+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Zamanelere laiklik dersleri

  1. #1
    Vefakar Üye Yeni Said - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    342

    Standart Zamanelere laiklik dersleri

    Zamanelere laiklik dersleri-1
    SENAİ DEMİRCİ

    Sevgili zamaneler, En başından söylüyorum. Bilin ki lâikler ikiye ayrılır: Özde laikler ve sözde laikler. Özde lâikler değerden bağımsız ve kutsala ilgisizdirler. Bir şey(ler)i kutsayanların yanında yer almazlar.

    Kutsanan şeyi kutsama ihtiyacı duymazlar. Bir şeylerin kutsanmasına ses çıkarmazlar; kutsayanları ayıplamazlar. Bilirler ki kutsananın kutsanmasına düşman olmak da bir tür karşıt-kutsama eylemidir. Kutsayanların varlığını ve çoğalmasını tehdit olarak görmek bir laikin kendi varlığına değer atfetmesi demeye gelir. Kutsama eylemine karşı olmakla, o kutsamayı ciddiye aldığını gösterir ki, bu hâl, laikin kutsala ilgisizliğini açıkça ihlaldir. Kutsayanların varlığından kaygılanıp ürkmek de yeni bir değer alanı içine sokar acemi ve saf bir laiki. Böylece, haşa huzurdan, lâikin de bir “dokunulmaz”ı olduğuna inandırıverir sizi. İşte bu sözde laikliktir. Hele de bazı safdil ve sığ lâiklerin, “Eyvah, lâiklik elden gidiyor” deyip deyip yolları arşınlamaları, kardeşçe kol kola verip, meydanları kutsal bir cihadın erleri gibi doldurup, nefesleri kesilircesine “Türkiye lâiktir, lâik kalacaktır!” diye inleye inleye bayraklar sallamaları, mukaddeslerini kaybetme telaşıyla koşuşturan dindarlarla aynı kareye koyar onları. O kareye uzaktan bir bakıp bir an zannedersiniz ki onlar lâik değiller, sanki kopkoyu dindarlar-Allah korusun! Yanlışlıkla, “Din elden gidiyor!” diye ağlaşanlarla aynı kefeye koyabilirsin “Lâiklik elden gidiyor!” diye bağıranları. Oysaki, değer-tanımazlık demektir lâiklik. Kutsayıcıların kutsadığına alternatif kutsallar ve kutsayıcılar üretmek akıllarının ucundan bile geçmez.

    Ülkemizde, lâikliğin dindarlıkla karıştırıldığı acı bir gerçektir. Misal, içinizden bazı gafiller saçını göstermemeyi, hem de tek telini bile namahremin gözüne değdirmemeyi kutsamış olabilir. Özde laikler saçınızın görünmesiyle de görünmemesiyle de ilgilenmez. Sözde bazı lâiklerin birtakım “kamusal” alanlarda ille de başınızı açmaya sizi zorlamaları, hatta orijinal saçınızın sahte ve yabancı saçlı peruğunuzun altından tel tel dökülmesini ve rüzgârda dans etmesini bir tür dinî vecibe harâretiyle arzulamaları, saçınızı saklıyorsunuz diye size acınası ve canı acıtılası bir günahkâr gibi davranmaları sizi onların da bir “din”i, birtakım “farzlar”ı, “helal ve haram”ları olduğuna inandırabilir, sadece “inanan”ların girebildiği “kutsal” alanları olduğunu düşündürebilir. Zinhar, böyle fesat düşüncelerin aklınızda kökleşmesine izin vermeyin. Ayıptır. Günahtır.

