+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 38

Konu: Bediüzzaman Said Nursi'ye Göre Diyalog

  1. #1
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Bediüzzaman Said Nursi’ye göre H?ristiyanlarla diyalog

    M. Ali KAYA







    Asr?m?z?n maneviyat ve ruh doktoru ve mimar? olan Bediüzzaman Said Nursi “Bu zamanda ehl-i islam?n en büyük tehlikesi fen ve felsefeden gelen bir dalaletle kalplerin bozulmas? ve iman?n zedelenmesidir. Bunun yegâne çaresi nur göstermektir; ta ki kalpler ?slah olsun ve imanlar kurtulsun”[1] ifadeleri ile misyonunu belirleyerek “?man Hizmeti”ne başlam?şt?r.



    Çünkü bu zamanda tabiatç? felsefeden kaynaklanan küfür cereyanlar? Allah’? inkâra götürdüğü, maddeyi ve maddeciliği öne ç?kard?ğ? için, maneviyat? ve ruhaniliği esas alan her şey gibi H?ristiyanl?k da bundan etkilenmektedir. Bundan dolay? kiliseler boşalmakta ve anarşi ve ahlaks?zl?ktan H?ristiyanlar?n dindarlar? da çok rahats?z olmaktad?rlar. Ak?l, ilim ve fenne değer veren, ilmi gelişmelere sahne olan bir dönemde hurafevari, akla uymayan H?ristiyanlar?n teslis akidesi maalesef inkârc?l?ğ?n yay?lmas?na, güçlenmesine sebep olmuştur. Hâlbuki bütün hay?r ve güzelliklerin memba? olan vahy-i semavi her nevi hurafelerden beridir. Vahyin değişmeyen mesaj? olan Kur’an-? Kerim insanl?ğa gerçekleri anlatmaya devam etmektedir. ?sevîliğin kaynağ? da vahy-i semavidir. Bunun için hakikatten ve vahiyden beslenen hakiki ?seviliğin şahs-? manevisi vahy-i semavi k?l?c? ile o müthiş dinsizliğin şahs-? manevisini öldüreceğini peygamberimiz (asm) haber vermiştir. Elbette ?seviliğin temsilcisi olan ?sa (as) da dinsizliğin temsilcisi olan Deccal’? öldürmekle bu süreci başlatacakt?r. Her iki olay?n sonucunda ise “?nkâr-? Ulûhiyet fikri” tamamen ölmüş olacakt?r.[2]



    ?slami kaynaklar dinsizliğin temsilcisini “Deccal” olarak isimlendirir. Tabii ki bu bir insand?r. Ancak dinsizlik komitesinin lideridir. Mağrur ve firavunlaşm?ş ve Allah’? unutmuş ve inkâr etmiş olduğu için geçici cebbarane hâkimiyetine “Ulûhiyet” nam?n? vermiştir. Teşkil ettiği şahs-? manevisi olan dinsizlik rejimi ise pek güçlüdür ve kuvvetlidir. Şahs?n?n ölümü ile kurduğu rejim elbette ki son bulmaz. Hadislerde aç?klanan deccala ait müthiş vas?flar onun hâkimiyeti döneminde teşkil ettiği rejimine ve o rejimde yapt?ğ? icraatlara ait olduğu ve bunu bilmeyenler bu hususlar? sadece deccal?n şahs?na verdikleri için rivayetler imkâns?z zannedilmiştir.[3]



    Deccal ve Süfyan?n dinsizlik rejimine karş? ayr? ayr? mücadele eden Müslümanlar ve gerçek H?ristiyanlar mağlubiyetin verdiği s?k?nt? ve kurtuluş çaresi aramalar? sonucunda bir araya geleceklerdir. Bunun sonucu olarak da H?ristiyanl?k âleminde gerçek ?sevilik olan “Tevhitçilik” ortaya ç?kacakt?r. Hal-i haz?r H?ristiyanl?k da tahrifattan ve hurafattan s?yr?larak ?slamiyet ile omuz omuza gelecektir. Sonunda H?ristiyanl?k ?slamiyete ink?lâp edecektir. Bu birleşme sonucu hak din büyük bir güç kazanacak ve dinsizlik mahvolacakt?r. Bunun böyle olacağ?n? Hz. ?sa’n?n (as) müjdelediği ahir zaman peygamberi olan peygamberimiz (asm) yüce Allah’?n vadine dayanarak haber vermiştir. Hz. ?sa’n?n (as) peygamberimizi müjdelediği gibi peygamberimiz de Hz. ?sa’n?n (as) gelerek bu hadiseye şahit olacağ?n? haber vermiştir.[4] Madem haber vermiştir, elbette haber verdiği gibi vuku bulacakt?r.



