bağlanmas? yok ise işte o dertsiz.

    Bir gömleğin olmamas?n? dahi dert edinmeyen çobana benzemek dileğiyle....

    Risale-i Nurlardan bir kaç anektod.

    1.Demek değmez ki al?nsa, çürük mald?r hep bu çarş?da.
    Öyleyse geç, iyi mallar dizilmiş arkas?nda.(On Yedinci Söz )

    2.Der-akap zevalle ac?lanan mülâkatlar, keder ve meraka değmez; iştiyaka hiç lây?k değildir. Çünkü zevâl-i lezzet elem olduğu gibi, zevâl-i lezzetin tasavvuru dahi bir elemdir.(On Yedinci Söz )

    3.R?za-y? ?lâhî kâfidir. Eğer o yâr ise, herşey yârd?r. Eğer o yâr değilse, bütün dünya alk?şlasa beş para değmez.(Risale-i Nur kül.Haşiye)

    4."Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe." (On Yedinci Mektup )

    5.Dünyan?n üç yüzü var.

    Birinci yüzü Cenâb-? Hakk?n esmâs?na bakar. Onlar?n nukuşunu gösterir. Mânâ-y? harfiyle, onlara aynadarl?k eder. Dünyan?n şu yüzü, hadsiz mektubat-? Samedâniyedir. Bu yüzü gayet güzeldir; nefrete değil, aşka lây?kt?r.

    ?kinci yüzü âhirete bakar.Âhiretin tarlas?d?r, Cennetin mezraas?d?r, rahmetin mezheresidir. Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir. Tahkire değil, muhabbete lây?kt?r.

    Üçüncü yüzü insan?n hevesât?na bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyan?n mel'abe-i hevesât? olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünkü fânidir, zâildir, elemlidir, aldat?r. ?şte, hadiste varid olan tahkir ve ehl-i hakikatin ettiği nefret, bu yüzdedir.(Otuz ?kinci Söz )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Pürheves nesl_hn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    208

    Standart

    Ben de Abdulbaki ağabey gibi düşünüyorum..ondan değilmidir ki ?nsanlar daha çok para kazanmaya başlay?nca daha fakir olmaya başl?yorlar ...yada şöyle denilebilir; ne kadar dünya mal? o kadar dert...en iyisi dertlenebileceğimiz kadar mal edinelim diyeceğim ama bu zamanda bu h?sla zor....Allah yard?mc?m?z olsun...
    Mala mülke mağrur olma,deme var mı ben gibi.
    Bir muhalif rüzgar eser,savurur harman gibi!
    !

  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Evet nesl_hn kardeşim.Hakl?s?n?z."bu zamanda bu h?sla zor...."

    Hikayede değerlendirilmesi gereken bir nokta daha olabilir mi?

    O da gözü kör olan kişinin çobana söylediği şu sözlerde sakl?.

    "Arkadaş benim derdimin çaresi sende. Ben y?llardan beri bu derdime çare ar?yorum. Senin gömleğine gözümü sürersem gözlerim aç?lacak demiş.”

    Adam bütün gayreti ile dertsiz bir adam buldu ancak dertsiz adam da onun derdine çare olamad?.Niçin acaba diye düşünürsek?

    1."Arkadaş benim derdimin çaresi sende." demesidir.Çünkü derdin çaresi müessir-i hakiki olan Allah olmas? gerekirken adam bu noktay? atlad? ve derdin derman? olarak çoban? gördü.

    2."Ben y?llardan beri bu derdime çare ar?yorum."cümlesi ise derdine çare için sebeplere riayet edip tevekkül etmesidir ve bu duruşta bir s?k?nt? yoktur.

    3."Senin gömleğine gözümü sürersem gözlerim aç?lacak demiş.” bu cümlede ise s?k?nt? var.Gömlek bir vesiledir,gözleri açacak olan gömlek değil Yüce Allah'?n kudretidir.?şte bu s?r gereğince detsiz bir kişinin gömleğinin zat?ndan şifa beklemek aks-i amal ile cezay? celp etmiştir.

    O zaman doğru duruşumuz şöyle mi olmal?d?r.

    "Ey daire-i esbabdan zuhur eden işleri, hadiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil! Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir. As?l mal sahibi, onlar?n arkas?nda iş gören kudret-i ezeliyedir. Onlar, ancak o kudretten gelen hakikî tesirleri ilân ve neşretmekle muvazzaft?rlar. Demek, daire-i esbab, hükûmetin kalem dairesi hükmündedirki, yukar?dan gelen emirlerin tebliğat? o daireden yap?l?yor. Çünkü, izzet ve azamet perdeyi iktizâ eder; tevhid ve celâl dahi şirketi reddeder, tesiri esbaba vermiyor.


