+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Bilim: Süper Cisimler ve Esir Maddesi

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Prof. Dr. Osman Çakmak

    B?L?M için san?landan farkl? bir şeydir boşluk. Kuantum kuram?, boşluğun boşluk olmad?ğ?n? kabul eder meselâ. Bu kurama göre, boş san?lan uzay bir “etkinlikler bölgesi”dir asl?nda. Alanlar vard?r, titreşir, dalgalan?r. Boşluğun bu dalgalanmalar? enerji demektir. “Mutlak S?f?r” enerjisinin var olabileceğini, Heisenberg’in ünlü belirsizlik ilkesi öngörmüştü. Richart Feynman ve John Wheeler bir elektrik ampülünün içindeki boşluğu incelemiş ve böyle bir boşluk enerjisinin gezegenimizin tüm okyanuslar?n? kaynat?p buharlaşt?rabilecek bir güce sahip olduğunu göstermişlerdir. “Boşluğun kuantumlaşmas?” ile “genel görecelik” aras?ndaki ilişki de ünlü Fizikçi Paul Davies ve Stephen Fulling taraf?ndan yap?lan bir deneyle gösterildi. Boşluktaki bir ayna titreştirilip foton ?ş?mas? oluşturuldu.
    Tüm bu gelişmelere rağmen, “boşluk enerjisi”nin tam olarak ne olduğu fizik bilimi içinde anlaş?lm?ş değildir henüz. Bu yüzden de sanayide kullan?labilecek türden bir enerji biçimi haline gelemedi. Bu konuda hâlâ bilinmeyen noktalar var. Örneğin, bizler durgun potansiyel suyu al?p yukar?dan aşağ?ya doğru ak?tarak onu kinetik enerji şekline dönüştürebiliyoruz. Böylece elektrik elde edebiliyoruz. Ama alt?nda bir enerji faz? ve düzlemi bulunmad?ğ? için, boşluk enerjisini ak?tam?yoruz, dolay?s?yla bu enerjiden şimdilik elektrik üretilemiyor. Bu durum, koca bir okyanusun içinde yaşay?p da çevreyi oluşturan dev enerji ortam?ndan faydalanamamaya benziyor.

    Boşluğun anlaş?lmas?nda karş?laş?lan problemi çözme ad?na at?lan ad?mlardan biri, “süper sicim teorisi”dir. Sicimler öyle bir küçüklüğü ifade ediyor ki, atom bir gezegenin yan?nda ne kadar kal?yorsa, sicim de bir atomun yan?nda o kadar kal?yor. 10 üzeri 33 santimetre (Planck sabiti) [1] çap?ndaki süpersicimler bütün maddenin temelini oluşturuyor. Y?ld?zlar aras?ndaki sözde boşluk da dahil, her şey onlardan oluşuyor. Onlardan daha küçük bir cisim yok. “Onlar olmasayd? hiçbir şey olamazd?” diyor Green. “Ne zaman, ne uzay, ne de madde olurdu. Y?ld?zlar ve gezegenler de olmazd?. Evren diye bir şey olmazd?.”

    Süpersicim Teorisi



    Süpersicim teorisine göre bütün parçac?klar ve kuvvet taş?y?c?lar? (elektronlar, kuarklar, fotonlar, gravitonlar, vs) Planck sabiti çap?ndaki boyutlara sahip sicimlerden oluşur. Uçlar? halka şeklinde aç?k veya kapal? olabilen bu sicimlerin farkl? titreşim şekilleri söz konusudur. Teorinin en cazip yönü, dört temel kuvveti ve onlarca temel parçac?ğ? basit bir sicimin titreşimleri ve hareketleri cinsinden ifade edebilmesidir. Fizikle ilgili olanlar, bunun ne kadar büyük bir kolayl?k olduğunu bilir.

    Teorinin en s?ra d?ş? özelliği, sicimlerin titreşim ve sal?n?mlar?n? ifade edebilmek için tam 10 boyuta ihtiyaç duyulmas?d?r. Zaman için bir ve uzay için dokuz boyutta hareket eden bu cisimler, dört boyutlu uzay zaman?m?zda noktasal parçac?klar? ve bu parçac?klar aras?ndaki etkileşimleri oluşturmaktad?r. Gözlemleyebildiğimiz dört boyutun d?ş?nda kalan boyutlar?n kendi üzerine k?vr?ld?ğ? ve çok ufak kald?klar? için fark edilmedikleri düşünülmektedir.

