+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Ey Hayat, Barış İstiyorum!

  1. #1
    Gayyur EnVaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    131

    Standart

    -Devam edin lütfen, bana neler gördüğünüzü anlat?n.
    —Bir çölde yürüyorum. Her yer kum, toprak. Yan?mda bir deve var. Ancak üzerine binemiyorum, yan?nda yürüyorum. Ne zaman binmeye kalksam kay?p düşüyorum. Devenin üstünde her şey var. Birçok yemek, mataralarca su. Susuyorum, kana kana su içiyorum; ama susuzluğum azalm?yor, aksine gittikçe art?yor.

    —Çevrede başka bir şey yok mu? Hiçbir ayr?nt?y? atlamaman?z? istiyorum.

    —Şu an için yok. Yürümeye devam ediyorum. Önüme gelecek olan şeyi biliyorum, korkuyorum, ama devam etmekten kendimi alam?yorum. Daha sonra o siyah noktay? görüyorum. Kalbim şiddetle atmaya başl?yor. Yaklaşt?kça siyah nokta bir kap?ya dönüşüyor.

    —Nas?l bir kap??

    —Siyah. Simsiyah bir kap?. M?knat?s gibi beni çekiyor. Karş? koymam imkâns?z. Kap?ya yap?ş?yorum. Kap?n?n üzerinde ne bir kol ne de bir kulp var. Açmak istiyorum, açam?yorum. Kap?y? ittiriyorum, zorluyorum. “Henüz değil Mustafa!” Diye bir ses duyuyorum ve kan ter içinde uyan?yorum.

    —Nas?l bir ses bu?

    —Tam olarak hat?rlayam?yorum. Tek hat?rlad?ğ?m, çok ama çok korktuğum.

    —Henüz değil ha? Sizce ne için henüz değil? Yapmay? çok istediğiniz bir şey mi var?

    —Bilemiyorum, çok düşündüm. Kafamda öyle bir şey yok. S?radan bir hayat?m var. ?şim eşim çocuklar?m… O kap?n?n arkas?nda beni ne beklediğini çok merak ediyorum.

    —Ne zamand?r bu rüyay? görüyorsunuz?

    —Yaklaş?k bir ayd?r her gece.

    —Peki bir ay önce hayat?n?za etki eden önemli bir gelişme oldu mu? Veyahut bu rüyay? gördüğünüz gün yaşam?ş olabileceğiniz değişik bir şey? Hat?rl?yor musunuz o günü?

    —Evet, doğum günümdü, çok iyi hat?rl?yorum. O gün ailece gayet iyi eğlendik. Beni üzecek veya etkileyecek bir şey olmad?. Herkes bana çok iyi davrand?.

    —Peki Mustafa Bey, biraz ailenizden bahsedelim. Anneniz ve baban?z sağ m??

    —Annem sağ, fakat babam değil. Ben on sekizimdeyken vefat etmişti.

    —Oo, buna üzüldüm. Bir genç için en hassas dönemdir. Sizin için zor olmuş olmal?.

    —Evet, hem de çok zor oldu. Günlerce ağlam?şt?m. Asl?nda inanamam?şt?m. Daha bir önceki gün beraber sinemaya gitmiştik. Şaka gibiydi. Beni uzun süre kimse teselli edememişti.

    —Ölüm sebebi neydi peki?

    —Kalp krizi. Kollar?mda can verdi doktor bey. Titrerkenki s?cakl?ğ?n? hala ellerimde hissedebiliyorum. Henüz k?rk alt? yaş?ndayd?! Lütfen bu konuyu değiştirebilir miyiz? Rüyamla bir ilgisi olduğunu sanm?yorum.

    —Aksine, bence çok ilgili. Bu yüzden sizden özür dileyerek bu konuda devam etmek zorunday?m. Bir şey yakalad?ğ?m? ümit ediyorum.

    —Nas?l bir şey?

    —Rüyay? gördüğünüz gün doğum gününüz olduğunu söylediniz. Kaç yaş?na girdiniz?

    —K?rk beş yaş?m? doldurdum. Ümit ettiğiniz bir cevap m??

