+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Cehennem Nedir?

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    CEHENNEM NED?R ?
    CEHENNEM Nedir?...
    Nas?l izah ediliyor?...
    Cehennem'in k?yâmet denilen zamanda gelip dünyay? kuşatmas? ve yutmas? şöyle anlat?l?yor:
    Abdullah ibn-i Mes'ûd-dan naklolmuştur:
    Rasûlullah şöyle buyurdu:
    -O gün cehennem getirilecek!.. Onun 70 bin bağ? olacak ve her bağ ile beraber cehennemi çeken 70 bin melek olacak.
    Evet, böylece gelip dünyay? kuşatan Cehennemin ateşinin yâni radyasyonunun içinden istisnas?z bütün insanlar geçecektir.
    «S?ZDEN H?Ç B?R?N?Z ?ST?SNA ED?LMEKS?Z?N (hepiniz) CEHENNEME UĞRAYACAKTIR. BU RABBIN KATINDA KES?NLEŞM?Ş HÜKÜMDÜR!..» (Meryem - 71)
    «SONRA KORUNANLARI ORADAN KURTARACAĞIZ; NEFS?NE ZULMEDENLER? ?SE D?ZÜSTÜ ORADA BIRAKACAĞIZ.» (Meryem- 72)
    «ŞÜPHES?Z CEHENNEM HERKES?N GÜZERGÂHINDADIR» (Nebe21)
    «O GÜN CEHENNEM GET?R?LM?ŞT?R.» (Fecr - 23)
    Gelip dünyay? kuşatan ve alevleri içinden istisnas?z herkesin geçmek zorunda kalacağ? bu CEHENNEM ne yap?yor şimdi?..
    Kendi kendini yiyor!..
    Hay?r, espri yapm?yorum!.. Gerçeği anlat?yorum!.. Buyurun önce bu olay? Hazreti Resûl-i Ekrem'in ağz?ndan mecâzi şekilde aç?klanan ifadesini okuyal?m:
    Ebû Hureyre radiyallahu anh anlat?yor:
    Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu:
    - Cehennem Rabbine şikayette bulunarak:
    «Yâ rabbi k?s?mlar?m birbirini yedi!..» dedi! Bunun üzerine Allah ona iki nefes vermesi için izin verdi. işte bulduğunuz şiddetli soğuk (k?ş?n) cehennemin ZEMHER?R'inden; bulduğunuz yak?c? s?cak da onun SEMUM'undand?r!..»
    Evet, 1400 y?l öncesinin şartlar? içinde ancak bu kadar dile getirilebilir böylesine muazzam bir gerçek!..
    Cennete girenler cehennemden geçip oradaki gerçeği gördükten sonra aralar?nda konuşurlarken, cehennem ateşini şöyle târif ederler:
    «SEMUM'UN AZABINDAN B?Z? KORUDU!..» (Tûr - 27)
    Şimdi önce birinci hususu anlamaya çal?şal?m.
    «Cehennem kendi kendini yedi.» tâbiri neyi anlatmak istiyor?.. Güneş, tümüyle hidrojen gaz?ndan ibaret merkeze sahiptir ve burada 15 milyon derece civar?nda bir hararet mevcûttur!.. Bu hararet dolay?s?yla sürekli nükleer tepkimeler olmakta ve hidrojen atomlar? kendi kendini yiyerek helyuma dönüşmektedir. Bu arada yediklerinden artan? (!) da d?şar?ya atmaktad?r. Bu at?klar ise ta dünyaya, bizlere kadar ulaşmaktad?r.
    «Güneşin», pardon, «Cehennemin» yediklerinin art?klar? nedir?..
    "SEMÛM!.."
    Nedir «nâr? SEMÛM».?..
    Arapçada «semûm» kelimesi iki mânâya gelir. Birincisi: «Gözeneklere (mesâmet) işleyen ?ş?n». ?kincisi: «Zehirleyici», ateş yâni radyasyon!..
    Termonükleer tepkime içinde olan GÜNEŞ'in, bu tepkime sonucu yayd?ğ? çeşitli radyasyonlar, ?ş?nlar acaba bundan daha başka nas?l anlat?labilirdi 1400 küsûr y?l önce?..
    Evet, Rasûlullâh, tamam?yle bilimsel gerçeklere dayanan din olgusunu en mükemmel şekilde aç?klam?şt?r. Ne var ki, insanlar dine ilimle değil, şartlanmalar?n hükmü alt?ndaki önyarg? ile bakt?klar? için bu gerçekleri görmekten mahrum kalm?şlard?r.
    Esasen dünyan?n ve içindekilerin âkibeti, son derece aç?k seçik basîret sahiplerinin idrâklar? önüne serilmiştir!.. Ancak ne var ki, çeşitli vesilelerle ortaya at?lm?ş bulunan bu gerçekler, yüksek ak?l sahipleri taraf?ndan derlenip toparlan?p, say?s?z mozaiklerden oluşan ana sistem olarak, bir resim gibi gözler önüne serilmemiştir!..işte bu mümkün olmam?şt?r geçmişte, bilimin yeterli düzeyde olmamas? sebebiyle.
