+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Bir Ölünün Hatıra Defteri

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Bir Ölünün Hat?ra Defteri

    “Sağa çekilin, yol aç?n; kardeşim sana söylüyorum hâlâ ne bak?yorsun dikiz aynas?ndan, çekilsene!”

    Yerde yatan s?cac?k bir bedene doğru yaklaşan siren sesleri, bir avuç telaşl? kalabal?k, ne var sanki, alt? üstü bir gence araba çarpt? işte.

    Yağmurlu bir öğle vakti, gökten yağmur yağd?r?l?yordu. Rahmet iniyordu paket paket. Hepsi özenle haz?rlanm?ş elmastan hediye paketleri gibiydi.

    Yağmur yağd?r?l?yordu Fatih’in yamal? kald?r?mlar?na. Kimse yağmurun fark?nda değildi. Herkes araba çarpan gencin etraf?nda toplanm?şt?. Birileri ağz?ndan s?zan kanlar? siliyor, birileri de, “zavall? delikanl?, daha pek de gençmiş” diyordu. ?lk yard?m ekipleri de kalp masaj?yla sebeplere baş vuruyorlard?. Ne bilsin garip doktorlar, o zaten Rabb’iyle akdini imzalam?şt?. Sevgili dostu Azrail (as) ile çoktan yola ç?km?şlard? bile ebedî alemlere doğru. O, emin bir dostuna emanet etmişti ruhunu, sevimli arkadaş? Azrail’e...

    Nas?l bir şeydi bu hayat? Bir an var, bir an yok. Kalemin, ucu üzerinde durmas? kadar zor ve tehlikeliydi hayat dedikleri.

    Yağmur yağ?yordu Fatih’in kald?r?mlar?na. Yağan yağmur yüzünü y?k?yordu delikanl?n?n. Yol ortas?nda yatan bir “terkip”. Ruh ç?k?nca topraktan hiçbir fark? kalm?yordu insan?n. Ama bunda farkl? bir şeyler vard?. Bir gözü ağl?yor, bir gözü gülüyor gibiydi. Sanki bir gözü arkada kalm?ş, birisine bakar gibiydi. Bir gözü de gittiği yerdeki güzelliklere seviniyordu. Hâlâ ruhlu gibiydi o an.

    Herkes delikanl?yla ilgilenirken, kald?r?m?n dibinde ufak bir defter ?slan?yor, dağ?lan yapraklar?yla, delikanl?n?n olduğu anlaş?l?yordu. Yaşl? bir ninenin bastonuna çarpana dek, kimse görmemişti o defteri. Kamburlaşm?ş beliyle nine; zorla, eğilerek yerden ald?ğ? defterin üzerinde “hat?ra defteri” yaz?l? olduğunu gördü. o s?rada, bir, yerde yatan gence bakt?, bir de elindeki hat?ra defterine. Gözleri doldu birden, gayr-i ihtiyâri “seni dünyaya küstüren neydi evlâd?m” dedi. Böyle bir cümleyi neden kullanm?şt,? kendi de bilmiyordu, zaten bilmesi de gerekmezdi, çünkü Rabbü’l Alemîn, onun o sözü dilemesini murad etmişti. Kader konuşunca beşer susard?.

    Kendilerini ebedî bir davaya adam?ş gönül erlerinin hayatta iki seçenekleri vard?. Ya onlar dünyaya küsecekti, fani ve süflî hiçbir şeye meyil göstermeyecek, ya da kader, tokatlarla onu dünyaya küstürecekti. Bu genç de belki de öyle bir bîçareydi, kim bilir...

    Yaşl? nine, çantas?ndan ç?kard?ğ? gözlüğü gözüne takarken bir taraftan da ?slanm?ş yapraklar? kar?şt?r?yordu. Yağmurdan dolay? bir binan?n alt?na çekildi ve bak?şlar? sayfalar?n içinde kayboldu gitti. Son yaprağa geldiğinde durdu ve hayrette kald?. “ Allah Allah, bu sayfa neden buruşmuş, yağmur suyuna benzemiyor, belki de zavall?n?n göz yaşlar?d?r bunlar.” Diyerek özenle yaz?lm?ş sayfaya göz gezdirdi. Fakat göz yaşlar?n?n verdiği buruşukluktan dolay? yaz?lar tam anlaş?lam?yordu, mürekkep dağ?lm?şt?, t?pk? ölümün gelmesiyle hayat?n dağ?lmas? gibi.Hayat?n?n son sayfas?na nokta konulan delikanl?n?n, son hat?ralar?n? okuyordu yaşl? nine. Okudukça ağlad?, ağlad?kça okudu. Buğulanan gözlerini tutam?yordu bir türlü. Ne yaz?yordu bu defter de daha hayat?n?n bahar?nda, ayaz vurmuş şeftali çiçeği gibi ölümün soğuk k?ş?n? yaşayan delikanl?, bu kadar k?sa zamanda ne yaşam?ş olabilirdi?