    Süpersicimler seviyesinde inan?lmaz bir kargaşa, bir yuvarlanma ve köpürme ve sürekli bir değişim var. Austin Texas Üniversitesi’nden John Wheeler şunlar? söylüyor: “Uzay, üzerinden uçan pilota dümdüz görünen ama içine düşen bahts?z kelebek için feci bir keşmekeş olan bir okyanusa benziyor. Daha yak?ndan bak?ld?kça daha fazla hareketlilik gösteriyor, yap?n?n içine girildiğindeyse her yer sicimler ve deliklerden oluşuyor.”[2]

    Einstein’in genel görelilik kuram? da, bu köpüğümsü özelliğin bütün uzayda bulunmas?n? zorunlu k?l?yor. Sicim teorisi ile daha bir anlam kazanmaya başlayan teori ise, “Herşeyin Teorisi.” Kâinattaki tüm parçac?klar? ve etkileşimleri bir çat? alt?nda toplayacak Herşeyin Teorisi (Theory of Everything), Einstein'dan beri tüm fizikçilerin en büyük hayalini oluşturuyor asl?nda. Çünkü maddeyi, vakumu ve evrenin başlang?c?n? daha iyi anlayabilmek için fizik dünyas? öteden beri böylesi kuşat?c? bir çat? teoriye ihtiyaç duyuyor. ?şte Süpersicim Teorisi, dev fizik problemlerini izah yeteneğiyle bu konuda ümit veriyor.

    Günümüzde hareketleri belli bir uzay zaman çat?s? alt?nda yaklaş?mlarla formüllendirilmeye çal?ş?lan sicim teorisi sağlam bir zemine oturtulabilirse, “uzay zaman”?n ne olduğu ve nas?l ortaya ç?kt?ğ?, dolay?s?yla “uzay?n dokusu” “esir maddesi” nin yap? ve mahiyeti hakk?nda daha doyurucu bilgilere ulaşabileceğiz.

    Süpersicim teorisi sadece esir konusunda değil, kâinat?n yarat?l?ş s?rlar?n? da izah etmeye aday. Mevcut fizik teorilerine göre, kâinat “yalanc? vakum”dan “gerçek vakum“ durumuna bir kuantum s?çramas?yla yarat?ld?. Astrofizikçiler yapt?klar? hesaplamalarla kâinat?n toplam enerjisinin yaklaş?k s?f?r olduğu iddias?nda. Bu gayet makul bir iddia. Çünkü gerçekten de kütle ve hareket enerjilerinden meydana gelen pozitif enerjinin, çekim gücünün oluşturduğu negatif enerji ile hemen hemen ayn? büyüklüğü göstermesi gerekir. Bu keşfin ilginç bir yan? da, muazzam genişlikteki kâinat?n “yoktan var edildiğini” farkl? bir yönden ispat etmesidir.


    Nursî ve Elmal?l?’n?n

    Esir Yorumu




    Bat?l? fizikçilerin d?ş?nda esir maddesi hakk?nda bizim kaynaklar?m?zda da ciddi bilgilere rastlamak mümkün. Örneğin, Said Nursî Hud Suresi yedinci ayetinde geçen “Arş su üzerindeyken…” ifadesini yorumlarken, bu ifadenin esir maddesine işaret ettiğini, esir maddesinin yarat?l?ş silsilesinin ilk ad?m?n? teşkil ettiğini ve sonra atom alt? taneciklerin (cevahir-i ferd) yarat?ld?ğ?n? belirtir. Bu yoruma göre, Cenab-? Hakk'?n arş?, su hükmünde olan esir maddesi üzerinde yer almaktad?r. Esir maddesi yarat?ld?ktan sonra, Sani'in ilk icadlar?n?n tecellîsine merkez olmuştur.[3] Gerçekten de esiri anlayabilmemiz için en güzel benzetme, ak?c?l?ğ? ve her yere nüfuz kabiliyetidir. Bu kabiliyet, canl?l?ğ?n oluşum ve idamesindeki hayati görevleri son derece anlaş?l?r k?lmaktad?r.

    Şu halde, ruh ve enerji bedenimizle bizim esir deryas? içinde yüzdüğümüzü söyleyebiliriz. Hayat enerjimizi esir deryas? içinden al?yoruz, ama denizdeki bal?klar gibi o deryadan bir haberimiz yok.