    —Kesinlikle. Yani k?rk alt? yaş?n?zdan gün al?yorsunuz. Tam olarak baban?z?n vefat ettiği yaş. ?lginç bir tesadüf değil mi? Baban?z?n vefat etmesi sizi çok etkilemiş. Ve bu yaşa geldiğiniz gün bu rüyalar başl?yor. Size de bir şeyler ifade etmiyor mu?

    —Sanki. Ama rüyamdaki objelerle bağlant?s?n? kuram?yorum.

    —Bir bakal?m elimizde ne var. Siyah bir kap?. Buna ölüm diyebiliriz mesela. Korktuğunuz halde ona doğru gidiyorsunuz. Bu çoğumuzun yapt?ğ? bir şey değil midir?

    —Mant?kl?.

    — Baban?z?n ölüm yaş?na gelmiş olman?z sizin bilinç alt?n?zda bu olay?n tazelenmesine neden olmuş olabilir. Bu yüzden siyah kap?y? görüyorsunuz. Henüz olmayacak olan şey de henüz ölmeyeceğiniz diye düşünüyorum. Ölüm kap?s?ndan geçmek istiyorsunuz çünkü, ama izin vermiyorlar.

    — Olabilir.

    — Çöle, yan?n?zdaki deveye binmeyişinize ve su içtikçe susay?ş?n?za gelince, bunlar hakk?nda birkaç yorum yapabilirim. Yanl?ş bir şey söylersem beni susturabilirsiniz.

    — Tabii, buyurun lütfen.

    —Gördüğünüz çölün konuşma aras?nda söylediğiniz s?radan hayat?n?z? simgelediğini düşünüyorum. Her yer toprak, farkl? bir şey yok. Devenizin üzerinde her türlü yemeğin ve bol içeceğin bulunmas? mal varl?ğ?n?za işaret ediyor. Birçok şeye sahipsiniz. Suyu içmenize rağmen susuzluğunuzun artmas?n? ise daha fazla kazanmak için gösterdiğiniz h?rsa bağl?yorum. Yanl?ş m? söylüyorum?

    —Vallahi, sizi tebrik etmeliyim doktor. ?şinizi biliyorsunuz. Hakikaten bayağ? h?rsl?y?md?r.

    —Estağfurullah. Ancak deveye neden binmediğinize bir anlam veremiyorum. Mal varl?ğ?n?z? kendiniz mi elde ettiniz?

    —Büyük bir k?sm? babamdan miras kald?. Ben işi ilerlettim.

    —Acaba baban?z?n iş hayat?nda yapmaman?z? istediği bir şeyi yapm?ş olabilir misiniz? Belki bu yüzden sizin deveye binmenize izin vermiyor olabilir. Böyle bir şey hat?rl?yor musunuz?

    —Oo, evet. Bu sorunun cevab? aç?k. Babam dindar bir insand?. Kesinlikle faiz yemezdi. Beni de men etmişti. Küçüklüğümden beri eğer bir gün şirketin baş?na geçip de mal?na faiz kar?şt?r?rsam bana hakk?n? helal etmeyeceğini söylemişti.

    —Tabii siz onun bu sözünü tutmad?n?z.

    —Evet, maalesef. Ama kendimce mazeretlerim vard?. ?ş büyümüştü. Zaman değişmişti. Falan filan işte. Ah sevgili babac?ğ?m, görüyor musun bak edepsiz oğlun neler yapt?? Senin sözünü tutmad?. Şimdi ac?lar içinde k?vran?yor! Beni deveye bindirmemekte çok hakl?s?n!

    —Demek ki Mustafa Bey, bir ayd?r her gün gördüğünüz bu rüyalar?n alt?ndan baban?z?n sözünü tutmaman?zdan kaynaklanan bir vicdan azab? ve baban?z?n vefat ettiği yaşa gelmenin körüklediği ölüm korkusu ç?kt?.

    —Evet, ölüm korkusu. Bu doğru. Ölümden çok korkar?m ben. Babam?n ölümünden sonra hep bu korkuyla yaşad?m.

    —Ald?ğ?n?z? söylediğiniz yard?mlar da bu korkunuzu yenmeye yönelikti herhalde?

    —Evet.

    —Ne tür çözümler önerdiler size?

