+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Kazanılması Gereken Bir Dost Kur'an-ı Kerim

  1. #1
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart Kazanılması Gereken Bir Dost Kur'an-ı Kerim

    Kazanılması gereken bir dost kur'an-ı kerim


    İnsanlar yaşamları süresince nice dostlara sahip olurlar. İyi bir dosta, iyi bir dostluğa gerçekten de hepimizin ihtiyaç duyduğu bir gerçektir. Fakat burada önemli olan, aldatmayacak, kötü günde yalnız bırakmayacak, menfaat ilişkileri gütmeyecek dostlukları kurabilmektir. İnsanların birbirleri ile ilişkileri anlamında baktığımızda, bu tanıma uyması gereken tek dostluk, Mü'mince yaklaşım içerisinde olabilenlerinkidir.
    Modern dünyada tamamen makam, para, şehvet ve şöhret gibi çıkar ilişkileri üzerine inşa edilen birliktelikler, bu saydığımız etkenler kaybedildiğinde dağılabilmektedir. Tamamen dünyayı seçen, onu talep eden, ebedi olanın değil geçici olanın kabul gördüğü günümüzde, robotlaşan ilişkiler, şiddetli güvensizlik hızla artmaktadır. Birbirleri ile yapmacık bir şekilde maskeler altından konuşan insanlar, bunun yanında artık bire bir iletişimi de terk ederek sanal iletişim yolunu tercih etmeye başlamış ve geleceği karanlık, hiç bir sağlıklı beklentinin görülemediği bir döneme girilmiştir.
    Tahrif edilmiş semavî dinler ve beşerî ideolojiler, toplumların hiçbir sorununa merhem olamayacak, hatta bırakın merhem olabilmeyi tahribatı arttıracak bir hal almışlardır. İnsanlığı, içerisinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun kurtuluşa götürebilecek tek reçete, proje sahibi, her zaman genç ve diri olan, her çağa hitap edebilen Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim’dir.
    Kur'an-ı Kerim, insanlığın kendisine tabi olarak kurtuluşa erebileceği bir rehber ve hidayet kaynağıdır. O yol göstericidir. O hiçbir teori ile asla kıyas kabul edilemeyecek kadar yüce ve kusursuz bir kaynaktır. Çünkü o vahy'dir. Allah katından insanlığa sunulan bir lütuf, ilahî bir bildiridir. Bir hastanın tedavisi için doktor reçetesine duyduğu ihtiyaç gibidir insanlığın ona olan ihtiyacı... Yalnız bir hasta tedavisini gerçekleştirecek reçeteyi sayısız defa okumakla şifa bulamaz. O reçeteyi almalı, bir eczaneye gitmeli, ilaçları temin ederek doktorunun belirttiği şekilde tatbik etmelidir. İşte bizlerin de gerçek problemi budur. Sayısını bilemeyeceğimiz kadar Kur'an-ı Kerim ve mealleri basılmasına, tefsir kitapları ellerimizin altında bulunmasına rağmen ilahî mesajın terbiyesi ile terbiyelenen, onun tedavi metoduna kendisini teslim edenler oldukça azınlıktadır. Bunun sebebi Kur'an'ın indiriliş amacı dışında kullanılmasıdır. Kur'an'a, M. Akif'in dediği gibi ya ölü toprağına üflemek ya da fal bakmak amacı için başvurulur olmuştur. Oysa ki ondan faydalanabilmek için okumalı ve öğretilerini tatbik etmelidir.
    "Elif Lâm Mîm. Üzerinde hiçbir şüpheye yer olmayan bu ilâhî kelâm, muttakiler için bir rehber (olarak indirilmiştir)." (2/Bakara, 13)
    Allah'ın ayetlerine bu şekilde bakabilmeyi başaranlar ona karşı daima duyarlı olabilen mü' minlerdir.
    "Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar." (25/Furkan, 73)
    Herkesin tatmin olabileceği bir yaşamın oluşması, insan ilişkilerinin, dostlukların, arzu edilen hali alabilmesi, öncelikle Kur'an’ ın alternatifsiz, tek dost olarak kabul edilmesinden geçmektedir.
    "(Ey insanlar) Rabbinizden, size indirilene (Kur'an'a) uyun ve O'ndan başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!" (7/Araf, 3)
    Kur'an öyle bir dosttur ki, asla ihanet etmez. Ona karşı dostluk elini uzatan muhataplarına bol lütufta bulunur. Onları karanlıklardan aydınlığa, zilletten izzete, esaretten özgürlüğe ulaştırır.
    "Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar." (2/ Bakara, 257)
    Kendisine önyargısız yaklaşıldığında imanları arttırır, insanın tüm şüphelerden arınarak gerçek bir tatmine ulaşmasını sağlar.
    "Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler."(8/ Enfal, 2)
    Aynı zamanda ilahî mesajın dostluğu sadece dünya ile sınırlı kalmamakta, hesap gününde günahların örtülmesi, ebedî nimetlere ulaşılması için de sebep olmaktadır.
    "İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir." (47/Muhammed, 2)
