+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Birbirinizi Sevmedikçe

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Birbirinizi Sevmedikçe

    K?M?S?NDEN BELK? H?Ç haberdar olmad?ğ?m?z onbinlerce hadisler aras?nda, defaatle duyduğumuz hadisler de vard?r. Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselam'?n "?man etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazs?n?z" buyurduğunu haber veren hadis-i şerif, işte bu ikinci gruba dahil olanlardand?r. Bu hadisi, belki onlarca, belki yüzlerce kez görmüş veya duymuşuzdur. Birbirinizi Sevmedikçe

    Şahsen, birçok kereler duymuş ve Resûl-i Ekrem'in (a.s.m.) hayat?ndan ve rehberliğinden esintiler taş?yan birçok kitapta da görmüş olmakla birlikte, bu hadisin özellikle ikinci cümlesini uzunca süre pek kavrad?ğ?m? söyleyemem. Tâ ki, bir ders ortam?nda, zihnini, fikrini ve kalbini beraberce bir hakikatin anlaş?lmas? için yoran ve yoğunlaşt?ran arkadaşlar vesilesiyle cümlenin düğümü aç?las?ya kadar…
    ?man etmiş olman?n yahut iman?n kalbe yerleşmiş olup olmad?ğ?n?n ölçüsü olarak, birbirini, yani mü'min kardeşini sevmeyi zikreden Resûl-i Ekrem (a.s.m.), bu ders ortam?nda anlad?k ki, gerçekten muazzam bir hakikate dikkatimizi çekiyordu. Bunu, 'birbirini sevme'nin z?dd?na, yani 'birbirini sevmeme'nin dayand?ğ?zemine bakarak kavrayabilirdik.
    Bir mü'mini sevmemenin, değişik gerekçeleri olabilirdi. Bu gerekçeler içinde bize belki en doğru ve esasl? görüneni ise, herhalde, o mü'minde görünen hata ve yanl?şlard?. Bu hatalar ise ya bizim mizac?m?za uymayan, bizim bak?ş aç?m?z, görgü ve anlay?ş?m?z ile uyuşmayan, yani 'bize göre' (subjektif) hatalar olurdu; yahut, objektif kriterlerle göre, meselâ âyet ve hadisin k?stas?na vurulduğunda yanl?şl?ğ? ortaya ç?kanlar.
    Bir kere, Kur'ân ve sünnetin ölçülerine vurulduğunda 'yanl?ş'l?ğ? ortaya konamayacak olan, yani 'bize göre' yanl?ş olan şeyler yüzünden bir mü'mine karş? kalbini kapamak, başl?baş?na bir kusur idi. Bunu, başka insanlar?n, mizaçlar?na uymad?ğ?m?z için bize husumet göstermelerine raz? olup olmad?ğ?m?z? vicdan?m?za sorarak kolayca anlayabilirdik.
    Kalbinde iman olan bir mü'minin, anlay?ş ve yaşay?ş olarak sergilediği, Kur'ân ve sünnet mi'yar?na uymayan tablolar karş?s?nda yine mü'mini kalbimizden silip atmada ise, vicdan?n gene tedirgin olmas?na mukabil, aklî savunmalar geliştirebiliyorduk. Yap?lan?n objektif kritere ayk?r?l?ğ?, bizi bu noktada cesaretlendiriyordu.