    Günümüzde ise ilâhi lûtuf ve merhamet, bizlerin bu gerçeği öğrenmesine yol açmaktad?r. Öyle ise akl?m?z? son zerresine kadar değerlendirip, 1400 sene öncesinden işaret edilen bu gerçekleri çok iyi idrâk etmeye çal?şal?m.
    Dünya, tüm üzerindekilerle birlikte, neticede büyüyecek olan «Güneşin» yâni bir diğer ifade ile «cehennemin» içine girecektir!..
    ?nsan ise «ruh» beden ya da diğer bir ifade ile hologramik «dalga» bedeninin elde ettiği enerji durumuna göre ya dünya üzerinden kaç?p say?s?z y?ld?zlar?n boyutsal derinliklerindeki üst yaşam boyutlar?na yâni cennetlere gidecek; ya da dünyan?n ve hemen sonras?nda da güneşin manyetik çekim alan?ndan kendini kurtaramayarak; neticede, ebedi olarak cehennemin içinde yâni güneşin içinde kalacakt?r!..
    Zaten ilk anda kendilerini kurtaramayanlar?n daha sonraki devirlerinde güneşin içinden ç?kmalar? gittikçe artan yoğunluk ve «karadeliğe» dönüşme olay? sebebiyle ebedîyyen mümkün değildir.
    ?şte bu yüzden cehenneme girip de oradan kaçamayanlar ebedî olarak orada kal?c?d?rlar; cennetlere girenler de ebedî olarak orada kal?c?d?rlar, denilmiştir!..
    Acaba niye aç?k aç?k «Güneşin cehennem» olduğu tasrih edilmemiş de, sadece bir iki hadîste bu noktaya işaret edilip geçilmiştir?..
    Üzerinde aç?k aç?k durulmam?şt?r. Çünkü, içinde bulunulan toplum zaten taşa toprağa, aya güneşe tapan bir toplumdur!.. Zaten insanlar, y?llar y?l? aya, güneşe, y?ld?zlara tapagelmişlerdir!..
    Bir de buna üstlük Hazreti Rasûlullâh «cehennemin güneş» olduğunu sarih bir şekilde aç?klasa idi, gene insanlar?n güneşe tap?nmaya başlay?p, ondan meded dilenmeleri;
    - Aman Güneş sen yücesin, ulusun bizi yakma!
    diye secdelere kapanmalar? son derece doğald?r!.. Düşünün ki, bugün bile Güneşi bayrak edinip, ona tapan; Güneşinoğlu'na âdeta ibâdet eden toplumlar yaş?yor dünya üzerinde.
    Esasen şu gerçeği de gözlerden uzak tutmayal?m;
    ?nsanl?ğ?n içinden sivrilen çok ender, beyinler dolay?s?yla teknolojik bir s?çrama olmuş ve aya gidilmiş, Plütona uzanan uydular at?lm?ş ise de; gerçekte, genel seviyesi itibariyle toplumlar hâlâ yüzy?llarca mazide yaşamaktad?rlar. ?ster Amerikan toplumu için olsun, ister Sovyet toplumu için olsun, ister Japon toplumu için olsun bu böyledir!..
    Yiyen, içen, zevk ald?ğ? şeyler peşinde koşan, seks yapan, daha fazlas?na sahip olmak için elinden geleni ard?na koymayan, korktuğundan kaç?p sevdiğine erişmek için didinen; toplumun şartlanma yollu güttüğü insan!.. As?rlar ve as?rlard?r bu böyle süregeliyor!..
    Bu süregelen gerçeklere insan?n hakîkati ve gideceği yer itibariyle işaret etmiş olan son derece yüce insan Hazreti ?sâ aleyhis'selâm!.. Allah bize değerini idrâk ettirsin. Ama ne çare ki 2000 senedir geçen milyonlar içinde hesaba ve k?yasa girmeyecek kadar az say?da insan O'nu anl?yabilmiş!.. Sözlerine kulak vermiş! Milyarl?k H?ristiyan kütlesinden sözediliyor günümüzde, oysa H?ristiyanlar?n hiç birisi Hazreti ?sâ'ya kulak vermiş değil!.. O'nun ne dediğini anlam?ş değil!..
    Hazreti Rasûlullah Aleyhi's-Selâm’?n bildirdiği üzere, kendisi hâlen yaşamakta olduğu âlemden geri dönecek, bir süre aram?zda yaşayacak halk?n yanl?ş anlad?ğ? gerçeklerin doğrusunu aç?klayacakt?r.
    Ve insanl?ğa O'nun, gelişini müjdelediği zirvedeki insan:
