Kaza ve Kader

Yüksek bir tepede oturduğunuzu farzediyoruz.
Tepenin altında da kavisli bir tren yolu olsun.
Siz tepenin tam üstünde olduğunuzdan, tren yolunun hem sağını,
hem solunu, tamamını görebiliyorsunuz.
Ve bir baktınız ki, aynı rayda karşılıklı ilerleyen iki tren var.
Onların iki dakika sonra çarpışacaklarını gördüğünüzden,
elinizdeki deftere “Bu iki tren iki dakika sonra çarpışacak.” diye yazdınız.
Ve trenler iki dakika sonra çarpıştı.

Şimdi kazadan kurtulan makinistlere deseniz ki:
“İşte bu benim defterim, ben sizin çarpışacağınızı,
daha siz çarpışmadan önce bu deftere yazmıştım.”

Acaba makinistlerin size şöyle deme hakları var mıdır?
“Biz senin yüzünden kaza yaptık.
Eğer sen bizim kaza yapacağımızı yazmasaydın,
biz çarpışmazdık, sen yazdığın için çarpıştık.
Sen bu kazanın sebebisin.” Elbette diyemezler.
Çünkü sizin yazınız yani ilim, onların çarpışacağına yani maluma tabidir.

Başka bir ifadeyle; siz,
onların çarpışacağını ilminizle gördüğünüzden dolayı bu yazıyı yazdınız,
yoksa onlar, siz yazdığınız için çarpışmadılar.
Siz yüksek bir yerde olduğunuz için,
onların göremediklerini; aynı raydan ilerlediklerini gördünüz.



(Kader, Allahü teâlânın ezelî ilmiyle bilmesidir,

zorla yaptırması demek değildir)

Abdülhakim Arvasi hazretleri