    H?ristiyanl?ğ?n kendi bünyesinde yapm?ş olduğu reformlar sonucu teslisten Protestanl?ğa geldiğini, günümüzde ise Tevhide yaklaşt?ğ?n? görebiliriz. Bu değişim ve dönüşümün nihayet ?slamiyet ile omuz omuza gelerek ?slama teslim olma noktas?na geleceğine ima ve işaret olarak peygamberimiz (asm) “?sa (as) gelip şeriat?mla amel edecek” buyurmuşlard?r.[5]



    Dinsizlikten kaynaklanan ve insanl?ğ? dehşetli ve müthiş buhranlara sürükleyen anarşi, ifsat ve tahribin yegâne çaresi ancak ilâhî ve semavî bir dinin ezelî ve ebedî hakikatleridir. Bu hakikatler de ancak ?slâmiyet’te ve Kur’anda vard?r. Bediüzzaman Risale-i Nur Külliyat? ile ?man?n ve ?slam?n hakikatlerini ak?l, kalp ve ilme kabul ettirecek şekilde müdellel ve müberhen ispat ve izah ederek “Tevhidi” ispat etmiştir. Bütün hayat?n? da bu hakikatlerin neşri için vakfetmiştir. Hatta değil Müslümanlarla, belki dindar H?ristiyanlar ile de dost olarak düşmanl?ğ? bir tarafa b?rak?p dinsizlik, zulüm ve anarşiye karş? insanl?ğa ancak Kur’an?n semavi hakikatlerinin yegâne çare olduğunu izah etmektedir.[6]



    Kur’an şakirdi olan Müslümanlar, delil ve bürhana tabi olarak ak?l ve kalbi ile ?slama girmektedirler. Hâlbuki H?ristiyanlar ruhbanlar? taklit ederek dinlerini devam ettirmektedirler. Bundan dolay? elbette ak?l, ilim ve fennin hükmettiği bir zamanda akli delillere dayanan ve bütün hükümlerini akla tespit ettiren Kur’an hükmedecektir.[7]



    Peygamberimiz (asm) “Ahir zamanda ?sevilerin hakiki dindarlar? ehl-i Kur’an ile ittifak ederek müşterek düşmanlar? olan z?nd?kaya karş? dayanacaklar?n?”[8] bize haber vermiş ve bir anlamda bunun yap?lmas?n? istemiştir. Bediüzzaman hazretleri de bunun tahakkukunun yollar?n? açm?ş ve bu diyalogu başlatm?şt?r.



    H?ristiyanlar ile diyalog çal?şmalar?n? ilk olarak başlatan Bediüzzaman Said Nursi hazretleridir. 1950 y?l?nda Demokrasiye geçilmesi ile devletle millet aras?nda bar?ş?n temellerinin at?ld?ğ?n? gören Bediüzzaman, H?ristiyanlar ile diyalog olmadan bunun devam edemeyeceği düşüncesinden yola ç?karak hemen “Risale-i Nur Külliyat?n?” “Vatikan” papal?k makam?na gönderir. Böylece ?slamiyetin doğru anlaş?lmas? gereği üzerinde durur. Bunun cevab?n? 22 Şubat 1951 tarih ve 232247 say?l? papal?k makam?n?n resmi yaz?lar? ile al?r.[9]