    Hazreti Muhammed Mustafa salla'llâhu aleyhi ve sellem!..
    Olağanüstü bir beyin kapasitesi ile yarat?lm?ş. ?lâhi lûtuf ile insanlar?n ve dünyan?n gelecek aşamalar? kendisine seyrettirilmiş. Mi'râc olay? ile boyut s?çramas? yap?p, cennet ve cehennem yaşamlar?n? müşahede etmiş. Ve nihâyet tüm yaşam?n?, insanlar?n gelecekte karş?laşacaklar? olaylara karş? almalar? icabeden tedbirleri anlatmakla değerlendirmiş bir Zât!..
    Geçmiş say?s?z Nebi ve Rasûller insanlara özetle şunu vermeye çal?şm?şlar:
    «Say?s?z putlara ve hayalî TANRILARA tap?narak ömrünüzü boş ve faydas?z şeyler ile harcamay?n; âlemlerin, kâinat?n, yerlerin ve göklerin yarad?c?s? olan ALLAH'a ibâdet edin. Kimseye kötülük yapmay?n, elinizden geldiğince insanlara hizmet edin. ALLAH'?n ne olduğunu tan?maya çal?ş?n ki, O'nun halifesi olan kendinizde mevcût olan say?s?z cevherleri değerlendirebilesiniz.»
    ?şte bu temâ, Hazreti ?sâ Aleyhi's-selâm'da son haddine varm?ş ve şöyle ifade olunmuş:
    - Göklerin krall?ğ?na inan?yorsan, benimle beraber olmak istiyorsan, her şeyini terket ve benimle gel!..
    Göklerin, yâni ölümötesi ebedî yaşam?n krall?ğ?ndan sözeden Hazreti ?sâ aleyhi's-selâm, özellikle dünya krall?ğ? peşinde koşan ve sadece yahûdî asâletine inanan ilkel beyinler taraf?ndan kabûl edilmemiş; say?s?z çilelere katlanm?ş ve nihâyet mucizevî bir olayla dünyadan ayr?lm?şt?r.
    Ve O'nun, gelişini müjdelediği Hazreti Muhammed Aleyhi's-selâm!..
    Dünyaya ve ölümötesine dair hiç bir gerçeğin eksik b?rak?lmad?ğ? bir kitab?, insanl?ğa sunan Zât!..
    Gerçek yaşam?n dünya hayat? değil, ölümötesi ebedî yaşam olduğunu bütün yönleri ile aç?klayan; ölümötesi yaşam?n bütün aşamalar?n? teferruat?yla târif eden eşsiz insan!..
    Allah'?n hükmü ve takdiri sonucu 1400 sene öncesinin çöl toplumu içinde dünyaya geliyor ve onlara hitap etme mecburiyeti içine, insanl?ğa gerçeğin mesaj?n? ulaşt?rma görevini yükleniyor.
    ?lâhi seçim ve takdir sonucu, geleceğin getireceği tüm gerçekleri göreceksiniz ve geleceğin say?s?z tehlikelerine karş? insanl?ğ? uyarmak görevini yükleneceksiniz. Ne yaz?k ki insanl?k sizi anlama basîretinden son derece uzak olacak!..
    Gerçekleri anlatmaya kalksan?z, ak?llar-hafsalalar sizi değerlendiremeyecek ve sizi inkâra gidecekler!..
    Anlatmaya çal?şt?n?z!.. Ak?llar? reddetmesin, hafsalalar? isyân edip mahrum olmas?nlar diye meselelere ancak misâl yollu, mecâz yollu, benzetme yollu yaklaş?p, geleceğin tehlikelerinden söz edeceksiniz!.. Ve buna rağmen inkâr edileceksiniz!..
    Mecnûn, deli, diyecekler!..
    Büyücü diyecekler!..
    Cinler zaptetmiş, onlar konuşturuyor, diyecekler!..
    Siz, insanl?ğ?n içine gitmekte olduğu ateşi görüp, onlar?n kendilerini, tedbir almayarak ateşe atmalar?ndan büyük üzüntü duyacaks?n?z; onlar ise sizinle alay edecekler!..
    Acaba kim katlanabilir böyle bir olaya.
    Ve b?rak?n o günküleri bir yana.
    Acaba bizler, fark edebildik mi gerçekleri 2000 y?l?n?n eşiğinde?
    ?lmin tüm verilerine rağmen!.. Resûl-i Ekrem’in 1400 y?l öncesinden bizi uyarmak için elinden geleni yapmas?na rağmen!..
    Bizim anlay?ş?m?za göre, insanl?k 2000 y?l?n?n eşiğinde olmas?na rağmen, el'ân, Hazreti Muhammed'den önceki, gerçekleri görememe devrini yaşamaktad?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:02 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Gayyur risalem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    50

