+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Şevki Mutlak

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart Şevki Mutlak

    Bir memlekette insanlar?n tembelliğini, uyuşukluğunu, hareketsizliğini, duyars?zl?ğ?n?, şevksizliğini ve gayretsizliğini ifade etmek için “ölü toprağ? serpilmiş gibi” deyimini kullan?r Anadolu insan?.
    Maalesef ülkemizin üzerine 200 y?ld?r ölü toprağ? serpilmiş gibidir. Şevksizlik, ümitsizlik, umursamazl?k, nemelaz?mc?l?k, karamsarl?k, gayretsizlik fert ve toplum hayat?m?z? tehdit eden tehlikelerin baş?nda geliyor. Millet olarak geri kalm?şl?ğ?m?z?n ve bir türlü kalk?namay?ş?m?z?n temelinde, ümitsizliğin, şevksizliğin ve gayretsizliğin ruhumuzu kuşatmas? ve hamiyet duygular?m?z? köreltmesi yatmaktad?r. Çünkü ümitsizlik ve şevksizlik; karamsarl?k, miskinlik, p?s?r?kl?k, tembellik, cesaretsizlik, nemelaz?mc?l?k ve güvensizlik aş?lamaktad?r. ?nsan?n çal?şma arzusunu yok ettiği gibi, kabiliyetleri de öldürmektedir. Adeta insan?n enerjisini, yeteneklerini ve güven duygular?n? yok etmekte, elini kolunu bağlayarak iş görmez hale getirmektedir. Şevksizlik hamiyet duygular?n? öldürerek, insan?n himmetini yok etmektedir. Bu işe çal?şman?n, gayretin, faaliyetin önündeki en ciddi engeldir.
    “Biz yapamay?z”, “biz kalk?namay?z”, “bizi b?rakamazlar”, “bize yapt?rmazlar”, “memleketi sen mi kurtaracaks?n”, “ben ne yapabilirim ki”, “bana dokunmayan y?lan bin yaşas?n”, “boş ver böyle gelmiş böyle gider”… v.s. türü sözler insanlar? teşebbüsten, gayretten ve faaliyetten al?koyan şevksizliğin tezahürleridir.
    Milli şairimiz M.Akif ERSOY, maruz kald?ğ?m?z bu müzmin hastal?ğ?:
    “Daha doğmadan öleceksin dediler
    Ç?kmadan batmay? öğren ne saçma hüner”
    Sözleri ile vurgulamaktad?r.
    Millet olarak yayg?n bir “şevksizlik hastal?ğ?”na yakalanm?ş durumday?z:
    Geleceğe ümitle bakm?yoruz. Ferdi ve toplumsal hayat?m?zda endişe, belirsizlik, güvensizlik ve karamsarl?k hakim. Cesaretimiz, teşebbüs ruhumuz yok veya çok zay?f. Ezilmişlik, itilmişlik, horlanm?şl?k ve d?şlanm?şl?k psikolojisine sahibiz. Başarma inanç ve azminden mahrumuz. Gayreti ve fedakârl?ğ? başkalar?ndan bekleyen bir yaklaş?ma sahibiz. Biz bedelini ödemeden, zahmetini ve çilesini çekmeden bir şeylerin düzelmesini arzu ediyoruz. Zahmette en geride, nimette. mükafatta en önde olmak istiyoruz. Kitaba yabanc?y?z. Okuma al?şkanl?ğ?m?z yok. Okumuyoruz. Zihnimiz büyük gayelere odaklanm?ş değil. Bilgi çağ?n?n gereği olan “sürekli öğrenme”ye aç?k değiliz. ?lim erbab? değil filim erbab? iltifat görüyor. Risk üslenmekten hoşlanm?yoruz. Terlemeden kazanmak, çal?şmadan rahat yaşamak istiyoruz. Pek çoğumuz gözünü devlet kap?s?na dikmiş durumda. “Yat?r?m yapma” anlay?ş?m?z gayrimenkul mülk edinme ile s?n?rl?. Zorluklarla mücadele azmimiz yok. Sebats?z, sadakatsiz, sab?rs?z ve kanaatsiz davran?yoruz. Tevekkülü tembellik ve miskinliğimize perde yap?yor, çal?şmadan elde etmek istiyoruz. Kendimize güvenmiyor ve başarabileceğimize inanm?yoruz. Zihinlerimiz büyük davalara ve büyük hedeflere odaklanmad?ğ? için himmetimiz küçüldü. Bencillik, egoizm gelişti. Şahsi ç?kar sağlama, daha rahat yaşama, dünya zevklerinden daha fazla elde etme, dünya nimetleri pastas?ndan daha fazla pay kapabilme... hayat?n en önemli amac? haline geldi.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Amaçlar basitleştikçe, gayeler küçüldükçe gayretlerde küçüldü. Atalet ve dalaletten kaynaklanan sefahat sosyal yap?y? her geçen gün daha fazla tehdit etmeye başlad?. Çünkü işlemeyen, çal?şmayan, durağan bir bünye zamanla kokuşmaya, çürümeye, bozulmaya ve yok olmaya mahkûmdur.
