+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: İki Ömer'in Öğrettiği

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart İki Ömer'in Öğrettiği

    İki Ömer'in Öğrettiği

    İslam'ın fıtrat hamurunu nasıl yoğurup pişirdiğinin en eşsiz örneklerinden biridir Hz. Ömer. İslam'dan önceki Ömer ile İslam'dan sonraki Ömer arasındaki fark, bindörtyüz yıldır anlatılmakta; İslam'ın insanı nereden nereye ulaştırdığının en açık misali olarak nazarlara sunulmaktadır.
    Malumdur; Ömer, cahiliye adetlerinin en sıkı savunucularından biridir. O dönemde kızını diri diri toprağa gömmeyi bile becerebilmiştir. Fakat, aynı Ömer, İslam'dan sonra haksız yere hiçbir cana kıyamayacak, bir karıncanın ayağını dahi kıramayacak derecede hassasiyet kazanmış; ve "halifeti Rasullullah" olarak şereflendiği hilafeti sırasında adaletiyle nam kazanmıştır. "Dicle kenarındaki bir kuzunun ayağı incinse, adl-i İlâhî onu Ömer'den sorar" sözü, bir zamanlar kızını diri diri gömen bir insanın, İslam'ın talim ve terbiyesiyle, değil yalnız insanlara, sair mahlukata karşı da nasıl bir sorumluluk hissiyle yüklü olduğunun açık bir delilidir.
    İşte Hz. Ömer'in, İslam'dan önce kızını diri diri gömüşüyle, İslam'dan sonra kazandığı incelik ve hassasiyet sıklıkla vurgulanır. İki tablo arasındaki fark, fıtrat dini olan İslam'ın, fıtratımızın kemali ancak onlarla mümkün olan iman hakikatlerinin hak ve hakikat olduğunun şahidi olarak nazarlara sunulur.
    Bütün bunlar doğru ve isabetli olmakla birlikte iki Ömer arasındaki mukayesede hâlâ eksik bir yön olduğunu düşünüyorum. Ki bu eksik yön, zannımca, mukayesenin en ibretli, en can alıcı boyutunu oluşturuyor.
    Bu eksik yönü tesbit için ise yalnız şu sormak yetiyor: İslam'dan önce diri diri gömdüğü bir kızı bulunan Ömer'in İslamdan sonra da kızı var mıydı, varsa ne oldu?
    Bu soru, bizi Hz. Hafsâ gerçeğiyle tanıştırıyor.
    Kardeşi Abdullah ile birlikte, İslam'dan sonraki Ömer'in terbiyesine muhatap olan, bu terbiyenin ise onu Hz. Peygamber'e eş olmakla şereflenecek bir makama ulaştırdığı, Hz. peygamber'in eşi olmasıyla da hepimizin, tüm mü'minlerin annesi olan Hz. Hafzâ gerçeğiyle.
    Büyük kızını diri diri gömen Ömer, islamdan sonra küçük kızına nasıl muhatap oldu? Ona neler öğretti ve ne şekilde öğretti? Nasıl Hz. Peygamber'in zevcesi olmak gibi eşsiz bir uhrevî makama ulaşan bir kız çocuğu yetiştirebildi?
    Bunun ayrıntılarını maalesef henüz bilmiyorum. Bildiğim, Hz. Ömer'in yalnızca şahsen değişmekle kalmadığı, hanımıyla birlikte, aile yapılarının İslam'la birlikte yeniden yapılandığı. Mesela, çocuklarına en küçük bir yalan bire söylemedikleri.
    Ne var ki, bunlar, Hz. Ömer'den, bugün maalesef manen diri diri gömülen kız çocuklarını ebedi güzellliklerle hayatlandıracak manidar dersler almak için yeterli değil. Dilerim, bunu tetkik edecek ehl-i gayret çıkar da; bir yandan sahabinin en gençlerinden olduğu halde ilim, ahlak ve teffekkürde en üstlerinden biri olan Abdullah'ı, öte yandan mü'minlerin anası Hafsâ'yı yetiştiren Ömer ailesinin sırrını bize ifsâ eder. Ta ki imtisal edelim ve Abdullah'ın yolunda erkekler, Hafsâ'nın yolunda kızlar yetiştirelim.
    Dilerim, bir bütün olarak sahabinin aile düzeni ve çocuklara muhatabiyeti ehl-i gayret tarafından ortaya konulur da; sahabe mesleğini en asli kurum olan aile içinde ve çocuklarımıza karşı da uygulamış oluruz.
    Şahsen, Hz. Hafsâ gibi Hz. Peygamber'e eş olabilecek eşsiz bir imanî tefekkür ve kemâle ulaşmış Hz. Âişe'ye ait küçük bir anekdot biliyorum ve böylesi çalışmalara bir önsöz olması duasıyla zikretmek istiyorum:
    Bir gün Resûllüllah küçük Hz. Âişeyi arkadaşlarıyla oynarken gördü, ve oynadıkları oyuncakların ne olduğunu sordu. Cevap, "Süleyman'ın atları" idi. Hani, Sâd suresinde anlatılan ve Hz. Süleyman'ın imtihan edilişine, sonrasında daha büyük bir imanî kemâle ulaşmasına vesile olan atlar...
    Çocukların oyunlarının bile böylesi bir nebevî boyuta uzandığı Asr-ı Saadet'ten, bugünün aile ve çocuk problemi yaşayan fertleri olarak, alacağımız o kadar ders var ki....

    Metin Karabaşoğlu, Ayna, "İki Ömer'in Öğrettiği", Yeni Asya Gazetesi, 6 Mart 1996.

    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ömerlerin say?s?s armas? temennisiyle..

  3. #3
    Pürheves sarıca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    189

    Standart

    Yeniasya'da yazmış mı?
    Tesettür gizle(n)mektir. Kılık, kıyafet ve tavırlarıyla “Ben buradayım!” diyenin başında tesettürden çok tereddütler vardır. Osman Sertuğ Çalışkan

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hz.ÖMER
    By fanidünya... in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.11.14, 13:24
  2. Peygamberimizin Âma’ya Öğrettiği Duâ
    By Çeşm-i Giryân in forum Dualar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.12.07, 14:20
  3. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28.09.07, 05:34
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.07, 19:18
  5. Hz Ömer
    By vedAA in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.04.07, 00:26

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0