    Ama burada da, 'empati' denilen ve birbirimize düşman olma gibi bir halin çözülmesinde en f?trî çözüm araçlar?ndan biri olan muazzam nimeti kullanacak olursak, yap?lan?n yanl?şl?ğ?n? kavramam?z mümkündü. Şöyle bir düşünseydik, "Kalben doğru olan? tasdik etmek ve onunla amel etmeyi istemekle birlikte, nefsimize uyup işlediğimiz günahlar yüzünden mü'min kardeşlerimiz bize kalblerini kapasalar, raz? olur muyuz?" Olmazd?k; çünkü, iman?m?z? amel-i salihle süslemenin bir esas olmas?n?n yan?nda, iman ile amel-i salih aras?nda bir mesafenin varl?ğ? da vâk?a idi. Kur'ân-? Hakîm defaatle 'iman edenler ve amel-i salih işleyenler'e hitap ederken, aradaki 've' ile hem iman ile amel-i salih aras?ndaki ilişkiye, hem de ameline bakarak kişinin imans?zl?ğ?na kâil olamayacağ?m?za dikkat çekiyor değil miydi? Kendimiz, kendi hayat?m?zdan, bunu rahatça ç?karabilirdik. ?şlediğimiz günahlar?n yanl?şl?ğ?n? aklen biliyor ve yapt?ğ?m?z halde kalben ?zt?rap çekerek içten içe istiğfar ediyor değil miydik? O halde, bir başka mü'mini de, gördüğümüz, Kur'ân ve sünnet gibi 'objektif kriterlere' ters düşen davran?şlar? yüzünden daire d?ş?na atmaya hakk?m?z yoktu. Nitekim, nefsin bu noktada oynad?ğ? ve oynayacağ? tuzaklara binaen, Kur'ân-? Hakîm ve de Resûl-i Ekrem, "iman?n? ikrar edene, 'Sen mü'min değilsin' dememeyi" şart koşmuyor muydu?
    Gelin görün ki, nefis kendini yüceltmeyi arzu ettiği için, kendini avukat gibi müdafaa ediyor ve karş?m?za "hatal? insanlar, hatas?z ben" tablosu ç?karma gayretine giriyordu. Bu yolda en büyük silah?, elbette, cerbeze idi. Bir mü'minin binlerce cümlesi, hatta senelerce söylediği o kadar çok söz aras?ndan seçilen yanl?ş sözlerle tarif edip, sanki bütün söyleyip ettiği bunlardan ibaretmiş gibi görünce; yahut, yine bir mü'minin nice seneler işlediği—ve belki istiğfar? binlerce kez yap?lm?ş ve ihtimal ki önemli k?sm? fiilen terkedilmiş olan—günahlar? sanki her gün ve sürekli yap?yormuş gibi tahayyül etmeye kalksak, elbette 'sevmeyi' veya 'ac?ma'y? değil, 'nefret'i hak eden insan manzaralar?yla karş?laş?rd?k. Ama bu adilâne bir değerlendirme miydi? Bir insan?n bir ömür boyu ç?kard?ğ? balgam? veya yellenmeyi bir günde ç?karm?ş gibi hayal edip ondan nefret ile kendisinden kaçmak ne kadar çirkin, kerih ve yanl?ş ise, bu da en az o kadar yanl?ş olurdu.
    Velhas?l, mü'min kardeşimizi sevemediğimiz tablolar?n alt?nda, iyice eşelersek, 'ene'nin hissesi, 'enaniyet'ten gelen bir asabiyetle nefsin kendini masum, başka mü'minlerin nefislerini ise mahkum etme gayreti yat?yordu. Tâ ki, kendini tezkiye ve tebrie edip yüceltebilsin!
    'Ene' ise, özelde Risale-i Nur'un "Otuzuncu Söz"ünde aç?kland?ğ? üzere, 'Hüve'ye râm olmad?kça, şirk derelerini besleyen kaynak değil miydi?
    K?sacas?, mü'min kardeşini sevmemeler, zahirî gerekçesi ne olursa olsun, alt?nda yatan aslî unsur, 'enaniyet' idi ve 'enaniyet,' sahih ve halis bir iman? engelleyen ve bozan en birinci şirk zeminiydi. Bu çerçeveden bak?nca, hadisin verdiği ders, nas?l da insan?n içine oturuyor: "?man etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe—yani, buna göre, enaniyetinizi aşmad?kça—iman etmiş olmazs?n?z."