    ?ki yüz y?ld?r kanayan bir yaram?z olan ümitsizlik ve şevksizlik illetini, şevk-i mutlak yani her zaman, her yerde, herhalde ve her şartta sahip olacağ?m?z sonsuz bir şevk ile yok etmeliyiz. Asla şevksizliğe kap?lmamal? ve şevkimizi k?racak şeylerden uzak durmal?y?z.
    Mevlâna hazretleri bir gün talebelerine dergâh?n merkebini satmalar?n? söyler. Talebeler: “ Efendi hazretleri bu eşek Konya'n?n en iri, güçlü, kuvvetli ve en iyi yük taş?yan eşeğidir. Hem genç hem de sağl?kl?d?r. Üstelik dergâh?n hizmetleri için bu eşeğe ihtiyac?m?z var “ derler. Mevlana Hz.” Evlad?m sat?n bu eşeği “ diye tekrar eder. Talebeleri : “ Hay hay Efendi hazretleri emriniz üzere bu eşeği satal?m, ama bunun sebeb-i hikmeti nedir?” diye sorarlar. Mevlana Hz. Talebelerine şu ilginç cevab? verir. “ Evlatlar?m! Ben dikkat ettim bu eşek bir haftad?r an?rm?yor. Bunun şevki kayboldu. Merkebin şevksizliği talebeye de sirayet edebilir. Onun için bu eşeği sat?n yerine başkas?n? al?n “ der.
    Taş?d?ğ? engin şefkat ve muhabbet hisleri ile hoşgörü ve tolerans?n sembolü haline gelen Mevlana Celaleddin-i Rumî gibi bir zat?n, bir merkebin bile küçücük bir şevksizliğini hoş görmeyerek, tavizsiz bir tav?r sergilemesi ve bu şevksizliğin bedeli olarak eşeğin sat?lmas?n?, değiştirilmesini istemesi çok ilginç değil mi?
    Her günah? işleyen bütün günahkârlar? şefkatle kucaklayan Mevlana Hazretlerinin küçücük bir şevksizliğe tahammülü ve müsamahas? olmam?şt?r. Meğer şevk ne kadar önemli imiş!
    Dinsizliğin bütün dünyada h?zla yay?ld?ğ?, Kur'ân hakikatlerinin yok edilmeye ve ?slam ahlak?n?n unutturulmaya çal?ş?ld?ğ? bir devirde; kendisini “ Kuran'?n sönmez ve söndürülmez bir güneş olduğunu bütün kâinata ispatlama ve yayma davas?na adayan Ahir zaman müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de, Risale-i Nur hizmetinin temel prensiplerini “ Fakr-? mutlak, acz-i mutlak, şükrü mutlak, şevk-i mutlak “ olarak belirtmektedir. Yani “Ahirzaman iman ve Kur'ân hizmetinin” dört temel ilkesinden birisidir şevk-i mutlak.
    Şevk , lügatta , “çok büyük istek” , “şiddetli arzu” , “neşe” , “coşku”, “memnuniyet” anlamlar?na gelmektedir. Şevk-i mutlak ise; her halukârda , her durumda şevk içerisinde , coşkulu , heyecanl? ve neşeli olmakt?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bediüzzaman Said Nursi , Münazarat isimli eserinde ; “ Hayat bir faaliyettir. Şevk ise matiyyesi ( bineği ) dir “ demektedir.