    —Hep ayn? şeyler. Ölüm yokmuş gibi davran. ?şine odaklan. Ailenle çok vakit geçir. Yaşad?ğ?n an?n tad?n? ç?karmaya çal?ş. Saçma sapan şeyler. Babamla birlikte çekilmiş fotoğraflar?m?z? bile kald?rd?lar. Neymiş, onlara bak?p kendimi harap ediyormuşum. O zamanlar kendimi çok yaln?z hissetmiştim. Sonra al?şt?m tabii, ama babam?n yokluğuna. Yoksa ölüm korkusu hala devam ediyor. Hiç biri beni bu düşünceden uzaklaşt?ramad?.

    —Evet, anl?yorum. Klasik, yarars?z çözüm aray?şlar?. Hiçbiri bir işe yaramaz.

    —Bu sözlerinizden sizin daha değişik, veya şöyle diyeyim, k?saca işe yarar bir metodunuz olduğunu ç?karabilir miyim acaba?

    —?şe yarama k?sm?n? boş b?rak?p ilk sorunuza cevap verebilirim. Evet, değişik bir metodum var. Çoğu hastamda işe yarad?. Ancak sizde işe yaray?p yaramayacağ?n? birlikte göreceğiz.

    —Pekâlâ, nedir bu yöntem doktor bey?

    —Öncelikle, sizden dediklerimi sorgulamadan yapacağ?n?za dair bir söz almam gerekiyor. Şu dakikadan sonra vereceğiniz cayma kararlar? geçerli değildir. Kabul mü?

    —Tamam, kabul. Söz veriyorum. Bu korkudan kurtulup hayat?m? düzgün yaşayabilmek için her şeyi yapmay? göze al?yorum.

    —Güzel, işte bu iyi bir ad?m oldu. Yapacağ?n?z ilk şey, durmadan ölümü düşünmek.

    —Efendim?

    —Dediğimi duydunuz. Hayat?n?zdaki her şeyin, ama her şeyin ölümünü düşüneceksiniz. Annenizin, ailenizin, çocuklar?n?z?n, evinizin, işinizin, bahçenizdeki ağaçlar?n ve çiçeklerin, akl?n?za ne gelirse. Hepsinin sonras?n?, daha sonras?n?, yok olduklar?n? hayal edeceksiniz.

    —Ne yapt?n?z doktor bey? Beni iyice ruh hastas? m? etmek istiyorsunuz? Böyle bir şey yaparsam ç?ld?r?r?m ben!

    —Size anlaşmam?z? hat?rlat?r?m Mustafa Bey! Bir söz verdiniz, sözünüze sad?k kal?n?z. Ayr?ca zannedersem burada doktor olan benim, siz değilsiniz. Sizin kötülüğünüzü mü istediğimi düşünüyorsunuz?

    —Affedersiniz doktor bey, bir an kendimi kaybettim. Hakl?s?n?z. Pekâlâ, kabul ettim. Peki, bu karamsar havan?n bana ne gibi bir yarar? olmas?n? bekliyorsunuz?

    —Bunu kendiniz göreceksiniz. ?lk etapta pek bir yarar?n? göreceğinizi zannetmiyorum. Daha çok ac? çekeceksiniz.

    —Ac? çekmemi mi istiyorsunuz?

    —Elbette. Ac?s?z ameliyat olmaz, ama sonraki rahatl?k hiç bir şeye değişilmez.

    —Peki, bu ac?n?n bana ne gibi bir yarar? olacak doktor bey?

    —Sadece şunu söyleyebilirim: Baz? basamaklar? atlaman?za yard?mc? olacak. Daha fazla bir şey sormay?n art?k. Biraz güvenin bana can?m!

    —Peki doktor bey. Son bir soru: Ne kadar sürecek bu?

    —?ki hafta diyelim mi? Daha fazlas?na katlanabileceğinizi zannetmiyorum.

    —Pekala, iki hafta. Dediklerinizi uygulamaya çal?şacağ?m doktor bey. Görüşmek üzere!

    *


    —Nas?ls?n?z görüşmeyeli?

    —?yiyim diyebilmeyi çok isterdim doktor bey; ancak nezaketen de olsa bunu söyleyemeyeceğim.

    —San?r?m nedenini sormaya gerek yok. Peki, bana iki haftad?r neler hissettiklerinizi anlatmak ister misiniz?

    —O gün sizden ayr?l?r ayr?lmaz dediklerinizi yapmaya başlad?m.

    —Kimden başlad?n?z?

