Bir kadın;Hz.Ayşe'ye hediye göndermişti. Hz.Aişe hadiyeyi kabul etmedi. Bunu duyduğunda Hz.Muhammed (s.a.v) sordu:

"Ayşe, hediyeyi niçin kabul etmedin?

"Gönderen benden daha muhtaç bir haldeydi."dedi.Hz.Aişe:" Onun için kabul etmedim."

Hz.Muhammed(s.a.v): "Sen hediyeyi kabul et" dedi:

"Ama sonra da daha üstün bir hediye ile karşılık vermek suretiyle ona yardımda bulun."

Çünkü hangi şartlar altında olursa olsun her karşılaşma insanı koruma, yüceltme, hayatı güzelleştirme fırsatıdır ve bu fırsat asla kaçırılamaz. İnsanlarla karşılaştığımız anlar dünyayı ya yıktığımız ya imar ettiğimiz anlardır. O karşılaşmalarda hayatın renkleri oluşur.

İnsanlarla yüzyüze geldiğimizde tercih ettiğimiz davranışlarla farkında olmasak da ya yaşanılabilir ya da yaşanamaz bir dünyaya destek veririz. Bizi bulacak olan, gönüllere bırakıp geçtiklerimizdir.

" İki kişi karşılaştığınızda Allah'ın rahmeti aranızda paylaştırılır. Büyük pay, güler yüzlü olanındır." der Hazreti Muhammed.(s.a.v) O, karşılaşmalarımızda birbirimizin ellerini avuçlarımızın içine almamızı söyler:

"Bu takdirde ayrılmadan önce mutlaka bağışlanacaksınız."

Sevmek ve bunu coşkuyla ifade etmek bir bağışlama vesilesi olmaktadır.

Sevginin gücü, rahmeti şiddetle çekiyor. Seversek seviliyoruz.

Hz. Muhammed, (s.a.v) birbirimize bakışımızı, birbirimize akışımızı öylesine önemli bulur ki "Birbirinizi sevmedikçe beni sevmiş olmazsınız." diyerek sevgi çiçeklerine ölümsüz bir bahar hazırlar.

Birbirimizi sevme şartında nasıl derin bir merhamet vardır.

Sevmeye geç kalmadın;

Sevmeye geç kalmadık!...

SELAM VE DUA İLE....