    Öyle ise şevk; insan?n “hamiyet duygular?n?”, “himmetini yani kalbin bütün kuvveti ile Cenab-? Hakka ve diğer mukaddesata yönelerek, bu yöneliş ile gösterdiği ciddi gayreti”, “insan?n bilgilerini, düşüncelerini ve kabiliyetlerini” eyleme dönüştüren, insan? harekete geçiren ve çal?şmaya sevk eden muharrik unsurdur.
    Şevk, sönük olursa himmet ve gayretlerde sönük kalacakt?r; şevk canl? olursa himmet ve gayretler de canlanacak, heyecanlanacak ve faaliyete dönüşecektir. Yani şevk olmazsa, faaliyette olmayacak; tembellik ve atalet hakim olarak hayat? sükuta düşürecektir. Hayat?n canlanmas?, neşvü nema bulmas? ve gerçek hayata dönüşebilmesi için şevkin çok yüksek olmas? gerekir. Onun için şevk, hayat?n hayat?d?r diyebiliriz.
    Şevksizlik, insan?n ferdi ve sosyal hayat?nda ümitsizlik, nemelaz?mc?l?k, p?s?r?kl?k, tembellik ve atalet üretir. Teşebbüs ruhunu, cesareti, heyecan?, merak? ve muhakeme kabiliyetlerini söndürür. Şevki k?r?lan kişi veya toplumlar okuyamaz, düşünemez, araşt?ramaz, çal?şamaz ve üretemez hale gelirler. Şevksizlik insan? işsiz ve boş durmaya, atalete sürükler. Boş ve işsiz olman?n, at?l kalman?n verdiği s?k?nt? ise; birçok kötülüğün, sefahatin, kötü al?şkanl?klar?n, suçlar?n en önemli kaynaklar?ndand?r.
    Şevksizlik, ferdi ve toplumsal hayatta durgunlaşman?n, tembelliğin, ataletin, geriliğin ve sükûtun kaynağ? olduğu gibi; şevk de gelişmenin, kalk?nman?n dinamiği, motoru ve dinamosudur.
    Bediüzzaman Hz., şevkin insan faaliyetlerinin (sa'yi insani) buhar? yani enerji kaynağ? hükmünde olduğunu söyler. Çünkü insan?n şevk sahibi olmas? amac?na , hedefine ulaşabilmek için ciddi bir istek ve şiddetli bir arzu meydana getireceği için ; kişi bütün dikkatini ve zihnini bir noktada yoğunlaşt?racak, bütün duygular?n?, latifelerini, hislerini, enerjisini ve kabiliyetlerini hedefe odaklayacakt?r. Ayn? güdümlü füzelerin hedefe kilitlendiği gibi bütün mevcudiyetiyle gayesine ulaşmaya ve hedefine kavuşmaya odaklanacakt?r. Bu ise insana irade kuvveti, kararl?l?k, sab?r, sebat, gayret ve heyecan kazand?racakt?r. Böylesine üstün seciyelerle desteklenmiş bir kişilik , normal zamanda sahip olduğu enerji ve kuvvetin çok daha ötesinde bir enerjiye kavuşur.Riskleri göze al?r , fedakarl?k yapar , hedefine ulaşabilmek için bütün bilgi ve yeteneklerini maksimum düzeyde kullan?r.Kendi etkinliğini ve verimliliğini yükseltir.
    Şevk, insana öğrenme, araşt?rma, düşünme, bilgi ve düşüncelerini eyleme dönüştürme, hayata geçirme arzu ve gayreti verir. ?nsan? durağanl?ktan harekete geçirir, faaliyeti gerçekleştirir. Adeta insan faaliyetlerinin, çal?şman?n kaynağ?, bilgi ve düşünceyi faaliyete taş?yan vas?tad?r şevk. Onun için ferdi ve soysal hayatta gelişmenin, ilerlemenin, kalk?nman?n enerji kaynağ? ve dinamosudur şevk.
    Şevk sahibi bir öğrenci, daha dikkatli, daha verimli ve daha fazla çal?şarak; daha fazla ve sürekli öğrenme halinde olarak başar?ya ulaşacakt?r.
    Şevk sahibi bir işçi daha az masraf ile daha çok üretim gerçekleştirecektir.
    Şevk sahibi bir çiftçi, daha etkili zirai faaliyette bulunacak, toprağ? işleyecek, gerekli ilgi ve bak?mlar? yapacak, daha verimli ürün hasat edecektir.