    —“Kimden” değil. Yanl?ş soru doktor bey! “Neden” olacakt?.

    —Oo, çok güzel! Akl?ma gelen, fakat sizin yapman?z? beklemediğim bir davran?ş. Pekala, neden başlad?n?z düşünmeye?

    —Elimi att?ğ?m ilk şeyden, yani arabamdan.

    —Neler düşündünüz?

    —Kaza yapt?ğ?m? ve arabam?n hurdaya ç?kt?ğ?n? hayal ettim. Bir an duygular?m galeyana geldi. Hay?r can?m, arabam? seviyordum, niye b?rakacakt?m ki? Onunla çok rahatt?m. Daha ilk etapta bu işten vazgeçmeyi düşündüm; ama size söz verdiğim için vazgeçmedim. Sonra evime geldim ve evimin y?k?ld?ğ?n? hayal ettim.

    —Çok h?zl? başlam?şs?n?z, aç?kças? bu kadar?n? beklemiyordum Mustafa Bey. Eviniz size neler hissettirdi?

    —Neler hissettirmedi ki! Y?llar?m?n birikimi! Benim her şeyim! Evim y?k?l?rsa ben ne yapard?m? D?şar?larda m? yaşayacakt?k yani? Düşünmesi bile beni titretmeye yetti. Eve girdikten sonra ise işin as?l zor k?sm? başlad?.

    —Aileniz.

    —Evet. Koşarak bana hoş geldin diyen oğlumu kucağ?mdan indiremedim. Çünkü onun ölmüş olacağ?n? düşünüyor, onu kaybetmek istemiyordum. Sanki kucağ?mdan indirsem ölüverecekti! Çocuk s?k?lm?ş, fark etmemişim. Eşimin uyar?s?yla kendime geldim.

    —Eşiniz bu düşüncelerinizden nasibini ald? m??

    —Elbette. Ona bir bakt?m. Sonra gözümü kapat?p öldüğünü hayal ettim. Bir trafik kazas? mesela? Olamaz m?? Her an olabilirdi! Allah’?m, o anda sanki dünyada yapayaln?z kald?m! Hay?r hay?r, onu da kaybedemezdim. O da olmazd?.

    —Başka?

    —Daha sonraki günlerde de devam ettim. ?şim, iş arkadaşlar?m. Akrabalar?m, komşular?m. Arada bir eğlenmek için tak?ld?ğ?m yerler. En ufak bir şeyin bile gitmesini istemiyordum hayat?mdan. Ama sonra…

    —Sonra?

    —Asl?nda hepsinin bir gün ben istesem de, istemesem de hayat?mdan gideceğini fark ettim. Yani asl?nda bunun benle bir ilgisi yoktu. Oğlumun büyümesini engelleyemiyordum ki, ölmesini engelleyeyim. Bugün, kazanm?ş olduğum her şey, onlar, asl?nda… Nas?l desem, sanki benim d?ş?mda. Bir gün hepsi beni b?rakacak, gidecek. Onlar gitmese bile ben gideceğim. Yani, elimde bulunan geçici gerçekler gibi hepsi. Bunu hissettim bir anda.

    —Gerçekten beni şaş?rtt?n?z Mustafa Bey! Peki, her şeyinizi kaybedecek bir insan olarak, hissiyat?n?z nas?l değişti?

    —Mahvoldum. ?şin içinden nas?l ç?kacağ?m? bilemiyordum. Çünkü, çevremdeki her şey… onlar?n hepsi benim olmal?yd?. Bu zamana kadar öyleydi. Onlar?n hepsini çok seviyordum. Hepsi benim bir bağ?m gibi. Can bağ? gibi. Ve ben böyle kendimi mutlu zannediyordum asl?nda. Ama art?k onlarla olan bağ?mda bir sorun vard?. Ben, beni b?rak?p gideceklere bağlanmamal?yd?m. Veya bunun farkl? bir ç?k?ş? olmal?yd?. Sahip olduğum bunca güzellik, böylesine bir kaosla sonuçlanmamal?yd?.

    —Sonra?

    —Sonra, art?k buraday?m doktor bey. ?şte karş?n?zday?m. Tamamen farkl?. Hayat?mda hiç bu kadar h?zl? bir değişim yaşamam?ş olarak. Şimdi ne olacak?