    Bediüzzaman 1953 y?l?nda Fethin 500. Y?ldönümü Kutlamalar?na kat?lmak üzere ?stanbul’a gelir. ?stanbul’un fethinin 500. y?l? kutlamalar?na kat?l?r. Birkaç gün sonra da talebesi Ziya Arun ile beraber “Fener Patrikhanesi”ne giderek patrik Athenagoras ile görüşür. Ona : “Hr?stiyanl?ğ?n din-i hakikisini kabul etmek, Hz Muhammed’i (asm) Peygamber, Kur’an-? Kerimi de Kitabullah kabul etmek şart?yla ehl-i necat olacaks?n?z” der. Athenagoras ise cevaben: “Ben kabul ediyorum” der.[10] Bediüzzaman böylece hem diyalog, hem de tebliğ vazifesini en güzel şekilde yaparak bizlere de örnek olmuştur.



    Bediüzzaman’?n başlatt?ğ? bu diyalog bu konuda yap?lan çal?şmalar?n ilkini teşkil etmektedir. Bediüzzaman “Sulh-u Umumî” dediği dünya bar?ş?n?n devletlerin bir araya gelerek yapt?klar? antlaşmalarla sağlanacağ?n? da ifade ederek bunun için elinden geleni yap?yor ve bu nevi antlaşmalar? yapanlar? siyasi düşüncelerine bakmaks?z?n tebrik ediyordu. Nitekim 1955’te Türkiye ile Irak aras?nda imzalana “Bağdat Pakt?” anlaşmas?n? tebrik ederek devrin Cumhurbaşkan? Celal Bayar ve başbakan? Adnan Menderes’e birer tebrik mektubu yazm?şt?r.[11] Bu antlaşma daha sonralar? ?ngiltere, Pakistan, ?ran’?n ve Amerika’n?n da müşahit s?fat?yla kat?l?m? ile daha da genişleyerek “CENTO” ad?n? alm?şt?r.



    Bediüzzaman mezkûr mektubunda “Bu ittifak?n?z inşallah dört yüz milyon ?slam’?n sulh-u umumisine ve selamet-i âmmenin teminine kati bir mukaddeme olarak ruhumda hissettim. Müsaleme-i umumiyeye şiddetle muhtaç Hr?stiyan ve sair dinler sahiplerinin dostluklar?n? bu vatan ve millete kazand?rmaya tam bir vesile olacağ?na ruhum kanaat geldiğinden size beyan ediyorum”[12] diyordu.



    Bediüzzaman iki nokta üzerinde önemle duruyordu. Birincisi “?slam?n ve Müslümanlar?n sulh-u umumisi”, ikincisi de “müsaleme-i umumiye”. Küreselleşme ve Globalleşme dediğimiz etkileşim sürecinde Müslümanlar?n bar?ş?, dinlerin bar?ş?n?, onun da dünya bar?ş?n? etkileyeceğini görerek bize yol gösteriyordu. Küreselleşmenin hedefi olan insan haklar?, fikr-i hürriyet, din ve vicdan hürriyetinin bu şekilde gerçekleşebileceğinin alt?n? çiziyordu. ?talyan Prof. Dr. Thomas Michel ve ABD Georgetown Üniversitesi Prof. Dr. John O. Voll Bediüzzaman’?n bu fikirlerini ve gayretlerini takdir ederek “ Bediüzzaman âlemşümul bir şahsiyet ve sosyologdur. Tüm insanl?ğa ayd?nl?k bir yol göstermiştir” demekten kendilerini alamam?şlard?r.[13]