    Şevk sahibi bir esnaf veya tüccar, sabah erkenden dükkân?n? açacak, temizliğini yapacak, mal?n? düzenleyecek, gelen müşterisine tatl? dil ve güler yüz ile muamele ederek iş yerinin bereketini ve kazanc?n? artt?racakt?r.
    Şevk sahibi bir sanatkâr, sanat?n? daha iyi icra edebilmek, kendini geliştirebilmek, sanat?n? mükemmelleştirebilmek için sürekli aray?ş ve çal?şma içerisinde olacak ve sanat?nda mahareti artacakt?r.
    Şevk sahibi bir ilim adam?, daha çok okuyacak, daha çok araşt?racak, daha etkili ve verimli çal?şacak, hem daha mütehass?s hale gelecek hem de daha fazla talebe yetiştirecektir.
    Bu misalleri çoğaltabiliriz. K?sacas? herkes, her meslek erbab? şevk ile, daha fazla çal?şmak ve sahas?n?n en iyisi olmak iştiyak? ile heyecanlanarak gayrete gelecektir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ŞEVK?N KAYNAĞI:
    Canl? veya cans?z bütün yarat?lm?şlar?n sahip olduklar? şevk, Cenab-? Hakk?n her türlü kusur ve noksandan münezzeh olan mukaddes şevk'inin birer tecellisi, yans?mas?d?r.
    Canl? veya cans?z kâinatta mevcut olan her şey sürekli hareket halinde ve faaliyet içerisindedir. Hiç durmadan devam eden hayret ve dehşet verici bu faaliyetleri iki büyük hikmet ve gayeye binaen meydana gelmektedir.
    Birincisi: Cenab-? Hakk?n esmaü-l hüsnas?n?n say?s?z tecellileri vard?r. Allah'?n isim ve s?fatlar? sonsuz ve ebedi olduğu için, tecellileri de daimi, aral?ks?z ve kesintisiz olmal?d?r. Yani Allah (c.c.) nün her ismi nak?şlar?n?, cilvelerini sürekli göstermek ister. Bu nedenle Esma-i ?lahi sürekli tecelli eder. Kâinattaki bütün masnuat ve mahlûkat ile bütün faaliyetler Allah'?n isim ve s?fatlar?n?n tecellileridir.
    ?kinci hikmeti ise: S?n?rs?z cemal ve kemal sahibi olan Allah ( c.c. ) nün kendi esmas?na ve esmas?n?n tecellileri olan masnuat ( yarat?lm?ş sanat eserleri ) ve mahlûkat?na (canl?lar) sonsuz şefkat ve muhabbeti vard?r. Allah'?n mahlûkat?na olan sonsuz şefkat ve muhabbeti nedeniyle; onlar?n istidatlar?n? kuvveden fiile ç?karma, tekemmül ettirme, onlar?n her türlü ihtiyaçlar?n? karş?lama, Rahman, Rahim, Rezzak, Kerim, Şafi... vb. isimlerin tecellileri ile mahlûkat? himaye etme hususunda Şevk-i Mukaddes ( her türlü kusur ve noksandan yüce bir arzu ve istek ) sahibidir. Cenab-? Hak o şevk-i mukaddesten gelen sonsuz bir süruru mukaddes ( mukaddes sevinç ) ve o süruru mukaddes nedeniyle sonsuz bir lezzeti mukaddese sahiptir. ( 18.Mektuba bak?n?z )
    Cenab-? Hakk?n sonsuz şefkat ve sonsuz muhabbeti, sonsuz bir mukaddes şevki meydana getirmektedir. Bu şevk-i mukaddese nedeniyle Hal?k-? Zülcelâl “ yaratma ”y? istemekte, arzu arzu etmekte ve yaratmaktan sonsuz bir memnuniyet ve sonsuz bir mukaddes lezzet vücuda gelmektedir. Bu sebeple Allah ( c.c.) sürekli yaratma halindedir. Yaratma fiili bizzat Allah'a aittir ve yaratma hususunda ortağ? ve yard?mc?lar? yoktur.
    Bu ifadelerden anlaş?lacağ? üzere şevkin kaynağ? şefkat ve muhabbet ( sevgi ) dir.