    —Şimdi, Mustafa Bey, yapt?klar?n?za bir bakal?m. Geldiğiniz nokta, ne sizin beklediğiniz, ne de benim tahmin ettiğim bir nokta. Ancak bu noktaya kendiniz gelmeniz, hem sizin işinizi, hem de benim işimi kolaylaşt?rd?. Tabii ki size bir tak?m sorular sormak durumunday?m. Şöyle başlayal?m: Şu anda, hayat?n?z? s?k?nt?ya sürükleyen şey nedir?

    —Sevdiğim her şeyden ayr?lacak olmam.

    —Bu ayr?l?ğ? sağlayacak olan temel şey nedir?

    —Benim ölümüm.

    —Peki, ölümün ilac?n? buldunuz mu?

    —Maalesef.

    —Erteleyecek bir materyal var m? elinizde?

    —Ne zaman öleceğimi bilmiyorum ki erteleyeyim!

    —Güzel, hissiyat?n?za sorun şimdi: Ölümü görmezden gelebiliyor musunuz? O yokmuş gibi yaşayabilir misiniz?

    —Bu iki haftadan sonra m?? Mümkünat? yok!

    —O halde bu sorunu tek baş?n?za olsan?z nas?l çözmeyi düşünürdünüz?

    —Bir şekilde ölümle karş? karş?ya gelip… Nas?l desem… Bilemiyorum, sanki farkl? bir şeyler olmal? gibi. Yani tüm varl?ğ?m bu şekilde bağ?r?yor. Ölümün arkas?n?… aramak gibi bir şeyler sanki… bir keşif gibi…

    —Gerçekten bu sorunu çözmeye odaklanm?şs?n?z. Son derece samimi olduğunuzu görüyorum. Aksi halde bu ilerleme imkans?z gibidir. “Ölümle yüzleşmeyi kabul ettiniz” diyebilir miyim size şu anda?

    —E… evet, san?r?m öyle.

    —Ve işte bu noktada, birinci aşamay? tamamlam?ş bulunuyorsunuz.

    —Peki, ikinci aşama ne?

    —Ölümden sonraki hayata inan?r m?s?n?z Mustafa Bey?

    —H?m, bu işin nereye gittiğini anl?yorum. Peki ya inan?yorsam? ?kinci aşamay? çoktan geçmişim demektir.

    —Merak etmeyin, ikinci aşamay? henüz geçmediniz. Geçseydiniz burada benimle konuşuyor olmazd?n?z. Şimdi samimi olarak söyleyin bana, sizce bir ahiret hayat? olmal? m??

    —Kalbim olmas? gerektiğine inanmak istiyor; ancak akl?ma tak?lan bir soru var.

    —Nas?l bir soru?

    —Tamam, ölümden kaçamayacağ?m? anlad?m, doğru. Yüzleşmem gerektiğine inand?m ve buna karar verdim, bu da doğru. Ancak, eninde sonunda o sona gitmeyecek miyim? Ahiret inanc? beni bu ac?yla yaşamaktan nas?l kurtaracak?

    —Sizi ölümle bar?şt?rarak.

    —Nas?l?

    —Size ölümün arkas?ndakini gösterip, sizi ölümle dost yaparak. Siz bu iki haftada şunu öğrendiniz: “Hayatla bar?şabilmek için, önce ölümle bar?şmak gerekir.” Çünkü ölüm, hayat?n sonu veya hayattan ayr? bir olay değil, hayat?n kendisi ve gerçeğidir. Siz, zaten ahiret inanc?na olan gereksinimi güçlü bir şekilde hissediyorsunuz. Bu, insan?n f?trat?d?r. Bundan kaçamazd?n?z. Eğer kalbinize ahiret inanc?n? yerleştirebilirseniz, o noktada ikinci aşamay? tamamlam?ş olacaks?n?z.

    —Üçüncü aşama da m? var?

    —Son aşama, öğrendiklerinizi hayat?n?zda tatbik etmek ve hayat?n?z?n gerçek tad?n? ç?karmak olacak. Bu noktada ben devreden ç?kacağ?m.

    —Biliyor musunuz doktor bey, eğer bu son dedikleriniz gerçekleşirse, bu noktadan sonra hayat?mdan ç?kabileceğinizi hiç zannetmiyorum. Ha hah!