    Standart

    Evet gayet agir bir yazi olmasina ragmen ,satir satir okunmasi gerekiyor...Allah c.c razi olsun.
    ümitvar olunuz...

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    CEHENNEM Nedir?...
    Nas?l izah ediliyor?...
    Cehennem'in k?yâmet denilen zamanda gelip dünyay? kuşatmas? ve
    yutmas? şöyle anlat?l?yor:

    Abdullah ibn-i Mes'ûd-dan naklolmuştur:
    Rasûlullah şöyle buyurdu:
    -O gün cehennem getirilecek!.. Onun 70 bin bağ? olacak ve her
    bağ ile beraber cehennemi çeken 70 bin melek olacak.

    Evet, böylece gelip dünyay? kuşatan Cehennemin ateşinin yâni
    radyasyonunun içinden istisnas?z bütün insanlar geçecektir.

    «S?ZDEN H?Ç B?R?N?Z ?ST?SNA ED?LMEKS?Z?N (hepiniz)
    CEHENNEME UĞRAYACAKTIR. BU RABBIN KATINDA KES?NLEŞM?Ş HÜKÜMDÜR!..»
    (Meryem - 71)
    «SONRA KORUNANLARI ORADAN KURTARACAĞIZ;
    NEFS?NE ZULMEDENLER? ?SE D?ZÜSTÜ ORADA BIRAKACAĞIZ.»
    (Meryem- 72)
    «ŞÜPHES?Z CEHENNEM HERKES?N
    GÜZERGÂHINDADIR»
    (Nebe21)
    «O GÜN CEHENNEM GET?R?LM?ŞT?R.» (Fecr - 23)
    Gelip dünyay? kuşatan ve alevleri içinden istisnas?z herkesin geçmek
    zorunda kalacağ? bu CEHENNEM ne yap?yor şimdi?..

    Kendi kendini yiyor!..
    Hay?r, espri yapm?yorum!.. Gerçeği anlat?yorum!.. Buyurun önce bu
    olay? Hazreti Resûl-i Ekrem'in ağz?ndan mecâzi şekilde aç?klanan ifadesini okuyal?m:

    Ebû Hureyre radiyallahu anh anlat?yor:
    Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu:
    - Cehennem Rabbine şikayette bulunarak:
    «Yâ rabbi k?s?mlar?m birbirini yedi!..» dedi! Bunun üzerine Allah
    ona iki nefes vermesi için izin verdi. işte bulduğunuz şiddetli soğuk (k?ş?n) cehennemin ZEMHER?R'inden; bulduğunuz yak?c? s?cak da onun SEMUM'undand?r!..
    »
    Evet, 1400 y?l öncesinin şartlar? içinde ancak bu kadar dile getirilebilir
    böylesine muazzam bir gerçek!..

    Cennete girenler cehennemden geçip oradaki gerçeği gördükten
    sonra aralar?nda konuşurlarken, cehennem ateşini şöyle târif ederler:

    «SEMUM'UN AZABINDAN B?Z? KORUDU!..» (Tûr - 27)
    Şimdi önce birinci hususu anlamaya çal?şal?m.
    «Cehennem kendi kendini yedi.» tâbiri neyi anlatmak istiyor?.
    . Güneş, tümüyle hidrojen gaz?ndan ibaret merkeze sahiptir ve burada 15 milyon derece civar?nda bir hararet mevcûttur!.. Bu hararet dolay?s?yla sürekli nükleer tepkimeler olmakta ve hidrojen atomlar? kendi kendini yiyerek helyuma dönüşmektedir. Bu arada yediklerinden artan? (!) da d?şar?ya atmaktad?r. Bu at?klar ise ta dünyaya, bizlere kadar ulaşmaktad?r.

    «Güneşin», pardon, «Cehennemin» yediklerinin art?klar? nedir?..
    "SEMÛM!.."
    Nedir «nâr? SEMÛM».?..
    Arapçada «semûm» kelimesi iki mânâya gelir. Birincisi:
    «Gözeneklere (mesâmet) işleyen ?ş?n». ?kincisi: «Zehirleyici», ateş yâni radyasyon!..

    Termonükleer tepkime içinde olan GÜNEŞ'in, bu tepkime sonucu
    yayd?ğ? çeşitli radyasyonlar, ?ş?nlar acaba bundan daha başka nas?l anlat?labilirdi 1400 küsûr y?l önce?..
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Evet, Rasûlullâh, tamam?yle bilimsel gerçeklere dayanan din
    olgusunu en mükemmel şekilde aç?klam?şt?r. Ne var ki, insanlar dine ilimle değil, şartlanmalar?n hükmü alt?ndaki önyarg? ile bakt?klar? için bu gerçekleri görmekten mahrum kalm?şlard?r.

    Esasen dünyan?n ve içindekilerin âkibeti, son derece aç?k seçik
    basîret sahiplerinin idrâklar? önüne serilmiştir!.. Ancak ne var ki, çeşitli vesilelerle ortaya at?lm?ş bulunan bu gerçekler, yüksek ak?l sahipleri taraf?ndan derlenip toparlan?p, say?s?z mozaiklerden oluşan ana sistem olarak, bir resim gibi gözler önüne serilmemiştir!..işte bu mümkün olmam?şt?r geçmişte, bilimin yeterli düzeyde olmamas? sebebiyle.

