+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Kalp İnanmaya Mecbur Eder

  1. #1
    Dost Memati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    36

    Standart

    KALP ?NANMAYA MECBUR EDER

    ?nsan

    ?nsan kimi zaman; “Korkudan ödü patlar, kaçacak delik arar!” “Heyecandan kalbi yerinden f?rlayacak gibi olur!” “Bazen dünyaya küser, içine kapan?r ve yaşamaktan vazgeçer!”

    Kalp, hayat malzemesini düşünürken, büyük bir acze maruz kald?ğ?n? hisseder etmez, derhal dayanacak bir güç kaynağ?; emellerini, arzular?n? gerçekleştirmek için çareler ararken derhal bir yard?m noktas? aramaya başlar.1 Korkunç dünya sahras?na at?l?rken gözünü açar, bakar:

    Bir lütuf beklediğimiz zaman, birden bire, düşmanlar gibi, hastal?klar, elemler, belâlar hücum etmeye başlar. Bir medet ve yard?m için merhamet dileyerek tabiata ve unsurlara bakt?ğ?nda, kalb kat?l?ğ? ve merhametsizikle karş?laş?r. Uzaydaki kütlelerden yard?m istemek üzere baş?n? havaya kald?r?r. Onlar atom bombalar? gibi dehşetli ve heybetli halleriyle görünür. Hemen gözünü yumar; baş?n? eğer; düşünmeye başlar. Bakar ki, hayatî ihtiyaçlar? bağ?r?p çağ?r?rlar. Bütün bütün yaln?zl?ğa düşerek hemen kulaklar?n? t?kar, vicdan?na iltica eder. Bakar ki, vicdan?, binler emeller, ümitler, gayeler, maksatlarla dolu; gürültülerinden cinnet getirecek hale gelir. Korku, heybet, acz, titreme, vahşet/yaln?zl?k, gönül darl?ğ?, yetimlik ve üzüntü halindeyken gücüne bakar; son derece âciz, yetersiz. ?htiyaçlar?na bakar; def edilecek gibi değil. Çağ?r?p yard?m istese, gelen yok. Her şeyi düşman ve garip görür; dünyaya geldiğine bin pişman olur; lânet okur.

    ?şte, hiçbir yönden hiçbir tesellî bulamayan o zavall?n?n kalbini, yüce Yarat?c?ya inanmaya yönelten unsurlar devreye girer. Ki, kalb imân bölgesi olduğundan, yâni imâna göre programland?ğ?ndan insan önce Sanii, yâni Yarat?c?s?n? arar, Onu ister. Çünkü, Onun vücudunu belgeleriyle ilân eden kalb ile vicdand?r. Kalb, imân ?ş?ğ? sayesinde ?lâhî gerçeklerin yans?malar?na mazhar olmakla mükemmelliğin hayat? ve ?ş?k kaynağ? olur.2 Zaten kalbin Yarat?c?s? onun sonsuz potansiyelde geliştirilmesini, ak?l gibi işletilmesini istemiş ve ona göre dizayn etmiştir. Kalbî amellerin güneşi ise, imând?r.3 Eğer kalb, gerçeklerden daha çok ekmeği düşünüp hayata, yaşamaya, yard?ma koşarsa, gerçek vazifesi olan imâna hizmeti ikinci derecede b?rak?r;4 as?l fonksiyonunu icra edemez. Fakat o şahs?n, s?rat-? müstakîm denen, aş?r?l?klardan ar?nm?ş Kur’ân yoluna girmekle kalbi ve rûhu imân nuruyla ?ş?klan?rsa, o zulmetli evvelki vaziyeti nûrânî bir hâle dönüşür. Şöyle ki:

    Hücum eden belâlar?, musîbetleri gördüğü zaman, her şeyin dizgini elinde olan yüce Yaratana dayan?r, müsterih olur. Yine o şah?s, sonsuza kadar uzan?p giden emellerini, potansiyel yeteneklerini düşündüğü zaman, sonsuz mutluluğu tasavvur eder. O ebedî mutluluğun hayat suyundan bir yudum içer, kalbindeki emellerini, arzu ve beklentilerini, ümitlerini teskin eder. Yine o şah?s, baş?n? kald?r?p semaya ve etrafa bakar, her şeyle yak?nl?k bağlant?lar? bulur. Yine o şah?s, uzaydaki cirimlere bakar; hareketlerinden dehşet değil, dostluk ve emniyet peyda eder ve onlar?n o hareketlerini ibret ve hayretle tefekkür eder; ruhunda yüksek lezzetleri ve saadetleri hisseder; kalbini ikaz, vicdan?n? tahrik edip ruhunu hislendirdikçe o mutluluklar da çoğal?r ve ona mânevî cennetlerin kap?lar? aç?l?r.5 Çünkü, kalbin yarat?l?ş?n?n en büyük gayesi, birinci derecedeki görevi; Samed olan yüce Yarat?c?ya ayna olmas?d?r.6 Yani, kalbin organik görevi bedenin her taraf?na kan pompalamak; mânevî cephesi ise Yarat?c?ya imân ile mârifettir. Yani, onu tüm isim ve s?fatlar?yla tan?mak; sevmek,7 ve şu büyük âleme yans?yan bütün isim ve s?fatlar?n?n eserlerine, izlerine mazhar olmak, onlar? yans?tmak; ebedî hayata âş?k olup8 sonsuz sevgi üretmektir.

    Ve sonsuz şefkat sahibi Rahîm’in, say?s?z ni’metleri veren Kerim’in kap?s?n? niyaz ile çalmak9 ve Kur’ân nurlar?yla10 ayd?nlanmakt?r. Diğer bir tabirle, marifetullah (Allah’? kâinat kitab?nda yans?yan isim ve s?fatlar?yla bilmek) ve birliğinin s?rlar?n? ifade eden Lâ ilâhe illâllah kudsî kelimesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.11

    ?şte o zaman kalbi tam olarak imân nuruyla ayd?nlanm?ş bir kulu, ihtimaldir ki, dünya bomba olup patlasa korkutmaz.12 Çünkü, bu kâinat?n sonsuz kudretin elinde olduğunu, rastgele ve tesadüfen işler dönmediğini biliyor.


    Dipnotlar: 1. ?şârâtü’l-?’câz, s. 71, 78, 34.; 2. Kastamonu Lâhikas?, s. 149.; 3. ?şârâtü’l-?’câz, s. 45.; 4. Sözler, s. 33.; 5. Sözler, s. 25.; 6. Mektûbat, s. 428-429, 431.; 7. Mektûbât, s. 218.; 8. Sözler, s. 266.; 9. Sözler, s. 244. 21.; 10. Mektûbât, s. 188.; 11. Lem’alar, s. 141.; 12. Şualar, s. 158.





    Ahmetsid1905@hotmail.com
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:26 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    kardeşim yazınızın satır başları mağlesef çıkmamış

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı
    kardeşim yaz?n?z?n sat?r başlar? mağlesef ç?kmam?ş
    Düzeldi,sat?r başlar? da var art?k.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 11:26 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hanım Ev İşlerini Yapmaya Mecbur Değil mi?
    By Meyvenin Zeyli in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 02.09.15, 12:31
  2. Mecbur oldum yazmağa.
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 05.07.15, 18:25
  3. ...mecbur olacağına kat'iyyen ümidvarım.
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.02.14, 11:23
  4. İhlası Kazanmaya Mecbur ve Mükellefiz
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.12.08, 11:01
  5. Medeniyetin İcaplarını Kabule Mecbur muyuz?
    By NurTalebesi in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.12.06, 17:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0