    —Neşelenmeniz beni sevindirdi Mustafa Bey, ancak unutmaman?z gereken bir nokta daha var: Acele etmeniz gerekiyor, bakars?n?z bugün ölüverirsiniz!

    —Nas?l?!

    —O zaman her şey boşa gitmiş olur, her şeyinizi kaybetmiş olursunuz, öyle değil mi?

    —Bu noktadan sonra m?? ?mkan? yok!

    —Çok güzel, işte ikinci aşamaya h?zl? bir giriş yapt?n?z bile!

    —Size, gerçekten iyi olduğunuzu söylemiş miydim doktor bey?

    *


    “Ayn? çölde yürüyorum. Ortal?k toz toprak. Her taraf kupkuru. Yan?mda yine o deve var. Fakat binmeye uğraşm?yorum. Susuzluğu yine hissediyorum, ama devenin üstündeki sudan içmiyorum. Gözümün önünde o karalt?y? tekrar görüyorum. Ancak bu sefer kalbimde korku yok. Nedenini sonra anl?yorum. Bu karalt?, o siyah kap? değil. Bu bir vaha. Çölün ortas?nda kurtar?lm?ş bir bölge sanki. Ufak bir göl. Bir ağaç. Biraz yeşillik. Hepsi bu kadar. Ağaca bir deve bağlanm?ş. T?pk? benimki gibi. Üzerinde birçok yiyecek ve içecek bulunuyor. Ağac?n alt?nda ise bir adam yat?yor. Belli ki devenin sahibi. Yan?na yanaş?yorum, bak?yorum ki merhum babam. Şaşal?yorum. Diyorum ki “Baba, senin burada ne işin var? Sen siyah kap?n?n ard?nda değil misin? Yoksa ben mi öldüm?” Diyor ki, “Oğlum, art?k siyah kap?lar yok. Onlar bitti. Art?k senin için vahalar var. O kap?lar, vahalara dönüştü senin için.” Kalk?yor, aln?mdan öpüyor. “Bana k?zg?n değil misin baba?” diyorum, cevap vermiyor, sadece gülümsüyor. Yan?mdaki deveye gidiyor, üzerinden bir matara su al?yor, bana içiriyor. Susuzluğum bir anda geçiyor. Hayretle babama bak?yorum, beni tutuyor, devenin üzerine bindiriyor. Kaym?yorum, düşmüyorum. O da devesine atl?yor, tam yola ç?kacağ?z ki uyan?yorum. Öyle güzel, öyle sürurlu bir uyan?ş ki bu, hayat?mda ben böyle bir an yaşad?ğ?m? hiç hat?rlam?yorum doktor bey…”

    Lezzetleri ac?laşt?ran ölümü s?k s?k an?n?z.” (a.s.m.)


    ''Genç Yaklaş?m 23, say?dan Temmuz 2006''
    Konu MuhammedSaid tarafından (27.05.07 Saat 01:15 ) değiştirilmiştir.
    Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

  2. #2
    Gayyur üstad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    98

    Standart

    Son zamanlarda okuduğum en güzel yazıydı. Allah razı olsun
    umut ve inançla

  3. #3
    Pürheves dertas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    209

    Standart

    geçekten bir nefeste okuduğum yazılardandı.çok beğendim
    Burada vazifelerini aksatanlar,berzahta ve
    sıratta da aksayarak seke
    seke yürürler...

  4. #4
    Pürheves LaLeTuTKuNu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    La(L) MeKaN!..
    Mesajlar
    211

    Standart

    cok guzelmis...Rahman razı olsunn...

    M@zh@® ݧMi ©€L@L OLm@s@ H@kk’@ L@L€

    BuL@M@ZdI Bu K@D@® ®uTB€-i V@L@ L@L€...



    YoRGuN BiR DaG LaLeSiYiM BiR YoLuN BaSıNDa!...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslam-Barış ve Cihad
    By Bîçare S.V. in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.12.08, 08:32
  2. İslami Hayat Asıl Olan, Seküler Hayat Türedi Olandır
    By mirkat in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 15.12.08, 01:30
  3. Ben Barış'ı İstiyorum
    By Abdulbaki in forum Edebiyat
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 26.08.08, 11:09
  4. Said Nursi ve Barış
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.08, 10:15
  5. Barış Nedir?
    By sbs kurbanı in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.02.08, 01:20

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0