+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: PAZARTESİYİ BEKLERKEN...

  1. #1
    Pürheves dertas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    209

    Standart

    Canan SABA

    Bir sal? günüydü.
    ‘Yoğun bir iş temposuyla geçen günün akşam?nda eve varmak ne güzel… Daha da güzeli elini yüzünü hoş kokulu sabunlarla y?kay?p, üstüne rahat ev k?yafetlerini geçirmek… Sonra şöyle güzelce televizyonun baş?na kurulup eline kumanday? almak..’

    Oturduğu yerde s?zlanmalar?n? dindirmek için ayaklar?n? yüksekçe bir yere
    kald?r?p uzand?. Yorgunluğu şimdi çok daha belirginleşmiş, külçe gibi üzerine çökmüştü. Oh! Tam şekerlemelik bir and?. Gözlerini yumdu, televizyonun sesini k?st?.

    Sabah geç kalkmas?na rağmen çok iş yapm?ş, çok yere gitmişti. Geç yatmas? da cabas?… Şöyle bir düşündü:
    ‘Evi silip süpürmek, çarş?ya ç?k?p say?s?n? hat?rlamad?ğ? kadar mağaza gezmek, al?şveriş yapmak, bu arada faturalar? unutmamak, her biri için saatlerce s?ra beklemek, sonra o eşyalar? elleriyle taş?mak…’

    Çok, çok zahmetli bir gün olmuştu bugün.

    Ayaklar?, kollar?, her yeri s?zl?yordu. Burnuna sabunun güzel kokusu geldi. Leylâk gibi, insana eflâtun rengini hat?rlatan ferahlat?c? bir kokuydu bu... Derin derin içine çekti. Galiba bu kokunun uykuya da tesiri vard?. Davetiye ç?karm?ş gibi, uyku hemen başucunda bitiverdi. Tam kendini uykunun o tatl? tatl? dalgalanan, masmavi ve ?l?k denizine atacak, imkâns?z?n mümküne dönüştüğü yerlerde gezecek hattâ uçacakt? ki, akl?na akşam namaz?n? k?lmad?ğ? geldi. Düşünmemeye çal?şt?.

    Yok, hay?r! Akşam namaz?n? k?lmam?şt?. Ama çok yorgundu. Olsun, yine de k?lmam?şt?. Ama k?p?rdayacak hâli kalmam?şt?, her yeri s?zl?yordu, zaten namaz?n? k?lsa bile huşuyla değil, bir an evvel k?lm?ş olmak için k?lacakt?. Biraz düşünüp akl?na gelen birkaç önemli önemsiz bahaneyi de s?ralad?. ?çindeki uzlaşmaya yanaşmayan o inatç? ses tek cümleyle cevap verdi: K?lmam?şt? işte, k?lmam?şt?, k?lmam?şt?…

    Bahanesini geçerli hâle getirmek, inatç? sesin inad?n? k?rmak için daha çok düşündü:
    ‘Zaten bu sene üniversite imtihan?na giriyorum. Gece yar?lar?na kadar ders çal?ş, okul, dershane, etütler… Sabah namazlar?na da genelde kalkam?yorum, öğlenleri okulda k?lam?yorum, hattâ bazen, yok yok, genellikle ikindileri de… Ne öyle bölük pörçük... Bir şey yap?ld? m? tam olmal?. Seneye hay?rl?s?yla üniversiteyi bir kazanay?m… Hepsini beş vakit k?lmaya başlar?m. Hayat?m nas?l olsa düzene girer. Şimdiki kadar yoğun da olmam. Bu sene geçiş y?l?. Olmuyor işte bu yoğunluğun içinde!’

    Üniversiteli olmakla, yepyeni bir pazartesiyle yepyeni bir hayata başlayacakt?... düzenli bir hayata. Tabii, namazlar? tam bir hayata..

    Ah pazartesi, bir gelse!

    ………

    Ve üniversite y?llar?

    Bir sal? günüydü.

    Art?k şubat tatilinin yaklaşt?ğ?, insanlar?n kay?p düşmesini bekleyen buzlarla kapl?, soğuk yollarda geçirilen koşturmacal? bir günün akşam?nda kendini eve zor atm?şt?.

    Yoğun bir günün bitiminde evine varmak ne güzel bir duyguydu.
    ‘Bir de mor veya mavi renkli, kokulu sabunlarla y?kan?p, yüzüne gözüne, eline ayağ?na yap?ş?p onun yorgunluğunu art?rmak için ağ?rl?k yapan tozdan kirden kurtulmak herhalde dünyan?n en güzel duygular?ndan biriydi.’