    Allah ( c.c. ) kâinat?n küçük bir misali, fihristesi ve Esma-ül Hüsna'n?n ayinesi mahiyetinde yaratt?ğ? insan?n f?trat?na da şefkat, muhabbet ( sevgi ) , iştiha, iştiyak ve sonsuz ihtiyaç dercetmiş; insan?n faaliyetine de bir lezzet koymuştur. ?nsan, f?trat?nda bulunan şefkat ve sevgi hislerinin verdiği heyecanla faaliyetteki lezzeti alabilmek için şevklenecektir.
    Bediüzzaman Hz. insandaki şevkin kaynağ?n? da “ mahlûkattaki faaliyetler bir istiha, bir iştiyak, bir lezzetten geliyor… Her bir faaliyetten kat'iyen lezzet vard?r. Belki her bir faaliyet bir nevi lezzettir. “(18.mektup)ifadeleri ile aç?klamaktad?r. Bediüzzaman Hz. ne göre; insan? gayrete, şevke getirerek heyecanl?, hararetli ve coşkulu bir şekilde çal?şmaya sevk eden şey iki neden olabilir. Birincisi, çal?şman?n neticesinde elde edilecek nihai sonuç ve çal?şman?n meyvesidir ki işin / çal?şman?n as?l amac?, gayesidir. ?kincisi, yap?lan işte bir muhabbet, bir iştiyak, bir lezzet, bir ücret vard?r ki bu da işin / çal?şman?n gerekçesidir. Mesela yemek yemek, iştihadan gelen bir lezzet, bir iştiyakt?r ki, insan? yemeye sevk eder. Yemek yemenin nihai neticesi as?l gayesi ise vücudu beslemek, hayat? idame ettirmektir.
    Said Nursi Hz. nin uzun y?llar önce yapm?ş olduğu bu tespitleri; bugün ilim adamlar? “vizyon” ve “ misyon “ kavramlar? ile ifade etmektedirler. Vizyon, insan hayat?n?n ve faaliyetlerinin as?l amac?, ulaş?lmak arzulanan nihai gaye dir. Misyon ise insan?n as?l gayesine ( vizyonuna ) sahip olabilmek için takip edeceği yol, uygulayacağ? metot, hedefe ulaşabilmek için sergileyeceği tav?rlar yani davas?d?r.
    Bir Müslüman için dünya hayat?n?n ve bütün dünyevi çal?şmalar?n as?l gayesi , ulaş?lmak istenen nihai makam ve elde edilmek istenen meyve “ R?zâ-i ?lahi ” ye mazhar olmak , yani “ Allah'?n R?zas?n? kazanabilmek ” tir.Müslüman bir insan?n vizyonu , makamlar?n en yücesi olan “ R?za Makam? “ na kavuşabilmektir.
    ?nsan? R?za Makam?na kavuşturacak, Allah'?n R?zas?n? kazand?racak yol ve metotlar, sergileyeceği tav?rlar, faaliyetlerinin gerekçesi… yani misyonu ise; Allah'?n arzu ettiği , istediği , emrettiği işleri yapmak ve O'nun r?za olacağ? şekilde bir hayat yaşamakt?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Müslüman'?n davas?n? iki madde de özetleyebiliriz:
    1.Kur'ân’a ve Resullullah'?n sünneti seniyyesine uygun bir hayat yaşamak. Dünyay? ahiret hayat?n?n tarlas? kabul edip; iman?n? kurtarmak ve kuvvetlendirmek, günahlardan kaç?nmak ve salih ameller işleyerek kulluk görevini en iyi şekilde ifa etmek.
    2.Başka insanlar?n da iman?n?n kurtulmas?na, başkalar?n?n da kulluk imtihan?n? başarmalar?na yard?m etmek, Allah'?n isminin yeryüzünde yay?lmas?na çal?şmak… yani, “?la-i Kelimetullah” t?r.
    Bu zamanda ?la-i Kelimetullah?n en büyük şart? ise maddeten, ekonomide, bilim ve teknolojide, askeri… vs. her alanda kalk?nmakt?r.
    ŞEVK? ARTTIRAN FAKTÖRLER:
    ?nsanlar?n çal?şmaya şevkini art?ran en önemli etken, himmettir. Himmet, kalbin bütün kuvveti ile Cenab-? Hakka ve diğer mukaddesata yönelmesi, insan?n bütün duygu , his ve latifeleri ile bütün bilgi , düşünce , dikkat , enerji ve kabiliyetlerinin “ Allah'?n r?zas?n? kazanabilme “ arzusuna odaklanmas?d?r.
