+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Çağımızın Gençliği

  1. #1
    Pürheves mirkat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    201

    Standart Çağımızın Gençliği

    Mustafa Topaloğlu


    Gençliğin eğitimi için yapılan her çaba, insana verilen değerin en önemli göstergesidir.
    İnsan hayatının kritik aşamalarından birini oluşturan "gençlik dönemi" devamlı tartışma konusu olmuş ve kuşaklar arasında "çatışmalara" neden olmuştur. Her dönemin koşullarına göre "gençliğin sorunları" olmuş ve tartışılmıştır. Bu durum, genç insanın fıtratından gelen bir davranış biçimidir. Gayet tabii ve doğal bir durumdur. Çünkü, genç insan devamlı aksiyon halindedir. "Değişime ve gelişime" açıktır. Her yeniliğe uyum sağlamada gayet duyarlıdır. Bu duruma tepki gösteren başta rejimler, devletler, hükümetler ve annebabalar haliyle çatışmaları da beraberinde getirmiştir.
    Delikanlılık Çağı
    Türk insanının ürettiği çok güzel deyimler vardır. Bu deyimlerden biri de, genç insanlar için söylenen "delikanlılık çağı" deyimidir.
    Delikanlılık çağında, gencin kanının kaynadığı, yüreğinin kıpırdandığı, duyguların yoğunlaştığı ve heyecanının doruğa çıktığı "delidoluluk" dönemidir Gencin yaşadığı hayat, sıradan bir hayat değildir. Devamlı "arayış ve çatışmalarla" geçen hareketli bir hayattır. Bu hareketli hayat içerisinde gençler, geleceğe "umutla ve güvenle" bakmak isterler. Yaşadığı ortamda umut ve güveni bulamazsa veya bununla ilgili endişeleri varsa, işte bu noktadan sonra genç, başta kendisi ve çevresiyle çatışmaya başlar. Hayatlarının en kritik, en problemli dönemlerini, işte bu dönemlerde kendini gösterir.
    Gelecek Kaygısı
    Gelecek kaygısı, gencin dünyasını çok derinden etkiler. Geleceğe pembe hayaller ve büyük umutlarla bakmak ister. Aradığını bulamayınca da hemen "karamsarlığa" düşer. Başta ailesini ve ülkesini eleştirmeye başlar.
    Bizim gibi geri kalmış ülkelerde, gençliğin bu kaygıları büyük çapta yaşanıyor. Ailesine ve ülkesine güvenmeyen gencin, dolayısıyla kendine olan güveni de sarsılıyor.
    Güveni ve umudu sarsılan gencin baş vurduğu en yaygın alan ise, "şiddet" oluyor. Şiddete yönelen genç, bir zaman sonra "terörü" de beraberinde getiriyor. Enerjisini faydalı amaçlar için kullanamayan genç, kendini ispatlayabilmek için kuralsız yaşamayı kendine ilke haline getirmeye başlıyor.
    Gencin Kimlik Arayışı
    Bir milletin kimliğini, nasıl ki bayrağı, dini, dili ve tarihi oluşturuyorsa, gencin kimliğini de şahsiyeti, kültürel değerleri, ideali ve dünya görüşü belirliyor.
    Kimlik, toplumun kültürel varlığının temelini oluşturan "aidiyet duygusu" dur. Bu duygu sayesinde birey, toplumla özdeşleşip bütünleşiyor.
    Bizim ülkemizdeki kimlik arayışı okullardaki eğitim sistemi içerisinde verilmeye çalışılıyor. Oysa, bireyin gerçek kimliği aile ortamında verilmeli. Aile ocağından kazanılan değerler, gerçek anlamda kalıcı oluyor. Geleneksel kültürümüzde çocuğun eğitimi, devamlı okula ve hocalara "havale" ediliyor. Bizim eğitim sistemimiz de, "yazboz tahtasına" döndüğünden "kimlik arayışı" başlı başına bir sorun olarak önümüzde duruyor. Tarihinden, dilinden ve dininden koparılan genç, başka bulvarlarda kimliğini arıyor. Yanlış bulvarlarda kimliğini arayan gençlik, aradığını bulamayınca da "umutsuzluğa ve bunalımlara" düşüyor.
    Tek tesellimiz, yeni neslin sürekli arayış içerisinde olmasıdır. Belki ne aradığını bilmiyor ama, "arayan bulur" demişler.
    Yeni nesil aradığını mutlaka bulacaktır.
    Geleceğin Teminatı
    Geleceğin teminatı olan bugünün gençliğinin önünde bir çok problemler vardır. Gençlik bir taraftan kendi iç dünyaları içerisinde kopan fırtınalarla uğraşırken, diğer taraftan dış tehlikelerle mücadele etmek zorundadır. Dışarıdaki tehlikeler, anlatılanlardan daha tehlikeli ve korkunç boyuttadır. Uyuşturucu, kumar, fuhuş en yaygın olanlarından yalnızca birkaç tanesi…
    Eğlence sektörü içerisinde harcanan gençliğin umutları yok edilmekte ve birer kobay olarak kullanılmaktadır. Medyanın gücüyle eğlenceye, şans oyunlarına ve kolay para kazanmaya özendirilen gençlerin idealleri "para, şöhret ve eğlenceden" ibaret hale getirilmek isteniyor.
    Bu tuzağın farkına varan aileler, çocuklarını bu tür yerlerden kurtarabilmek için seferber oluyorlar. Kurtulamayanlar da harcanıp gidiyorlar…
    Gençlere Yaklaşımımız
    Artık klasik anlayışlarla ve geleneksel yöntemlerle gençlere yaklaşmamız faydadan çok zarar veriyor. Her şey değişiyor. Anlayışlar ve davranışlar da değişiyor. Ebeveynler ve eğitimciler de değişmek zorundadırlar.
    İçinde yaşadığımız çağın adı "bilgi çağı" dır. Bilginin ve teknolojinin nimetlerinden yararlanmayı beceremezsek her alanda kaybederiz Yeni nesil her şeyin farkında. Bu günü ve geleceği çok iyi okuyabiliyor. Kafasına uymayan davranışlar karşısında nasıl tepki göstereceğini biliyor. Körü körüne her şeyi kabullenen bir gençlik yok karşımızda. Yeni nesil farklı bir oluşum içerisindedir. Yeniliklere ve farklılıklara yönelmesi onun doğasından gelen bir meziyettir.
    Bu dönemde genci anlamak, onun dünyasını keşfetmek, başta anne-babalar olmak üzere bütün eğitim camiasının görevidir.

  2. #2
    Dost karınca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    39

    Standart

    Alıntı mirkat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mustafa Topaloğlu
    İslamoğlu diyecektiniz sanırım.

    Mevcuda iktifâ dunhimmetliktir.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0