    Gerçi sabun evindekiler kadar kaliteli değildi. Bazen yüzünü tahriş de ediyordu; ama olsun. Öğrencilik hayat? işte…

    Oturduğu koltukta hemen uyuyabileceğini biliyordu.

    Çok yorgun ve uykusuzdu. Gece sabaha kadar ders çal?şm?ş, erkenden deneme imtihana gitmiş, yetiştirmesi gereken ödevi yapmak için kütüphanede bir hayli vakit geçirmişti.

    O kadarla kalsa yine iyi… Eksik ders notlar?n? tamamlamak için koşuşturup fotokopicilerde epey ter dökmüştü… ‘Üff ne tempo ama!’ diye düşündü.
    ‘Hiç de öyle bir kere kapağ? atmakla bitmiyormuş… As?l zorluk üniversitedeymiş meğer. Şimdi çal?şt?ğ?m kadar üniversite imtihan?na haz?rlansayd?m en yüksek bölümü kazan?rd?m alimallah…’

    Baş?n? yast?ğa koydu. Üzerine s?cac?k bir battaniye ald?. Burnuna ikinci s?n?f da olsa güzel kokan sabunun kokusu geldi. Bir an evini hat?rlad?.
    ‘Az kald?. 2-3 imtihan sonras?, yaklaş?k 2 hafta sonra evdeyim.’

    Annesinin mis gibi yemeklerinden yiyecek, yüzünü evlerinin güzel ve kaliteli sabunlar?yla y?kayacakt?.

    Bu düşünce onu keyiflendirdi. Gözlerini kapad?, yüzünde ailesini düşünmenin verdiği tebessümle, bedeninde uzun zamand?r süren koşuşturman?n yorgunluğuyla, uykunun insan? uçurup yorulmaks?z?n gezdirdiği değişik âlemlere yola ç?kmaya haz?rlan?yordu...

    Birden akl?na akşam namaz? geldi. Eskisi kadar inatç? olmasa da, o ses yine konuşmaya başlam?şt?: ‘Oooo, bu yorgunlukla çok zor bir iş şimdi bu. Kalkacak, ağr?yan bacaklar?yla yürüyecek, s?zlayan kollar?nla, ellerinle abdest alacaks?n… Soğuk suyu da hesaba katt?n m?? S?cac?k battaniye terk edilip namaz k?lmak...’

    K?lmal?yd?!!!

    ?natç? sese karş?, o da inat etti:
    ‘Yar?m yamalak, bu yoğun temponun içinde, h?zl? h?zl? k?l?nacak namaz?n ne hayr? olur ki... Koşturman?n içinde böyle geçiştirilmiş namazlar… Yok yok, olmaz öyle. Şu imtihanlar bir bitsin, şu okul bir bitsin, mesleğimi elime bir alay?m. Adam gibi k?lmaya başlar?m…’

    Pazartesi bir gelse.

    Yeni bir hayat?n ilk günü olacakt?... Art?k mesleğini eline alm?ş çok daha düzenli ve stressiz hayata başlam?ş olacakt?. ‘O zaman k?lar?m, hem bugünlerin kazas?n? da yapar?m.’ diye düşündü. Sonra içinde feryatlar koparan o sesi duymamak ve hattâ onu da rahatlatacak bir çözüm bulabilmek için, yar?n bir gün çal?şacağ?n?, sabah erken kalk?p namaz?n? k?l?p hattâ çok sevdiği sabah uykular?ndan vazgeçip, namazdan sonra yatmay?p Kur’ân okuyacağ?n?, öğle tatillerinde namaz?n? rahatl?kla k?labileceğini, ikindiyi k?sa günlerde iş yerinde, uzun günlerde evinde, akşam ve yats?y? evinde sakin ve huşuyla k?lacağ?n? hayal etti. Nas?l olsa k?lacakt?.

    Yeter ki şu yoğun tempolu, stresli okul günleri bir geçsin… ?şe başlayacağ?, yeni bir başlang?ç yapacağ? pazartesi bir gelse..

    ……..

    Ve iş hayat?

    Bir sal? günüydü.

    ?şten yorgun arg?n eve gelmişti. Gelen fakslar, yap?lan görüşmeler, arananlar, arayanlar… ?nsanlara laf anlatmak cidden çok zordu. Hele bir de iş yerinde dönen ayak oyunlar?. Çekememezlikler, kavgalar.. hadi hepsi bir yana, işten ç?k?p da eve gelmek için çekilen trafik çilesi... Bazen caddede yolun ilerisinin göründüğü yerlerde kilometrelerce uzayan t?kan?k yolu, bekleşen arabalar? görünce ağlayas? geliyordu.

