+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Bir Durum Değerlendirmesi

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart

    Bir Durum Değerlendirmesi


    R?SALE-? NUR DA?RES?NDEK? insanlar olarak, dar?l?p s?k?lmadan kabul ve itiraf etmemiz gereken bir vâk?ayla yüzyüzeyiz.

    ?tiraf edelim ki, Risale-i Nur’da dile getirilen hakl? ve hakikatli ölçülerin büyük k?sm?n?n bu diyardaki bütün mü’minlerin ortak ölçüsü haline gelmesini temin edemedik. O yüzden de, nice kabiliyetler ve nice emekler sonuçsuz yollarda harcan?yor ve nice y?llar husûlü meşkuk maksatlar uğrunda heba ediliyor. Risale hareketine de ciddi bir darbe vuran bir siyasî temayülün otuz y?ll?k bir ümit pompalamas?ndan sonra ehl-i iman? gelip b?rakt?ğ? nokta, sözümona ?slâm ad?na ortaya ç?kan bir dizi nevzuhur oluşumun umum mü’minleri töhmet alt?nda b?rakma yönündeki çabalara malzeme teşkil edişi.. gibi vâk?alar?n tümünde, Risale-i Nur’un şu zaman?n içtimaî hayat?nda mü’minler için ortaya koyduğu ölçülerden uzakl?ğ?n müthiş bir pay? bulunuyor. Bu ölçüler kabul ve tatbik olunamad?ğ? için ehl-i iman menfi ile iştigalden müsbet ile meşguliyete zaman bulam?yor. Şeytan taşlamaktan Kâbe’yi tavafa f?rsat? kalm?yor. Kendini savunmaktan başkas?na hakk? anlatma zaman ve zeminine kavuşam?yor.

    Risale-i Nur’un şu zaman?n hayat-? içtimaiyesine dair getirdiği hikmet ve basiret yüklü imanî ölçülerin umumîleşememesinde, Risale dairesi d?ş?ndaki mü’minlerin en az?ndan bir k?sm?n?n kusur, hata, taassup ve önyarg?lar?n?n pay?n? elbette gözard? ediyor değilim. Lâkin, ortadaki olumsuz durumu tamamen onlara y?k?p kendimizi hikmet ve hakikat dairesinde üzerimize düşeni hakk?yla yapm?ş zannetmeye de vicdan?m raz? olmuyor.

    Zira, bir kere, insanlar?n Risale-i Nur’un hakikati ile kendi şahsî kusurlar?m?z? ay?rmalar?n? temin edemedik. O yüzden, şahsî kusurlar?m?z mesleken Risale’ye muhalif olanlar?n Risale-i Nur’a karş? muhalefetlerini bu kusurlar?m?z? malzeme edinerek hakl?laşt?rmaya çal?şmalar?na imkân tan?d?. ?kincisi, Üstad? koyduğu ölçüler ile yapayaln?z ortada b?rakt?k. Bu ölçüleri el’an benimsememiş olan ehl-i dinin Risale-i Nur’a yönelik itiraz?na karş? kendimizi kalkan yapacağ?m?z yerde, Risale’yi kendimize kalkan yapt?k. "Kardeşim, Üstad böyle söylüyor. O ki şöyle şöyle bir insan. Ahirzaman müceddidi!" gibi yaklaş?mlar belki Risale dairesindeki insanlar? bir derece ikna etti; ama Risale-i Nur’a kalbî bir intisab? olmayan mü’minler böylesi bir üslubla sözkonusu hakikatli ölçüleri teslim etmedi, etmezdi de. Üstad?n şahsiyetini ve faziletini gelen itirazlara karş? bir kalkan gibi istimalin ötesinde, Üstad?n bu zaman içinde koyduğu bu ölçülerin, Kur’ân’a, sünnete ve de selef-i sâlihînin cadde-i kübrâs?na dayand?ğ?n?; Risale-i Nur’un çizdiği çizginin şu zamana has hususî bir çizgi değil, Asr-? Saadetten miras al?nan müstakim çizginin şu zamandaki uzant?s? olduğunu anlatabilsek sonuç çok daha değişik olurduóne ki, başaramad?k. Üstad ortada kald?, Üstad?n tercüman? olduğu ölçüler de. Kur’ân’daki âyetler ile bu ölçülerin vech-i irtibat?, Bediüzzaman’?n bu zamanda sergilediği tav?r ile meselâ Hz. Peygamberin Mekke’de, Ashab?n ise Fitne döneminde sergilediği tavr?n nas?l örtüştüğü, selef-i sâlihînin umumî çizgisi ile Risale-i Nur aras?ndaki irtibat ve insicam.. bütün bunlar ortaya konabilse, birçok samimî mü’min daha doğru ve hikmetli bir yerde durabilir, menfi mizaçlar?n zarar? en az?ndan daha dar ve daha hususî kalabilirdi.