    Evet, izzet ve azamet ister ki, esbab perdedar-? dest-i kudret ola akl?n nazar?nda. Tevhid ve celâl ister ki, esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikîden.(Mesnevî-i Nuriye )
    Konu Abdulbaki tarafından (11.01.08 Saat 10:22 ) değiştirilmiştir.
    Dânişcu bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O zaman doğru duruşumuz şöyle mi olmalıdır.

    "Ey daire-i esbabdan zuhur eden işleri, hadiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil! Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi, onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. Onlar, ancak o kudretten gelen hakikî tesirleri ilân ve neşretmekle muvazzaftırlar. Demek, daire-i esbab, hükûmetin kalem dairesi hükmündedirki, yukarıdan gelen emirlerin tebliğatı o daireden yapılıyor. Çünkü, izzet ve azamet perdeyi iktizâ eder; tevhid ve celâl dahi şirketi reddeder, tesiri esbaba vermiyor.


    Evet, izzet ve azamet ister ki, esbab perdedar-ı dest-i kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve celâl ister ki, esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikîden.(Mesnevî-i Nuriye )
    Değil mi ama?
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Yukar?daki k?ssadan şöyle bir mana ç?kmaz inşallah.Dünya mal?m?z olursa derdimiz çok olur.O zaman dünyaya çal?şmamal?y?z.Hani çoban şöyle demişti ya;"“Arkadaş, ben de çok sevindim ama maalesef benim gömleğim yok demiş!” Biz de bu cümleyi şöyle anlam?şt?k yuakar?da:

    Gözleri görmeyen kişi çobana kadar dertsiz adam bulamam?ş.
    Çoban?n ise derdi yokmuş,ancak dünyal?k bir gömleği de yokmuş.

    O zaman dünya mal? olan?n baş?nda çoook derdi mi oluyor?
    Çoban?n gömleğinin dahi olmamas? dertsiz olmay? m? ders veriyor?
    Kim ki dünyaya,,dünya mal?na çokça bağlan?yorsa işte onun çokça derdi var.
    Kimin ise dünya mal? az ve kalbini bağlanmas? yok ise işte o dertsiz.


    Biliyoruz ki dünya mal?na muhabbet esma-i hüsnan?n tecellisi ve ahiret az?ğ? olmas? ciheti ile meşrudur.

    Önemli olan dünyaya mana-i ismi ile değil,mana-i harfi ile bakabilmektir.Dünya mal?na Allah'?n bize ihsan? ve ikram? olarak bakmak ve şükür etmeye vesile cihetine yoğunlaşmak dileğiyle...

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    • Birinci Nokta: Ehl-i dalâletin vekili der ki: "Ehâdisinizde, dünya tel'in edilmiş; cîfe ismiyle yâd edilmiş. Hem, bütün ehl-i velâyet ve ehl-i hakikat, dünyayı tahkir ediyorlar; "Fenadır, pistir" diyorlar. Halbuki, sen bütün kemâlât-ı İlâhiyeye medâr ve hüccet, onu gösteriyorsun ve âşıkâne ondan bahsediyorsun."
    Elcevap: Dünyanın üç yüzü var.
    Birinci yüzü, Cenâb-ı Hakkın esmâsına bakar; onların nukuşunu gösterir, mânâ-i harfiyle, onlara âyinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubât-ı Samedâniyedir. Bu yüzü gayet güzeldir; nefrete değil, aşka lâyıktır.
    İkinci yüzü, âhirete bakar; âhiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir. Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir; tahkire değil, muhabbete lâyıktır.
    Üçüncü yüzü, insanın hevesâtına bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel'abe-i hevesâtı olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünkü fânîdir, zâildir, elemlidir, aldatır. İşte, hadîste vârid olan tahkir ve ehl-i hakikatin ettiği nefret, bu yüzdedir.
    Kur'ân-ı Hakîmin kâinattan ve mevcudâttan ehemmiyetkârâne, istihsankârâne bahsi ise, evvelki iki yüze bakar. Sahabelerin ve sâir ehlullâhın mergub dünyaları, evvelki iki yüzdedir. (32. söz)

    Böyle bakabildikten sonra ne gam hocam!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  10. #10
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart

    Katk?lar? olanlardan Allah raz? olsun.
    Güzel aç?l?mlara vesile olunmuş.
    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dertsiz dua soğuktur.
    By gamze-i_dilruzum in forum Dualar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.03.13, 23:33
  2. Mutlu Adamın Gömleği
    By havf_reca in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.12.08, 11:04
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.02.07, 11:44

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0