    Sonunda varabildiği evinde olman?n mutluluğuyla elini, yüzünü güzel kokan bir sabunla y?kad?. Yorgunluktan dile gelmiş ayaklar?n? yüksekçe bir yere koyarak uzand?.

    Gözlerini kapad?. Bugün ayaklar?n?n s?zlamas?na baş ağr?s? da eşlik ediyor, Bremen m?z?kac?lar?n?nkine benzeyen uyumsuz bir koro gibi kendilerince bağr?ş?yorlard?.

    Sabunun hoş kokusunu duydu. Uyku, güzel kokulu yumuşac?k mavi bir bulut gibi onu sar?p sarmalad?.

    Tam o bulutun üzerinde yola ç?kacakt? ki, ‘namaz’ dedi içindeki ses, her
    geçen gün biraz daha k?s?lan ses tonuyla..

    ?ster istemez uyku bulutu araland?, zihni yeni bahaneler üretmek için harekete geçiyordu ki, içinden bir başka ses daha geldi.
    ‘Evde yemek yok ve akşama yemeğe arkadaşlar?n? çağ?rd?n…’

    Üç saniye içinde uyku kalmad? gözlerinde. O sevimli bulut kuvvetli bir rüzgârla karş?laşm?şças?na kaç?verdi geldiği bilinmeze. Hâlâ ayaklar? s?zl?yor ve baş? ağr?yordu; yine de telâş içerisinde mutfağ?n yolunu tuttu, telâş?n? bast?racak kadar kuvvetli değildi bu ağr?lar.

    Öyle bir telâşt? ki namaz? da unutturuvermişti.

    ......

    ?şte aile…

    Bir sal? gecesiydi.

    Oturduğu koltuğun üzerinde kâh uyuyor, kâh uyan?yordu. ?şin gerçeği, uykuyla uyan?kl?k aras?nda bir bölgede, ‘âraf’ta duruyordu.

    Âraf?n bu yan?na geçip gözlerini, uykusuzluktan s?zlayan gözlerini aralay?p çocuğunun ateşini kontrol etti. Biraz düşmüş gibi olmas? âraf?n öbür taraf?na daha rahat geçebilmesi için bir biletti sanki. ?çi rahatlayarak baş?n? koltuğa dayad?.

    Camiden yükselen sabah ezan?, hasta çocuğu soğuktan korumak için her zamankinden daha s?k? kapat?lm?ş evde aç?k cam bulamamas?na rağmen, onun âraf?n öbür yan?ndan bu yan?na yaklaşmas?na sebep olmuştu.
    ‘Çok bitkinim. Sabaha kadar uyutmad? çocuk. Aman ne çileymiş bu. Zaten her şeyden hasta oluyorlar. Şimdi namaza kalkmak.. uzun iş. Çocuk da ağlar. Yok yok şimdi olmaz.

    Hep erteliyorsun ama..
    Şu çocuk düzelsin başlayay?m art?k namaza. Aman düzelse ne ki, bu defa öbürü hasta olur. Yok yok. bu çocuklarla namaz falan k?l?nmaz. Pek bir zor olur, böyle bir vakit k?l, üç vakit k?lma. Hoş değil zaten. Hay?rl?s?yla şöyle biraz büyüsünler. Kendi işlerini görür hâle gelsinler.

    Onlar?n yürüdüğü, okula başlad?ğ? pazartesi günü başlayacakt? namazlar?na.. çok düzenli, bol dual? ihlâsl? namazlar k?lacakt?. Hay?rl?s?yla bir gelseydi o pazartesi.

    ………………….

    Yine bir sal? günüydü.

    Bugün y?ll?k izninden bir gündü. Yorgun değildi, sabah da geç kalkm?ş, ağ?r ağ?r akl?na gelen bütün kahvalt?l?klardan oluşan bir sofra kurmuş, öğle yemeğiyle birleşen bir kahvalt? yapm?şt?. Evin odalar?nda yavaş ad?mlarla yürüdü. Televizyonu aç?p elinde kumandas?yla koltuğa kuruldu. Bu an?n, bu mutluluğun tad?n? doya doya ç?karmak için eline bol miktarda Erzurumlular?n deyimiyle s?m?şka, yani ayçiçeği alm?şt?. Ç?t ç?t.. kanallar? dolaşt?. Hangisinde karar k?lacağ?n? düşündü. Ç?t?r ç?t?r çitletilen çekirdeklerle önce bir film, sonra eski bir film seyretti. D?şar?dan gelen yeni bir ezan sesi yine onu k?m?ldatamad?.