    Ama, olmad?. Yapamad?k. O yüzden, ehl-i dinin ciddi bir k?sm? mizans?z insanlar?n estirdiği sonuçsuz ve hikmetsiz hülyalar rüzgâr?na kap?ld?; bu da, zarar? bütün mü’minlere dokunan gelişmelere zemin haz?rlad?.

    Maamafih, bunu, geçmişte tak?l?p kalan bir sorgulama olarak değil, gelecekte yapmam?z gerekene dair bir ders ve ibret olmas? bâb?nda söylüyorum.

    Yaşad?ğ?m bir şahsî tecrübeyi de, demeye çal?şt?ğ?m şeyin daha berrak biçimde kavranmas?n? temin edeceği için, özellikle zikretmek istiyorum.

    Şahsen, Risale-i Nur’daki iman dersinin sağlaml?ğ? ve hayat?ma anlam aray?ş?nda yolumu onunla bulmuş olman?n getirdiği itmi’nan, Risale-i Nur’da zikri geçen "Din dahilde menfi tarzda istimal edilmez" ölçüsüne benim hep bağl? kalmam?; dolay?s?yla da, siyaset-eksenli bir hizmet anlay?ş?na sürekli mesafe koymam? sağlad?. Lâkin, uzunca bir dönem san?yordum ki, bu, ?slâm tarihinin ana çizgisine göre bir şâz veya istisna teşkil ediyor! Eski zamanlarda iman hizmeti devlet ve siyaset ekseninde temelleniyordu da; şu zaman?n ve yaşad?ğ?m?z şu zeminin özel şartlar? hikmeten farkl? bir duruşu gerektiriyor!

    Fakat, Rabbimin inayetiyle gerçekleştirdiğim ve birkaç y?l?m? alan ?slâm tarihi ve de ?slâm düşünce tarihi okumalar?m, vâk?an?n böyle olmad?ğ?n?; ümmetin ana çizgisini çizegelen salih seleflerin kâhir ekseriyetinin tarih boyu hep saray?n, devletin ve siyasetin uzağ?nda kald?ğ?n?, meselâ mezhep imamlar?n?n bunun en bariz örneğini teşkil ettiğini gördüm. (?mam-? A’zam’?n zindana at?lmas?n?n sebebi, Abbasî sultan?n?n ?srar?na rağmen resmî bir görevióbaşkad?l?ğ?ókabul etmemesi idi sözgelimi. Yine resmî bir göreve asla girmeyen ?mam Mâlik, sultan?n keyfine keder verdiren hakl? ve hakikatl? bir içtihad? yüzünden taciz edilmişti. ?mam Ahmed b. Hanbel, iktidar üzerinden dine hizmet projesi yürütmek bir yana, iktidar sahiplerince idam eşiğine getirilmişti. Usul-i f?kh?n bânisi hükmündeki ?mam Şâfiî, o büyük hizmetini, nisbeten gözlerden uzak bir yerde, M?s?r’da gerçekleştirmişti.) Uleman?n ve meşâyihin ana çizgisi, hep, iktidar üzerinden dine hizmet mant?ğ?na asla kap?lmamak, ama ?slâm toplumu dahilinde dinin menfî tarzda istimali anlam?na gelen ve çok zulümlere de zemin haz?rlayan k?yam ve isyanlardan uzak durmak şeklinde tecelli etmişti. Yani, Risale-i Nur vesilesiyle öğrendiğim "Din dahilde menfi tarzda istimal edilmez" ölçüsü, yaln?zca ve yapayaln?zca Bediüzzaman’a has bir ölçü değildi; tarih boyu selef-i sâlihîn’in umumî ölçüsü olagelmişti.