    Fesat düşüncelerin temizliğine girişmişken, dilinizin ucuna bile gelmemesini istediğim bir tanesi daha var. En sinsisi de budur. Durup dururken çörekleniverir içinize. Vesvese işte! Arı gibi sürekli vızıldar durur başının üstünde. İçimde yıllardır kaynar sular gibi fokurdar da bir türlü susturamam bu amansız vesveseyi. Hadi söyleyeyim: “Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” diye tanımlanan şeylerin dogmatik olduğuna inanasım, hatta söyleyesim gelir. İtiraf ediyorum, bu vesvesenin benliğimi tümüyle kuşattığı, aklımı başımdan aldığı, sağduyumu kaybettirdiği de olmuştur. Af buyurun; “değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” sözünü “kutsal” bir söz diye bildiğim - “hadis-i şerif” deniyor- “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” sözüyle karşılaştırıp da laikliği daha dindar ve kutsal sandığım talihsiz akıl sürçmelerim olmuştur. Böylesi zamanlarda şöyle düşünmekten kendimi alamamışımdır: Özde bir laikin ciddiye almayacağı Tanrı bile “nasılsanız öyle yönetilirsiniz” diyor. Yani “nasıl olursanız olun böyle yönetilirsiniz” demiyor. Yani yönetilenlerle yönetme kuralları arasına esneklik koyuyor. Tanrısal yönetme kurallarına bir kutsallık vermiyor; bir değişmezlik, değiştirilmesi bile teklif edilemezlik yapıştırmıyor. Kendimi kaybedip bu kutsal söze bakıp “laiklik dediğin işte böyle olur!” diyesim geliyor ya; tövbe, tövbe! Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez, değiştirilmesinin teklif edilemezliğini bile değiştirmeyi teklif etmeye kalkan dillerin hemen kesildiği bir ilke sizde de koyu türbe yeşili renginde bir kutsallık çağrıştırıyorsa, kendinizden utanın ve tövbe edin. s.demirci@zaman.com.tr

    http://genclik.zaman.com.tr/?bl=14&hn=456

  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı sükunet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Ülkemizde, lâikliğin dindarlıkla karıştırıldığı acı bir gerçektir. Misal, içinizden bazı gafiller saçını göstermemeyi, hem de tek telini bile namahremin gözüne değdirmemeyi kutsamış olabilir. Özde laikler saçınızın görünmesiyle de görünmemesiyle de ilgilenmez.

    Sözde bazı lâiklerin birtakım “kamusal” alanlarda ille de başınızı açmaya sizi zorlamaları, sizi onların da bir “din”i, birtakım “farzlar”ı, “helal ve haram”ları olduğuna inandırabilir, sadece “inanan”ların girebildiği “kutsal” alanları olduğunu düşündürebilir.

    “değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” sözünü “kutsal” bir söz diye bildiğim - “hadis-i şerif” deniyor- “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” sözüyle karşılaştırıp da laikliği daha dindar ve kutsal sandığım talihsiz akıl sürçmelerim olmuştur. Böylesi zamanlarda şöyle düşünmekten kendimi alamamışımdır: Özde bir laikin ciddiye almayacağı Tanrı bile “nasılsanız öyle yönetilirsiniz” diyor. Yani “nasıl olursanız olun böyle yönetilirsiniz” demiyor. Yani yönetilenlerle yönetme kuralları arasına esneklik koyuyor. Tanrısal yönetme kurallarına bir kutsallık vermiyor; bir değişmezlik, değiştirilmesi bile teklif edilemezlik yapıştırmıyor. Kendimi kaybedip bu kutsal söze bakıp “laiklik dediğin işte böyle olur!” diyesim geliyor ya; tövbe, tövbe! Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez, değiştirilmesinin teklif edilemezliğini bile değiştirmeyi teklif etmeye kalkan dillerin hemen kesildiği bir ilke sizde de koyu türbe yeşili renginde bir kutsallık çağrıştırıyorsa, kendinizden utanın ve tövbe edin.
    Çok manidar ve düşündürücü bir yazı... Allah razı olsun.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 100 Soruda Laiklik
    By ZÜMRÜT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.07.09, 12:13
  2. Laiklik Bezirganlarina
    By şakirt04 in forum Mizah
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 05.05.08, 17:00
  3. Laiklik Meselesi
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.02.08, 13:35
  4. Zamanelere Laiklik Dersleri
    By Yeni Said in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 31.10.07, 17:02
  5. Laiklik
    By Caner in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 23.08.06, 15:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0