    “Himmet ne kadar canl? ve yüce olursa, çal?şmaya olan şevk de o kadar kuvvetli olur. Verimli bir çal?şma ve gayreti temin etmenin en etkili yolu, insan?n şevkini canl? tutan himmetin muhafazas?ndan geçer. ”
    ?nsan?n himmet ve hamiyet duygular?n?n kuvvetlendirilmesi, şevkin canl? tutulabilmesi ve art?r?labilmesi için gerekli olan baz? hususlar:
    1. Allah'?n R?zas?n? kazanabilmeyi hayat?n?n en büyük gayesi yapmak ve bunun ne kadar yüce bir makam olduğunu idrak etmek. Bunun içinde Tahkiki ?man sahibi olmak , iman?n? sürekli kuvvetlendirmek.
    2.Kur'ân ve Resullullah'?n sünneti seniyyesine uygun bir hayat yaşayarak “ ?la-i Kelimetullah “ ? dava edinerek; bunlar?n insan? “ R?za Makam? “ na ulaşt?ran en k?sa, en güvenilir ve en tesirli yollar olduğunun bilincine varmak. Bunun içinde sürekli Kur'ân ?lmi ve tahkik iman dersleri almak.
    3.?nsana Marifetullah ( Allah'? tan?ma ) ilmi ile kulluk şuuru kazand?ran ve insan? Muhabbetullah 'a ( Allah sevgisi ) mazhar k?lan Kur'ân-? Kerim'in Ahirzaman tefsiri Risale-i Nur Külliyat?n? her gün düzenli olarak okumak.
    4.Sahip olduğumuz beden ve enerjiyi emanet bilip; mülkü as?l mal sahibinin r?zas?na uygun kullanmam?z gerektiği bilinci ile sahip olduğumuz değerleri Allah'?n r?zas?n? kazanabilmek amac?na yönelik kullanmak.
    5.Allah'a kul olman?n şerefini ve iman ve Kur'ân hizmetinde çal?şman?n mükâfat?n? düşünmek. K?sac?k dünya hayat?nda yapacak olduğumuz kulluk ticareti ile kazanabileceğimiz büyük mükâfat?, sonsuz cennet saadetini; yani emeğin çok küçük, ücretin çok büyük olduğunu düşünmek.
    6.F?trat?m?zda mevcut olan sevgi, şefkat ve merhamet hisleri bizi sürekli iman ve Kur'ân hizmetine sevk etmeli. ?mana muhtaç gönülleri, ahiretini kaybeden insanlar?, inançs?zl?k ve ahlaks?zl?k yang?n?n? düşünüp; bütün mevcudiyetimizle ç?rp?nmal?, iman kurtarma davas?na hayat?m?z? feda etmeliyiz.
    7.?man ve Kur'ân hizmetinde başkalar? ihmal ve fütur gösterirse, onlardan eksik kalan hizmet yükünü de bizim taş?mam?z gerektiğini idrak ederek hizmete / çal?şmaya daha büyük bir iştiyak hissetmeliyiz.
    8.?man ve Kur'ân hizmetinde netice kazanmakla sorumlu olmad?ğ?m?z?, insanlara hidayeti yaln?zca Allah'?n verebileceğini, bizim sadece hizmet etmekle mükellef olduğumuzu, Kur'ân hizmetinde kayb?n, zarar?n söz konusu olmad?ğ?n?, Allah r?zas? için sarf edilen en küçük bir gayretin, fedakârl?ğ?n bile ebediyen kaybolmayacağ?n? ve bize çok çok büyük manevi kazançlar sağlayacağ? daima hat?rlamak, her halukarda kazançl? olduğumuzu bilmek.
    9.Kabir kap?s?n?n aç?k olup bizi beklediğini, her an ölebileceğimizi idrak ederek; bize verilmiş olan ömür sermayesini en iyi şekilde kullanarak sonsuz ahiret hayat?na yat?r?m yapmak gerektiği bilinci içerisinde yaşamak.
    10.Çilesi çekilen, zor başar?lan, zahmetli, meşakkatli hizmetlerin daha lezzetli ve mükâfat?nda daha büyük olduğunu düşünerek, zahmetleri rahmet telakki etmek.