    Esir maddesinin varl?ğ? ve mahiyetiyle ilgili bir başka bilgiyi de, Yasin sûresi otuz alt?nc? ayetten elde ediyoruz. Bu ayette geçen “Hepsi bir felekte (yörüngede) yüzüp gitmektedir,” ifadesi, güneş, ay ve dünyayla beraber milyarlarca gökcisminin uzay boşluğunda belli bir yörüngede yüzüp gittiklerini anlat?yor. Buradaki “yüzme” kelimesini, yüzmenin bir boşlukta değil ancak bir madde içinde olabileceğini düşünürsek, ayette uzay boşluğunun bir denize benzetildiğini görebiliriz. Elmal?l? Hamdi Yaz?r da yine “Arş su üzerindeyken…” ayetinin tefsirinin bir manas?n?, “Bunlar arş?n her şeyi kaplayan bir cisim olmas? anlam?yla ilgilidir” şeklinde ifade eder. Bu yorumda da esir ve esirin özelliklerine dolayl? yoldan bir aç?klama dikkati çekmektedir.

    Bu bilgilerden yola ç?karak şunu söylememiz mümkün: Bilim tarihi içinde esirle ilgili teorilerin değişiklik göstermesine karş?n, yine de bu teorilerden bağ?ms?z bir gerçekliği var esir maddesinin. O da esir maddesinin bir yay?lma ortam? olmas?d?r. Bunun doğru anlaş?lmas?, pekçok şeyin de anlaş?lmas?na katk? sağlayabilir. Örneğin, dua, hamd, tesbih gibi ibadetlerden has?l olan neticelerin yay?lma ortam?, kulu Allah ile buluşturan alan olabilir esir. En uzağ?n en yak?n hale geldiği, bir şeyin herşeyle münasebet kazand?ğ? bir esir ortam?, hem Yaratan’?n birliğine hem de her şeyle bizzat ilgilendiğine delil olabilir. Yine, tüm evren katlar?n?n ondan yap?land?ğ? ve ondan hayat ve enerji ald?ğ? bir esir ortam?, kâinat?n âdeta “ruhu” hükmündeki işleviyle de, kayyumiyet s?rr?n?n aç?klay?c?s? olabilir.


    Evren Katlar? ve Esir



    NNursî, fizik ötesi kanunlar?n yürürlükte olduğu metafizik âlemlerin muhtelif tabakalara ayr?ld?ğ?n? ifade eder. Ona göre, bu evren katlar?n?n her birinin kendine has kanunlar? vard?r ve o kanunlar sayesinde yedi farkl? uzay-mekân?n birbirinden farkl? işleyiş mekanizmalar? oluşmuştur.[4] Esir de, işte bu âlemlerin ortam ve alan?na tekabül etmektedir.

    Esirin her bir âlemin dokusunu teşkil etmesi ve yedi âlemin ayr? ayr? hüküm ve kaidelerine göre yap?lanmas? ise Nursî’de şu şekilde ifadesini bulur: “Esir kalmakla beraber sair maddeler gibi muhtelif teşekkülatta ve ayr? ayr? suretlerde bulunduğu tecrübeten sabittir. Evet nas?l ki; buhar, su, buz, gibi havaî, maî, camid üç nevi eşya ayn? maddeden oluyor. Öyle de: Madde-i Esiriyye'den dahi yedi nevi tabakat olmas?na hiçbir mani-i aklî olmad?ğ? gibi, hiçbir itiraza medar olamaz.”[5]

    Bediüzzaman’?n esir ile ilgili bu aç?klamalar?n? şu ayetler de desteklemektedir: “Gök ve yer ve içindekiler O'nu tesbih eder,” “... Sonra iradesini semâya yöneltti ve gökleri yedi tabaka olarak tanzim etti; O herşeyi bilir” (Bakara, 29), Yine, Peygamberimizin “Semâ emvac? karardide olmuş bir denizdir” hadisi de, esirle ilgili izahlara katk? yapmaktad?r.

    Peki, tüm bu bilgileri süpersicim teorisiyle birlikte ele ald?ğ?m?zda karş?m?za nas?l bir tablo ç?kmaktad?r?

    Başta da belirttiğimiz gibi, süpersicim teorisi varl?kta on boyut olduğunu kabul eder. Bu boyutlar bizim bildiğimiz dört boyut (en, boy, uzunluk ve zaman) ile bunlar?n d?ş?nda var olan alt? boyuttur. Kurânî kaynaklarla beraber Nursî’nin yorumlar? ?ş?ğ?nda bakt?ğ?m?zda, acaba bizim yaşad?ğ?m?z âlemi oluşturan dört boyutun d?ş?ndaki alt? boyutun, yedi katl? semavât?n kalan alt? kat?na işaret ettiği düşünülebilir mi? Çünkü aklen böyle bir sonuç, gayet makul görünüyor.