    Günümüzde ise ilâhi lûtuf ve merhamet, bizlerin bu gerçeği
    öğrenmesine yol açmaktad?r. Öyle ise akl?m?z? son zerresine kadar değerlendirip, 1400 sene öncesinden işaret edilen bu gerçekleri çok iyi idrâk etmeye çal?şal?m.

    Dünya, tüm üzerindekilerle birlikte, neticede büyüyecek olan
    «Güneşin» yâni bir diğer ifade ile «cehennemin» içine girecektir!..

    ?nsan ise «ruh» beden ya da diğer bir ifade ile hologramik «dalga»
    bedeninin elde ettiği enerji durumuna göre ya dünya üzerinden kaç?p say?s?z y?ld?zlar?n boyutsal derinliklerindeki üst yaşam boyutlar?na yâni cennetlere gidecek; ya da dünyan?n ve hemen sonras?nda da güneşin manyetik çekim alan?ndan kendini kurtaramayarak; neticede, ebedi olarak cehennemin içinde yâni güneşin içinde kalacakt?r!..

    Zaten ilk anda kendilerini kurtaramayanlar?n daha sonraki
    devirlerinde güneşin içinden ç?kmalar? gittikçe artan yoğunluk ve «karadeliğe» dönüşme olay? sebebiyle ebedîyyen mümkün değildir.

    ?şte bu yüzden cehenneme girip de oradan kaçamayanlar ebedî
    olarak orada kal?c?d?rlar; cennetlere girenler de ebedî olarak orada kal?c?d?rlar, denilmiştir!..

    Acaba niye aç?k aç?k «Güneşin cehennem» olduğu tasrih
    edilmemiş de, sadece bir iki hadîste bu noktaya işaret edilip geçilmiştir?..

    Üzerinde aç?k aç?k durulmam?şt?r. Çünkü, içinde bulunulan toplum
    zaten taşa toprağa, aya güneşe tapan bir toplumdur!.. Zaten insanlar, y?llar y?l? aya, güneşe, y?ld?zlara tapagelmişlerdir!..

    Bir de buna üstlük Hazreti Rasûlullâh «cehennemin güneş»
    olduğunu sarih bir şekilde aç?klasa idi, gene insanlar?n güneşe tap?nmaya başlay?p, ondan meded dilenmeleri;

    - Aman Güneş sen yücesin, ulusun bizi yakma!
    diye secdelere kapanmalar? son derece doğald?r!.. Düşünün ki,
    bugün bile Güneşi bayrak edinip, ona tapan; Güneşinoğlu'na âdeta ibâdet eden toplumlar yaş?yor dünya üzerinde.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Esasen şu gerçeği de gözlerden uzak tutmayal?m;
    ?nsanl?ğ?n içinden sivrilen çok ender, beyinler dolay?s?yla teknolojik bir
    s?çrama olmuş ve aya gidilmiş, Plütona uzanan uydular at?lm?ş ise de; gerçekte, genel seviyesi itibariyle toplumlar hâlâ yüzy?llarca mazide yaşamaktad?rlar. ?ster Amerikan toplumu için olsun, ister Sovyet toplumu için olsun, ister Japon toplumu için olsun bu böyledir!..

    Yiyen, içen, zevk ald?ğ? şeyler peşinde koşan, seks yapan, daha
    fazlas?na sahip olmak için elinden geleni ard?na koymayan, korktuğundan kaç?p sevdiğine erişmek için didinen; toplumun şartlanma yollu güttüğü insan!.. As?rlar ve as?rlard?r bu böyle süregeliyor!..

    Bu süregelen gerçeklere insan?n hakîkati ve gideceği yer itibariyle
    işaret etmiş olan son derece yüce insan Hazreti ?sâ aleyhis'selâm!.. Allah bize değerini idrâk ettirsin. Ama ne çare ki 2000 senedir geçen milyonlar içinde hesaba ve k?yasa girmeyecek kadar az say?da insan O'nu anl?yabilmiş!.. Sözlerine kulak vermiş! Milyarl?k H?ristiyan kütlesinden sözediliyor günümüzde, oysa H?ristiyanlar?n hiç birisi Hazreti ?sâ'ya kulak vermiş değil!.. O'nun ne dediğini anlam?ş değil!..

    Hazreti Rasûlullah Aleyhi's-Selâm’?n bildirdiği üzere, kendisi hâlen
    yaşamakta olduğu âlemden geri dönecek, bir süre aram?zda yaşayacak halk?n yanl?ş anlad?ğ? gerçeklerin doğrusunu aç?klayacakt?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Ve insanl?ğa O'nun, gelişini müjdelediği zirvedeki insan:
    Hazreti Muhammed Mustafa salla'llâhu aleyhi ve sellem!..
    Olağanüstü bir beyin kapasitesi ile yarat?lm?ş. ?lâhi lûtuf ile insanlar?n
    ve dünyan?n gelecek aşamalar? kendisine seyrettirilmiş. Mi'râc olay? ile boyut s?çramas? yap?p, cennet ve cehennem yaşamlar?n? müşahede etmiş. Ve nihâyet tüm yaşam?n?, insanlar?n gelecekte karş?laşacaklar? olaylara karş? almalar? icabeden tedbirleri anlatmakla değerlendirmiş bir Zât!..