    “Namaz” dedi içindeki güçsüzleşmiş ses. “Namaz!”

    Hiç yerinden kalkas? yoktu. Zaten yar?m yar?md? bütün namazlar?.
    ‘Hangi gün beş vakit k?l?yorum ki.. bir vakit daha neyi değiştirecek… ?ş hayat?nda çok zordu namaz k?lmak. Hem ev, hem iş. Bu koşuşturmada çok zordu. Çok zor. Zaten emekliliğime de fazla bir şey kalmad?. Ah hay?rl?s?yla emekli olay?m. Art?k gerçekten her şeye yeni bir başlang?ç yapacağ?m. Benim yeni pazartesim olacak.’

    Kendini ibadete verecekti. Her namaz?n? vaktinde huşu ile k?lacak, peşinden kazalar?n? k?lacak, tesbihatlar? yapacakt?. Dahas? gece namazlar?na bile kalkabilirdi.

    O gün yeni bir başlang?ç olacakt?. Yeni bir hayat?n ilk günü, bir pazartesi
    olacakt?. Ah o pazartesi bir gelse…

    Çay demledi; bir süre çekirdek çitletti, çay içti. Sonra yavaş yavaş bir uyku bast?rd?. Kanepeye uzand?. Baş?n?n alt?na bir yast?k ald?. Elinde kumanda bir-iki kanal daha gezdi. Yeni bir programda karar k?ld?.
    ‘Oh be, tatilde olmak koşuşturmamak ne güzel! Ama tatilden sonra iş baş? yapmak hiç güzel olmayacak. Off, Allah vere de bu sene resmî tatiller hep hafta içine denk gelse!’ diye düşündü.

    Uzan?p masan?n üzerindeki takvimi ald?. Y?ll?k tatilleri gösteren sayfalara bakt?. 23 Nisan Sal?, 19 May?s Sal?, Ramazan Bayram? Sal?, Kurban Sal?… Keyiflendi. Sonra öylesine kar?şt?rmaya başlad? takvimi. O günün tarihine bakt?: ..ağustos sal?. Çocuklar?n?n doğum günlerine bakt?: ..mart sal?, …haziran sal?...

    Takvimin ilk sayfalar?n? açt?: 1 Ocak Sal?, 2 Ocak Sal?, 3 Ocak Sal?, mart sal?, nisan sal?…

    Haziran, temmuz, ekim, kas?m.. hepsi sal?..

    Dün sal?, bugün sal?, yar?n sal?.
    ‘Bir gariplik var bu işte! Acaba?’ demeye kalmadan iyice yoğunlaşan sabun kokulu uykuya daha fazla karş? koyamad?.

    Esnedi, battaniyesini iyice üzerine çekti.

    Günlerin, aylar?n, y?llar?n, k?sacas? hayat?n sadece sal? günlerinden ibaret olduğunu anlayamadan uykuya dald?…

    …………..

    Uykuda m?yd?, rüyada m?yd? anlayamad?. K?p?rdamak istedi; fakat hiçbir yerini
    oynatamad?, sonra gözlerini açmaya zorlad? ve gözünü açt?ğ?nda bir anda çok şaş?rd?. Nas?l olabilirdi bu iş? Kendisini seyrediyordu. Biraz yaşl?ca bir han?m kazandan bir tasla ald?ğ? suyu bir tahta üzerinde yatan yar? ç?plak bedenine döküyor, diğer han?m da güzel kokulu bir sabunla bedenini oğuşturuyordu.
    Konu MuhammedSaid tarafından (27.05.07 Saat 01:13 ) değiştirilmiştir.
    Burada vazifelerini aksatanlar,berzahta ve
    sıratta da aksayarak seke
    seke yürürler...

  2. #2
    Gayyur LeMaLaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    108

    Standart

    Allah razı olsun, çok güzel ya
    "Faniyim, fani olanı istemem. Acizim, aciz olanı istemem.
    Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayrı istemem.
    İsterim, fakat bir Yar-ı Baki isterim."

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gün Işığını Beklerken...(Yakarış)
    By esra aktürk in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.10.08, 18:59
  2. Baharı Beklerken…
    By nihannn in forum Edebiyat
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 13.08.07, 08:52
  3. Sarıklı Genci Beklerken..
    By elff in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20.04.07, 20:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0