    Böyle bakt?ğ?m?zda, ilk dört boyut, şu an yaşad?ğ?m?z fizik dünyay? veya birinci kat semay?; geriye kalan alt? boyut ise alt? kat semay?, bilim diliyle söylersek, paralel evrenleri oluşturmaktad?r. Bu paralel evrenlerin dinî literatürdeki karş?l?ğ? ise, gayb ve ahiret âlemleridir.


    Son bir iki cümle



    Tüm bu bilgi ve düşüncelerden sonra, esir maddesi hakk?nda herhalde şunlar? söylemek doğru olur:

    Âlemde ilâhî lütûf, güzellik ve hay?rlar sergileniyor. Mahlukat da bu sergiye dua, tesbih, hamd ve ibadetle karş?l?kta bulunuyor. Ayn? zamanda bu varl?klardan her biri ilâhî isimlerin güzelliklerini, kozmik s?rlar? kendi üzerinde sergiliyor, âdeta hayk?r?yor. ?şte bu varl?klar?n hamdlerini, senalar?n? arş-? azam yönüne sevk etmek için bir ortama ihtiyaç var ki, bu da esir ortam? olsa gerektir. Nas?l ki hava âleminin maddi cephesi atmosfere tekabül ediyorsa, manevi cephesinin de (?ş?n, çekim ve elektromanyetik dalgalar?n yan? s?ra ?ş?k ötesi dalgalar? nakleden) esire karş?l?k geldiğini öngörmekte hiçbir beis yok kanaatimizce.

    Ancak burada bir hataya da düşmeyelim: Bu harika faaliyetlere vesile olan gerek esir maddesi, gerekse hava zerresi son tahlilde bir sebepten öteye gidemezler. Bu icraatlar?n as?l sahibi, kâinat? esir vas?tas?yla bir bütün haline getirip en uzağ? en yak?n eden, bununla evren çap?nda birliğini aç?kça gösteren âlemlerin Rabbidir. Boyutlar?n ve uzaylar?n gerçek sahibi O’dur. Yoksa, esir maddesine her şeyi görecek, bilecek, idare edecek bir ihtiyar ve iktidar atfetmek, esir maddesinin zerreleri adedince yanl?ş bir ç?kar?m olacakt?r.

    ............................. ............................. ............................. ............................. ............................. ..........

    [1] Planck ölçeği, genel görelilik ve kuantum mekaniğinin ayn? anda geçerli olmas? beklenen, ancak erişilemeyecek kadar küçük bir uzunluklar ve zaman aral?klar?d?r. Kuantum köpüğü denen uzay-zaman?n kendi baş?na eğrilen çizgileri Weyl tensörü denen bir nicelikle ifade edilir. Uzay-zaman?n eğriliği iki şekilde ele al?n?r: Birincisi, uzay-zamanda maddenin varl?ğ?ndan, diğeri Alman matematikçi Herman Weyl taraf?ndan ortaya konduğu gibi maddenin yokluğunda bile ortaya ç?kabilir. Bu eğimi tan?mlayan niceliğe Weyl tensörü denir. Örneğin kütleçekim dalgalar? da boş uzayda kendi baş?na sal?narak eğrilikler oluşturur. Bu eğriliği Weyl tensörü ile tan?mlan?r.

    [2] (http://www.pbs.org/wgbh/nova/elegant/everything.html adresinde sicimlerle ilgili ayr?nt?l? bilgilere ulaş?labilir.

    [3] Bkz: ?şarat-ül ?’caz

    [4] Bu yarg?lar?, Nursî’nin şu ifadelerinden ç?karsayabiliriz: “Madem Âlem-i Ulvide muhtelif teşkilat var, muhtelif vaziyetlerde görünüyor. Öyle ise, o ahkâmlar?n menşe'leri olan semâvât, muhteliftir. ?nsanda, cisimden başka nas?l ak?l, kalb, ruh, hayal, haf?za gibi mânevî vücutlar var... Elbette, insan-? ekber olan âlemde ve şu insan meyvesinin şeceresi olan kâinatta, âlem-i cismaniyattan başka âlemler var. Hem âlem-i arzdan, tâ Cennet âlemine kadar her bir âlemin birer semâs? vard?r."

    [5] Bkz: Lemalar, s.67.
    Allah raz? olsun, çok güzel tefekkür ettirdi yaz?..
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:20 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Esir Maddesi Hakkında
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 21.09.09, 15:40
  2. Zerre ve Esir
    By kazakx in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.09.09, 13:42
  3. .:..Esir Arslan...:.
    By purkusur in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.03.07, 14:33
  4. Esir Maddesi
    By nurlu dağ in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.12.06, 20:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0