    Bu vâk?ay? tesbit ile Risale-i Nur’a olan itimad?mda gerçekleşen art?ş?, ve Risale’deki bu ölçünün sair ehl-i dine anlat?lmas?nda bana sağlad?ğ? rahatl?k ve genişliği herhalde takdir edersiniz.

    Bu tecrübemin ikinci ad?m?, Risale’nin ve selef-i sâlihînin bu ölçüsünün Asr-? Saadetle; hususan Mekke dönemi ve de ilk Fitne dönemindeki olaylar ve duruşlar ile bağ?n?n kurulmas? idi.

    Üçüncü ve son ad?mda ise, gerek Ashab?n, gerek umumen selef-i sâlihînin, gerek Risale-i Nur’un ortaya koyduğu bu ölçünün, Kur’ân ile irtibat?n? farkettim. Ne Resûlullah sözkonusu tavr?n? kendi akl?nca icat etmişti, ne Ashab kendilerince bu ölçüye ulaşm?şt?, ne de selef-i sâlihîn ile birlikte Risale-i Nur. Fetih sûresinin 25. âyeti, Hudeybiye sulhünün bir hikmetini izah bâb?nda, mü’min ile münkirin ayr?şmad?ğ? ortamlarda, yani dahilde dinin menfi tarzda istimaline Allah indinde müsaade olmad?ğ?n?, tam da ‘masumlar?n uğrayacağ? zarar’ ile aç?kl?yordu: "Eğer o Mekkeli müşrikler içinde bilmediğimiz mü’min ve mü’mineler olmasayd?, eğer bilmeden onlar? ezecek olduğunuzda baş?n?za gelecek bilinmedip azap ve helak nazara al?nmasayd?, veya onlar ayr?l?p bir kenara çekilselerdi..."

    Şimdi, şayet bu âyeti ilk kez farketmiş veya Risale-i Nur’daki "Din dahilde menfi tarzda istimal edilmez" ölçüsünün, âyet bunu öğrettiği için yaz?lm?ş ve uygulanm?ş olduğunu kavram?ş iseniz, şöyle bir kendinize bak?n: Bu ölçüye olan itimad?n?z ve de bu ölçüyü koyan Risale-i Nur’a itimad?n?z artmad? m?? Artt?; zira, Üstad?n Sünuhat’ta vurgulad?ğ? bir s?r, ‘me’hazdaki kudsiyet’ s?rr? inkişaf etti.

    Peki, Risale’deki bu ölçüyü âyet-sünnet-selef irtibat? ile sunmay? hakk?yla becermiş olsak, bu ölçüyü hayat?n?n ölçüsü k?lan dindarlar azal?r m?, artar m?yd??

    Bu soruyu ciddiyetle sormam?z; doğru cevab?n?n üzerimize yüklediği gayret ve hamiyet borcunu ise kesinlikle ödememiz gerek!

    17.01.2004


    Metin Karabaşoğlu
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 13:42 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    sadakte ve bi hakki natakte ye ehil aziz

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir Hizmet Değerlendirmesi...
    By gulsah in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 22.12.11, 11:27
  2. Fenerbahçe'de Durum
    By gaziantepcengiz in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.06.08, 19:28
  3. Üniversitelerde Son Durum
    By yasemenn in forum Gündem
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 28.02.08, 19:35
  4. Bir Durum Değerlendirmesi
    By hasandemir in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.11.06, 23:21
  5. Üstad Hazretleri'nden Dış Siyaset Değerlendirmesi
    By elff in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.08.06, 23:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0