    11.Cesaret, şecaat, azim, sebat, sadakat, sab?r, tahammül, fedakârl?k, ihlas, samimiyet gibi yüksek seciye ve vas?flara sahip olmak. Bunun içinde sürekli imani ve ahlaki eserleri okuyarak iman? kuvvetlendirmek.
    12.Dikkat, tahlil ve muhakemeye al?şmak. Bunun içinde yapt?ğ? işin önemini, davas?n?n büyüklüğünü, gayesinin yüceliğini düşünerek his ve heyecanlar?n? canl? tutmak.
    13.Zihnin bütün kuvvetlerinin gaye ve hedefe ulaşmak için ayn? istikamete sevk edilmesi.
    14.Dikkatli olmak ve dikkati hedef üzerine odaklamak.
    15.?man ve Kur'ân hizmetinde istihdam olunan hizmet erbab? ile azami irtibat sağlanarak hizmet aşk? ve heyecanlar?n paylaş?lmas?.
    16.Çevrede mevcut say?s?z günah kaynaklar? ile ahirzaman fitne ve fesatlar?, nefis ve şeytan?n vartalar?na karş? muhafaza olunabilmek için cemaatin şahs? manevisine s?ğ?n?p, kendimizi manevi korunma alt?na almak, şahs? manevinin feyiz ve bereketinden istifade ederek manevi oksijen ve enerji depolamak.
    17.Negatif enerji yayan, uyuşukluk, tembellik ve nemelaz?mc?l?k aş?layan ortamlardan ve kötü arkadaşlardan uzak durmak.
    18.Çal?şmay?, hizmet etmeyi engelleyen malayani, lüzumsuz işlerle uğraşmamak, lüzumsuz ve kötü al?şkanl?klar? terk etmek.
    19.Şevkimizi k?racak, sefih hisler uyand?racak, nefsanî arzular? canland?racak her türlü zararl? yay?nlardan uzak durmak; davam?za sadakati, hizmet aşk? ve heyecan?m?z? art?racak müsbet yay?nlar? takip ederek sürekli manevi g?da almak.
    20.Mideyi kontrol etmek. Fazla yemek ve şişmanl?k, tembellik ve uyuşukluk vererek dikkati dağ?tt?ğ? ve çal?şma şevkini k?rd?ğ? için yeme-içme hususunda sünneti seniyyeye uygun davranmal?y?z.
    21.Fazla uykunun ulvi hisleri öldürdüğünü bilerek, az uyumal?, uyku saatlerinde Resullullah ( s.a.v )?n tavsiyelerine uymal? ve s?n?rl? olan ömür sermayesini en verimli şekilde kullanmal?y?z.
    22.Kur'ân-? Kerim, Cevşen-ül Kebir ve diğer günlük evrad ve zikirleri aksatmamak. Kalbin en fazla Allah'? zikretmekle tatmin olacağ?n? ve heyecanla coşacağ?n? unutmamak.
    23.Fiili ve kavli duay? asla terk etmemek. Sebeplere de müracaat ederek Allah'dan her şeyi istemek, sürekli ve ?srarla istemek, her şeyin dizgininin O'nun elinde olduğunu unutmamak.
    Sonuç:
    Şevk'in fert ve toplum hayat?nda haiz olduğu hayati öneme binaen büyük mütefekkir Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri kendi hizmet metodunun, Risale-i Nur mesleğinin temel ilkelerinden birisi olarak kabul etmiştir.” Şevk-i Mutlak ” ? yani ; her halde , her yerde , her şartta sonsuz bir şevk sahibi olmay?…! Şevk-i Mutlak içinde Kur'ân-? Kerim'i ve Kur'ân'?n ahirzaman insan?n?n inkarc? ve şüpheci idrakine uygun tefsiri olan Risale-i Nur'u okumak…! Okumak…! Okumak…! Mezara kadar okumak . Mezarda rahat etmek için , dünyada iken zahmet çekmek gerektiğini unutmamak…!
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Küfr-ü Mutlak
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj: 02.01.09, 08:30
  2. Şevk-i Mutlak ve Şükr-ü Mutlak
    By elff in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 30.06.08, 20:04
  3. Hizmet Aşk ve Şevki
    By aşur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.12.07, 20:12
  4. Hakim-i Mutlak & Mahkum-u Mutlak
    By gulsah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 27.10.07, 03:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0