    Metin Karabaşoğlu
    Alıntı BERXUDANZLN Nickli Üyeden Alıntı
    tabi bu sevgi nas?l olmal? menşei ne olmal? ?bu sevgiye nas?l ulaşmal? ?iman etmek içi sevmek şartsa as?l olan sevgi neden iman meslesi değil ? bunlar? neden sordum çünkü günümzde özellikle birlik olsun da gersisi önemli değil diyen aman ne olacak o da öyle inan?yor muş diyn bir çok zümre gerek mevlana hoş görüsünü gerek te baz? mutasavvufu gerekte bazennadir de olasa Muhammed arabi a.slm ? delil alarak bir diyalog rüzgaryla insanlar? kucaklamka istemekte.BAKIN EVVELA :
    SEVG?:MUHABBETULLAH :malum alinz :u sevgi kaynak olarak burdan beslenmekte ... ki onu seven veya sevme yoluna düşmüşler izaha gerek b?rakmam?şlar evvela nebiler a.slm olam üzere ..ateşlere at?lm?şlar da testeryle kesilmişlerede aşk bahçelrinde güllerini soldurmam?şlar..
    لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ، حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَلَدِهِ وَوَالِدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ.
    2- “Sizden biriniz, beni kendi evlâd?ndan, anne ve babas?ndan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, gerçek mü’min olamaz”. şimdi
    bu da asl olan ikinci kaynak bir insan neden sevilir veya veya neden sevilmez sorusuna en iyi cevap muhammed mustafay? seviyorsa sevilmeli sevmiyorsa tahkir etmesede onu anlamk istemiyorsa sevilmemeli vede değer dahi verilmemeli...ha öldürelim demiyorum .kalben onu ölü bilelim ...
    neyse gerçek mü'min olma sevgi ile anlat?lmak istenmiş nedense veya sadce gerçek mü'min olam?nn bir buudu ele al?nm?ş ama hadisler de beyant kardşliği var deyip :iman l? olamk la ilgii:
    لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ، حَتَّى يَكُونَ هَوَاهُ تَبَعاً لِماَ جِئْتُ بِهِ.
    - “Sizden birinizin arzusu, benim getirdiğime -Kur’ana- uygun olmad?kça, gerçek mü’min olamaz ...
    ha sadec sevmek de yetmez sevdiğimizn kur'an ve şeriata muhal olmamas? gerek
    işet bunlardan sonra sevmenin sebeplerinden ve ölçülernden biri olan ve sevginin getirdiği bir güzellik olan:
    اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْياَنِ، يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضاً.
    “Mü’min, mü’min kardeşi için birbirine destek veren bir binan?n tuğlalar? gibidir”.

    Alıntı BERXUDANZLN Nickli Üyeden Alıntı
    ALLAH ?Ç?N SEVG?
    33-قاَلَ اللهُ تَعاَلَى:وَجَبَتْ مَحَبَّتِي لِلْمُتَحَابِّينَ فِيَّ،وَالْمُتَجاَلِسِينَ فِيَّ، وَالْمُتَزَاوِرِينَ فِيَّ، وَالْمُتَباَذِلِينَ فِيَّ.
    33- “Cenab-? Hak bir hadis-i kudsîde şöyle buyuruyor: “Şu kimseleri sevmek bana vacip oldu. (Şu kimseleri mutlaka severim): -Benim r?zam için birbirlerini sevenler...
    -Benim r?zam için bir araya gelenler...
    -Benim r?zam için birbirlerini ziyaret edenler...
    -Benim r?zam için birbirlerine ikramda bulunanlar...”

    34- مَثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فيِ تَوَادِّهِمْ وَتَرَاحُمِهِمْ وَتَعَاطُفِهِمْ مَثَلُ الْجَسَدِ: إِذاَ اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداَعَى لَهُ ساَئِرُ الْجَسَدِ بِالسَّهَرِ وَالْحُمَّى.
    34- “Müminler, birbirlerini sevme, birbirlerine merhamet etme ve birbirlerine şefkat gösterme konusunda bir vücut gibidirler. Vücudun bir organ? rahats?z olsa, diğer organlar uykusuzluk ve hararette ona ortak olurlar”.


    35- اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ.
    35- “Kişi, -k?yamet günü- sevdiği kimse ile beraberdir”.


    33-Malik, Muvatta: Şiir 16.
    34-Buharî: Edeb 27, Müslim: Birr 66

    35-Buharî: Edeb 96, Müslim: Birr 165
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:05 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Birbirimizi Sevmedikçe...
    By Garip_Maznun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.01.09, 21:31

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0