Sorunun Detayı

"Kim hapşırdığı zaman 'elhamdülillahi Rabbi'l-âlemine alâ külli hâlin ma kâne' derse ebediyen ne kulak ne dil (ne de karın) ağrısı çeker." (Kütüb-ü Sitte, IX/426)
Şimdi biri böyle dedi mi bütün dil ağrısı kulak ağrısı ve karın ağrısı bir daha olmayacak mı?
Böyle diyen birinin ya karnı ağrırsa kulağı ağrırsa bu hadise yalan mı diyeceğiz?

Cevap

- Bu hadisi, Buhari (Sahihinde değil), “el-Edebu’l-Müfred”inde (Riyad, 1419/1998, 1/504), Hz. Ali’den mevkuf (onun sözü) olarak rivayet etmiştir.

- İbn Hacer, Buhari’nin bu rivayetine dikkat çekmiş ve ravilerinin “sika-güvenilir” olduklarını ve bu tür sahabe sözlerinin merfu hükmünde yani Peygamberimizden duydukları hadisler olduğunu bildirmiştir. Çünkü bu tür bilgiler, ancak Peygamber Efendimizin haber vermesiyle bilinecek şeylerdendir. (bk. Fethu’l-Bari, 10/600)

- Bununla beraber, Buhari’nin bu rivayeti “Sahih”ine almaması, bunu kesin olarak “sahih” görmediğine delalet etmektedir. Nitekim, bu eseri tahkik eden Nasıruddin el-Elbani, bu rivayetin zayıf olduğunu bildirmiştir. (bk. a.g.y, ilgili talik; Daifu Edebi’l-Müfred,1/86)

-Taberani de Hz. Ali’den merfu, yani Peygamber Efendimizin sözü olarak rivayet etmiş, fakat senetteki bazı ravilerin “teferrüd ettiklerine /rivayette yalnız kaldıklarına”dikkat çekerek hem ilgili ravilerin zayıf olduklarına hem de dolaylı olarak hadisin de zayıf olduğuna işaret etmiştir. (bk. Taberani, el-Evsat, 7/155)

İbn Hacer de Taberani’nin bu rivayetinin zayıf olduğunu bildirmiştir. (bk. Fethu’l-Bari, a.g.y)

- Bu hadisin zahiri ifadesi, realiteye de aykırıdır. Çünkü, bunu söyleyenlerin de dişleri, kulakları ağrır. Bunu herkes deneyebilir. Şayet sahih olsa bile, bu takdirde Hz. Ali’nin bunu söylerken hangi bağlamda ve hangi kayıtlarla söylediğini bilemiyoruz.

Bununla beraber, “hapşıranların Allah’a hamdetmesi” ile ilgili birçok sahih rivayetler var, fakat hiç birinde “kulak ve dişin ağrımayacağı”na dair bir ifade yoktur.

Sorularla İslamiyet