    Geçmiş say?s?z Nebi ve Rasûller insanlara özetle şunu vermeye çal?şm?şlar:
    «Say?s?z putlara ve hayalî TANRILARA tap?narak ömrünüzü
    boş ve faydas?z şeyler ile harcamay?n; âlemlerin, kâinat?n, yerlerin ve göklerin yarad?c?s? olan ALLAH'a ibâdet edin. Kimseye kötülük yapmay?n, elinizden geldiğince insanlara hizmet edin. ALLAH'?n ne olduğunu tan?maya çal?ş?n ki, O'nun halifesi olan kendinizde mevcût olan say?s?z cevherleri değerlendirebilesiniz.
    »
    ?şte bu temâ, Hazreti ?sâ Aleyhi's-selâm'da son haddine varm?ş ve şöyle ifade olunmuş:
    - Göklerin krall?ğ?na inan?yorsan, benimle beraber olmak
    istiyorsan, her şeyini terket ve benimle gel!..

    Göklerin, yâni ölümötesi ebedî yaşam?n krall?ğ?ndan sözeden Hazreti
    ?sâ aleyhi's-selâm, özellikle dünya krall?ğ? peşinde koşan ve sadece yahûdî asâletine inanan ilkel beyinler taraf?ndan kabûl edilmemiş; say?s?z çilelere katlanm?ş ve nihâyet mucizevî bir olayla dünyadan ayr?lm?şt?r.

    Ve O'nun, gelişini müjdelediği Hazreti Muhammed Aleyhi's-selâm!..
    Dünyaya ve ölümötesine dair hiç bir gerçeğin eksik b?rak?lmad?ğ? bir kitab?, insanl?ğa sunan Zât!..
    Gerçek yaşam?n dünya hayat? değil, ölümötesi ebedî yaşam olduğunu
    bütün yönleri ile aç?klayan; ölümötesi yaşam?n bütün aşamalar?n? teferruat?yla târif eden eşsiz insan!..

    Allah'?n hükmü ve takdiri sonucu 1400 sene öncesinin çöl toplumu
    içinde dünyaya geliyor ve onlara hitap etme mecburiyeti içine, insanl?ğa gerçeğin mesaj?n? ulaşt?rma görevini yükleniyor.

    ?lâhi seçim ve takdir sonucu, geleceğin getireceği tüm gerçekleri
    göreceksiniz ve geleceğin say?s?z tehlikelerine karş? insanl?ğ? uyarmak görevini yükleneceksiniz. Ne yaz?k ki insanl?k sizi anlama basîretinden son derece uzak olacak!..

    Gerçekleri anlatmaya kalksan?z, ak?llar-hafsalalar sizi
    değerlendiremeyecek ve sizi inkâra gidecekler!..

    Anlatmaya çal?şt?n?z!.. Ak?llar? reddetmesin, hafsalalar? isyân edip
    mahrum olmas?nlar diye meselelere ancak misâl yollu, mecâz yollu, benzetme yollu yaklaş?p, geleceğin tehlikelerinden söz edeceksiniz!.. Ve buna rağmen inkâr edileceksiniz!..

    Mecnûn, deli, diyecekler!..
    Büyücü diyecekler!..
    Cinler zaptetmiş, onlar konuşturuyor, diyecekler!..
    Siz, insanl?ğ?n içine gitmekte olduğu ateşi görüp, onlar?n kendilerini
    , tedbir almayarak ateşe atmalar?ndan büyük üzüntü duyacaks?n?z; onlar ise sizinle alay edecekler!..

    Acaba kim katlanabilir böyle bir olaya.
    Ve b?rak?n o günküleri bir yana.
    Acaba bizler, fark edebildik mi gerçekleri 2000 y?l?n?n eşiğinde?
    ?lmin tüm verilerine rağmen!.. Resûl-i Ekrem’in 1400 y?l öncesinden
    bizi uyarmak için elinden geleni yapmas?na rağmen!..

    Bizim anlay?ş?m?za göre, insanl?k 2000 y?l?n?n eşiğinde olmas?na
    rağmen, el'ân, Hazreti Muhammed'den önceki, gerçekleri
    görememe devrini yaşamaktad?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  7. #7
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Daha sonraki bölümlerde de bilvesile değineceğimiz bir biçimde,
    ?nsan ruhu(1) 120. günden itibaren beynin ürettiği bir tür dalgalardan oluşan Hologramik beden şeklinde, insan yaşad?kça gelişir.

