Her dönemde olduğu gibi günümüzde de evliyalar bulunmaktadır.

Allah Teala bir ayette: “Allah inananların dostudur,” (Bakara, 2/257) buyurarak her mü’minin veli olduğunu bildirir. Veli, dost, yani Allah dostu demektir. Her mü’min için velilik kapısı açıktır. Bu sebeple Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle onun emir ve yasaklarını yerine getiren herkese veli diyebiliriz.

Allah, peygamberlerini insanlar içinden o makama layık olanlarını kendi seçer. Bu sebeple hiç kimse çalışarak veya ibadet ederek o makama çıkamaz. Ancak veli olmak her mü’min için mümkündür. Ayrıca bir peygamberin kendini gizlemesi caiz olmadığı hâlde, bir veli kendini gizleyebilir. Hatta Allah’ın en makbul velisi insanlar içinde gizli olarak kalmıştır.

Bununla beraber bir insanın çocukluğundayken ileride Allah’ın sevgili bir kulu olacağı bilinebilir. Ancak bunu bilenler de yine Allah’ın sevgili kullarıdır. Bu sebeple özel işaretlerin neler olduğunu bilmek ve söylemek veli işidir. Bizim vazifemiz, her mü’mine veli olması ihtimaliyle saygı ve sevgi göstermektir. Kalplerin içinde olanları en iyi Allah bilir.

Şunu kesin olarak bilmek lazımdır: Bir mü’min imanına ve ameline güvenip gurura düşmemelidir.

Sonumuzun ne olacağını bilemeyiz. En büyük alim ve evliyalar, imansız ve amelsiz ölmekten korkup Allah’a sığınmışlardır. Bu yüzden önceden iyi ve değerli bildiğimiz birisinin sonu kötü ve bozuk olabilir.

Bizim görevimiz, iyi bildiklerimizi sevip saymak, dualarını almak; kötü bildiklerimizin ise zamanla düzelip Allah’ın sevgili kulları arasına girebileceğini ümit ederek asla dışlamamak, ilgi ve alakayı kesmemektir.

Sorularla İslamiyet