    "Ve kitaba o sımsıkı sarılanlarla namazı dosdoğru ve devamlı yerine getirenler(i elbette ödüllendireceğiz); dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz." (7/A'raf, 170)
    Vahy, çağlar boyu tüm ifsadın ortadan kalkması için elçilere indirilmiş, bu vahyin muhatapları, ona tabi olarak, toplumsal düzenin kurulmasını sağlamakla beraber, aynı zamanda kendilerini kurtuluşa götürecek çok yüce bir ibadetin de içinde yer almışlardır. Rabbimiz, hem insanın içerisinde az bir süre kalacağı yeryüzünde ömrünü huzurlu geçirebilmesi için uyulması gereken kuralları bildirmiş, hem de dünyevî sükûneti de sağlayan bu kurallara uyulmasını ebedî olan ahiret nimetlerinin sebebi kılmıştır. Böyle çifte kazancı sağlayan bir dostun dostluğunu reddederek, hesap gününde kendisine bile faydası dokunmayacak olanların sırf serveti, rütbesi, ordusu, aşireti, güzelliği için peşinden gitmek oldukça basiretsiz bir yaklaşımdır.
    Allah'ın mesajına muhatap olarak gerçekten inananlar, içinde bulundukları, tabi oldukları bâtıl dostlardan vazgeçmeye, gururlarını zedeleyici bir şey gözüyle bakmazlar. Allah'ın vahyine inanıp ona kulluk ve itaatı benimserler. Gururları onları hakikati kabul edip Rablerine itaat etmekten alıkoymaz. Çünkü Allah'a karşı hadlerini bilerek kendilerini asla yeterli görmezler. "Bizim mesajlarımıza (gerçekten) inananlar, ancak, kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenlerdir; (onlar,) Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlardır. (Onlar) yataklarından (geceleri) kalkarak korku ve ümit içinde Rablerine yalvaranlardır ve kendilerine geçinmeleri için verdiğimizden, başkalarına harcayanlardır. " (32/Secde, 15-16)
    Kalpleri ürperten, hidayet kaynağı olan, çağlara meydan okuyan, bir benzeri asla olmayan Kur'an'a duyulan ihtiyaç, her geçen gün hızla artmaktadır. Keşmekeşin, çirkefliğin, kaos ve kargaşanın işgal ettiği dünyamızın kendisine tabi olmakla tüm bu sıkıntılardan kurtulacağı tek kaynak, Allah'ın vahyi olan Kur'an'dır. O aynı zamanda bu olumsuzluklara karşı başlatılacak mücadelenin metodunu da içinde barındırmaktadır. Peygamber bununla kâfirlere karşı mücadele etmekle görevlendirilmiştir. Ruhlara ve akıllar için o tek başına yeterlidir. Onda insanın iç alemini bütünü ile kuşatan, duyguların tüm kapılarını zorlayan, katı kalpleri sarsıcı ve yerinden oynatıcı bir özellik vardır. Bu özelliği yeniden keşfetmek ve doğru kullanabilmek Kur'an dostlarının ertelenemez görevlerindendir.
    Ne mutlu bu görevin şuuruna varabilen dostlara;
    Ne mutlu Kur'an'ın dostluğunu kazananlara!
    "(De ki Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi. Ve Kur'an'ı okumam (emredildi). Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım. Ve şöyle de: Hamd Allah'a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek, siz de onları görüp tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir." (27/ Neml, 91-93)

    Hamza ER

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Teşekkürler..Rabbim kur'an? sizlere ve bizlere yaran ve halil eylemesi temennileriyle...paylaş?mlar?n?z için teşekkürler...nice nurani paylaş?mlara...

  3. #3
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    Ecma?n ?ns kardes?m ....
    selam ve duayla....

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  4. #4
    Dost davamnur17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    12

    Standart

    allah raz? olsun çok güzel bir yaz?
    ey nefis! boyle ebleh olmamak istersen : Allah namina ver, Allah namina al, Allah namina basla, Allah namina isle, vesselam.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bekle dost kapısın sadık dost isen
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12.11.14, 19:49
  2. Herkese Lazım Olacak, Herkesin Bilmesi Gereken, Herkese Söylememiz Gereken Hakikatler
    By fütüvvet in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 21.12.08, 01:01
  3. Dost Dost Diye Diye Nicesine
    By Biz in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 20.07.08, 16:45
  4. Görülmesi Gereken Bir Yer
    By hatice78 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.08, 08:43
  5. Bilinmesi Gereken Yasalar...
    By vakti_nehar in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.10.07, 21:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0