    Nihâyet kişi, bulûğa erme denen östrojen ve androjen hormonlar?n?n
    üst düzey faaliyete geçişiyle birlikte mesûliyet devresine girer. Bu, şu demektir. Beyin bu hormonlar?n kimyasal etkisiyle birlikte yanl?ş zihinsel faaliyetlerini negatif yük olarak ruha kaydetmeye başlar!.. Yâni günâh olarak!.. Yâni, iki omuzundaki iki melek taraf?ndan!.. Ayr?ca gene bu beyin faaliyetleri pozitif ve negatif yük esas?yla ve her beynin kendine has şifresiyle boşluğa yay?nlan?r.

    Şayet 120. günde beyin cevheri oluşurken, burada bir devreyi
    açacak olan ?ş?n (melek) beyne isabet etmiş ise, bu takdirde beyin bir tür antiçekim dalgas?n? ruha yükleyecek ve neticede, bu enerji ile «ruh» ya da «dalga beden» dünyan?n manyetik çekim alan?na karş? güç ile dünyadan ve cehennemden kendini kurtar?p cennete yâni say?s?z y?ld?zlar?n boyutsal derinliklerine gidebilecektir.

    Aksine, beyinde bu devre aç?lmam?ş ve dolay?s?yla da bu anti çekim
    dalgas? «ruha» yüklenmemiş ise, bu defa o «ruh» da kendini dünyan?n ve daha sonra da Güneşin yâni cehennemin manyetik çekim alan?ndan kurtaramayacak ve neticede ebedî olarak orada kalacakt?r!..

    Bu arada hemen şu durumdan da söz edelim. Mü'minler, günâhlar?
    kadar cehennemde yanacaklar ve sonra oradan kurtulup cennete gidecekler, şeklinde izah edilen olay nas?l gerçekleşecektir?.. Cehenneme düşen oradan kaçmay? başaramazsa bir daha oradan kendini ebediyen kurtaramayacağ?na göre bu nas?l olacakt?r?..

    Bu anlat?lan olaya sebebiyet veren şey, kişinin günahlar?n?n fazlal?ğ? ya
    da sevaplar?n?n eksikliğidir. yâni «Ruh»a yüklenen «enerji dalgas?n?n» gücüdür. Ve henüz cehennem yâni güneş tümüyle dünyay? yutmadan evvel kaç?ş s?ras?nda yâni S?rat geçilirken yaşanacak bir olayd?r!..

    «Cehennem gelip her yan?ndan dünyay? sard?ğ? zaman»
    şeklindeki târifte olduğu üzere, bu devrede bütün insanlara, dünya üzerinde toplanma imkân? oluşacakt?r.
    Mahşer kelimesiyle anlat?lan bu toplant? an?nda;
    «ARZ BULUNDUĞU HALDEN BAŞKA B?R HÂLE DEĞ?Ş?R, GÖKLER DE.» (?brahim - 48)
    Âyetinde işaret edildiği gibi, değişik bir ortam ve yaşam şekli içinde
    bu gerçekleşir. O s?rada dünya, gelmiş geçmiş bütün insanlar?n üzerinde topland?ğ? bir ovaym?ş gibi olur!..

    SIRAT ise bir kaç?ş yoludur!.. Kaba mânâda anlaş?ld?ğ? üzere taştan-
    betondan bir köprü değil, bir tür hava köprüsü!.. Bir tür kaç?ş yolu.

    Ve bütün bunlar, bugünkü zaman şartlanmas? içinde anlaş?lacak bir
    olay da değidir!.. Zira o günün şartlar? içinde bir günün uzunluğu;

    «S?Z?N DÜNYA SENES? ?T?BAR?YLE B?R GÜN 50 B?N SENED?R» (Mearic-4)
    meâlindeki âyette gösterilen süredir. Yâni, şu anda akl?m?z?n
    kavrayamayacağ? kadar uzun süreçte!..
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:04 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  8. #8
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Ölümü tad?şla birlikte bildiğimiz tüm zaman ölçüleri altüst olur!.. Fizik
    bedenin yitirilişi ve dünyan?n gece-gündüz şartlar?n?n d?ş?na ç?k?ş? ile birlikte, kişinin zaman mefhumu tümüyle kalkar!..

    Esasen, evrensel zaman boyutlar?n? şu anda bizim hafsalam?z?n
    almas?na imkân yoktur. Bir güneş senesi, şu andaki anlay?ş?m?za göre 255 milyon senedir. Acaba bu rakam?n ne demek olduğunu fark?nda m?y?z?.. Dünyan?n varoluşundan buyana milyarlarla seneler geçmiştir. ?lk insan?n yeryüzünde görülmesinden bu yana geçen senelerin say?s? yüz milyonlarla ölçülmektedir.

    Okuduğumuz zaman, sanki birkaç saatin içinde olup bitiverecekmiş
    gibi gelen mahşer yeri - s?rat kaç?ş? devresi bugünkü zaman ölçülerimizle belki de yüz binlerle y?l sürecektir. Bunun bilincinde miyiz?..