    Bediüzzaman diyaloga o derece önem vermektedir ki “Asay-? Musa” gibi eserlerinin Amerikal?lara verilmesini takdir ederek “Misyonerler ve Hr?stiyan ruhanileri, hem Nurcular çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü her halde şimal cereyan?, ?slam ve ?sevi dininin hücumuna karş? kendini müdafaa etmek fikriyle, ?slam ve misyonerlerin ittifak?n? bozmaya çal?şacak”[14] diyerek komünizm, masonluk ve siyonizm’in oyununa gelmemeleri noktas?nda ikaz etmektedir. Hadiseler Bediüzzaman’? bu noktada da hakl? ç?karm?şt?r. 11 Eylül’de Amerika’da yaşanan terör hadisesi, bu uluslararas? örgütlerin H?ristiyan ve Müslüman diyalogunu bozmaya çal?şarak, küreselleşmenin mecras?n? farkl? yönlere çekmeyi amaçlamak için terörü kullanmak istediği anlaş?lmaktad?r. Fakat akl-? selim galip gelecek ve bu olaylar bar?ş?n, diyalogun önünü açacak ve küreselleşmeyi demokrasi, insan haklar? ve Müslüman-H?ristiyan diyalogu yönünde etkileyecektir. Bu diyalog da küreselleşmeyi dünya bar?ş? yönünde etkileyecektir.



    Dünyan?n şartlar? değişmiştir. Dünya Bediüzzaman’?n 80 y?l önce tespit ettiği gibi “Bir köy şeklini alm?şt?r.”[15] 1930’lu y?llarda sonra da “Laikliğin kabulü ve Din ve Vicdan Hürriyetinin devletlerin kanun-u esasilerine girmesi ile silahla dini cihat sona ermiştir.[16]



    Bediüzzaman’?n da ifade ettiği gibi, insanl?k ikinci dünya savaş?ndan sonra istibdat ve bask?n?n, zulüm ve tahribat?n ac? ve kötü neticelerini görmüş, dünyan?n bütün bütün fani olduğunu anlam?şt?r. ?nsan f?trat?n?n âş?k olduğu ve devaml? istediği ebedi saadeti aramaya başlam?şt?r. Gaflet, dalalet ve tabiat?n en güvendiği kaleleri Kur’an?n elmas k?l?c? olan Risale-i Nurlar ile parçalanm?şt?r. Dünyaya hâkim olma ve hükmetme siyasetinin pek çirkin olan gizli yüzü aç?ğa ç?km?şt?r. Bütün bunlar?n bir sonucu olarak insanl?ğ?n hak dini arayan cemiyetleri ve büyük hükümetleri Kur’an-? Mu’cizü’l-Beyan? arayacaklar ve hakikatlerini anlad?ktan sonra bütün ruh-u canlar? ile sar?lacaklard?r.[17] Kur’an-? Kerimin bu hakikatlerini duyurmak ve arayan muhtaçlara ulaşt?rmak din adamlar?n?n ve bizim en büyük görevimizdir.












    Dipnotlar:



    [1] Lem’alar, 155





    [2] Mektubat, 12





    [3] Mektubat, 61





    [4] Nisa, 4: 156–159; Saff, Suresi,61:6; Mektubat, 60





    [5] Sözler, 643; Buhari, 4:205; Müslim, 1:136





    [6] Emirdağ Lahikas?, 9–10





    [7] Hutbe-i Şamiye, 33–34





    [8] Buhari, 4.205; Müslim, 1:136





    [9] Emirdağ Lahikas? (2001) s.303





    [10] Şahiner, Necmettin, (1994-?st) Bilinmeyen Taraflar?yla Bediüzzaman Said Nursi, s. 405





    [11] Emirdağ Lahikas?, (2001) s. 437





    [12] Emirdağ Lahikas?, s. 437–438





    [13] Yeni Asya, 19 Ekim 2001, “Başet” Halil Uslu





    [14] Emirdağ Lahikas?, s. 139





    [15] Nursi, Bediüzzaman Said, Muhakemat, (1990-Sözler Yay?nevi) s.38





    [16] Nursi, Bediüzzaman Said, (2001) Şualar, 243





    [17] Nursi, Sözler (2001) s. 140–141
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  2. #2
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    H?ristiyanlar ile diyalog çal?şmalar?n? ilk olarak başlatan Bediüzzaman Said Nursi hazretleridir. 1950 y?l?nda Demokrasiye geçilmesi ile devletle millet aras?nda bar?ş?n temellerinin at?ld?ğ?n? gören Bediüzzaman, H?ristiyanlar ile diyalog olmadan bunun devam edemeyeceği düşüncesinden yola ç?karak hemen “Risale-i Nur Külliyat?n?” “Vatikan” papal?k makam?na gönderir. Böylece ?slamiyetin doğru anlaş?lmas? gereği üzerinde durur. Bunun cevab?n? 22 Şubat 1951 tarih ve 232247 say?l? papal?k makam?n?n resmi yaz?lar? ile al?r.[
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Gayyur ahmetsaid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    109