    “Sevgili günlük; sat?rlar?n? her gün akşam yatarken karalard?m ama nedense bugün, sabah namaz?ndan sonra karalamak geldi içimden. Beni bilirsin, her zaman ki dostun, hani şu; insanlara karş? konuşkan, insan delisi olan, ama ayn? zamanda iç dünyas?na herkesten çok dönük olan çocuk. Biliyor musun; bu güne kadar beni önce Rabb’im, sonra sen anlad?n, birisi daha var beni anlayan, fakat uzakta, çok uzakta, bu dünya onu da harcamak için uğraş?yor, bir iman erini daha mânen içinde boğmaya çal?ş?yor sevgili günlük. Dünya, beni anlayanlar? benden çal?yor dört senedir. Git gide beni anlayanlar?n say?s? azal?yor. Müslümanca yaşayan bir çok insan “göze bak?p kalbe hitap etmek” yerine, cebe bak?p nefse hitap etmeye başlam?ş. Kişilere “etiket”lerine göre değer verilir olmuş. Sevgili günlük; eğer konuşabilseydin her halde bu insanlar “zahirperest” olmuş” derdin değil mi? Neyse boş ver be günlük, boş ver ald?rma, kulluk zor şey anlars?n ya...

    Günlükçüğüm, içimden bir ses diyor ki; “sen yak?nda yolcusun boş ver insanlar konuşsun. Senin arkandan tan?mad?klar? bir kişinin yorumunu yaps?nlar, seni Rabb’in tan?yor ve biliyor ya yeter” Biliyor musun; bu sese inanmak istiyorum sevgili günlük. Bir de; hat?rl?yor musun bir dava arkadaş?m vard?. Hani hep bahsederdim ya! düştüğümde kalkmama vesile olan, üzüldüğümde güldüren, risaleyle yat?p risaleyle kalkan ve beni anlayan... Şimdi onu çok üzüyorlar, hizmetinden soğutuyorlar. Onun zihnini kar?şt?ran insanlardan, kitap okuyamad?ğ? her bir dakikas?n?n, hizmetle meşgul olamad?ğ? her bir ân?n?n hesab?n? mahkeme-i kübra’da, huzur-u ilâhide çok dehşetli bir şekilde soracağ?m. Haberleri olsun sevgili günlük. Onlar?n hüküm sand?klar? şeyler kabre kadar, bizim saltanat?m?z ise kabirden sonras? içindir.

    Ey günlük; birileri de beni, bol bol kötülüyorlar. Ne dersin bu işe. Ne yapal?m kendi kaderimi kendim çizdim. Samimi olamad?m Rabb’ime karş?. Sayg? ve hürmet göstermeye çal?şt?ğ?m insanlardan azar işittim. Beni insafs?zca, geçmişimle, ailemin fikirleriyle yarg?lad?lar. S?k?nt?larla, ac?larla, elemlerle geçmiş bir hayat? eleştirdiler. Can?m günlük; bunlar bilmiyorlar m?yd? “mü’min’de bulunan câni bir s?fat yüzünden, sâir masum s?fatlar?n? mahkum etmek hükmünde olan adavet ve kin bağlamak ne derece hadsiz bir zulüm olduğunu” ve bir insan? geçmişinde, istemeden baş?na gelen olaylardan dolay? yarg?laman?n insaniyete s?ğmad?ğ?n?? Şu ayeti hat?rl?yor musun günlük; “muhakkak ki insan çok zalimdir”...

    Ölçüsü insaniyet olmayan?n bütün ölçümleri yanl?ş ç?k?yor günlükçüğüm. ?nsanlar? fikirlerine göre değerlendirmek insaniyet noktas?nda ne büyük bir cahillik abidesi öyle değil mi günlük.

    Günlük efendi, günlük efendi; sana söylüyorum, ne dünyay? ne de içindekileri sevmiyorum art?k. beni çok üzüyor, kulluğuma halel veriyor. Hizmetim olmasa ve birkaç sevdiğim insan, bir dakika durmaya tahammül edemezdim bu fani dünyada. Kusura bakma, yapraklar?n? ?slat?yorum, ne yapay?m tutam?yorum gözlerimi. ?nsan?m işte teneşir tahtas? değil ya.