    Yahûdîlerin, Tevrat'tan naklen uydurduğu 7000 sene meselesi esasen
    son derece k?s?tl? kafalar?n uydurup, bizlerin de üzerinde hiç düşünmeden kabul ettiğimiz rakamlard?r ki, bunlar?n hiç bir gerçekle alâkas? yoktur!..

    Ölüm ötesi yaşam zaman?n? «bir gün eşittir 50 bin sene» boyutlar? ile anlamaya çal?şmak asgarî şartt?r.
    Kezâ çeşitli hadîs-i şerîflerde belirtilen ölüm ötesi ile ilgili zaman
    birimlerini dahi gene asgarî bu şartlar içinde değerlendirmek gerekir.

    Yeryüzü ve semâlar?n oluşumu ile alâkal? olarak bahsedilen «Alt?
    gün
    » «Yedinci gün» gibi tâbirlerdeki her bir gün kavram?n? dahi, Evren boyutlar?ndan «GÜN»ler olarak değerlendirip, «Allah indindeki GÜNLER» olarak anlay?p, bunlar?n bizim şu andaki zaman anlay?ş?m?za göre milyarlarla seneyi içine alacağ?na özel bir dikkat göstermek mecburiyetindeyiz.

    Esasen şu anlatt?ğ?m rakamlar?, belli bir eğitim ve kültürü olmayanlar?n
    kabûl etmesi son derece güçtür!..inkârlar? çok mümkündür. Hele bu milyarl?k «GÜN»lerden 1400 sene evvel bahsolmuş olsayd?!!!..

    Gerçek boyutlardan, gerçek olaylardan, yaşanacak şartlar?n
    gerçeklerinden sadece «minyatürize» ölçülerde, misâl yollu bahsetmesine rağmen, O muhteşem insan Hazreti Muhammed aleyhi's-selâm hakk?nda «mecnun» tâbirini kullanan ak?l mahrumlar?, acaba bir de olay?n milyarlarla senelere dayanan gerçek yan?n? duysalard? ne yaparlard??..

    Uzağa gitmeye, 1400 sene öncesine gitmeye gerek yok!.. Siz ya da
    çevrenizdekilerin kaç? 100 milyonlar ya da milyarlarca sene sürecek zaman boyutunu hafsalan?za s?ğd?rabiliyorsunuz?..

    Evet, belki, yar?n kopacak k?yâmet; belki de milyar sene sonra!.. Ama şu gerçeği kesinlikle kafam?zdan ç?kartmayal?m.
    Zaman, asla bizim şu anda anlad?ğ?m?z gibi bir şey değildir. Uyuyup
    da rüyada geçirdiğiniz zaman? asla anlayamazs?n?z. Rüyada gördüğünüz olay, bazen seneleri kaplar; ama şu zaman anlay?ş?m?za göre en uzun rüyan?n iki dakikaya yaklaşt?ğ? bilimsel olarak tesbit edilmiştir!.. Rüya görmediğiniz anda geçen zaman?n ise asla fark?nda değilsinizdir!.. Baz? saatler vard?r, saniye gibi geçer; baz? dakikalar vard?r, günler gibi gelir!.. «Gecenin uzunluğunu hastaya sor» sözü meşhurdur. Ölüm ötesi yaşam?n onbinlerce senesi, bu dünya itibariyle, sanki saatlermişcesine geçecektir.

    Dolay?s?yla bu arada şunu belirtmek isterim...
    Ölümü tad?ş ile birlikte içine girilecek zaman boyutu, bildiğimiz gün
    ölçüleri değildir. Hele, kâbirde hapis kalacak insanlar için zaman boyutu son derece farkl? bir biçimde geçecektir.

    Bütün bunlar insanlar?n ak?llar?n?n alamayacağ? ölçülerde olduğu için
    de son derece minyatürize boyutlarda konuşulmuş ve anlat?lm?şt?r!.. Asl? öyle olduğu için değil!.. Ak?llar kavrayamad?ğ?n? reddedip de, geleceğin gerçeklerinden mahrum kalmas?nlar, diye. Nitekim:

    «-?nsanlara ak?llar? ölçüsünde konuşunuz!..»
    emri de, yap?lan konuşmalar?n niye böylesine minyatürize boyutlarda
    gerçekleştiğini izaha yeterlidir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:04 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cehennem
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 09.06.11, 13:28
  2. Risale-i Nur Mesleği Nedir? Meşreb Nedir? Mizac Nedir?
    By MuM in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 28.07.09, 15:35
  3. Ip Gizleyin Ip Nedir? Host-hostin Nedir? Dns Nedir?
    By zeet06 in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 11.04.09, 17:49
  4. Hüsn-ü Zan Adem-i İtimat Nedir? Hizmette Bu Düşüncenin Yeri Nedir?
    By .zemzemi. in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 01.01.09, 20:14
  5. İdam-ı Ebedi ile Cehennem Arasındaki Fark Nedir?
    By Ahsen Nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 04.12.07, 12:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0