HAMD VE ŞÜKÜR


Ragıb El-İsfehani’nin Müfredat’ında hamd ve şükür arasındaki farka şöyle işaret edilir:
“Yüce Allah'a hamd etmek, O'nu üstün sıfatlarından dolayı övmektir. Hamd, şükürden daha geneldir.
Şükür, ancak nimet karşılığında yapılır. Buna göre, her şükür bir hamd sayılır.” (İsfehani, el-Müfredat)

Yani hamd, Allahu Teala’yı gerek verdiği nimetlerinden dolayı, gerek diğer bütün kemal sıfatlarından dolayı övmektir.
Şükür ise, yalnız verdiği nimetler dolayısıyla övmek, minnettarlığını ifade etmek demektir.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle izah eder:

“Ne kadar hamd ve medih varsa, kimden gelse, kime karşı da olsa, ezelden ebede kadar hastır ve lâyıktır o Zât-ı Vâcib-ül Vücud'a ki, Allah denilir.“
(29. Mektub)


(Alıntı)