    Günlük günlük bir tanecik günlüğüm; keşke beni biraz... neyse günlük, art?k kimse beni anlamas?n. Çünkü bu zulmü yapanlar?n ard?nda kaderin şefkatli elini görüyorum. o insanlar?n kelimeleri davran?şlar?, halleri benim için beş para etmiyor, çünkü tek gayem var amelimde, o da “r?za-i ilâhi” “eğer o raz? olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. O raz? olduktan ve kabul ettikten sonra...” art?k devam edemeyeceğim günlük, ellerim titriyor, kalem elimde durmuyor, gözlerim karar?yor. Yoruldum galiba biraz hava almak için yürüyüşe ç?kay?m, bilirsin ki bütün hakikatli yollar Ona ç?kar... Haydi hay?rl?s? cuman mübarek ola sevgili günlük...”

    Yaşl? nine de ?slatm?şt? son sayfay?. Yağmur yağd?r?l?yordu Fatih’in kald?r?mlar?na. Bir ölüm daha yarat?lm?şt? caddenin ortas?nda. Kayan tekerler ve yerde yatan birisi. Kimdir necidir, nereye gidiyordu bilinmez. Ama o bir kuldu ve o s?rada “Cuma” salâs?yla camiye yürürken insanlar o da yürüyordu bir yerlere garip, yetim, bîçare...
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:21 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Alıntı elff Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    “Sevgili günlük; satırlarını her gün akşam yatarken karalardım ama nedense bugün, sabah namazından sonra karalamak geldi içimden. Beni bilirsin, her zaman ki dostun, hani şu; insanlara karşı konuşkan, insan delisi olan, ama aynı zamanda iç dünyasına herkesten çok dönük olan çocuk. Biliyor musun; bu güne kadar beni önce Rabb’im, sonra sen anladın, birisi daha var beni anlayan, fakat uzakta, çok uzakta, bu dünya onu da harcamak için uğraşıyor, bir iman erini daha mânen içinde boğmaya çalışıyor sevgili günlük. Dünya, beni anlayanları benden çalıyor dört senedir. Git gide beni anlayanların sayısı azalıyor. Müslümanca yaşayan bir çok insan “göze bakıp kalbe hitap etmek” yerine, cebe bakıp nefse hitap etmeye başlamış. Kişilere “etiket”lerine göre değer verilir olmuş. Sevgili günlük; eğer konuşabilseydin her halde bu insanlar “zahirperest” olmuş” derdin değil mi? Neyse boş ver be günlük, boş ver aldırma, kulluk zor şey anlarsın ya...

    Günlükçüğüm, içimden bir ses diyor ki; “sen yakında yolcusun boş ver insanlar konuşsun. Senin arkandan tanımadıkları bir kişinin yorumunu yapsınlar, seni Rabb’in tanıyor ve biliyor ya yeter” Biliyor musun; bu sese inanmak istiyorum sevgili günlük. Bir de; hatırlıyor musun bir dava arkadaşım vardı. Hani hep bahsederdim ya! düştüğümde kalkmama vesile olan, üzüldüğümde güldüren, risaleyle yatıp risaleyle kalkan ve beni anlayan... Şimdi onu çok üzüyorlar, hizmetinden soğutuyorlar. Onun zihnini karıştıran insanlardan, kitap okuyamadığı her bir dakikasının, hizmetle meşgul olamadığı her bir ânının hesabını mahkeme-i kübra’da, huzur-u ilâhide çok dehşetli bir şekilde soracağım. Haberleri olsun sevgili günlük. Onların hüküm sandıkları şeyler kabre kadar, bizim saltanatımız ise kabirden sonrası içindir.

    Ey günlük; birileri de beni, bol bol kötülüyorlar. Ne dersin bu işe. Ne yapalım kendi kaderimi kendim çizdim. Samimi olamadım Rabb’ime karşı. Saygı ve hürmet göstermeye çalıştığım insanlardan azar işittim. Beni insafsızca, geçmişimle, ailemin fikirleriyle yargıladılar. Sıkıntılarla, acılarla, elemlerle geçmiş bir hayatı eleştirdiler. Canım günlük; bunlar bilmiyorlar mıydı “mü’min’de bulunan câni bir sıfat yüzünden, sâir masum sıfatlarını mahkum etmek hükmünde olan adavet ve kin bağlamak ne derece hadsiz bir zulüm olduğunu” ve bir insanı geçmişinde, istemeden başına gelen olaylardan dolayı yargılamanın insaniyete sığmadığını? Şu ayeti hatırlıyor musun günlük; “muhakkak ki insan çok zalimdir”...