    Standart

    arkadaşlar;
    Üstad?n yapt?ğ? diyalogtan öte bir tebliğdir.
    H?ristiyan dünyas?na ?slam? anlatmakt?r.
    günümüzde bir kesimin yapt?ğ? diyalog ise farkl? bir şeydir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    ahmed abi kafam kar?şmakta o tahmin ettigimi belirli kesimde islam?

    tan?tmak için çabalamakta risale i nurlar? ölçü almakta kişileri risale i nura

    göndermekte risalei nuru daha iyi anlamak için o bir kesimin kitaplar?n?nda

    ayna oldugu kan?s?nday?m o bir kesimin okullarda başörtüsü hakk?nda

    fetvas? üstad?n görüşüne paralellik arz etmedigini aç?klayan abilerde ç?kt?


    peki o bir kesim risalei nurun d?ş?ndam? abi
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:59 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Gayyur ahmetsaid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    109

    Standart

    tamamen d?ş?ndalar.
    onlar?n tek maksad?, liderlerinin manevi makam?n? isbat etmek.
    diyalogun maksad? da bu.
    daha ileri şeyler söylenebilir, ama yeri değil
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:59 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    sözlerinizi değerlendirmeye alacag?m sizin bahsettiginiz gibi

    düşünmüyordum liderlerinin manevi makam?n? ispat etmek ile dialog

    aras?ndaki baglant?n?zla ayn? düşüncede degilim samimi olduklar?

    kan?s?nday?m tabiki hatalar?da elbet vard?r
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:59 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Gayyur ahmetsaid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    109

    Standart

    karatoprak kardeşim;
    fikirlerinize sayg? duyar?m.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 14:59 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Alıntı ahmetsaid Nickli Üyeden Alıntı
    karatoprak kardeşim;
    fikirlerinize sayg? duyar?m.
    bende sizin fikirlerinize sayg? duyar?m abi Allah inşallah dogruyu idrak

    etmemi gösterir
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:00 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    [QUOTE=ahmetsaid]tamamen d?ş?ndalar.
    onlar?n tek maksad?, liderlerinin manevi makam?n? isbat etmek.
    diyalogun maksad? da bu.
    daha ileri şeyler söylenebilir, ama yeri değilQUOTE] ahmetsaid kardeşim. Diyaloğun şuan gerçek manas?yla yerine getirildiğini veya baz? kitlelerin malesef yanl?ş uygulad?ğ?n? kabul ediyorum. Fakat bu "diyaloğun maksad?"n?, yani amac?n? veya ne olduğunu değiştirmez. Üstteki yaz?da da belirtildiği gibi bu tebliğde kullan?lan bir yoldur ve Bediüzzaman taraf?ndan üretilmiştir. Herhangi yanl?ş uygulamalar, "asl?n?" bozmasa gerek...
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:00 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  10. #10
    Gayyur ahmetsaid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    109

    Standart

    değerli serdengecti kardeşim;

    maalesef günümüzde diyalog denince bir kesimin yapt?ğ? yanl?şl?klar akla geliyor.
    Üstad?n yapt?ğ?na tebliğ desek daha güzel bir tan?m olur kanaatindeyim.
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:00 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cemil Meriç'e Göre Bediüzzaman Said Nursi
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.11.14, 22:11
  2. Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Din ve Vicdan Özgürlüğü
    By SeRDeNGeCTi in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 19.09.09, 00:30
  3. Bediüzzaman Said Nursi'ye Göre Başarının Şartları
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.11.08, 14:51
  4. ..Cemil Meriç'e Göre Said-i Nursî..
    By Mutella in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.05.08, 10:41
  5. Bediüzzaman'a Göre Tarikat
    By Meyvenin Zeyli in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.02.07, 17:45

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0