    Ölçüsü insaniyet olmayanın bütün ölçümleri yanlış çıkıyor günlükçüğüm. İnsanları fikirlerine göre değerlendirmek insaniyet noktasında ne büyük bir cahillik abidesi öyle değil mi günlük.

    Günlük efendi, günlük efendi; sana söylüyorum, ne dünyayı ne de içindekileri sevmiyorum artık. beni çok üzüyor, kulluğuma halel veriyor. Hizmetim olmasa ve birkaç sevdiğim insan, bir dakika durmaya tahammül edemezdim bu fani dünyada. Kusura bakma, yapraklarını ıslatıyorum, ne yapayım tutamıyorum gözlerimi. İnsanım işte teneşir tahtası değil ya.

    Günlük günlük bir tanecik günlüğüm; keşke beni biraz... neyse günlük, artık kimse beni anlamasın. Çünkü bu zulmü yapanların ardında kaderin şefkatli elini görüyorum. o insanların kelimeleri davranışları, halleri benim için beş para etmiyor, çünkü tek gayem var amelimde, o da “rıza-i ilâhi” “eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra...” artık devam edemeyeceğim günlük, ellerim titriyor, kalem elimde durmuyor, gözlerim kararıyor. Yoruldum galiba biraz hava almak için yürüyüşe çıkayım, bilirsin ki bütün hakikatli yollar Ona çıkar... Haydi hayırlısı cuman mübarek ola sevgili günlük...”

    Kimdir necidir, nereye gidiyordu bilinmez. Ama o bir kuldu ve o sırada “Cuma” salâsıyla camiye yürürken insanlar o da yürüyordu bir yerlere garip, yetim, bîçare...
    defalarca okunası ve okundukça ağlanası cümleler...
    Allah'ım beni de sebeplerin üzerime geldiği,insanlar arasında anlaşılmaz olduğum,buna mukabil tek gayem var amelimde, o da “rıza-i ilâhi” “eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra...sırrına bütün zerrelerimle vakıf olabildiğim anda..
    pulsuz diekçelerimi o günlük gibi gözyaşlarımla süslerken...
    yetim ,biçare kaldığım anda..
    Bir cuma salasıyla birlikte gökler rahmet yağdırırken..
    beni de alır mısın..
    ilahi rahmetinle...

  3. #3
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    28
    Mesajlar
    611

    Standart

    Gerçekten çok etkileyici..
    İnsanlar farkedemiyor..
    Akrabamı gömdüm geçen hafta..
    Herkes taputa bakıyor;
    Akıllarına kadının yaşarkenki hallerini getiriyorlar..
    Aklımdan o geçti..
    Hiç kimse buraya gireceği hali neden düşünmez..
    İşte bir gün o biz olcağız..
    Şu anki dünya nüfusu olan 6 milyar
    olmayacak yüz yıl sonra..
    Evet belki nüfus 10 milyar olacak..
    Ama bu 6 milyarın hiç biri olmayacak...
    Sübhanallah...
    En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.

  4. #4
    Pürheves nur_hacer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Bulunduğu yer
    Ahir-zaman
    Mesajlar
    254

    Standart

    çok güzel bir hikaye

  5. #5
    Vefakar Üye bEtüL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesajlar
    325

    Standart

    insan gerçekten hisseder mi ki bu fani dünyadan göçeceğini
    Rabbimin takdir ettiği vakit geldiğinde hazır olanlardan oluruz inş..
    Ey Baki olan Allah,Baki ancak Sensin...

  6. #6
    Gayyur nuryagmuru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    55

    Standart

    çok güzel gerçekten paylaşandan allah razı olsun
    Medeniyet atmaksa iffet ve arı (utanmayı), Medenidir Afrika Yamyamları.
    Cennet ucuz değil, Cehennem dahi luzumsuz değil.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Şükür Defteri
    By Şahide in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 01.05.19, 00:01
  2. Rüyada Bir Ölünün Yer Değiştirmek İstediğini Görmek
    By ebrarsultan in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.11.08, 21:25
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.05.08, 16:20
  4. Ölünün Odası
    By *ruveyda* in forum Şiirler
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 06.04.08, 02:15
  5. Bİr ÖlÜnÜn Not Defterİnden
    By emaneten in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.01.08, 03:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0